Alman ve Rus Turizm Başkanları: Türkiye'ye gelen turist sayısında artış devam ediyor
Okunma Sayısı : 455   
6.3.2018 16:08:17

 

Alman Seyahat Acenteleri Birliği  Başkanı Norbert Fiebig, Berlin’de açılacak Uluslararası Turizm Borsası  Fuarı öncesinde yaptığı açıklamada, Almanların tatil için yaptığı erken rezervasyonlarda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18’lik artış kaydedildiğini söyledi.

 

 

 

Erken rezervasyonlardaki bu gelişmenin çok olumlu olduğuna işaret eden Fiebig, "Türkiye, bu yıl geri dönüşü görüyor. Bu kesin." ifadesini kullandı.

 

Türkiye mevcut yaz rezervasyonları için en sevilen ülkeler listesinde


Türkiye’de tatil taleplerinin geçen yıla göre arttığını vurgulayan Fiebig, Şu an Türkiye'ye yapılan rezervasyonlardaki satış rakamları, geçen yılın aynı dönemine göre iki kat daha yüksekte bulunuyor.

 

 

Yine de Türkiye'nin henüz eski gücüne kavuşmadığını belirten Fiebig, "Ancak eğilim çok net bir şekilde yukarıyı gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.

 

Fiebig, Türkiye’nin mevcut yaz rezervasyonları için en sevilen ülkeler listesinde İspanya ve Yunanistan’dan sonra üçüncü sırada bulunduğunu sözlerine ekledi.  

 


 


Rusya Federal Turizm Ajansı Rosturizm Başkanı Oleg Safonov, seyahat eden Rusların sayısının rekor seviyeye yükseldiğini bildirdi.

 

 

Rosturizm Başkanı Safonov, yaptığı açıklamada, yurt içinde ve dışında seyahat eden Rus turistlerin sayısının 2017 yılında 56 milyon 500 bine ulaştığını kaydetti.

 

Safonov, Rus turist sayısının 2000’e göre yüzde 125, 2013’e göre de yüzde 75 arttığına işaret etti.

 

Kriz sonrası dönemde 2017'de yurt dışına çıkan Rus vatandaşı sayısının da bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 38 milyona ulaştığını söyleyen Safonov, artışa ekonomik durumun istikrara kavuşması ve halkın ödeme gücünün artmasının yol açtığını söyledi.

 

 

Safonov, Rusya'ya gelen yabancı turist sayısının da 2001’e göre yüzde 123 arttığını belirtti.

Bu arada Rosturizm, geçen yılki verilere ilişkin yayımladığı raporda, 2017'nin ocak-eylül ayları arasında 4 milyon Rus vatandaşının Türkiye'yi ziyaret ettiğini kaydetti. Bu rakam, 2016'nın aynı döneminde yaklaşık 500 bindi.

 

 

Kültür ve Turizm Bakanlığından Turizmde 3. hamle dönemi
Okunma Sayısı : 500   
6.3.2018 10:19:31


Kültür ve Turizm Bakanlığınca 15 yıl aradan sonra 1-3 Kasım'da turizm sektörü temsilcileri, çözüm ortakları, akademisyenler, araştırma merkezleri ile 8 Bakanlıktan temsilcilerin katılımıyla düzenlenen "3. Turizm Şurası"nın kitaplaştırılan sonuç raporunda yeni turizm politikalarına ilişkin önemli önerilere yer verildi. 

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'un, "turizmde 3. hamle dönemi" olarak adlandırdığı Türkiye'nin yeni turizm politikalarına yön verecek şuranın sonuç raporunda, turizm sektörüne yönelik üst kuruluşların oluşturulması önerisi gündeme getirildi.

 

Bakanlık ile turizm sektörünün tabi olduğu yasal zemin ve mevzuatın güncelliğini yitirdiğine dikkat çekilen raporda, "Önümüzdeki yıllar içerisinde yıllık 50 milyar dolarlık gelir düzeyine erişmesi hedeflenen Türk turizmi için, sektörün tüm sorun ve ihtiyaçlarını karşılayacak çerçeve nitelikte bir 'Turizm Temel Yasası'nın hazırlanması gerekmekte olup, diğer alt düzenlemelerin de bu yasaya göre yapılması önem arz etmektedir." değerlendirmesi yapıldı.

 

Bu sektörle ilgili görev paylaşımına yönelik de "Turizmi doğrudan ilgilendiren sorun ve konularda Kültür ve Turizm Bakanlığı tam yetkili, dolaylı ilgilendiren konularda (ulaşım, iletişim, çevre, eğlence, gıda ve haberleşme vb.) ise kesinlikle karar paydaşı olmalıdır. Turizm sektörünün tek başına Türkiye ekonomisine kazandırdığı net hizmet geliri ve istihdam imkanı dikkate alındığında, Bakanlığın 'Ekonomi Koordinasyon Kurulunun üyesi olması gerekmektedir." önerisinde bulunuldu.

 

"Çatı örgüt" talebi


Turizm sektörünün tüm paydaşlarını kapsayan bir çatı örgütün oluşturulması talebinin de aktarıldığı raporda, bu yapıya yönelik şunlar kaydedildi:

"Turizm sektörünün tüm paydaşlarını kapsayan bir çatı örgütün oluşturularak, sektörü tam yetki ve yönetişim esaslarıyla temsil edip, yurt içi ve dışı kurum ve kuruluşlara muhatap kılacak şekilde bir yapılanmaya gidilmesinde fayda görülmektedir. Söz konusu yapılanma, Türkiye turizmini yurt içinde ve yurt dışında tanıtmak, turizmde 'Türkiye' markasını oluşturmak, imaj geliştirmek, Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısını artırmak, turizm gelirlerini yükseltmek, turizmi milli ekonominin verimli bir sektörü haline getirmek ve turizmde sürdürülebilir gelişme ilkelerinin yerleştirilmesi için ilgili paydaşlarla iş birliği yapmak üzere kurgulanmalıdır."

 

Turizm teşviklerinin yatırımların ötesinde eğitim, pazarlama, istihdam, teknoloji alanlarında da yeniden düzenlenmesinin gerektiği belirtilen raporda, Bakanlık bünyesinde bu kapsamda "Yatırım Değerlendirme ve İzleme Kurulu" oluşturulması gerektiği aktarıldı.

 

Raporda ayrıca Anadolu'da yeni noktalara tarifeli ve düşük fiyatlı doğrudan uçuşların teşvik edilmesi, Çin, Japonya ve Hindistan gibi Asya Pasifik ülkeleri başta olmak üzere, yeni geliştirilecek pazarlardaki üst ve orta gelir düzeyindeki yabancı ziyaretçilere yönelik tanıtım ve pazarlama stratejilerinin pazar ülke özellikleri dikkate alınarak yapılması önerisi getirildi.

 

Krizlere karşı "risk yönetim birimi"


Raporda en dikkat çekici öneriler arasında turizmi ilgilendiren uluslararası tehditlere karşı bir risk yönetim birimi oluşturulması ön plana çıktı.

 

Kurulması istenen bu birime ilişkin şu ifadelere yer verildi:

"Doğrudan turizmi ilgilendiren tehditler ve olağan dışı durumlardan ülkemiz turizminin asgari düzeyde etkilenmesi, bu durumlar karşısında kamuoyuna aydınlatıcı bilgi verilmesi ve medyada yaratılmak istenen olumsuz algının önlenmesi için kamu ve özel sektör üst düzey yetkililerinden oluşan, manevra kabiliyeti yüksek bir 'risk yönetim birimi' oluşturulmalıdır.

 

Bu çerçevede, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda oluşturulacak söz konusu yapı tarafından riskler önceden tespit edilerek, etki ve olasılıklarının azaltılmasına yönelik eylem planları hazırlanmalıdır. Olası bir kriz durumunda seri hareket edilebilmesi için bölgesel/yerel bazda da karar mekanizmalarının oluşturulması önem arz etmektedir."

 

Dışişleri ve Kültür ve Turizm Bakanlıkları aracılığıyla yoğun bir diploması kampanyası  sürdürülerek, Türkiye'ye yönelik seyahat uyarılarının çok geç olmadan kaldırılması ya da yumuşatılmasının sağlanması için çabaların artırılması talebinin aktarıldığı raporda, Başbakanlığa bağlı Milli Turizm Örgütünün kurulması önerisi aktarıldı.

 

Turizmin 12 aya yayılması


Şuranın sonuç raporunda, turizmin yılın 12 ayına yayılmasını sağlamak için sağlık, kış, golf, eko turizm gibi alanlarda bölge ve ürün çeşitliliğinin çoğaltılmasının teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı.

 

Ayrıca dünyadaki örnek modeller de dikkate alınarak, Türkiye'deki okul tatili dönem ve sürelerinin bölgesel iklim koşullarına göre gözden geçirilmesi ve bu kapsamda iç turizme katkı sağlayacak stratejilerin belirlenmesinin gerekliliğine vurgu yapıldı.

