Hollanda'dan dünyanın ilk yaşanabilir 3 boyutlu baskı evleri
Okunma Sayısı : 285   
14.6.2018 18:27:44

 

Dünyanın ilk 3 boyutlu (3D) yazıcıdan çıkma, beton ve aynı zamanda yaşanabilir evleri, yakında Hollanda'nın Eindhoven kentinde inşa edilmeye başlanıyor.

 

Daha önce de 3D yazıcıyla evler yapılmıştı ancak hiçbiri insanların yaşamasına uygun değildi.

 

Bu yaratıcı projenin ardındaki Hollandalı ekip, yeni sistemin, inşaat sektöründe "devrim" niteliği taşıyacağını, başka enerji ve çevre dostu ev tasarımlarının önünü açacağını savunuyor.

 

Emlak geliştirme uzmanları, bu projenin Hollanda'da duvarcı sıkıntısına çözüm getirmenin yanı sıra inşaat sırasında çevreye verilen zararı ve maliyetleri de en aza indireceği görüşünde.

 

"Milat Projesi" olarak anılan sitenin inşaatı sırasında normale kıyasla çok daha az çimento kullanılacak.

 

Projeye Eindhoven Teknoloji Üniversitesi de destek veriyor.

 

Tesisat da 3 boyutlu yazıcıyla üretilecek


Kullanılan 3D yazıcı, esasen dev bir robot kol şekline sahip ve kremşanti kıvamında özel bir çimento püskürten bir de başlığı bulunuyor.

 

Uygulama sırasında çimento, mimarın tasarımına uygun bir şekilde dökülüyor; duvar oluşturmak için kat üstüne kat geçiyor, bu sayede duvar daha da sağlamlaşıyor.


İnşaat firması Van Wijnen'deki yöneticilerden Rudy van Gurp, "Artık ev inşaatında kullanılan kalıplara ihtiyacımız yok; dolayısıyla gereğinden fazla çimento kullanmamız da söz konusu olmayacak" diye konuştu.

 

İlk etapta yeni evlerin iç ve dış duvarları tamamen yazıcıyla üretilecek.

 

3 katlı ve 3 odalı planlanan beşinci ev bittiğinde, kanalizasyon boruları ve diğer gerekli tesisatın da 3D yazıcı kullanılarak evlerin yapıldığı yerde üretilmesi ve bu şekilde maliyetin daha da düşmesi umuluyor.

 

Ancak evlerin temeli yine geleneksel yöntemlere uygun şekilde atılacak.

 

Akıllı evlere geçiş


Buna ek olarak 3D yazıcı kullanımı, yapının herhangi bir yerine kablosuz alıcılar yerleştirilmesine ve bu sayede ışık, ısıtma ve güvenlik kontrollerinin iç içe geçip evin tamamen "akıllı olmasına" da fırsat verecek.

 

Van Gurp, 3D yazıcı kullanımı yaygınlaştıkça insanların kendi zevklerine göre ev inşa etmelerinin de kolaylaşacağına inanıyor.

 

İlk etapta 'üretilecek' beş ev, 2019'da satışa sunulacak.

 

Emlakçılar, evlerin tasarım fotoğraflarını internet sitelerine koyalı bir hafta bile geçmeden 20 aileden başvuru geldiğini söylüyor.

 

 

BBC

Merkez Bankası: İyileşme ve hedeflerle uyum sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir
Okunma Sayısı : 422   
31.5.2018 02:46:03

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde, "Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme ve hedeflerle uyum sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir." denildi.

 

Kurulun 23 Mayıs'taki toplantısına ilişkin yayımlanan özette, yakın dönem gelişmelerinin değerlendirerek 25 Nisan'daki toplantıda ele alınan ve Enflasyon Raporu'nda yer alan risk senaryolarının gözden geçirildiği ifade edildi.

 

Özette, yakın dönemde, gelişmiş ülkelerde finansal koşullar sıkılaştığı belirtilerek, "Güçlü talep koşulları ve emtia fiyatlarındaki yükselişe bağlı olarak enflasyonun hızlanması ihtimali bu ülkelerin para politikalarında öngörülenden hızlı bir sıkılaşma sürecini tetikleyebilecek bir risk oluşturmaktadır. Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed), 2018 yılının geri kalanında üç faiz artışı daha yapma olasılığı yükselmiş ve ABD tahvil getirileri artmıştır.

 

 

Değerlenme eğilimine giren doların da etkisiyle, yakın dönemde küresel finansal piyasalarda dalgalanmalar meydana gelmiş, gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısı bozulmuş, döviz kurlarında değer kaybı ve oynaklık artışının yanı sıra portföy akımlarında zayıflama gözlenmiştir." değerlendirmelerine yer verildi.

