İBB'den Türkiye’de ilk bir ilk
Okunma Sayısı : 1071   
5.8.2017 00:00:00

 

 

 

Anadolu Ajansında yer alan habere göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) şirketlerinden İstanbul Enerji A.Ş. ve bağlı kuruluşlardan İSKİ, Türkiye’deki ilk yüzer Güneş Enerji Santralini (GES) devreye aldı.

 


Belediyeden yapılan açıklamaya göre, İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın talimatıyla İstanbul’a temiz su sağlayan kaynaklardan biri olan Büyükçekmece Gölü üzerine kurulan santral, Türkiye de ilk kez uygulanan bir sistem olma özelliğini taşıyor.

 


Santralin yapımında 960 adet 260W gücünde polikristal fotoyoltaik panel kullanıldı. Panel ve diğer malzemelerin seçiminde korozyona karşı dayanımlı ürünler tercih edilerek santral ömrünün uzatılması planlandı.

 

Sistem, kapladığı su yüzeyini yüzde 70 oranında havadan izole ediyor. Böylece, özellikle yaz aylarında karşılaşılan en önemli sorunlardan biri olan buharlaşma ile su kaybı da azalmış olacak. GES ile her sene 210 ton karbondioksit salınımını da engellenecek. Tesis kurulumunun tamamlanmasının ardından başlanan Ar-Ge çalışmaları kapsamında, yüzdürücü sistemlerin enerji üretimi, su kalitesi, su canlıları ve yosun oluşumu gibi etkileri izlenecek.

 


İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Büyükçekmece Gölü’nün ardından Terkos ve Ömerli barajlarına da kurmayı planladığı yüzer GES'ler ile geniş yüzey alanına sahip olan su havzalarının ve barajların, İstanbul’un artan elektrik üretimine katkıda bulunması ve yenilebilir kaynaklardan enerji üretiminin payının arttırılması amaçlanıyor.


İBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı, amaçlarının enerji çeşitliliğini arttırarak enerjide dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu belirterek, "Hedefimiz, belediye olarak kendi enerjimizi üretebilmek ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla enerji üretiminde sürdürülebilirliği arttırmak." dedi.

 


Türkiye’nin enerjide artan dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı’nın vizyon projeler ortaya koyduğuna dikkati çeken Baraçlı, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi  olarak bu vizyona katkıda bulunmak amacıyla bu projeyi gerçekleştirdik. 2023 yılında belediye olarak tükettiğimiz enerjinin yüzde 55’ini kendimiz üretmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, hız kesmeden başarılı proje çalışmalarına devam ediyor..

 

A.A.

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi Maaşlar yükseliyor
Okunma Sayısı : 1396   
30.7.2017 00:00:00

 

 

Maliye Bakanlığı, milyonlarca çalışanın maaşını artıracak düzenleme için düğmeye bastı.

 

Maliye Bakanlığı, milyonlarca çalışanın maaşını artıracak düzenleme için düğmeye bastı. Masada 2 formül bulunuyor:

 

1- Vergi dilimleri yeniden düzenlenecek.

2- Belli rakama kadar olan maaştan vergi alınmayacak.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın bakanlara “Vatandaşlara dokunacak icraatlar yapın” talimatı doğrultusunda; Maliye Bakanlığı, çalışanların maaşlarında artış sağlayacak vergi dilimleri ile ilgili düzenleme için harekete geçti.

 

Maaşlarda ilk dilim verginin düşürülmesi ya da belli rakama kadar olan maaşlardan hiç vergi alınmaması gündemde. 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlar ile yaptığı toplantıda 180 günlük eylem planı dahil yapılacak tüm proje ve icraatlarının ‘vatandaşın hayatını kolaylaştıran’ şeyler olması gerektiğini belirtmişti. Başbakan Binali Yıldırım da Bakanlar Kurulu toplantısında Maliye Bakanı Naci Ağbal’a, “Vatandaş lehine olacak düzenlemelere odaklanın” demişti.

 

MAAŞLAR  ARTACAK

 

Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında da bu konu ele alındı. Çalışanların maaşlarından alınan vergiler ile ilgili bir çalışma yapılma yapıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu kapsamda 2 alternatif üzerinde duruluyor. Bunlardan ilki maaşlardan alınan verginin ilk diliminin yüzde 15’ten yüzde 10’a düşürülmesi yönünde.

 

Bu, bütün çalışanların maaşında bir artış sağlayacak. İkinci formül ise belli rakama kadar olan maaşlardan hiç vergi alınmaması. Bu rakamın ne olacağına ilişkin de alternatifli çalışmalar yapılıyor. Üzerinde ağırlıklı olarak durulan ise asgari ücretin brüt tutarı yani yaklaşık bin 800 lira civarı. Bu alınmadığı takdirde çalışanların eline toplam bin 600 lira civarı bir paranın geçeceği belirtiliyor. Henüz bu alternatiflerden hangisinin hayata geçirileceği belirlenmedi. Maliye Bakanlığı, söz konusu alternatifler ile ilgili gerekli hesaplamaları yapıyor.