 

Raporda, alternatif turizm türlerini temsil eden bir örgütlenmenin oluşturulması, eğitim ve öğretim dönemlerinin bölgelere göre düzenlenmesi ve çocuklu ailelerin tatil sezonlarının ağustosta başlayarak kasıma kadar uzatılması gibi talepler de gündeme getirildi.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratlarının söz konusu önerileri gündemine alarak, altyapı açısından tek tek incelediği öğrenildi. 

 

AA

TUI: Bu yaz Almanya'dan Türkiye'ye yapılan rezervasyonlar yüzde 50 oranında arttı
Okunma Sayısı : 416   
13.2.2018 14:17:53

 

Avrupa'nın en büyük tur operatörü olan TUI, Türkiye için yapılan yaz turizm rezervasyonlarının yükseldiğini açıkladı.

TUI, bu yaz için Almanya'dan Türkiye'ye yapılan rezervasyonların yüzde 50 oranında arttığını, Mısır rezervasyonlarında da artış görüldüğünü bildirdi.

Şirketinin ilk çeyrek sonuçlarını bugün açıklayan TUI CEO'su Fritz Joussen, "İkisi de büyük destinasyonlar olan Türkiye ve Mısır yeniden geri döndüler" dedi.

Güvenlik gerekçesiyle son iki yılda talebin Türkiye ve Mısır'dan uzaklaşarak İspanya'ya yönelmesiyle, seyahat şirketleri ve havayolları da bu ülkeye odaklanmışlardı. Son yükseliş, tur operatörlerinin kâr marjlarında yaşadıkları düşüşün baskısından kurtulabileceklerini gösteriyor.

Thomas Cook da geçen hafta, canlanan Türkiye talebinin, İspanya'daki yüksek fiyatların kendilerine verdiği zararı gidereceğini söylemişti.

Bernstein analistleri ise, dün yaptıkları açıklamada, "Türkiye ve Avrupa, Thomas Cook ve TUI için 2018'i çok güçlü bir yıl yapacaklar" demişti.

 


 

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, erken rezervasyon alışkanlığı olan Avrupa pazarından alınan ilk verilerin olumlu seyrettiğini belirterek, "Bu bağlamda 2018 yılında da Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısında çift haneli büyüme beklediğimizi ifade edebilirim." dedi.

Ulusoy yaptığı açıklamada, kış turizmi bakımından yarıyıl tatili döneminin oldukça hareketli geçtiğini ve yaklaşık 450 bin kişinin tatil yaptığını söyledi.

Sömestir tatilinin turizm sektöründe yaklaşık 250 milyon lira civarında ekonomik büyüklük yarattığını kaydeden Ulusoy, söz konusu dönemde Palandöken, Uludağ, Kartalkaya, Erciyes, Sarıkamış ve Kars başta olmak üzere en çok, kayak merkezlerinin tercih edildiğini vurguladı.

Turizm sektörünün 2016 yılını ziyaretçi bakımından yüzde 30, gelir bakımından ise yüzde 29 düşüşle kapattığını hatırlatan Ulusoy, geçen yıl ise turist sayısı ve turizm gelirinin yeniden pozitife döndüğünü belirtti.

Ulusoy, 2017 turizm sektöründeki olumlu verilerde, Rusya pazarında yaşanan geri dönüşün çok önemli katkısı olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

"Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2017 yılında ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 27,84 oranında artarak 32 milyon 410 bin 34 seviyesine yükseldi. 2017 yılında Rusya pazarında yaşanan geri dönüşle birlikte Rusya tekrar en büyük pazarımız konumuna yükseldi. Irak, İran, Azerbaycan, Ukrayna, Suudi Arabistan, Romanya, Gürcistan, Bulgaristan, Yunanistan, Fransa ve Belçika gibi ülkelerden gelen ziyaretçi sayısında artış yaşandı. 2017 yılında Hollanda, Almanya ve İngiltere gibi önemli pazarlarda ise düşüş yaşandı. Turizm geliri ise önceki yıla göre yüzde 18,89 oranında artarak 26 milyar 283 milyon 656 bin dolar seviyesine ulaştı."

"İlk veriler olumlu geliyor"
Turizmdeki büyümenin bu yıl da devam etmesini beklediklerini ifade eden TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, gerek Kültür ve Turizm Bakanlığı gerekse özel sektörün çok önemli tanıtım ve pazarlama faaliyetleri gerçekleştirdiğini söyledi.

Bu çerçevede 2018 yılında Rusya, BDT ülkeleri ile birlikte klasik Avrupa pazarından Türkiye'ye talebi artırmaya yönelik adımların yanında Çin, Hindistan, Malezya, Endonezya, Filipinler, Güney Kore, Japonya gibi potansiyeli yüksek turizm pazarlarından gelen turist sayısını artırmayı amaçladıklarını kaydeden Ulusoy, "Erken rezervasyon alışkanlığı olan Avrupa pazarlarından aldığımız ilk veriler de olumlu seyrediyor. Bu bağlamda 2018 yılında da Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısında çift haneli büyüme beklediğimizi ifade edebilirim." dedi.

Ulusoy, 2017 yılında yaz sezonunu kapsayan haziran-temmuz-ağustos döneminde Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısının 13 milyon 221 bin 364 kişi olduğunu anımsatarak, "2018 yılının yaz sezonunda ise ülkemize gelecek olan yabancı ziyaretçi sayısının 14-15 milyon aralığında olacağı tahmin edilmektedir." diye konuştu.

İran'lı Turistin gözdesi Türkiye
Okunma Sayısı : 767   
10.2.2018 12:35:11

Türkiye Otelciler Birliği'nce (TÜROB), 2017 yılında 2,5 milyon İranlı turisti ağırlayan Türkiye'nin, İran’da 1 numaralı turizm pazarı haline geldiği bildirildi.

 

Birlikten yapılan açıklamaya göre, son iki yıldır bazı sıkıntılara rağmen yüksek oranlı büyüme trendi yakalayan İran turizm pazarından bu yıl da iyimser beklentiler sürüyor.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, 2016 yılında Türkiye'yi ziyaret eden İranlı sayısı 1 milyon 665 iken, 2017 yılında yüzde 50,2 gibi çok yüksek bir oranda artış göstererek 2 milyon 501 bine ulaştı.

 

İranlı turistlerin yurt dışı tatillerinde en çok tercih ettiği ülkeler sıralamasında Türkiye ilk sırada yer aldı. Böylelikle Türkiye, İran'da 1 numaralı turizm pazarı haline geldi. İranlı turist sayısında bu yıl da artış beklenirken, özellikle mart ayındaki nevruz döneminde İranlı ziyaretçi sayısının artması öngörülüyor.

 

Harcamaları ortalamanın üzerinde 


TÜROB, kısa bir süre önce gerçekleştirilen TITE İran Uluslararası Turizm Fuarı sonrasında bir rapor hazırlayarak İran pazarını mercek altına aldı.

 

İranlı turistlerin harcama düzeyinin yüksek olduğu ifade edilen TÜROB raporunda, Türkiye'yi ziyaret İranlı turistlerin yaptıkları geceleme sayısının ortalama 6 gece ve kişi başı harcamanın 1000 dolar olduğu belirtildi. Türkiye’yi ziyaret eden yabancıların ortalama harcaması 630 dolar düzeyinde bulunuyor.

 

Türkiye'nin İran için öncelikli destinasyonlar arasında yer aldığına işaret edilen raporda, özellikle İstanbul, Van ve Antalya'nın popüler olduğu, alışveriş, iş ve tatil segmentlerinde öne çıktığı bildirildi.

 

Raporda, İranlı turistlerin Türkiye’den sonra en fazla ziyaret ettiği ülkeler Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ermenistan olduğu kaydedildi. Şiilere özgü Arbaeen tatilinde hacı olmak için Kerbela’ya gitmek, İranlı turistlerin Irak’a gitmesinin temel sebebi olurken, Dubai ziyaretlerinin temelinde ise alışveriş ve eğlence yatıyor.

 

Sağlık turizminde rakip olabilirler


TÜROB’un raporunda İran turizm pazarının geliştirilebilmesi için şu öneriler yer aldı:

 

"İran’ın bankacılık sistemi Türkiye ile uyumlu değil. Bu durum İran’dan Türkiye’ye potansiyelin altında turist gelmesine neden oluyor. Kredi kartı kullanımı olmadığı için İranlı turistler yüklü bir nakitle yolculuk etmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla gelenler de potansiyelinin altında harcama yapabiliyor. DEBİT adı verilen nakit para kartı sistemi hayata geçirilebilir. Bu sitemle DEBİT kartlarına para yükleyen İranlılar, Türkiye’deki harcamalarını bu kartla yapabilirler. İran riyali, İran dışında konvertibl bir para olmadığı ve İran’da kredi kartı kullanımı olmadığı için İranlı turistlerin seyahatlerini önceden satın almaları gerekiyor. Bu sebeple çoğunlukla yerel acentelere başvuruyorlar.