 

Küresel finansal piyasalardaki dalgalanmanın yurt içi finansal koşullar üzerinde sıkılaştırıcı etkileri olduğu bildirilen özette, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra enflasyon ve cari açık gibi makro göstergelerdeki görünümün, Türkiye'nin küresel dalgalanmalara olan hassasiyetini artırdığı vurgulandı.

 

Özette, şunlar kaydedildi:

 

"Risk primindeki yükseliş ve portföy akımlarındaki azalışa bağlı olarak Türk lirası diğer gelişmekte olan ülkelerin para birimlerine kıyasla daha fazla değer kaybetmiş ve daha dalgalı bir seyir izlemiştir. Türk lirasındaki değer kaybetme eğilimi mayıs ayının üçüncü haftasından itibaren ivmelenerek iktisadi temellerle uyumlu olmayan sağlıksız fiyat oluşumlarına işaret etmiştir.

 

Bu doğrultuda Merkez Bankası, piyasalarda gözlemlenen sağlıksız fiyat oluşumları ve aşırı oynaklıkların enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini gözeterek, 25 Nisan tarihli toplantıdan bugüne döviz piyasalarına yönelik bazı düzenlemeler yapmıştır. Bu düzenlemelerin amacı, aşırı oynaklık dönemlerinde piyasanın ihtiyacı olan likiditeyi zamanında, kontrollü ve etkili bir şekilde sağlamaktır."

 

Piyasalara yönelik önlemler


Özette, 7 Mayıs tarihli duyuru ile rezerv opsiyonu mekanizması kapsamında döviz imkân oranı üst sınırının yüzde 55'ten yüzde 45'e düşürülerek dilim aralıklarının yeniden belirlendiği anımsatıldı.

 

Söz konusu değişiklikle bankalara döviz likiditesi sağlandığı ve Türk lirası likidite koşullarının sıkılaştırıldığı belirtilen özette, 9 Mayıs tarihli duyuru ile günlük olarak düzenlenen "Türk Lirası Depoları Karşılığı Döviz Depoları" ihale tutarının 1,25 milyar dolardan 1,5 milyar dolara yükseltildiği bildirildi.

 

Özette, bu değişiklik ile en fazla 6,25 milyar dolar olan söz konusu ihalelerin toplam bakiyesinin 7,5 milyar dolara ulaşabilmesinin sağlandığı ifade edildi.

 

Aynı tarihli duyuru ile 2018 yılının ikinci çeyreğinde gerçekleştirilecek Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihalelerine ilişkin takvimin güncellendiği hatırlatılan özette, açıklanan takvime göre, söz konusu ihaleler yoluyla oluşacak vadeli döviz satım pozisyon tutarının 7,1 milyar dolara yükseltildiği aktarıldı.

 

"Üretici fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskılar güçlendi"


Özette, makroekonomik görünüm ve politika faizine ilişkin şu değerlendirmeler yapıldı:

 

"Bir önceki toplantıda, Kurul, Türkiye ekonomisinin, maliyet yönlü enflasyon baskıları ile karşı karşıya olduğu bir duruma portföy çıkışlarının da eşlik etmesini risk senaryosu olarak değerlendirmiş; böyle bir durumda döviz kurlarındaki artışın tüketici fiyatları ve genel olarak finansal istikrar üzerindeki olası yansımalarının para politikası tepkisinde belirleyici olacağını değerlendirmiştir.

 

Nisan ayında tüketici fiyatları yüzde 1,87 artmış, yıllık enflasyon 0,62 puan yükselerek yüzde 10,85 olmuştur. Enflasyondaki yükselişte petrol fiyatları ve döviz kuru gelişmelerine bağlı olarak yükselen enerji ile temel mal grubu fiyatları etkili olmuştur.

 

Temel mal grubundaki gelişmelere bağlı olarak çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonları ve ana eğilimleri yükselmiştir. Gıda yıllık enflasyonu işlenmemiş gıda fiyatları öncülüğünde gerilerken, B ve C endekslerinde yıllık enflasyon sırasıyla 0,59 ve 0,80 puan artarak yüzde 12,54 ve yüzde 12,24 olarak gerçekleşmiştir.

 

Bu dönemde üretici fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskılar bir önceki aya kıyasla güçlenmiş, talep koşulları maliyet şoklarının enflasyon üzerinde hissedilir olmasında rol oynamıştır."

 

Özette, enflasyonun yüksek seviyeleri ve enflasyon beklentilerindeki artışın, fiyatlama davranışlarına ilişkin riskleri canlı tuttuğu belirtildi.