 

Gayrimenkul fiyatlarında düşüş devam ediyor
Okunma Sayısı : 705   
30.7.2017 00:00:00

 

 

Türkiye İş Bankası desteği ile hazırlanan REIDIN Türkiye Gayrimenkul Sektörü Güven Endeksi değeri, 2017 yılı 3. çeyrek döneminde geçen çeyrek döneme göre yüzde 3 azalışla 109.0 (Kısmen İyimser) olarak ölçüldü.

 

 


REIDIN Türkiye Gayrimenkul Sektörü Fiyat Beklenti Endeksi değeri, 2017 yılı 3. çeyrek döneminde geçen çeyrek döneme göre yüzde 2 azalışla 104.0 (Kısmen İyimser) olarak ölçüldü.


Buna göre, gayrimenkul fiyatlarında geçmiş üç aylık döneme göre, önümüzdeki üç aylık dönemde fiyat artış beklentisi arttı.

 

Kaynak Dünya Gazetesi Ekonomi Servisi

11. Kalkınma Planı genelgesi yayımlandı
Okunma Sayısı : 1170   
30.7.2017 00:00:00

 

 


11. Kalkınma Planı hazırlıklarıyla ilgili Başbakanlık Genelgesi, Resmi Gazete'de Başbakan Binali Yıldırım'ın imzasıyla yayımlandı.

 

Yıldırım, kalkınma politikalarının, ekonomik büyümenin yanı sıra insani gelişmişlik, hukukun üstünlüğü, bilgi toplumu, uluslararası rekabet gücü, kurumsallaşma, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık boyutlarını da içerecek şekilde çok yönlü bir anlayışla oluşturulduğunu ve bütüncül bir bakış açısıyla hayata geçirildiğini belirtti.

 

Genelgede ekonomik gelişmeye makro çerçeve oluşturan, ekonomik ve sosyal kalkınma için uygun ortam sağlayan ve öngörülebilirliğini artıran kalkınma planlarına işaret eden Yıldırım, planların etkinlik, verimlilik odaklı kurumsal ve yapısal düzenlemeleri öne çıkardığını, amaç ve öncelikleri somut program ve eylemlerle hayata geçirmeyi, plan-program-bütçe bağlantısını güçlendirmeyi hedefleyerek etkili bir izleme, değerlendirme imkanı verdiğini ifade etti.

 

"Temel politika belgesi olacak"

 

Genelgede, 2019-2023 dönemini kapsayan 11. Kalkınma Planı'nın, 2023 vizyonu doğrultusunda ülkenin kalkınma hedeflerini daha da ileriye taşıyacağını vurgulayan Yıldırım, "Hazırlık çalışmalarını başlattığımız yeni kalkınma planı, ülke olarak odaklanacağımız kritik önemdeki yapısal dönüşüm alanlarını ve bunlara ilişkin hedef ve stratejileri de ortaya koyacak temel politika belgesi olacaktır. Plan kapsamında alınacak tedbirlerle bir yandan milli gelirin artırılması, bir yandan da yaratılan hasılanın toplum kesimleri ve bölgeler arasında daha dengeli bir biçimde paylaşılması sağlanacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Yıldırım, genelgede şu ifadelere yer verdi:

 

"Planın hazırlık çalışmaları, küresel ölçekte yeniden dengelenme süreci devam ederken, ülkemizin bu süreçten kazançlı çıkması için gerekli politika ve stratejilerin tespit edilmesi açısından önemli bir fırsat olacaktır. 11. Kalkınma Planı'nın hazırlık çalışmaları sırasında, ülkemizin gelişme potansiyeline sahip olduğu alanlar ile bu alanların değerlendirilmesine yönelik öneriler, kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde tartışılacaktır.

 

Plan kapsamında, ülkemizin geleceğine dair amaç ve fikir birliğine ulaşılabilmesi, plan hedeflerinin toplumun tüm kesimlerince sahiplenilerek hayata geçirilebilmesi için 11. Kalkınma Planı hazırlıklarına mümkün olduğunca geniş bir katılım sağlanması büyük önem taşımaktadır."

 

"Yeni komisyon ve çalışma grupları oluşturulabilecek"

 

Yıldırım, kalkınma planının hazırlık sürecinin önemli unsurlarından birisinin Özel İhtisas Komisyonları oluşturulması olduğuna dikkati çekerek, Kalkınma Bakanlığının koordinasyonunda yürütülen kamu ve özel kesimi, sivil toplum temsilcileriyle akademik çevrelerin bir araya geldiği özel ihtisas komisyonlarının çalışmalarından elde edilen sonucun, değerlendirme ve önerilerin plan hazırlıklarına katkı sağlayacağına işaret etti.