 

TITE İran Uluslararası Turizm Fuarı sırasında Kültür ve Turizm Bakanlığı desteği, TÜROB ve Sea Travel işbirliğiyle gerçekleştirilen workshop organizasyonuna ülkemizden 40'ı aşkın otelci katıldı. Workshop organizasyonu ile birlikte, akabinde düzenlenen gala gecesine çok yüksek katılım oldu. Yaklaşık 600 İranlı turizm acentesi temsilcileri geceye iştirak etti. Özellikle, İran Pazarı'nın geleneksel yapısı ve yerel partner ile çalışma prensipleri gereği (özellikle ödemeler vb. konulardaki prosedürler sebebiyle) workshop çalışmalarının, fuar katılımından çok daha etkin ve sonuç odaklı olduğu gözlemlendi."

 

Önerilerde şunlara da yer verildi:

"İstanbul-Tahran arasında Türk Hava Yolları, Atlasglobal, Pegasus, Mahan Air, ATA Airlines ve Kish Airlines olmak üzere 6 hava yolu şirketinin aktarmasız uçuşu bulunuyor. İran’da sağlanan tıp eğitimi ve ortalama hekim yetkinliği üst düzeyde ve sağlık hizmetleri uygun fiyatlı.

 

Gerekli modernizasyon da sağlandığı takdirde, İran’ın orta ve uzun vadede bölgede Türkiye’ye sağlık turizmi açısından rakip olabileceği değerlendiriliyor. İran’da en çok kullanılan yaygın sosyal medya kanalı olan Telegram’da Türkiye adına bir kanal açılması ve turizm özelinde yönetilmesi önemli. WhatsApp benzeri bir uygulama olan Telegram’da anlık mesajlaşma dışında, özel kurumlar ‘sadece okunabilir’ özellikli bilgilendirme kanalları açabiliyor. Ülkenin sosyal yapısı gereği tanıtım ve pazarlamada geleneksel yöntemler (billboard, tv gibi), davet ve organizasyonlar düzenlenmesi etkili olabilir."

 

AA

The New York Times Travel Show'a bu sene Türkiye damga vurdu
Okunma Sayısı : 452   
27.1.2018 23:51:22

Bu yıl 15'incisi düzenlenen ve yaklaşık 150 ülkenin katılımıyla New York'taki Javits Center'da dün açılan fuarın ana sponsoru Türk Hava Yolları (THY) olurken, Kültür ve Turizm Bakanlığı Washington Kültür ve Tanıtma Müşavirliği de önceki yıllarda olduğu gibi bu sene de fuara "silver sponsor" olarak katılım sağladı.

 

Washington Kültür ve Tanıtma Müşavirliği standı, fuar salonunun ana giriş kapısında misafirleri karşılarken, müşavir Sedat Gönüllüoğlu katılımcılara Türkiye hakkında bilgiler verdi.

 

Kapadokya, Efes ve Haliç'in tanıtımlarına yer verilen standa Amerikalıların ilgisi yoğun olurken, katılımcılara Türk lokumu ve baklava ikram edildi.

 

Ayrıca, THY'nin standı fuarda en öne çıkan bölümlerinden biri olurken, standı ziyaret eden Amerikalılara Türkiye'nin turistik ve kültürel özellikleri hakkında kapsamlı bilgiler sağlandı.

 

Türkiye'nin bu fuarda olmaması düşünülemez

Açılışa katılan Türkiye'nin New York Başkonsolosu Ertan Yalçın, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile THY'nin bu fuarda Türkiye'yi başarıyla temsil ettiğini belirterek, "Buralarda olmak ve gözükmek çok önemli. Çok büyük bir turizm ülkesi olan Türkiye'nin bu fuarda olmaması düşünülemez." ifadelerini kullandı.

 

Türkiye turizmi açısından ABD'nin çok büyük pazar olduğuna dikkati çeken Yalçın, iki ülke arasındaki mesafenin uzak olarak görülmesine karşın, Türkiye'nin tarihi ve kültürü açısından dünyanın en önemli turizm ülkelerinden biri olduğunu vurguladı.

 

Son dönemde Türkiye ile ABD arasında geçici sorunlar olduğunu ancak turizmin bundan etkilenmesinin beklenmediğini ileten Yalçın, "Geçmiş yılların rakamlarına baktığımız zaman çok da fazla etkilenmiyor. Önümüzdeki yıllarda ABD'den Türkiye'ye daha iyi turist sayıları bekliyoruz." dedi.

 

Yalçın, THY'nin ABD'de 9 farklı noktaya uçtuğu, New York'a da günde 3 uçuşunun olduğu bilgisine yer vererek, bunun Türkiye'nin turizmine büyük katkı yaptığını vurguladı.

 

Amacımız kıtaları köprü olmak

THY New York Genel Müdürü Cenk Öcal, THY'nin amacının kıtalar arasında köprü oluşturmak ve ülkelerle toplumları birleştirmek olduğunu belirterek, geçen sene 68,6 milyon yolcu taşıyarak beklentileri aşan THY'nin bu yıl da 74 milyon yolcu taşımasının öngörüldüğünü bildirdi.

 

 

AA

Turizm'in önündeki en büyük engel belediye başkanları ve belediyelerdir.
Okunma Sayısı : 783   
9.11.2017 13:28:31
Turizm sektöründe  gelişimin önündeki en büyük engel maalesef belediye başkanları ve belediyelerdir. 
 
 
Belediyeler ve başkanlarının turizm konusunda turizmi yönetme görevi ve yetkisi de yoktur. Turizm hakkında  bilgisiz ve kabiliyetsiz olmaları, ancak turizm uzmanı gibi davranmaları, medyada gözükmek için turizmi kullanmaları, turizmin gelişmesini olumsuz etkilemektedir. 
 
 
Beyoğlu, Fatih ve turizmin etkin olduğu ilçelerde belediyelerin turizm den elini çekerek işi profesyonellere bırakmasının zamanı gelmiştir. 
 
 
Belediyelerin turizm yönetimi  konusunda yasal yetkileri de bulunmuyor. 
 
 
Beyoğlu İstiklal Caddesi ve Fatih ilçesinde Aksaray'dan Beyazıt güzergahı kimliğini kaybediyor, sadece Arap turizmi üzerine planlanmış bir hava var.  Arapça tabelalar afişler, bir an için bir Arap şehrine mi geldik havasına giriyor insan. Oteller bölgesi Talimhane neredeyse tamamen Arap kimliğine bürünmüş, İstiklal Caddesi gidişatı düşündürücü.  
 
 
Tarihi unutup İstanbul'u Arap kültürüyle mi tanıtacağız anlamış değilim. Nereye gidiyoruz? İstanbul'un tarihini ve kültürünü böylemi tanıtacağız? Gizli bir turizm planımı var demeden geçemiyeceğim. 
 
 
Gerçek şu ki  resmi kayıtlara göre  İstanbul'a gelen Arap turist girişi sadece %10 seviyelerindedir. Kendi kültürümüzü tanıtmamız gerekirken Arap kültürü üzerinden girişilen turizm düşüncesi İstanbul turizmine yapılacak en büyük kötülük olur. Bizlerinde bu gidişe de sessiz kalmayacağımızın bilinmesini isterim.  İlgililere tarih kitaplarını karıştırmalarını da tavsiye etmeden geçmeyelim. 
 
 
Sadece Arap turist üzerine yapılacak turizm planı turizmin doğasına aykırıdır. 
 
 
Turizm Şurasında konuşmacılar arasında belediye başkanları olduğunu gördüm ve konuşmacılardan biri ilçesine kazandırdığı otellerden bahsediyordu. Yatırımcı gelmiş otel yapmış belediye sadece ruhsat vermiş hepsi buydu. Kısacası turizm anlamını ve sorunlarını anlamış değiller. 
 
 
Mümkünse belediyeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlansın ve turizmden ellerini çeksinler. 
 
 
Şehirlerde  turizmle ilgili tek yetkili kurum Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüdür. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü derneklerle ortak çalışmalar yaparak turizmin gelişmesine ciddi fayda sağlayabilir. 
 
 
Kültür ve Turizm İl Müdürlükleri geliştirilmeli, Kültür ayrı, turizm ayrı bir birimle yönetilmelidir. Personel sayısı arttırılmalıdır. Turizm hareketi bulunan ilçelere, ilçe turizm müdürlükleri açılmadır.
 