 

Yayılım endekslerinin, ekonomik birimlerin fiyat artırma eğiliminin oldukça güçlendiğine işaret ettiği bildirilen özette, enflasyonun ana eğilimine dair göstergelerin katılık sergilemesi ve çekirdek enflasyon seviyelerinin yüksek seyretmesinin fiyatlama davranışı üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği, bunlara ilave olarak yakın dönemde başta petrol olmak üzere ithalat fiyatlarının yükselmesinin de söz konusu riskleri artırdığı değerlendirildi.

 

"Sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecek"


Özette, 2018 yılının ilk çeyreğinde güçlü seyreden iktisadi faaliyetin, ikinci çeyrekte ana eğilimine yakınsamaya başladığının görüldüğü ifade edildi.

 

Toplam talep koşullarının enflasyon üzerindeki etkisinin kademeli olarak zayıflamaya devam edeceği öngörüsünün korunmakla birlikte, son dönemde Türk lirasındaki değer kaybıyla oldukça belirginleşen maliyet yönlü baskılar ve bunun olası ikincil etkilerinin enflasyon görünümünü olumsuz etkilediği vurgulanan özette, şunlar kaydedildi:

 

"Özetle, yakın dönemde piyasalarda gözlenen sağlıksız fiyat oluşumları ve enflasyon beklentilerinde süregelen yükseliş genel fiyatlama davranışlarına dair riskleri artırmıştır. Bu değerlendirmeler doğrultusunda kurul, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir.

 

Bu çerçevede, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde borç verme faiz oranı yüzde 13,5'ten yüzde 16,5'e yükseltilmiştir. Kurul, ayrıca toplantıda para politikasının öngörülebilirliğini artırmak ve aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla operasyonel çerçevenin kısa süre içinde sadeleştirilmesi hususunda mutabık kalmıştır.

 

TCMB fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme ve hedeflerle uyum sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir.

 

Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir."

 

Merkez Bankasından faizde sadeleşme hamlesi
Okunma Sayısı : 227   
28.5.2018 12:47:02

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), para politikası operasyonel çerçevesine ilişkin sadeleşme sürecinin tamamlandığını, uygulamaya 1 Haziran 2018'de başlanacağını bildirdi.

TCMB'nin, para politikası operasyonel çerçevesine ilişkin basın duyurusu, bankanın resmi internet sitesinde yayımlandı.

Duyuruda, para politikası operasyonel çerçevesine ilişkin sadeleşme sürecinin tamamlanmasına karar verildiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Bu doğrultuda, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı Merkez Bankası politika faizi olacaktır. Bu oran, mevcut fonlama faizine (yüzde 16,50) eşitlenecektir. Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranları bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla eksi/artı 150 baz puanlık bir marj ile belirlenecektir. Yeni operasyonel çerçevenin uygulanmasına 1 Haziran 2018'de başlanacaktır. Teknik ayrıntılar ayrıca duyurulacaktır."

Bu arada, Merkez Bankası "Fonlamanın haftalık vadeye kaydırılması için bir haftalık geçiş süreci öngörülmüştür. Bu süreçte, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin mevcut para politikası duruşuyla uyumlu gerçekleşmesi amacıyla 7 Haziran 2018'e kadar (dahil) gecelik borç verme ve Geç Likidite Penceresi faiz oranları yüzde 16,5 olarak uygulanacaktır." açıklamasında bulundu.

Açıklamada, "Bankalararası Para Piyasası'nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede gerçekleştirilebilecek Geç Likidite Penceresi işlemlerinde uygulanacak Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde sıfır olarak uygulanacak, borç verme faiz oranı ise belirlenen gecelik borç verme faiz oranına 150 baz puan eklenmesi yoluyla hesaplanacaktır. Para Politikası Kurulunca GLP faiz oranları ayrıca ilan edilmeyecektir." denildi.

Mobilyacılar KDV indirimi bekliyor
Okunma Sayısı : 253   
28.5.2018 12:31:08

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Konut sektöründe olduğu gibi mobilya sektöründe de KDV indirimine gidilmeli" dedi.

 

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, mobilya sektörünün hızla büyüdüğüne ve esnafın KDV oranında indirim beklediğine dikkat çekerek, "İhracatı, ithalatını dörde katlayan mobilya sektöründe, geçen yıl 2,7 milyar dolarlık ihracat yapıldı.

 

Konut sektöründe olduğu gibi mobilya sektöründe de KDV indirimine gidilmeli. Geçen yıl indirim sağlandığında, iç satışlar yüzde 40'a kadar artmıştı. Bu yıl da sektörü hızlandırmak gerekiyor" dedi.

 

 

Sektörde maliyetlerin yaklaşık yüzde 40 arttığını, son aylardaki mobilya satışlarında ise aynı oranlarda bir düşüş görüldüğünü belirten Palandöken, şunları söyledi:

 

"Her yıl ortalama 600 bin çift evleniyor. Evlenmeden önce en çok para harcanan kalem mobilya. Sektörde KDV'nin yüzde 18'den yüzde 8'e düşmesi 36 bin mobilya üreticisine, binlerce mobilya satıcısına ve yeni evlenecek çiftlere nefes aldıracak." 