 

11. Kalkınma Planı hazırlık çalışmaları kapsamında kurulacak komisyonların yapacakları kapsamlı çalışmalarının, planda yer alacak politika, hedef ve stratejilerin belirlenmesine ışık tutacağını belirten Yıldırım, genelgede şunları kaydetti:

 

"Bu itibarla, katılımcı bir yaklaşımla 11. Kalkınma Planı hazırlık çalışmalarında özel ihtisas komisyonları ile konunun uzmanlarından teşkil edilecek çalışma grupları oluşturulmuştur. Bu süreçte ihtiyaç duyulması halinde, Kalkınma Bakanlığınca söz konusu listelerde değişiklik yapılabilecek, yeni komisyon ve çalışma grupları oluşturulabilecektir. Çalışma usulleri, katılımcı sayısı ve niteliği, Kalkınma Bakanlığınca belirlenecek, bu komisyon ve çalışma gruplarında görev alacak temsilciler yazıyla davet edilecektir.

 

Komisyonlarda görev yapmak üzere, gerek ismen gerekse kurumsal olarak merkezi ve yerel düzeyde davet edilen temsilcilerin isim, unvan ve iletişim bilgileri Kalkınma Bakanlığına bildirilerek toplantılara düzenli olarak katılımları ilgili kurumlarca temin edilecektir. Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek olan 11. Kalkınma Planı hazırlık çalışmaları ile bu kapsamda kurulacak özel ihtisas komisyonları ve çalışma gruplarına bütün kamu, kurum ve kuruluşlarınca gereken destek, katkı ve yardımın sağlanması hususunda bilgilerini ve gereğini önemle rica ederim."

 

Resmi Gazete'de, genelgenin ekindeki 43 maddelik "Özel İhtisas Komisyonları" ve 32 maddelik "Çalışma Grupları" başlıklı iki ayrı liste de yayımlandı.

 

KAYNAK DÜNYA GAZETESİ

Rusya'nın gözü Türk pazarında
Okunma Sayısı : 741   
25.7.2017 00:00:00

Rus devlet savunma sanayi şirketi Rostec’in Uluslarası İşbirliği ve Bölgesel Politikalar Direktörü Viktor Kladov, Türk sanayisinin önemli seviyede teknolojik kapasiteye sahip olduğunu belirterek, "Savunma sanayisi konusunda Türkiye ile teknik iş birliğinin geliştirilmesine olumlu bakıyoruz." dedi. Potapov, "Türkiye hazırsa, biz Rusya olarak birçok alanda iş birliğine hazırız." dedi.

Viktor Kladov, Rusya ve Türkiye arasında son dönemde ivme kazanan sanayi ve teknik alandaki iş birliğine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye pazarının Rusya açısından son derece ümit verici olduğunu ifade eden Kladov, Türk sanayisinin de önemli seviyede teknolojik kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin, Rusya'dan sadece hazır ürünler almak istemediğini belirten Kladov, "Türkiye, aynı zamanda savunma sanayisi konusundaki teknik iş birliğini de geliştirmek istiyor. Biz de bu konuda Türkiye ile teknik iş birliğinin geliştirilmesine olumlu bakıyoruz." ifadelerini kullandı.

Kladov, Rusya'nın geçmişte Türkiye'ye zırhlı araçlar da tedarik ettiğini hatırlatarak, birlikte zırhlı araç üretimi konusunda görüşmeleri olduğunu, tekrar bu projeye de dönebileceklerini söyledi.

Rusya'nın, Türkiye gibi NATO üyesi olan Yunanistan ve Bulgaristan gibi ülkelerle de savunma sanayi konusunda istişareler yürüttüğünü ifade eden Kladov, "NATO'nun, birlik dışından askeri ürün alınmamasını tavsiye ettiğini biliyoruz. Ancak bu, ülkelerin bağımsız bir şekilde kendi verecekleri karardır." dedi.

 

SANAYİDE TÜRK AKIM İLGİSİ

 

Rusya Birleşik Motor Şirketi Enerji Departmanı Genel Müdür Yardımcısı Sergey Mihaylov da Türk Akım doğal gaz boru hattı projesinin devreye girmesiyle özellikle BOTAŞ ile iş birliklerini arttırmak istediklerini söyledi.

Mihaylov, BOTAŞ ve Rus gazıyla ilişkili diğer büyük doğal gaz şirketlerini önemli ortaklar olarak gördüklerini ifade ederek, "Özellikle Türk Akım projesinde, doğal gaz pompa ekipmanları ve teknik motorlar tedarik etmek istiyoruz. Bu konuda Türk şirketler ile de motor ve ekipmanların hizmeti ve bakımı konusunda iş birliği yapmak arzusundayız." diye konuştu.