 
İstanbul Kültür Turizm İl Müdürlüğü'ne Coşkun YILMAZ  görevlendirilmiştir. İnternet üzerinde yaptığım araştırmalar da turizmle ilgili biyografisi, bir geçmişi olduğunu göremedim, sadece İslam kültürü bilgisi olduğu görüyoruz, turizm hk. bir bilgi sahibimi dir bilmiyoruz. İstanbul'a  ne katkı sağlayabilir açıkçası düşündürücü bir durum. 
 
 
Eski Kültür Turizm İl Müdürü Nedret Apaydın turizmcilerle iyi ilişkiler  içindeydi, turizmciler tarafından sevilen bir müdürdü ve görevini hakkıyla yapmaktaydı aniden görevi bırakmasına da bir anlam veremedim.
 
 
Kültür ve Turizm İl Müdürlüklerini geliştirerek ve STK'ların (Dernekler) desteğiyle turizmin düzenlenmesine ciddi katkı sağlayabiliriz. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konuda ciddi bir bütçe oluşturması ve kaynakların doğru yönlendirmesi gerekmektedir. İl valileri ve kaymakamlıklarla irtibat kurularak çalışmalar hakkında ciddi toplantılar düzenlenmelidir, belediyelerle değil. 
 
 
İstanbul'da turizm bölgelerinde otel, lokanta,cafe ve hediyelik eşya gibi işletmelerin %95'i sadece para kazanmak üzerine kurulmuş bir mantıkla ilerliyor, turiste yüksek hesap, 2-3 kat pahalı hediyelik eşyaların turiste satılması yani kazık atılması halen devam ediyor, kim denetleyecek? bilinmiyor, her hangi bir kurumun böyle bir görev tanımı da yok. Bir çok işletmede günü kurtaralım mantığı almış başını gidiyor. 
 
 
Turizm bölgelerinde, lokanta, kafe, tatlıcı ve hediyelik eşyacı dahil bu tür tüm işletmelere turizm ruhsatı verilmesi gerekliliği olduğu açıktır. Fiyatlar turizm müdürlüğünce onaylanmalı, personel turizm eğitimi almalı ve en azından 45 günlük ücretsiz eğitim olanakları sağlanmalıdır. Ayrıca sürekli gölge denetim ekipleri işletmeleri yakın takibe almalıdır. 
 
 
Taksiler halen turistlerle pazarlık yapmaktadır ve  yüksek fiyatlarla ulaşım sağlamaktadır.  Kısaca her sektörde turist nasıl kazıklanır sistem bunun üzerine kurulmuş. 
 
Apartmandan bozma tarihi binalarda otel yapılması da sektörü olumsuz etkilemektedir, bu yapılarda yeterli hizmetin verilmediği hepimizce bilinmektedir. Yeterli hizmet verilemeyince turist üzerinde olumsuz bir etki bırakıldığı, kötü imaj oluşturduğu da açıktır. Halen ruhsatsız yüzlerce benzer işletmelerin olduğu yaptığımız araştırmalarda anlaşılmaktadır. Kapatılması gerekilen bir çok ruhsatsız günlük kiralık dire,  apart veya otel adı altında açılan işletme belediyeler tarafından kapatılmamaktadır. Valilikler konuya el atmış ancak yapılan çalışmalar yetersiz kalmıştır. 
 
 
Konaklama tesisleri, lokanta, kafe ve bar gibi işletmeleri, mümkün olduğunca ailelerin yaşadığı mahallelerden, okullardan, hastanelerden, ibadethaneler ve apartmanlardan uzak tutmalıyız. Ulaşıma yakın bölgelere konaklama tesislerini kurulması ve planlanmasını sağlamalıyız. Turizm yapalım yaparken kendi insanımızında huzurunu kaçırmayacak, mahalle ve aile kültürünü  bozmamaya özen göstermeliyiz, kısacası bilerek veya bilmeyerek kendi insanımızda göce zorlamayalım. Şehir merkezlerine oteller yapmak zorunda olmadığımızda bir gerçektir. Turistin şehirde gezmesini sağlamalıyız. 
 
 
İstanbul Emniyet Müdürlüğünce kurulan Turizm Polisi Şubesi güvenlik açısından mükemmel bir girişim oldu. Turistler sokaklarda sahipsizdi ve başlarına onlarca olay geliyordu. Turizmin kalkınmasındaki en önemli faktörlerden biride güvenliktir. Dünyadaki olumsuz gelişmeler nedeniyle  güvenli ülke imajı vermek çok önemli bir konudur. 
 
 
Turizm Şube Müdürlüğüne, turizm yatırımcılarınca destek verilmesi gerekmektedir, sokaklarda güvenliğin sağlandığında ancak turist sayısında artış olacağı da günümüzde bir gerçektir.  Dünya da en güvenli şehir İstanbul imajı vermek çok önemli bir konu olduğunu düşünüyorum. 
 
 
Şehirlerde turizm noktasında koordineli çalışılabilecek bir ortamında henüz oluşturulmadığını görüyoruz. 
 
 
Sonuç olarak sahada fiziki olarak yaptığım bir kaç yıllık araştırmanın neticesinde belediyelerin turizmin gelişmesindeki en büyük engel olduğunu gördüm. Turizmciler belediyeler yerine turizm müdürlükleri ile iletişim kurmalı taleplerini ve isteklerini ilgili müdürlüğe bildirmelidir.  
 
 
Sahada turizmi en iyi yönlendirecek ekip sivil toplum ve dernekler olacaktır. Bakanlığın ve Valiliklerin turizmin gelişmesinde derneklere bütçe desteği vermesi ve çalışmalar hakkında rapolarlar düzenlenmesi turizmin gelişmesine katkı sağlayacaktır. 
 
Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'a bizler vatandaş olarak her türlü desteği veririz. Ancak illerde ilçelerde muhatap olup konuşabileceğimiz yöneticiler maalesef yok. 
 
 
İstanbul, Beyoğlu, Fatih, Üsküdar ve Kadıköy gibi ilçelerde biz turizmi hakkıyla yapıyoruz diyemeyiz, kendimizi kandırmayalım. 

Venedik'teki gibi gondol turları düzenlenecek
Okunma Sayısı : 690   
14.10.2017 15:55:19

Tokat Belediyesi tarafından kent merkezinden geçen Yeşilırmak'ta, İtfaiye Müdürlüğü Kavşağı'ndan Atatürk Kavşağı'na kadar olan yaklaşık 1,5 kilometrelik alanda Kanal Tokat Projesi hayata geçiriliyor.


Bu yıl şubat ayında başlayan projenin tamamlanmasıyla genişliği 10 metre civarında olan kanalda vatandaşların gondol ve kayıklarla seyahat etmesi planlanıyor.


Proje kapsamında ırmakta her 50 metrede iskele, çevresinde restoran ve çocuk oyun alanları ile bisiklet ve yürüyüş yolları da oluşturulacak.


Ayrıca asansörle çıkılabilecek 40 metrelik bir kule yapılarak ziyaretçilere buradan Tokat'ı seyredebilme imkanı sağlanacak.


Irmaktaki goldol ve kayık turlarının bu ay sonuna doğru başlaması, diğer çalışmaların ise gelecek yıl mayıs ayında tamamlanması hedefleniyor.


Venedik'teki gibi gondol turları düzenlenecek


Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, nehirlerin, içinden geçtiği şehirlere güzellik kattığını söyledi.


Bazı şehirlerdeki ırmaklarda Venedik'teki gibi gondol turları düzenlendiğini anlatan Eroğlu, şöyle devam etti:


Biz de Yeşilırmak üzerinde gondol ve kayıkların yüzdüğü projeyi Tokat'a kazandırmak için yola çıktık. Yaklaşık 1,5 kilometrelik bölümde suyu durgunlaştırmak amacıyla lastik savak sistemi uygulandı. Diğer bölemdeki sudan 2,5 metre yüksek olacak bu bölümde gondol ve kayıkları Tokatlıların hizmetine sunuyoruz. Bu bölümde ırmağın sağında ve solunda da su sızmasına karşı önlem aldık. Projemizin çevreye zarar vermesini önlüyoruz.

 

A.A.

 

 

İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısında yükseliş Eylül ayında da sürdü.
Okunma Sayısı : 936   
8.10.2017 22:35:25

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, İstanbul son 9 ayda yaklaşık 8 milyon yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

 

Bakanlığın aylık hazırladığı verilere göre, bu yılın eylül ayında İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30 arttı. İstanbul, eylül ayında 1 milyon 45 bin 896 yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.

 

Bu yılın ilk 9 ayında İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artış gösterdi. İstanbul, ocak-eylül döneminde 7 milyon 997 bin 982 yabancı ziyaretçiyi ağırladı.

 

İstanbul'a gelen yabancı turistlerin ülkelere göre dağılımına bakıldığında, Almanya 736 bin 444 kişiyle birinci, İran 636 bin 815 kişiyle ikinci ve Suudi Arabistan 470 bin 557 kişiyle üçüncü sırada yer aldı.