 

"Yerli mobilya ürünleri de reklam desteğini hak ediyor"

 

Palandöken, Türk markalarının tanıtılmasında mobilya sektörünün önemli katkısı bulunduğunun altını çizerek, yerli mobilya ürünlerinin de reklam desteğini hak ettiğini belirtti.

 

 

Türkiye'nin, 140'tan fazla ülkeye dizi ve film ihraç ettiğini dile getiren Palandöken, şu açıklamaları yaptı:

 

"Bu dizi ve filmleri dünyanın her yerinden milyonlarca kişi izliyor. Bir sahnede Türk markalarının geçmesinin veya sponsorlar kısmında Türk markalarının yer almasının satışlara etkisi çok büyük. Ekonomi Bakanlığının, Türkiye'de çekilmiş, üretilmiş ve yurt dışında gösterimi, satışı yapılmış sinema, belgesel, TV dizisi, animasyon ve programlara 100 bin dolara kadar verdiği destek mobilya sektörünü de etkileyecektir."

 

AA

Perakende ve toptan fiyatlar arttı
Okunma Sayısı : 308   
1.5.2018 13:44:40

 

İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi 2018 nisan ayı itibarıyla yıllık ortalama yüzde 9,44, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yıllık ortalamada yüzde 11,90 oldu.

 

Perakende fiyatlar nisanda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,23 toptan fiyatlar ise yüzde 11,64 arttı.

 

Sektörler bazında değişim oranları


Perakende fiyatlar nisanda bir önceki aya göre; giyim harcamalarında yüzde 13,60, kültür, eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 1,98, ulaştırma ve haberleşme harcamalarında yüzde 0,95, gıda harcamalarında yüzde 0,87, konut harcamalarında yüzde 0,85, ev eşyası harcamalarında yüzde 0,51, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 0,24 artış gösterdi. Diğer harcamalar grubunda fiyat değişimi izlenmedi.

 

Nisan ayında toptan fiyatlar ise aylık bazda, gıda maddeleri grubunda yüzde 2,53, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 2,28, kimyevi maddeler grubunda yüzde 2,25, işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 2,19, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 0,54, mensucat grubunda yüzde 0,09 arttı. Madenler grubunda yüzde 0,05 azalış izlendi.

 

AA

İstanbul serbest piyasada Dolar ve Avro
Okunma Sayısı : 640   
13.4.2018 09:46:59

İstanbul serbest piyasada dolar 4,1050 liradan, avro 5,0630 liradan güne başladı.

 

Kapalıçarşı'da 4,1030 liradan alınan dolar, 4,1050 liradan satılıyor. 5,0610 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 5,0630 lira olarak belirlendi.

 

Dünkü kapanışta doların satış fiyatı 4,0910 lira, avronun satış fiyatı ise 5,0390 lira olmuştu.

 

AA

1,9 milyar liralık tarımsal destek ödemesi bugün başlıyor
Okunma Sayısı : 368   
6.4.2018 12:03:29

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, yaptığı yazılı açıklamada, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin bilgi verdi.

 

Üreticilere bu yıl verilecek toplam desteğin 1,9 milyar liralık kısmını bugünden itibaren ödemeye başlayacaklarını belirten Fakıbaba, "Ödemeler kapsamında yağlı tohumlu bitkiler desteği için 670 milyon lira, hububat ve baklagil desteği için 202 milyon lira, dane mısır desteği için 58 milyon lira, yaş çay prim desteği için 164 milyon lira, fındık alan bazlı gelir desteği için 838 milyon lira ve çay budama tazminatı için 2,5 milyon lira olmak üzere toplam 1,9 milyar liralık hibe desteği vereceğiz." bilgisini paylaştı.

 

Fakıbaba, destek ödemelerini bugün saat 18.00'den sonra üreticilerin hesaplarına aktarmaya başlayacaklarını, ödemelerin, gelen icmallere ve TC kimlik numaralarına göre gerçekleştirileceğini bildirdi.

 

Bu ödemelerle ocaktan itibaren üreticilere verilen nakit hibe tutarının 7,1 milyar liraya ulaşacağına dikkati çeken Fakıbaba, şunları kaydetti:

 

Böylelikle 2018 yılı için üreticilere vermeyi planladığımız toplam 14,5 milyar liralık tarımsal desteklerin yüzde 49'luk kısmını ödemiş olacağız. Vermiş olduğumuz bu destekler, tarıma sağladığımız nakit hibe kaynaktır.