 

"RUSYA OLARAK BİRÇOK ALANDA İŞBİRLİĞİNE HAZIRIZ"

 

UralVagonZavod şirketinin Genel Müdürü Aleksandr Potapov ise Türkiye'nin çok önemli bir tarihe sahip olduğunu, Rusya için bu pazarın büyük önem taşıdığını vurguladı.

Potapov, Türkiye'de özellikle yol, demir yolu ve altyapı projeleriyle ilgilendiklerini belirterek, "Türkiye hazırsa, biz Rusya olarak birçok alanda iş birliğine hazırız." dedi.

Milli buğdaya 4 yeni çeşit ekleniyor Meltem, Doruk, Ünsal, Poyraz
Okunma Sayısı : 668   
24.7.2017 00:00:00

Milli tohum üretme çalışmaları kapsamında geliştirilen "Meltem", "Doruk", "Ünsal" ve "Poyraz" isimli buğday tohumları, tescil edildikten sonra toprakla buluşacak.

 

 

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından sürdürülen milli tohum üretme çalışmaları kapsamında geliştirilen "Meltem", "Doruk", "Ünsal" ve "Poyraz" isimli 4 yeni buğday tohumu, toprakla buluşmak için gün sayıyor.

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Buğday Şube Şefi Ziraat Yüksek Mühendisi Rıza Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1963 yılında kurulan enstitüde tohum ıslah çalışmalarına başlandığını, şu ana kadar 14 ekmeklik, 9 makarnalık buğday ve 1 tritikale çeşidinin tescil ettirilerek çiftçilerin hizmetine sunulduğunu söyledi.

Islah çalışmalarının süreklilik arz ettiğini ve enstitüdeki uzmanların çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Ünsal, "Şu anda da 3 tane ekmeklik buğday, 1 tane de makarnalık buğday olmak üzere 4 tane adayımızın tescil süreci devam ediyor. Bunlar önümüzdeki yıllarda tescil olduktan sonra çiftçimizin hizmetine girecektir." dedi.

"Meltem, Doruk, Ünsal, Poyraz"


Ünsal, Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi'de tescil aşamasında olan tohumlardan "Meltem", "Doruk", "Ünsal"ın beyaz taneli ekmeklik buğday, "Poyraz"ın ise makarnalık buğday çeşidi olduğunu ifade etti.

Dört yeni çeşidin de verim ve dayanıklılık potansiyelinin yüksek olduğunu aktaran Ünsal, "Bu 4 çeşidimiz de özellikle yaprak hastalıklarına karşı dayanıklılık arz ediyor. İlaçlama en büyük sorun. Bu şekilde dayanıklı çeşit geliştirerek ilaç kullanımını ve çevre kirliliğini azaltmak en büyük hedeflerimiz arasında geliyor. Tabii burada hem verimi hem de kaliteyi ön planda tutuyoruz. Bunlar verim olarak çiftçimizi tatminkar edecek adaylar, kalite olarak da sanayicimizin talep ettiği kaliteyi sağlayacak olan çeşit adayları." ifadelerini kullandı.

Dört buğday çeşidini Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki çiftçilerin kullanabileceğini belirten Ünsal, hedeflerinin yerli buğday üretimini artırarak ithal buğdayın önüne geçmek olduğunu kaydetti.

Islah süresi kısaltılıyor


Ziraat Mühendisi Seda Pelit ise yeni ıslah türlerine ilişkin sürelerin yapılan çalışmalarla kısaldığını söyledi.

Klasik ıslah yönteminde melezlemeye dayalı bir çalışma yapıldığını, bitkiyi her yıl saflaştırmak amacıyla tekrar tekrar ekildiğini anlatan Pelit, 7-8 yıl alan bu ekimler sonucunda saflaştığı düşünülen bitkinin verim denemelerine alındığını kaydetti.

Son dönemde kullanılmaya başlanan biyoteknolojik yöntemlerden biri olan anter kültürü tekniğini enstitüde kullanmaya başladıklarını aktaran Pelit, "Normalde klasik ıslah metoduyla bir çeşidin ortaya çıkması 12-13 yılı alırken bu metodu kullanarak bu süreyi 5 - 6 yıl kısaltmak mümkün." dedi.

Savunma sanayisinde yolumuza devam ediyoruz
Okunma Sayısı : 604   
13.8.2017 00:00:00

Savunma Sanayii Müsteşarı Demir, Almanya'nın, Türkiye ile savunma projelerini gözden geçireceği ve donduracağı iddialarına ilişkin, "Yolumuza devam ediyoruz. Alınabilecek bir karar belki bazı projeleri biraz yavaşlatır ama sonucu etkilemez." dedi.