 

A.A

El Birliği, Gönül Birliğiyle Daha Güçlü Bir Türkiye İçin Çalışmalıyız
Okunma Sayısı : 1071   
1.10.2017 01:59:51

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: “(Suriye) Şehirler yıkıldı, büyük binalar yıkıldı gitti; ama bir şey daha var ki, buralardaki o canım müzelerdeki o nice tarihi eserler, nice el yazması eserler, nice heykeller alındı, çalındı, götürüldü. Birkaç sene sonra Batı’daki anlı şanlı müzelerde buradan çalınan o eserlerin sergilendiğini göreceksiniz.” 


Bakan Numan Kurtulmuş: “Türkiye’nin çok daha güçlü ülke haline gelebilmesi için el birliği, gönül birliği ile gayret sarf etmemiz gerekiyor.”

 

Bakan Kurtulmuş: “ASALA’yı bir zamanlar nasıl kullanıp bir kenara attılarsa, bunları kullananlar, DEAŞ’ı, PKK’yı ve diğerlerini de çöp tenekesine atacaklardır.”

 

Bakan Kurtulmuş: “Irak’ta en son Barzani’ye sırtını sıvazlayarak yol verenler biliyorlar ki, bu yol verdikleri Barzani’nin de yolu bir müddet sonra bitecek. Onu da sonu olmayan bir yola sokuyorlar. Böylece daha fazla bölünmenin, parçalanmanın yolunu, hazırlıklarını yapıyorlar.” 


Suriye gibi Orta Doğu ülkelerinde yaşanılan iç çatışmalarda tahrip edilen ya da ülke dışına kaçırılan tarihi eserlere değinen Bakan Numan Kurtulmuş, bu eserlerin daha sonrasında Batı’daki müzelerde sergilendiğine vurgu yaptı. 

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Osmaniye’de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. 


Osmaniye Polis Evi’nde gerçekleştirilen yemekli istişare toplantısında bir konuşma yapan Bakan Numan Kurtulmuş, Aşure Günü’nü kutlayarak başladığı konuşmasında her zaman hakkın, mazlumun yanında durduklarını dile getirdi.  

 

Osmaniye’nin bölgenin kavşak noktalarından birisi ve aynı zamanda bir tarım bölgesi olduğunu dile getiren Bakan Kurtulmuş, tarım alanında yaptıkları atılımları en ileri seviyelere doğru götüreceklerini, bunun için de ilgili tüccarların, ziraat odalarının, tarımla ilgili kurum ve kuruluşların el birliği ile çalışacağını kaydetti.

 

Osmaniye’nin içinde bulunduğu bölgenin kültürel olarak ciddi varlıkları olan bir yer olduğunu hatırlatan Bakan Kurtulmuş, toplantıya gelirken gördükleri kalenin Osmaniye’ye yakışmadığını dile getirdi. 


Kaleyi en güzel hale getirmek için gayret sarf edeceklerini aktaran Bakan Kurtulmuş, Osmaniye’nin yatırım planına henüz alınmayan Kültür Han projesinin de hayata geçerilmesi ile birlikte buranın kültürünü, sanatını, bilimsel hayatını geliştirmek bakımından çok büyük bir katkı ortaya konmuş olacağını ifade etti. 

 

Aslantaş bölgesinde sürdürülen çalışmalardan da bahseden Bakan Kurtulmuş, çalışmaların belli bir seviyeye geldiğini ancak daha ileriye götürmek için gayret sarf ettiklerini söyledi. 


O Eserlerin Batı Müzelerinde Sergilendiğini Yakında Göreceksiniz


Orta Doğu’da yaşanılan tarihi eser tahribatına da konuşmasında değinen Bakan Numan Kurtulmuş, şunları söyledi: 


“Kültür ve Turizm Bakanı olarak hiç kimsenin üzerinde durmadığı ya da çok az kişinin üzerinde durduğu canım Halep diye bir şehir var. Batı’da, Avrupa’da Halep’in Dostları Dernekleri vardır. Şam diye dünyanın en büyük medeniyet merkezlerinden bir tanesi. Buralarda şehirler yıkıldı, büyük binalar yıkıldı gitti; ama bir şey daha var ki, buralardaki o canım müzelerdeki o nice tarihi eserler, nice el yazması eserler, nice heykeller alındı, çalındı, götürüldü. 


Birkaç sene sonra Batı’daki anlı şanlı müzelerde buradan çalınan o eserlerin sergilendiğini göreceksiniz.” 


El Birliği, Gönül Birliğiyle Daha Güçlü Bir Türkiye İçin Çalışmalıyız

 

Dünyanın her yerinde yapılan zulümlere karşı gelmeye gayret ettiklerini dile getiren Bakan Kurtulmuş, Türkiye’nin günümüzde belli bir seviyeye gelmiş bir ülke olduğunu söyledi. 

 

Geçmiş yıllarda okul, yol, hastane gibi çok temel isteklerde bulunan insanların günümüzde havaalanı, hızlı tren talep ettiklerini belirten Bakan Kurtulmuş, bunun Türkiye’nin ekonomik gelişmesini göstermesi bakımından önemli olduğunu kaydetti. 


Bakan Kurtulmuş şöyle devam etti: 

 

“Çocuklarımızında artık hayalleri gelişiyor. Çok güzel hayelleri var. Bu millet olarak geldiğimiz yeri göstermesi bakımından önemlidir. 


Ancak bu işimiz bitti, Türkiye düzlüğe çıktı, bundan sonra çok rahat edeceğiz anlamına geliyor. Köprünün tam ortasındayız. Yürüyeceğimiz daha çok yol var. Türkiye’nin çok daha güçlü ülke haline gelebilmesi için el birliği, gönül birliği ile gayret etmemiz gerekiyor.”


Türkiye’nin Güçlü Olması Önemlidir


Türkiye’nin günümüzde 10 bin dolarlar seviyesinde bir milli gelire sahip olduğunu belirten Bakan Kurtulmuş, ülkemizin 25-30 bin dolarlar seviyesine çıkacağı noktalara da geleceğini söyledi. 


Sivil toplum kuruluşlarının sivil bir şekilde halkın taleplerini takip etmesi, bunun sözcüsü olması ve sivil talepleri devlete yansıtmasının hedeflere çok daha iyi bir şekilde kitlenilmesine imkân sağlayacağını dile getiren Bakan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

 

“Türkiye’nin güçlü olması sadece kendisi için gerekli olan bir şey değildir. Türkiye’nin güçlü olması yaşadığımız bu coğrafya, Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya, Kuzey Afrika başta olmak üzere bütün dünyadaki siyasi dengeleri değiştirmek bakımından da çok önemlidir.

 

Geçmişte ASALA Günümüzde DEAŞ ve PKK


Birinci Dünya Savaşı’ndan beri dertleri sıkıntıları bir türlü bitmeyen bir coğrafyada yaşadıklarını söyleyen Bakan Kurtulmuş, Osmanlı’nın sona ererek üzerinden 30’a yakın devletin çıkartılması ve Osmanlı’nın denge olma özelliğinin kenara alınmasıyla coğrafyamızın böl, parçala, yönet siyasetiyle yönetilmeye başlandığını söyledi. 


O günlerde 30’a yakın ülke çıkartan o iradenin bir asır sonra yeniden bu coğrafyada operasyonlar yapmaya çalıştığını dile getiren Bakan Kurtulmuş, “Bu coğrafyanın halklarını birbirine düşürmek, bu coğrafyada daha fazla bölünme ve parçalanmayı sağlamak için gayret sarf ediyorlar. Terör örgütleri bunun için destek veriyor. 

 

Türkiye 40 yıldır PKK terörü ile uğraşmak mecburiyetinde bırakılıyor. İsmini 10 sene evvel kimsenin bilmediği ama o zamanlar bir takım masalarda hazırlıklarının yapılarak piyasaya sürülen DEAŞ’ın bugün dünyaya nasıl bela olduğunu, bölgenin bölünmesine nasıl zemin hazırladığını hepbirlikte görüyoruz. 


ASALA’yı bir zamanlar nasıl kullanıp bir kenara attılarsa bunları kullananlar DEAŞ’ı, PKK’yı ve diğerlerini de çöp tenekesine atacaklardır.” dedi.

 

Böl, Parçala, Yönet Siyasetine Mani Olmak İçin Gayret Sarf Edeceğiz

 

Olanın Türkiye’nin halklarına, bölgenin halkına olduğunu belirten Bakan Kurtulmuş, bu bölge halklarını birbirine düşman hale getirmeye çalıştıklarını kaydederek, “Tarihin bu dönüm noktasında hem güçlü, büyük bir Türkiye’nin hazırlıklarını yapacağız, bu yoldaki adımlarımızı sıklaştıracağız hem de yeniden uygulanmaya konulan böl, parçala, yönet siyasetine mani olmak için bütün gücümüzle gayret sarf edeceğiz.” dedi.