 

Bunun yanında ayrıca arazi toplulaştırma ve tarımsal sulama yatırımları, tarımsal kredi sübvansiyonları, müdahale alımları ve ihracat destekleri gibi birçok kalemde tarıma önemli miktarlarda kaynak sağlıyoruz. Hükümet olarak her zaman üreticinin yanında ve ülkemiz tarımına değer katanların hizmetinde olmaya devam edeceğiz.

 

AA

Dünya Bankası'ndan Türkiye için olumlu açıklama
Okunma Sayısı : 359   
2.4.2018 11:49:50


Dünya Bankası Türkiye Direktörü Johannes Zutt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 2017 yılını çok iyi bir şekilde geçirdiğini ifade etti. 

 

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından hükümetin, yatırım konusunda özel sektörü cesaretlendirmek için çeşitli mali teşvikler verdiğini belirten Zutt, özel sektörün de buna aynı şekilde cevap verdiğini ve Türkiye'nin geçen yıl yüksek büyüme elde ettiğini söyledi.

 

Zutt, "2018-2019 yıllarında Türkiye'de büyümenin yüzde 4-5 arasında ılımlı bir şekilde gerçekleşmesini bekliyoruz." dedi.

 

Türkiye'nin 2017'nin üçüncü çeyreğinde gösterdiği büyümeye değinen Zutt, şunları kaydetti:

 

Ancak Türk firmaları, verimlilik konusunda aktif olmazsa bu seviyedeki büyümeyi sürdüremez. Türk şirketleri, Avrupa ve küresel değer zinciriyle iyi bir şekilde bütünleştiler ancak değer zincirinin en karlı kısmının üzerinde çalışmıyorlar. İleriye dönük olarak, Türk şirketlerinin, daha yüksek fiyatlar talep eden ürün ve servislerin inovasyonunda, bu ürün ve servislerde daha fazla gömülü teknoloji sağlamada daha iyi iş çıkarmaları gerekiyor.

 

Zutt, dünya ekonomisinde gömülü teknolojiye sahip kompleks ürünlere gelecekte daha çok talep olacağını ancak Türk şirketlerinin yüksek büyüme için bir adım olan gömülü teknoloji ürünlerinde şu ana kadar ilerleme kaydetmediğini söyledi. 

 

Türkiye'de hükümetle birlikte birçok alanda çalışıyoruz


Johannes Zutt, Türkiye ekonomisinin Avrupa ekonomisiyle yakından ilişkili ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımlarına karşı hassas olduğunu dile getirerek, Türkiye'nin, bu faiz artırımlarından ve yüksek petrol fiyatlarından kaynaklanan stresi yönetebilmesi, ayrıca AB ile ilişkilerini sürdürmesi gerektiğini vurguladı.

 

Zutt, "Türkiye'nin büyümesinin çoğu Avrupa ile gerçekleştirdiği işlerden kaynaklanıyor." dedi.

 

Dünya Bankası'nın Türkiye'ye verdiği desteklere değinen Zutt, "Dünya Bankası Türkiye'de enerji sektöründe aktif. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi'ne (TANAP) destek veriyoruz. Tuz Gölü'ndeki Doğalgaz Depolama Tesisi'nin büyütülmesi için hükümetle birlikte çalışıyoruz. Enerji iletim, dağıtım ve yenilenebilir enerji konularında çalışıyoruz." şeklinde konuştu.

 

Bu alandaki çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Zutt, Milli Eğitim Bakanlığı ile Suriyeli mültecilerin okullara entegrasyonu konusunda çalıştıklarını, ayrıca Sağlık Bakanlığı ile çeşitli alanlarda temas halinde olduklarını anlattı.

 

 

AA

Zeytinyağı'nda Hedef 100 bin tonla rekor
Okunma Sayısı : 348   
2.4.2018 11:36:57

 

Türk zeytinyağı ihracatçısı, 1 Kasım 2017'de başlayan ihracat sezonunun ilk 4 ayında gerçekleştirdiği performansla tüm zamanların dış satım rekorunun kırıldığı 2012-2013 sezonunun aynı dönemini geride bıraktı. Rekor sezona göre ihracat değer olarak yüzde 51 artışla 143 milyon 306 bin dolara ulaştı.

 

AA muhabirinin Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliğinden aldığı bilgiye göre, Türkiye'nin zeytinyağı ihracatında, 1 Kasım 2012-31 Ekim 2013 sezonunda gerçekleşen 92 bin tonluk dış satımla tüm zamanların rekoruna imza atılmıştı. Bu dönemki ihracat, 292 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.