 

 

Türkiye ile Almanya arasında son dönemde gerilen ilişkilerde, iki ülke arasındaki savunma sanayisi projeleriyle bu alandaki ticari ilişkiler üzerinden verilen mesajlar dikkati çekiyor.

 

Türkiye'nin silah, mühimmat ve savunma malzemesi konusundaki taleplerine zaman zaman olumlu yanıt vermeyen Almanya'dan, son gelişmeler üzerine çeşitli kaynaklarca, "Türkiye ile yeni savunma projelerinin gözden geçirileceği ve donduracağı", "Yeni silah ihracatına izin verilmeyeceği" iddiaları dile getirildi.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere tüm savunma ve güvenlik unsurlarının ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yürüten Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM), bu gelişmeleri yakından izliyor.

 

Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, Almanya kaynaklı iddiaların hatırlatılması üzerine AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Biz yolumuza devam ediyoruz. Bu yönde alınabilecek bir karar belki bazı projeleri biraz yavaşlatır ama sonucu etkilemez. Milli ve yerli sistemler konusundaki motivasyonumuzu artırır. İnsan yapısı ise daha iyisini yaparız." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'ye mobilya ihracatını 5 yılda 4 kat artırdık
Okunma Sayısı : 602   
22.7.2017 00:00:00


Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Başkan Vekili Cüneyt Yanıkçıoğlu, dünyanın 5'inci büyük mobilya ihracatçısı ABD'ye önemli miktarda mobilya ihraç eder hale geldiklerini, bu ülkeye mobilya ihracatını son 5 yılda 4 kat artırdıklarını bildirdi.

 

 

Yanıkçıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk mobilyacıların son 15 yılda çağ atladığını belirterek, geçen yıl 204 gümrük noktası aracılığıyla 170'ten fazla ülkeye Türk mobilyası ihraç edildiğini söyledi.

Sektörün 2002'de sadece 200 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini kaydeden Yanıkçıoğlu, söz konusu rakamın 15 yılda 12 katına çıktığını, 2016'yı 2,5 milyar dolarlık ihracatla kapattıklarını hatırlattı.

Yanıkçıoğlu, ihracatta 2017 hedeflerinin 3 milyar dolar, 2023 hedeflerinin ise 10 milyar dolar olduğunu bildirdi. 

"Üretimde son 15 yılda yüzde 238'lik artış yaşandı"
Cüneyt Yanıkçıoğlu, 2002'de 1,7 milyar dolar olan mobilya üretiminin halihazırda 5,7 milyar dolar seviyesine çıktığını, üretimde son 15 yılda yüzde 238'lik artış yaşandığını kaydetti.

Türkiye'nin şu anda dünyada 13'üncü büyük mobilya üreticisi olduğunu belirten Yanıkçıoğlu, "2002'den bu yana mobilyada ihracat kilogram değerini 2 dolardan 3,7 dolara çıkardık. Türkiye'nin kilogram başına ihracat değeri ortalama 1,4 dolardır. Mobilya sektörü bu anlamda büyük bir başarıya sahip." şeklinde konuştu.

Yanıkçıoğlu, halihazırda 580 Türk mobilya şirketinin 1 milyon dolar ve üzerinde ihracat yaptığını ifade ederek, 2000'li yılların başında mobilya üretiminin yüzde 13'ünün ihraç edilirken, bugün bu rakamın yüzde 34'e çıktığını söyledi. 

ABD'ye mobilya ihracatı 26 milyon dolardan 00 milyon dolara çıktı
MOBSAD Başkan Vekili Yanıkçıoğlu, özellikle önemli pazarlara girdiklerini, dünyanın dört bir köşesine ulaştıklarını ifade ederek, tasarım ve el işçiliğinin öne çıktığı ürünlerle son yıllarda Türk mobilyası ihracatının arttığını, bu ürünlerden yüksek katma değer elde edildiğini anlattı.

Katma değeri yüksek ve el işçiliği mobilyaların, ihracat hedeflerinin yakalanması konusundaki önemine işaret eden Yanıkçıoğlu, "Çin'den kaliteli, İtalya'dan ucuz" algısını kırıp dünyada "Türk mobilyası" algısını oluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Dünyanın dört bir yanına katma değeri yüksek ürünler ihraç ettiklerini, ABD'nin de bu ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Yanıkçıoğlu, şöyle devam etti:

"Dünyanın 5'inci büyük mobilya ihracatçısı ABD'ye önemli tutarda mobilya ihraç eder hale geldik. Bu ülkeye son 5 yılda mobilya ihracatını 4 kat artırdık. Bu ülkeye 2011'de 26 milyon dolarlık ihracat yapılıyordu. İhracatımız şu anda yıllık 100 milyon doları bulurken, burada başı katma değeri yüksek el yapımı özel mobilyalar çekiyor. Türk mobilyası, Avrupa'dan sonra ABD'li tüketiciden de tam not aldı."