Orta Doğu halklarının, burada yaşayan insanların düşünmeleri gerektiğini dile getiren Bakan Kurtulmuş, şunları söyledi: 

 

“Bu bölgede çok uzun süredir savaşlar var. Lübnan’da iç savaş oldu, uzun yıllar İran-Irak savaştı ve milyonlarca insan öldü, iki ülkenin en az 50 yılı çalındı ama bu savaşın galibi kimdir? Suriye’de 6 yıldır bir savaş devam ediyor ve ilk 3 yılı iç savaş, ikinci 3 yılı vekâlet savaşlarıdır. 


Bu bölgeyi dizayn etmek isteyenler terör örgütlerini kullanarak Suriye’yi köy köy, kasaba kasaba bölmüş durumdalar. Peki, Suriye’deki savaşı kim kazandı? Irak’ta en son Barzani’ye sırtını sıvazlayarak yol verenler biliyorlar ki, bu yol verdikleri Barzani’nin de yolu bir müddet sonra bitecek. Onu da sonu olmayan bir yola sokuyorlar. Böylece daha fazla bölünmenin, parçalanlamın yolunu, hazırlıklarını yapıyorlar.” 


Oyunu Bozabilecek Yegâne Ülke Türkiye’dir

 

Terör örgütlerinin uluslararası güçler tarafından kullanıldığına dikkati çeken Bakan Kurtulmuş, bunu bozabilecek yegâne ülkenin Türkiye olduğunu söyledi. 


Bakan Kurtulmuş şöyle devam etti: 


“Bizim gönül coğrafyamızın kalbimizin, ciğerimizin bir parçası olan Musul’un, Kerkük’ün, Telafer’in ve diğer Irak şehirlerinin bu parçalanmışlığının kime ne faydası var? Musul’da kim kazandı? Oraya DEAŞ’ı sokup sonra onları çıkartıyoruz bahanesiyle 50 tane silahlı grubun yolunu açanlar bundan sonra Musul’da nasıl bir felaketin kapısını araladıklarını biliyorlar mı? Elbette biliyorlar. Ama garip bölge halkları bu oynanan oyunun bir parçası haline getrilerek, birbirine düşman haline getiriliyor. 


Bu oyunun farkında olan tek ülke Türkiye’dir. Bu oyunu bozabilecek yegâne ülke Türkiye’dir. El birliği ve gönül birliğiyle bu bölgenin daha fazla parçalanmasına mani olacak çok kuvvetli, çok muktedir bir Türkiye’yi oluşturmak zorundayız. 


Bunlardan kimsenin faydası olmadı. Başta İsrail olmak üzere bir takım devletlerin ellerini ovuşturarak keyifle izlediğini biliyoruz. Ayrıca bu coğrafyanın bir sürü zenginliklerinin de talan edildiğini biliyoruz. 

 

Arakan’daki Müslümanlar da o bölgede devam eden bir bölgesel kapışmanın etkisi altında maalesef 450 bin kişi yerinden, yurdundan edildi. Arakanlıların gidip üzerinde oturacakları bir kuru toprak parçası yok. Dünya duymuyor, komşusu olan ülkeler kapılarını kapatıyor, Türkiye’den başka kimsenin eli oraya uzanmıyor. Onun için çok büyük bir sorumluluk altında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu bir millî sorumluluktur. El birliği ile çalışacağız.” 

 

HABER GALATA

 

Sonbahar'da Gidilmesi Gereken....
Okunma Sayısı : 679   
28.9.2017 04:07:52
İstanbul 7 milyon turiste ev sahipliği yaptı
Okunma Sayısı : 1300   
19.9.2017 22:54:20

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, İstanbul'a gelen turist sayısı son 8 ayda 7 milyona ulaştı.

 

Tarihi dokusu ve kültürel zenginlikleriyle dünyanın sayılı destinasyonları arasında yer alan İstanbul, son 8 ayda 7 milyon yabancı ziyaretçiyi konuk etti.

 

 

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İstanbul'a gelen turist sayısı ağustos ayında artış gösterdi.

 

Bakanlık verilerine göre, 2017 yılı Ağustos ayında İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 37 artışla 1 milyon 247 bin 384 kişiye ulaştı. Yılın ilk 8 ayında ise İstanbul'a gelen yabancı ziyaretçi sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,8 artış gösterdi.

 

İstanbul, ocak-ağustos döneminde 6 milyon 952 bin 86 yabancı ziyaretçiyi ağırladı. İstanbul'a gelen yabancıların ülkelere göre dağılımına bakıldığında ise ilk 3 yine değişmedi. 656 bin 428 kişi ile ilk sırada yer alan Almanya'yı, 526 bin 84 kişi ile İran ve 413 bin 273 kişi ile Suudi Arabistan takip etti.

 

Son birkaç yılın verileri incelendiğinde ise İstanbul'a Arap ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısında ve ziyaretçiler arasındaki oranda da her geçen yıl artış olduğu görülüyor.

 

Geçen yılın Ocak-Ağustos döneminde 1 milyon 303 bin 631 olan Arap ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısı, 2017 yılının aynı döneminde yüzde 36,7 artışla 1 milyon 782 bin 536'ya ulaştı.

 

Anadolu Ajansı

Bakan Kurtulmuş: Hedef Bir Milyon Çinli Turist
Okunma Sayısı : 1041   
11.9.2017 13:59:07

 

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş: "Turizm alanında iş birliklerimizi güçlendirmeliyiz. İki ülke arasındaki tüm ilişkileri daha da geliştirecek yumuşak güç, kültür ve turizm alanıdır"

 

 

Bakan Kurtulmuş: "Bu yıl sonunda 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini bekliyoruz. Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir milyon olmasını istiyoruz"

 

Çin Kültür Bakanı Luo:  "Çin porselen ülkesi olarak bilinir ancak ben Topkapı’da sergilenen eserleri Çin'de bile görmedim"

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, bu yıl sonuna kadar 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini beklediklerini söyleyerek "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir milyon olmasını istiyoruz." dedi.

 

Kurtulmuş, resmi ziyaret kapsamında geldiği Çin'in başkenti Pekin’de Çin Kültür Bakan Luo Şugang ile görüştü. Kültür Bakanlığı konutunda yapılan görüşmede, iki ülke arasındaki kültür ve turizm konuları ele alındı. 

 

Çin ve Türkiye arasındaki ilişkileri ve iş birliğini güçlendirmek için güçlü bir irade olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Turizm alanında iş birliklerimizi güçlendirmeliyiz. İki ülke arasındaki tüm ilişkileri daha da geliştirecek yumuşak güç, kültür ve turizm alanıdır. Çin'de gelecek yılın 'Türkiye Turizm Yılı' olarak ilan edilmesi Kültür ve Turizm Bakanlığının en önemli projesidir." diye konuştu.

 

Bakan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteklediği "Türk-Çin Üniversitesi"nin kurulmasının büyük önem taşıdığını dile getirerek iki bakanlığın bu konu üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini söyledi. 

 

Hedef Bir Milyon Çinli Turist

 

Bu yıl sonunda 200 bin Çinli turistin Türkiye'yi ziyaret etmesini beklediklerini kaydeden Kurtulmuş, "Fakat bu rakam yeterli değil, bu sayının bir milyon olmasını istiyoruz. Özellikle Çin ve Türkiye turizm operatörleri arasındaki iş birliğinin artırılmasını istiyoruz. Türkiye’deki Konfüçyüs Enstitüsü ve Çin'deki Yunus Emre Enstitüsü iki ülke arasındaki hatları yakınlaştırma açısından iyi bir fırsat." ifadelerini kullandı.

 

Bakan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

 

"Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan iki ülke arasındaki ilişkilere ayrı bir önem veriyor. Türkiye ve Çin, birisi Asya'nın doğusunda birisi Asya'nın en batısında Avrupa kapısında iki değerli ülkedir. Her iki ülkenin de çok zengin ve derin tarihi ve kültürel birikimi var. Çin 5 bin yıllık devlet geleneğine sahip olan bir büyük ülke. Türkiye de binlerce yıllık devlet geleneği olan çok zengin ve farklı kültürleri bir arada barındıran bir ülke. Mesafelerin uzak olmasına rağmen Çin Halk Cumhuriyeti ile dostane ilişkileri artırmak konusunda daha yakın ilişkiler kuruyoruz."

 

"Bizim kültürel, siyasi ve ekonomik ilişkilerimizde benzerliklerimiz var" diyen Kurtulmuş, "Kuşak ve Yol" Projesiyle ilişkilerin her alanda gelişmesini beklediğini söyledi.