 

1 Kasım 2017'de başlayan zeytinyağı ihracat sezonunun ilk 4 ayında ise Türk ihracatçısı yüksek bir performans ortaya koydu. 1 Kasım 2017-28 Şubat 2018 döneminde zeytinyağı ihracatı, rekor sezonunun aynı 4 aylık dönemine göre yüzde 15,6 artışla 30 bin 490 tondan 35 bin 246 tona çıktı.

 

Bu yıl birim başına ihracat değerindeki yükselişin de etkisiyle dış satımın değer olarak artışı ise yüzde 51'i bularak 94 milyon 742 bin dolardan 143 milyon 306 bin dolara ulaştı.

 

2017-2018 sezonunda "100 bin ton zeytinyağı ihracatı"nı hedefleyen sektör, yurt dışı pazarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.

 

Hedef 100 bin tonla rekor


Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Emre Uygun, AA muhabirine, Türk ihracatçısının son yılların en iyi performansını gösterdiğini söyledi.

 

Rekorun kırıldığı 2012-2013 sezonuna oranla ihracatta kayda değer ciddi bir yükseliş olduğuna dikkati çeken Uygun, şunları kaydetti:

 

Asıl önemlisi ihracat birim fiyatındaki artış. 2012-2013 sezonunda ton başına yaklaşık 3 bin dolar seviyesinde olan zeytinyağı ihracat ortalaması, bu sezon 4 bin doların üzerindedir. Önemli olan gelişme bu. Hem üreticimiz ürününü daha iyi değerlendirmiş hem de yurt dışında yükselen fiyatlardan ihracatçımız sonuna kadar faydalanmış.

 

Yurt dışı piyasasına ürün verebilecek kalitede ve miktarda üretim yaptığımız müddetçe ihracatımız devam edecektir.

 

Bu yıl Cumhuriyet tarihinin en yüksek üretim rakamının yakalandığını, kaliteyle birlikte ihracatın iyi gittiğini vurgulayan Uygun, "Bu sene zeytinyağında resmi rekolte rakamımız 287 bin ton. Yurt dışındaki, özellikle İspanya gibi zeytin üreticisi bir ülkedeki üretim rakamları, ortalamalarda 1,7 milyon ton iken bu sene 1,2 milyon ton olarak gerçekleşti.

 

Diğer üretici ülkelerde de bizim kadar üretim sıçraması olmadığı için Türkiye bu sene en büyük ihracat potansiyelini gösteren üretici ülke olarak öne çıktı." dedi.

 

AA

165 milyon avroluk hibeye başvuru süresi uzatıldı
Okunma Sayısı : 498   
21.3.2018 12:24:59

 

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) 164 milyon 706 bin avro hibe vereceği kırmızı et, kanatlı eti, süt ve yumurta üreten tarımsal işletme projeleri için online başvuru süresi 10 Nisan'a, kabul işlemlerinin süresi de 13 Nisan'a uzatıldı.

 

TKDK'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Avrupa Birliği'nin (AB) aday ve potansiyel aday ülkeler için oluşturduğu Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı kapsamında 21 Aralık 2017'de başvuru çağrı ilanına çıkılarak, girişimciler 42 ildeki TKDK il koordinatörlüklerine proje sunmaya davet edildi.

 

Çağrı ilanı kapsamında "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar" başlığı altında süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimi projeleri için 164 milyon 706 bin avroluk hibe bütçesi ayrıldı.

 

Söz konusu projelerin online başvuruları 2 Nisan'dan 10 Nisan'a, son teslim tarihi ise 5 Nisan'dan 13 Nisan'a uzatıldı.

 

Son teslim tarihinden sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek


Online sistem üzerinden doldurulan belgelerin çıktısı ve istenilen diğer evrakın 13 Nisan mesai bitimine kadar TKDK il koordinatörlüklerine teslim edilmesi gerekiyor. Son teslim tarihinden sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek ve ilave süre uzatımı yapılmayacak.

 

Başvurulara ilişkin detaylı bilgiye TKDK internet sitesinde (www.tkdk.gov.tr) yayımlanan "Başvuru Çağrı Rehberi"nden ulaşılabiliyor.

 

42 il hibe kapsamında


Hibe kapsamında Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat bulunuyor.

 

 

AA

Rusya'ya 100 milyon dolarlık ihracat kapısı açıldı
Okunma Sayısı : 436   
5.3.2018 21:25:27

Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı, Rusya'nın Türkiye'den nar, patlıcan, kabak, biber ve marula ithalatına yönelik kısıtlamayı kaldırma kararının 100 milyon dolarlık ihracat anlamına geldiğini bildirdi.

 

AA muhabirine açıklamalarda bulunan BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, Rusya Federasyonu Federal Bitki Karantina Servisinin (Rosselkhoznadzor) bugünden itibaren nar, patlıcan, biber, marul, sakız kabağı ve bal kabağının Türkiye'den ithalatına onay verdiğini duyurduğunu anımsattı.