Bosch'tan Türkiye'de 650 milyon liralık yatırım
Okunma Sayısı : 632   
21.7.2017 00:00:00

Bosch Türkiye ve Ortadoğu Başkanı Steven Young, "Yatırımlarımıza 2017'de devam ediyoruz. Bu sene Türkiye'ye grup olarak 650 milyon lira yatırım yapıyoruz ve bu yatırımın aslan payı da Bursa'ya gelecek." dedi.

Bursa'da bir restoranda basın mensuplarıyla bir araya gelen Young, kentin Bosch için çok önemli bir yerleşke olduğunu belirterek, "Türkiye'de, Bursa bizim kalemiz diyebiliriz." ifadesini kullandı.

Young, 2016'nın Bosch global için iyi bir yıl olduğunu, firmanın geçen sene dünyadaki cirosunu yüzde 3,6 büyütüp 73,1 milyar dolara çıkardığını, çalışan sayısını da 390 bine yükselttiğini söyledi.

Bosch Türkiye'nin de geçen sene büyüdüğünü, cirosunu yüzde 14'lük artışla 12 milyar liraya çıkardığını anlatan Young, "Yatırımlarımıza devam ettik ve grup olarak Türkiye'ye 750 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. Bu anlamda Bosch'un globalinde Türkiye 4. en büyük yatırımı çekmiştir. Bu anlamda Türkiye, Bosch için çok önemli bir ülkedir." diye konuştu.

Young, istihdamını da artıran Bosch Türkiye'nin çalışan sayısının 17 bini aştığını, bu anlamda Türkiye'nin Avrupa'da Almanya'dan sonra en büyük, dünyada ise 5'in büyük ülke konumunda bulunduğunu belirtti.

"Avrasya Tüneli"nin güvenlik sistemleri Bosch'tan
Bosch'un Türkiye'deki operasyonları hakkında bilgi veren Young, "Güvenlik sistemlerimizde çok prestijli bir projeye imza attık. İstanbul'daki iki kıtayı birbirine bağlayan Avrasya Tüneli'nin tüm güvenlik kameralarını, yazılım, donanım ve tamamen bunun işletmesini Bosch yaptı." dedi. 

"Yatırımlarımıza devam ediyoruz"
Bu seneye yönelik gerçekleşme ve beklentilere de değinen Young, şöyle devam etti:

"2017'nin ilk 6 ayını, 2016'nın eş dönemiyle mukayese edersek yüzde 10 üzerinde gidiyoruz. Tahminlerimize göre de bu seneyi, bir evvel ki seneye göre en az yüzde 10 büyümeyle kapatacağımızı öngörüyoruz. Yatırımlarımıza 2017'de devam ediyoruz. Bu sene Türkiye'ye grup olarak 650 milyon lira yatırım yapıyoruz ve bu yatırımın aslan payı da Bursa'ya gelecek."

Young, Bosch'un, "dizel ve benzinli" ve "fren ve hidrolik" sistemleri üreten tesisler özelinde büyümeye devam ettiğini belirterek, özellikle fren sistemlerinde kapasite artırdıklarını, 1,3 milyon araca hizmet eden eski yerleşkenin, kapasite artırımıyla 2,2 milyon araca hizmet verebilecek bir duruma geldiklerini bildirdi.

Sanayi 4.0
Bosch'un 2011 yılında Alman hükümetiyle "Sanayi 4.0"ı başlattığını ve dünyaya lanse ettiğini söyleyen Young, "Dünya çapında 250 üretim tesisimiz var ve bunların 100'den fazlası şu anda 'Sanayi 4.0' uyumlu olarak çalışıyor. Bursa'daki dizel fabrikamız da Manisa'daki termoteknik ve Çerkezköy'deki fabrikamız da bu 100 fabrikanın içinde yer alıyor. Yani 2014 yılından itibaren biz Bosch olarak Türkiye'de bu uygulamaları fabrikalarımızda başlatmış durumdayız." dedi. 

"Yatırımlarımızı hiç etkilemedi"
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Young, "Türkiye ile Almanya arasında yaşanan sıkıntılar yatırımları etkiledi mi?" şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:

"Geçen sene yaptığımız yatırımları sizinle paylaştım, bu seneki rakamları da paylaştım. Bilakis hiç etkilemedi, biz planladığımız şekilde yatırımlarımızı gerçekleştirdik. İlaveten şunu da söylemek isterim; şu anda yatırım için oldukça iyi bir ortam var. Teşviklerden yaklaşırsak olaya, cazip teşvikler var Türkiye'de. Geçen sene biz otomotiv alanında en çok teşvik alan firma seçildik. Bu da Bosch'un Türkiye'deki operasyonları ve Türkiye'ye olan güveninin göstergesidir."