 

Kurtulmuş, Türkiye ve Çin arasında ilişkilerin başta enerji, ulaşım, kültür ve turizm olmak üzere her alanda gelişeceğini düşündüklerini ve bu konuda kararlılık gösterdiklerini ifade ederek "Ümit ederim ki bu ziyaretimiz de kültürel alandaki iş birliğimiz konusunda önemli katkı sağlar." dedi.

 

Çinli Bakandan Topkapı Sarayı'na Övgü

 

Topkapı Sarayı’nda sergilenen porselenleri incelediğini kaydeden Luo, "Çin porselen ülkesi olarak bilinir ancak ben Topkapı’da sergilenen eserleri Çin’de bile görmedim. Bu eserlerin İpek Yolu’nun izdüşümü olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. 

 

Bakan Luo, gelecek yıl "Türkiye Yılı" olması dolayısıyla büyük bir etkinlik yapacaklarını belirtti.

 

Toplantı sonrasında Pekin’deki tarihi ve turistik yerleri ziyaret eden Kurtulmuş, Pekin’deki temasları kapsamında gazeteciler ve Çinli tur operatörleriyle bir araya gelecek.

 


Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Çin ziyareti öncesinde Çin Uluslararası Radyosun'a bir demeç verdi. 

 

 

Çin'in Chengdu kentinde 11-15 Eylül tarihlerinde Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün Yürütme Konseyi üyeliği seçimlerinin yapılacağını bildiren Kurtulmuş, Türkiye'nin de Avrupa bölgesinden bu konsey üyeliğine aday olduğunu söyledi.

 

Gelecek dönemde Türkiye'de turizmde hedefledikleri rakamlara ulaşabilmek için yeni pazarlar üretmek durumunda olduklarını dile getiren Kurtulmuş, bu pazarlardan birinin de Çin olduğunu belirtti.

 

Kurtulmuş, Çin ile ilişkileri artırma hedefi kapsamında bu ziyaret sırasında Çin Turizm Bakanı ile görüşeceğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

 

"Ayrıca Çinli turizm firmalarının yetkilileriyle temaslarımız olacak. Ziyaretimiz süresince Türkiye ile Çin arasında turizm ve kültürel iş birliği alanında hangi adımlar atılacak, bunların müzakeresini yapacağız. 2018'in Çin'de 'Türkiye turizm yılı' olarak ilan edilmesi de ziyaretim öncesinde güzel bir dönemsel tesadüf. İnanıyorum Çin'deki Türkiye yılı fevkalade büyük bir ilgi çekecek. Bununla ilgili bütün hazırlıklarımızı biz de tamamlıyoruz."

 

İpekyolu projesi kapsamında Türkiye-Çin ilişkileri önemli


Kurtulmuş, Asya'nın bir ucundaki Çin ile Asya'nın Avrupa kapısında bulunan Türkiye'nin tarihi zenginliklerinin güçlü olduğuna, her iki ülkenin de ekonomik bakımdan olağanüstü potansiyelleri bulunduğuna dikkati çekti.

 

Türkiye ile Çin arasındaki ilişkileri geliştirmek gerektiğinin altını çizen Numan Kurtulmuş, Çin'den başlayarak Türkiye'ye kadar uzanan İpekyolu'nun, bölgesel kalkınmanın sağlanmasında büyük bir rol oynayacağını, her alanda iş birliğinin kapılarını açacağını ifade etti.

 

İpekyolu projesi kapsamında Türkiye-Çin ilişkilerinin önemli olduğunu gördüklerini anlatan Kurtulmuş, "Enerji, ulaşım, medya sektörü, kültürel iş birlikleri, eğitim gibi pek çok alanda İpekyolu projesinin fevkalade büyük rolü olduğunu görüyoruz. Bu projeyi de her alanda desteklediğimizi biliyorsunuz." dedi.

 

Pazar ve ürün çeşitlendirmesine önem veriyoruz


Kültür ve Turizm Bakanlığı görevine geldikten sonra pazar ve ürün çeşitlendirmesine önem verdiğini belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:

 

"Türkiye, bildik pazarlarını kuvvetlendirmeye devam edecek. Avrupa, Rusya, Ortadoğu pazarını güçlendirecek. Bunun dışında Türkiye, Çin başta olmak üzere Güney Kore, Japonya ve Hindistan gibi büyük potansiyeli olan Asya ülkelerini de bir hedef olarak önüne koymuştur. Ayrıca ürün çeşitlendirmesi açısından da sadece deniz, sahil turizmi değil Türkiye'nin birçok imkanı var. Dağ, kış sporları, sağlık ve inanç turizmi gibi çeşitli alanlarda Türkiye'nin turizm ürünlerini çeşitlendireceğiz. Bu çerçevede Çin ile turizm alanındaki iş birliğimizin önemli olduğunu ifade etmek isterim. Bu yıl şu ana kadar 120 bini aşkın turist Çin'den Türkiye'ye geldi. 2014 yılındaki rakam 167 bin civarındaydı. Öyle görünüyor ki bu yıl bu rakamı 200 bin seviyesine ulaştırmamız mümkündür. Çinli dostlarımızın Türkiye'yi ziyaretlerini özendirecek tedbirleri almaya gayret edeceğiz. Böylece turizmdeki durumumuzu, Çin ile olan ilişkimizi artırdıkça da ekonomideki negatif denge bizim açımızdan biraz daha düzelmiş olacak."

 

 

Kaynak: basin.kulturturizm.gov.tr / A.A

Alanya'nın tanıtımı amacıyla Alman tur operatörleri temsilcileri Alanya'da
Okunma Sayısı : 603   
13.8.2017 00:00:00

 

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) tarafından Alanya'nın tanıtımı amacıyla kente düzenlenen geziye Almanya'dan 48 tur operatörü katıldı.

 

 

Alanya gezisi programına Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Vekili ve Alanya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mehmet Ali Dim ile Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili katıldı. Damlataş Mağarasıyla başlayan gezide, deneme seferleri yapılan Alanya teleferik ile Alanya Kalesi ziyaretlerinde bulunuldu.

 

Baraner, gazetecilere yaptığı açıklamada, 40 yıl önce Alman turistleri ilçeye getirerek turizme başladıklarını belirtti. Alanya ile Almanya arasında çok sıkı bağlar olduğunu dile getiren Baraner, "Almanya'da çok bilinen ve sevilen bir noktadayız. İki ülke toplumları arasında bir sorun oldu. Bu sorunları gidermek ve Alanya'yı tekrar Almanya'da zirveye taşımak adına girişimlerimiz var." diye konuştu.

 

Alanya Belediye Başkanı Yücel de dünyanın en güzel, en mutlu en huzurlu şehrinde yaşadıklarını vurguladı. Çok dinli ve çok dilli bir bölgede oldukların ifade eden Yücel, "Bugün de Alman dostlarımız küçük Almanya olarak adlandırılan Alanya'ya geldiler. Kendilerini Alanya'da ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Teleferik projemizi gösterdik." dedi.

 

ALTİD Başkanı Sili ise etkinliğin Alanya'nın güzelliklerinin bir kez daha anlatılabilmesi anlamında önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek, projeyi gerçekleştirenlere teşekkür etti.

 

 

Çin 2018 yılını 'Türkiye Turizm Yılı ilan etti
Okunma Sayısı : 1277   
1.9.2017 00:00:00

 

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) üyesi olan ve Çin Halk Cumhuriyeti ile çalışan acentalar, 2018 yılının Çin'de "Türkiye Turizm Yılı" ilan edilmesi kapsamında düzenlenen toplantıda bir araya geldi.

 

 

TÜRSAB'tan yapılan açıklamaya göre, 2018 yılı Çin Halk Cumhuriyeti'nde "Türkiye Turizm Yılı" ilan edildi.

 

Turizm sektöründe yaşanan gelişmelerin yanı sıra, karşılaşılan sorunlara ilişkin tüm konuları da ilgili mercilerin dikkatine sunan TÜRSAB, bu kapsamda düzenlenecek etkinliklerin planlandığı bir toplantı gerçekleştirdi.

 

Toplantıda, 2018 yılının Çin'de "Türkiye Turizm Yılı" ilan edilmesi kapsamında, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunulmak üzere yapılması planlanan etkinlikler ele alınırken, Çin pazarına hakim acentaların yönlendirmeleriyle bu ülkede, Türkiye'nin tanıtımına yönelik neler yapılabileceği da değerlendirildi.

 

"Çin'e, Hindistan'a, Uzak Doğu'ya açılarak Türkiye'miz için önemli bir tanıtım seferberliği başlatacağız."
Okunma Sayısı : 996   
26.7.2017 00:00:00

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Kültür ve Turizm Bakanlığı görevine getirilmesinin ardından ilk toplantısını Antalya'da, turizm sektörü temsilcileriyle yaptı. 