 

Henüz resmi açıklama gelmese de karardan memnun olduklarını belirten Satıcı, "Resmi yazının gelmesiyle birlikte önümüzdeki günlerde bu ürün grupları için ihracatın önü açılmış olacak. Bu kararla yaklaşık 100 milyon dolarlık ihracat kapısı açılmış oldu. Meslektaşlarımız karardan büyük memnuniyet duyuyor. Pazar çeşitliliğimiz var fakat Rusya pazarı bizim için önemli. Rusya'nın da Türkiye'nin sunduğu kalitede, fiyatta ve lezzette ürünü ikinci bir ülkeden bulması söz konusu olamaz." diye konuştu.

 

Yaş meyve sebze ihracatı artıyor


Yaş sebze meyve ihracatının bu yılın ilk 2 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 20 artığına işaret eden Satıcı, "Geçen yıl bölgemizden yaklaşık 420 milyon dolarlık, Türkiye genelinde ise 2 milyar dolarlık yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştirildi. Yaş meyve sebze ihracatının hem bölgemizde hem de ülke genelinde yıl sonunda yaklaşık yüzde 20 artacağını öngörüyoruz." diye konuştu.

 

Bu arada 2018 yılının ilk 2 ayında (ocak-şubat) Rusya'ya Türkiye'den 184 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve narenciye ürünü ihraç edildi. Rusya, bu rakamla Türkiye'den en çok yaş meyve, sebze ile narenciye ihracatı yapılan ülke oldu.

 

Türkiye'den son 2 ayda dünyanın dört bir yanına 677 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve narenciye ürünü ihraç edildi.

 


 


Rusya Tarım Ürünleri Denetim Ajansı'na (Rosselhoznadzor) göre, bugünden itibaren Türkiye'den gerekli koşulları sağlayan tüm firmalar Rusya'ya patlıcan, nar, biber, kıvırcık, marul, kabak ve balkabağı sevkiyatı yapabilecek.

 

 

Rosselhoznadzor Sözcüsü Yuliya Melano, gazetecilere yaptığı açıkalmada, "Rosselhoznadzor, 5 Mart'tan itibaren Türkiye'den nar, patlıcan, biber, kıvırcık marul, kabak ve diğer kabak türleri önündeki yasağın kaldırılması kararı aldı. Bunun nedeni izin verdiğimiz firmalardan yapılan sevkiyatlar sırasında tarım zararlılarına rastlanmaması" dedi.


Melano, "Artık Türkiye'den bu ürünleri Rusya'ya ihraç etmek isteyen tüm şirketler sevkiyat gerçekleştirebilir. Bunun için zorunlu şart Türkiye Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı'nın sevkiyatı yapılacak ürünlerin bitki sağlığına ilişkin garanti vermesi" ifadelerini kullandı.

 

Türkiye'den söz konusu ürünlerin Rusya'ya sevkiyatı 2016 yılında yasaklanmıştı. Yaklaşık iki yıl kadar yürürlükte kalan yasaklar Rosselhoznadzor tarafından aşamalı olarak belli firmalar için kaldırmıştı.

 

AA/SPUTNİK

Et, süt ve yumurta üretim hibeleri için proje başvuruları başladı
Okunma Sayısı : 445   
1.3.2018 12:25:18

 

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), 164 milyon 706 bin avroluk hibenin verileceği süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimi projeleri için başvuru işlemlerinin başladığını duyurdu.

 

TKDK'dan yapılan açıklamaya göre, Avrupa Birliği’nin (AB) aday ve potansiyel aday ülkeler için oluşturduğu Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı kapsamında 21 Aralık 2017’de başvuru çağrı ilanına çıkılarak, yatırımcılar 42 ildeki TKDK il koordinatörlüklerine proje sunmaya davet edildi.

 

Çağrı ilanı kapsamında “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar” başlığı altında süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimi projeleri için 164 milyon 706 bin avro hibe bütçesi ayrıldı.

 

Proje başvuruları, 2 Nisan saat 21.00'e kadar online sistem üzerinden kabul edilecek, belirtilen saatten sonra sistemin kapanmasıyla başvuru işlemlerine ilişkin süreç tamamlanacak.

 

Online sistem üzerinden doldurulan belgelerin çıktısı ve istenen diğer belgeler, 5 Nisan saat 18.00’e kadar il koordinatörlüklerine teslim edilecek, son teslim tarihinden sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek.

 

Başvurular hakkında detaylı bilgileri içeren “Başvuru Çağrı Rehberi”, TKDK'nın internet adresinden (www.tkdk.gov.tr) temin edilebilecek.