Young, "15 Temmuz'un yatırım kararlarına bir etkisinin olup olmadığı" yönündeki soruyu ise "Biz Türkiye'deki yatırımlarımıza devam ediyoruz. 106-107 yıldır Türkiye'deyiz. Türkiye çok şeyler gördü bu dönem içinde ve biz artan bir şekilde Türkiye'deki varlığımızı devam ettirdik. Kısa vadeli olaylar, bizim uzun vadeli perspektiflerimizi etkilemiyor." sözleriyle yanıtladı.

ASELSAN değerini 2'ye katladı
Okunma Sayısı : 760   
20.7.2017 00:00:00

Türkiye'nin savunma sanayisi ve yüksek teknolojideki öncü şirketlerinden ASELSAN, faaliyet alanlarındaki başarısının yanı sıra borsada da dikkat çekici bir performans ortaya koyuyor.

 

 

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksinin art arda rekorlar kırdığı bir dönemde ASELSAN da değerine değer kattı.

Borsa İstanbul'da 1990 yılından bu yana işlem gören ASELSAN'ın halka açıklık oranı yüzde 15,30 düzeyinde bulunuyor.

ASELSAN hisse senedi önceki yıllarda olduğu gibi 2016'da da Borsa İstanbul'da işlem gören diğer hisse senetlerinden pozitif ayrıştı. BIST 100 endeksi yıl boyunca yatırımcılarına yüzde 9 seviyesinde kazandırırken, ASELSAN hisse senedi yatırımcılarına yüzde 51 getiri sağladı.

Şirketin hisse senedi geçen yıl en düşük 8,38, en yüksek 12,71 lira seviyelerini gördü. Piyasa değeri geçen yılın sonunda 12 milyar 710 milyon lira olan şirket, 2016'yı borsanın en değerli 16'ıncı şirketi olarak kapattı.

BIST 100 endeksinin aralıksız 7,5 aydır devam eden yükseliş trendi ASELSAN'ın performansıyla birleşince şirket hem değerine değer kattı hem de yatırımcısına kazandırdı.

ASELSAN hisse senedi birçok gün hem en çok kazandıran hem de en fazla işlem gören hisseler arasında yer aldı. Şirketin hisse değeri dünkü kapanışta 23,98 lirayı gördü. Şirket hissesinin yılbaşından bu yana getirisi yüzde 88,89'a karşılık geldi.

Bu gelişmelerle birlikte ASELSAN'ın piyasa değeri yaklaşık 24 milyar liraya ulaştı. Şirket böylece en değerli şirketler arasında kendine 9. sırada yer buldu. ASELSAN bu performansıyla Türk Telekom, Sabancı Holding, BİM Mağazalar, Yapı ve Kredi Bankası, Arçelik, Türkiye Halk Bankası, Vakıflar Bankası, Ford Otosan, Tofaş Otomobil Fabrikası, Anadolu Efes, Türk Hava Yolları gibi Türkiye ekonomisinin önde gelen aktörlerini geride bıraktı.

Siparişlere yenileri eklendi
ASELSAN, geliştirdiği teknolojiler ve ortaya koyduğu çözümlerle geçen yıl yurt içinden ve dışından birçok yeni iş aldı. ASELSAN'ın elindeki işlerin ekonomik büyüklüğü 2016'da bir önceki yıla göre yüzde 44 artarken, 6,2 milyar dolarlık sipariş büyüklüğüne ulaşıldı.

Şirket yılın ilk yarısında da elindeki işlere yenilerini ekledi. ASELSAN, bu dönemde Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, BMC, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi, Nurol Makina, OTOKAR ve bir yabancı müşteriyle sözleşmeler yaptı.

ASELSAN, bu sözleşmelerle güdüm kiti, elektronik harp sistemi, mobil gözetleme aracı, SARP-DUAL Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, SARP Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, komando modernizasyonu elektro optik sistemi tedarikleri, helikopter platformları ihtiyaçlarının karşılanması, M60T tanklarının modernizasyonu ve ASELPOD Elektro Optik Hedefleme Sistemi entegrasyonu görevlerini üstlendi.

Kuruluş, 6 aylık dönemde aldığı siparişlerle ciddi bir ekonomik büyüklüğe ulaşmış oldu. Siparişlerin ekonomik büyüklüğü 459 milyon lira, 323 milyon avro ve 302 milyon doları buldu.

'Doğu'nun Çukurovası'nda çiftçiler yeniden pamuğa yöneliyor
Okunma Sayısı : 1056   
21.7.2017 00:00:00

Sahip olduğu iklim ve toprak yapısıyla birçok tarım ürününün yetiştirilmesine olanak sağlayan Iğdır'da, pamuk üretimi yeniden yaygınlaştırılmaya çalışılıyor.