 

 

Kentteki bir otelde düzenlenen ve üç saat süren "Turizm Sektörü Değerlendirme Toplantısı"nın ardından basın toplantısı düzenleyen Kurtulmuş, burada ele alınan konular ve gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu

Kurtulmuş, son zamanlarda Avrupa'daki bazı siyaset çevrelerini etkisinde bırakan yabancı düşmanlığı, ırkçılık, İslam karşıtlığı, Türkiye düşmanlığı ve bunun indirgenmiş şekli olan Erdoğan düşmanlığının birtakım negatif algıların Batı'da oluşmasına yol açtığını söyledi.

Amaçlarının bundan sonraki süreçte Türkiye'nin özellikle kültür ve turizm alanındaki gücünü bu türbülansların, gerginliklerin ortadan kaldırılması için bir manivela olarak kullanabilme becerisini sağlamak olduğunu anlattı.

Kurtulmuş, kültür ve turizm alanını gerginliklerin ve çatışmaların bir şekilde sulh içinde çözülebileceği önemli bir imkan olarak gördüklerinin altını çizerek, "Kültür ve turizm alanındaki gücümüzü artırarak, bunu da Türkiye'nin siyasi ve ekonomik sorunları çözmek, uluslararası gerginlikleri azaltmak için bir imkan olarak gördüğümüzü ifade ediyoruz. Hükümet, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültür ve turizm alanını gerginliklerin azaltılması için barış projesi olarak kullanabilme becerisini ortaya koyabilmektir." diye konuştu.

Turizmde yüzde 16'lık artış


Kurtulmuş, Türkiye'nin Gayri Safi Milli Hasılası'nın yüzde 12'sini ve istihdamının yüzde 8,2'sini karşılayan kültür ve turizm sektörünün büyük bir güce ve potansiyele ulaştığını vurguladı.

Kurtulmuş, 2016 yılında 2015 yılına göre 11 milyon turist sayında ve 12 milyar dolar turizm gelirinde azalmalar olduğunu dile getirerek, şunları ifade etti:

"Bu kriz dönemini yaşamış olmamıza rağmen, Türkiye'deki turizm sektörü dayanıklılığını ortaya koymuştur. Bu süreçte gerçekten çok sıkı bir mücadele vererek önemli mesafeler alınmıştır. 2016 yılı Mayıs ayına göre turizm gelirlerinde, turizm istatistiklerinde yüzde 16'lık bir artış söz konusudur. 2017'nin ilk beş ayında artış yüzde 5,5 idi. Antalya bölgesi için de ilk 7 ayda yüzde 60 civarında bir artış söz konusu olmuş. Sadece geçen yılın temmuz ayına göre Antalya'daki artış yüzde 76 civarında. Ocak-mayıs döneminde Rus turistler bakımından istatistikte yüzde 571 gibi son derece önemli bir gelişmeyi ortaya koyuyoruz. Dolayısıyla turizm sektörü de etkinlendi ama bunu sektörün dayanıklılığı dolayısıyla süratle aşıyoruz. İnşallah bütün alanlarda aşmaya devam edeceğiz."

Türkiye'den tanıtım atağı


Özellikle FETÖ ve onunla irtibatlı, iltisaklı olan Türkiye düşmanı bütün çevrelerin uluslararası alanda ülke ile ilgili olumsuz algılar oluşturmaya çalıştığına değinen Kurtulmuş, bunun için turizm sektörünün önüne hedefler koyarak büyük ataklar gerçekleştireceklerini söyledi. Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Bu büyük hedefler vizyonumuzun bir parçası olarak 50 milyon turist ve 50 milyar dolar hedefimizi paylaşmak istiyorum. Türkiye inşallah 2023 yılında bu önemli hedefini gerçekleştirebilirse bu, Türkiye ekonomisine büyük bir ivme kazandıracaktır. Yine sektörle ilgili önemli hususlardan birisi de sektörün hem pazar hem ürün bakımından bir çeşitlenmeye gitme mecburiyetidir.

Biz sadece belli ülkelerden gelen, sadece Almanların, sadece Avrupa'dan, Rusya'dan gelen turistleri değil yeni pazarlara açılacak atakları da ortaya koyacağız. Örneğin Çin'e, Hindistan'a, Uzak Doğu Asya'ya açılacak bir turist çekme seferberliği Türkiye'nin aynı zamanda önemli bir tanıtım atağı şeklinde olacaktır."

"Turistlerin güvenliği için seferber olduk"


İnanç, yayla ve kaplıcalar üzerinden sağlık turizminin mutlaka çok daha ileri noktalara çıkartılması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Bazı çevreler biraz da kendi iç siyasi hesaplaşmalarının sonucu olarak ve belki onların etkisinde kalarak Türkiye'nin turizm bakımından güvenli olmadığını ifade eden sözlerle özellikle Avrupa'dan Türkiye'ye gelecek turistleri etkilemeye çalışıyorlar. Bunların realiteyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar tamamen, özellikle bazı ülkelerde yaklaşan seçimler dolayısıyla iç politikaların gerekleri olarak dile getirilmiş olan sözlerdir ve gerçeği yansıtmamaktadır.

Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek istiyorum, Antalya, Konya, Van, İstanbul ne kadar turistik yerimiz varsa, bu şehirlerimizin her birisi en az Berlin, Paris, Roma kadar güvenli şehirlerdir. Bu anlamda da gelecek olan turistlerin güvenliğini sağlamak bakımından da bütün imkanlarımızla seferber olmuş ve bu güvenliği sağlamaya gayret ediyoruz. Bu çerçevede Türkiye'de bir güvenlik yoktur meselesini de bir negatif algının parçası olarak görüyoruz. Bunların siyasetçiler bakımından dile getirilmesini ise tamamen Avrupa'daki bazı ülkelerin yaklaşan seçimlerini esir almış olan Neonazi, yabancı ve özellikle Türkiye düşmanı söylemin etkisinde kalan sözler olarak görüyoruz."

Türkiye'de yaptığı alışverişte rekor artış
Okunma Sayısı : 1068   
24.7.2017 00:00:00

Dünyada yapılan tax free satışlarının yüzde 40'ını oluşturan ve üstelik lüks ağırlıklı alışveriş yapan Çinlilerin bu yılın ilk 6 ayında Türkiye'de yaptığı alışveriş tutarı yüzde 119 yükseldi.

Dünyada yapılan tax free satışlarının yüzde 40'ını oluşturan ve üstelik lüks ağırlıklı alışveriş yapan Çinliler, Türkiye'deki harcamalarını artırdı. Bu yılın ilk 6 ayında Türkiye'de yaptığı alışveriş tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 119 yükselen Çinlilerin harcamalarında adeta patlama yaşandı.

Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçilere KDV iade hizmeti veren Global Blue Türkiye'nin Genel Müdürü Selim Şeyhun, Türkiye'de ilk yarıda yaptığı alışverişin 23,6 milyon liralık kısmı için iade başvurusu yapan Çinlilerin bu harcamalarının yüzde 119 yükseldiğini söyledi.

Çinlilerin kişi başına düşen ortalama harcama tutarlarının ise yüzde 51'lik artışla 2 bin 152 liraya tırmandığı bilgisini veren Şeyhun, "Çinlilerin alışveriş tutarındaki artış müthiş." dedi.

Çinlilerin Türkiye'de yaptıkları alışverişlerle, yabancıların burada yaptıkları toplam alışverişler içerisinde yüzde 7'lik paya sahip olduğunu vurgulayan Şeyhun, bu anlamda Çinlilerin Avrupa'da yüzde 40'lık paya sahip olduklarını anımsatarak, "Bizim perakende sektörü için ileride çok önem kazanacaklar. Çinlilere daha yüksek satışlar yapmak, iyi hizmet vermek için uğraşmamız ve kültürlerini öğrenmemiz gerekecek." ifadelerini kullandı.

"En çok alışveriş yapanlar Suudi Arabistanlılar"
Selim Şeyhun, yılın ilk 6 ayında yapılan iade başvurularına göre Türkiye'de en çok alışveriş yapanların 45,3 milyon lira ile Suudi Arabistanlılar olduğunu söyledi.

Şeyhun, toplam harcamada Suudi Arabistanlıların hemen arkasından 35,3 milyon lira ile Kuveytlilerin geldiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

"İlk 6 ayda Kuveytlilerin toplam harcaması yüzde 29 artmış, ortalama harcama tutarları ise yüzde 20'lik yükselişle bin 884 liraya tırmanmış. İranlılar ise 33,3 milyon liralık toplam harcama ile 3. sırada. Bu ülkeden gelen turistlerin ortalama harcama tutarı yüzde 18'lik artışla 621 lira olmuş."

Şeyhun, yılın ilk 6 ayında Türkiye'de en çok alışveriş yapan milletler arasında Çinlilerin dördüncü sırada olduğunu söyledi.


36 tane Haberden 21 - 36 arası gösteriliyor
Sayfalar :1 - 2Geri · İleri
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?