 

Mikroklima iklimi ve toprak yapısı sayesinde birçok tarım ürününün yetiştirilmesine olanak sağlayan ve bu nedenle de "Doğu'nun Çukurovası" olarak anılan Iğdır'da, pamuk üretiminin yeniden yaygınlaştırılması için çalışmalar yapılıyor.

Ağrı Dağı'nın eteklerinde, İran, Azerbaycan ve Ermenistan sınırında bulunan tarım arazilerinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün yönlendirmesiyle bir süre önce deneme amaçlı yapılan pamuk üretiminde başarı sağlandı. İlin pamuk üretiminin giderek artırılması ve kentin yeniden ülke ekonomisine bu ürün üzerinden katkı sağlaması hedefleniyor. 

 

Kentteki çiftçilerin yaklaşık 30 yıl öncesine kadar pamuk ektiklerini, hatta bu sayede şehre fabrika kurulduğunu anlatan Yolcu, "İklim değişikliği ve vatandaşlarımızın başka ürünlere yönelmeleri sebebiyle pamuk ekim alanları yok denilecek kadar az seviyelere düştü. İlk olarak geçen yıl yaklaşık 3 bin dönüm alanda ekim yapıldı. Kurum olarak yaklaşık 15 çeşit tohum üzerinde ekim ve çeşit açısından çalışmamız var." dedi.

"Iğdır pamuğunun lif kalitesi çok iyi"

 

Dünyada Çin, Amerika, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan gibi ülkelerde pamuk ekiminin yapıldığını, Türkiye'nin de pamuk üretiminde dünyada ilk 10 ülke arasında bulunduğunu dile getiren Yolcu, şöyle devam etti:

"Iğdır pamuğunun ayrı bir kalitesi var. Bu, yapılan analiz sonuçlarında belirlenmiştir. Iğdır pamuğunun lif kalitesi diğer bölgelerde üretilenlerin lif kalitesinden çok daha iyi. İnşallah buradaki pamuk üretimi artar ve kullanılmayan tarım alanlarında pamuk üretilir. Böylece hem ilimiz hem ülkemizin ekonomisi bu üretimden faydalanır."

Gaziantep'ten 'Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu' listesine giren firma sayısı arttı
Okunma Sayısı : 1028   
21.7.2017 00:00:00

İstanbul Sanayi Odasının gerçekleştirdiği 2016 araştırmasında Gaziantep'ten listeye giren firma sayısı önceki yıla göre 2 artışla 32 oldu.

 

 

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" 2016 yılı araştırmasında, Gaziantep'ten listeye giren firma sayısı önceki yıla göre 2 artışla 32'ye yükseldi.

Gaziantep Sanayi Odasından (GSO) yapılan yazılı açıklamaya göre, Gaziantep'ten listeye giren sanayi kuruluşlarının önceki yıl 4 milyar 140 bin 663 lira olan üretimden satışları, yüzde 16,5 artarak 4 milyar 823 bin liraya yükseldi.

Gaziantep, 500 firmanın üretimden satışlarının yüzde 5,87'sini tek başına karşıladı.

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu, İSO tarafından yapılan araştırmanın sonucunu değerlendirdi.

Konukoğlu, açıklanan ikinci 500'de çıkan tablonun Gaziantep sanayisinin gurur tablosu olduğunu belirterek, "Firmalarımızı yürekten kutluyorum. Sanayiciler olarak bütün olumsuzluklara rağmen gece gündüz demeden var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Ülkemizin ihracatına ve büyümesine daha fazla katkı sunmak için gayret göstermeye devam edeceğiz. Bu şehir bizim şehrimiz, bu başarı hepimizin başarısı." ifadelerini kullandı.

İkinci 500 Sanayi Kuruluşu iller sıralamasına göre beşinci sıradan üçüncü sıraya yükseldiklerini vurgulayan Konukoğlu, 2016 yılı zorlu bir yıl olmasına rağmen İSO 1000'de Gaziantep'ten toplam 58 firmanın yer almasının kolay bir iş olmadığını ifade ederek, "Taşın altına elini değil, gövdesini koyan bütün sanayicilerimize çok teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum." açıklamasında bulundu.

Konukoğlu, şunları kaydetti:

"Firmalarımızın, listede hem sayı, hem de basamak olarak yükselmesi mutluluk verici. Gaziantep'in ve Türkiye'nin gelişmesi için sanayiciler olarak her şeye rağmen var gücümüzle çalışmaya devam ettik, edeceğiz. Belirlediğimiz hedeflere ulaşmak için daha çok çalışacağız."


92 tane Haberden 81 - 92 arası gösteriliyor
Sayfalar :1 - 2 - 3 - 4 - 5Geri · İleri
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?