 

Yatırımcılara, proje başvuru ve kabulünde yoğunluk yaşamamaları için işlemlerini son güne bırakmamaları tavsiyesinde bulunuldu.

 

Hibe kapsamındaki iller


Hibe kapsamında, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat yer alıyor.

 

IPARD Programı’yla AB standartlarında modern ve hijyenik tesislerin kurulması, gıda, tarım ve hayvancılık sektörlerinin sürdürülebilir modernizasyonunun sağlanması, sürdürülebilir yatırımların gerçekleştirilmesi, kırsal alanda faaliyet alanlarının çeşitlendirilmesi, kırsalda yaşayan vatandaşların istihdam olanaklarının artırılarak yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve kente göçün önlenmesi hedefleniyor.

 

AA

Edirne'de geleneksel el sanatları ustası 64 yaşındaki Rezzan Gökalp, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca "kırkyama" dalında Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları Listesi'ne alındı
Okunma Sayısı : 572   
26.2.2018 23:22:51

 

 

Edirne'de geleneksel el sanatları ustası 64 yaşındaki Gökalp, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca "kırkyama" dalında Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları Listesi'ne (SOKÜM) alındı.

 

 

Gökalp, Orta Asya'da günümüze gelen ve bir dönem yoksul kesimin giyim ihtiyacını karşılaması için bez parçalarının bir araya getirilerek değişik şekillerle dikilmesi sonucu ortaya çıkan sanatı, gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yapmayı sürdürüyor.

 

Emekliliğini kırkyama uğraşına adadığını anlatan Gökalp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu sanatın yüzyıllar öncesinden günümüze geldiğini söyledi.

 

Kırkyamanın yokluktan ve ihtiyaçlardan doğduğunu belirten Gökalp, "Kırkyamanın doğuşu bir el sanatı olarak başlamadı. Dikiş artığı kumaşlar ya da giysilerin yıpranmayan yerleri biriktirilmiş. Bunlardan da ihtiyaca yönelik yeniden eşyalar üretilmiş. Yokluktan bir sanat doğmuş. Savaşların olduğu yıllarda paltolar, yorganlar yapılmış." diye konuştu.

 

Gökalp, kırkyamanın sonraları el sanatı olarak ön plana çıktığını anlatarak, şunları kaydetti:

 

Daha sonraki yıllarda ise küçük parçalar şeklinde kesilen kumaşlar birleştirilerek zamanla figürlere, yıldız, güneş ve ay şekillerine dönüştü. Hemen hemen her evde bir kırkyama ürünü vardır. Özellikle seccadeler. Evimde eşimin babaannesi tarafından yapılan 90 yıllık bir kırkyama namazlık bulunuyor. Yastıklar, minderler ve yorganlar dikilmiş. Bugün Topkapı Sarayı'nda kırkyama usulü bir yorgan sergilenmektedir. Son yıllarda kırkyama gerek Amerika'da gerek Avrupa'da bir sanayi haline dönüştü. Bu alanda çeşitli fuarlar düzenleniyor. Kırkyamayı yorganlamada kullanmak için dikiş makineleri üretildi. Türkiye'de henüz sanayileşmedi, küçük sanat dalı olarak devam ediyor. Ben de elimden geldiği kadar yaymaya ve genç nesillere bu sanatı öğretmeye çalışıyorum.

 

 

Kırkyamayı 20 yıldır yaptığını ifade eden Gökalp, "Yaptığım ürünlerle katıldığım etkinlikten sonra başvuruda bulunmuştuk, geçen ay bakanlığımızca Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcıları Listesi'ne dahil edildim, çok mutlu oldum. Tamamı el çalışması olan el sanatından senede iki ya da üç parça nadir eserler çıkartıyorum." dedi.

 

AA

TAV Havalimanları'nın cirosu 1 milyar 143 milyon avroya ulaştı
Okunma Sayısı : 406   
21.2.2018 20:36:59

TAV Havalimanları'nın cirosu geçen yıl 2016'ya göre yüzde 3 artarak 1 milyar 143 milyon avroya ulaştı.

 

Şirketten yapılan açıklamaya göre, TAV Havalimanları'nın 2017'de hizmet verdiği yolcu sayısı, önceki yıla göre yüzde 10 artarak 115 milyon oldu. Şirket aynı dönemde cirosunu yüzde 3 artırarak 1 milyar 143 milyon avroya yükseltti.

 

Söz konusu dönemde şirket SGK, vergi ve kira olarak devlete toplam 2 milyar TL ödeme gerçekleştirdi.

 

2017’de hızlı bir toparlanma ve büyüme ivmesi yakaladık


Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, 2017'de cirolarının yüzde 3 artarak 1 milyar 143 milyon avroya ulaştığını ifade ederek, şunları kaydetti:

 

Maliyet kontrolü ve olumlu koşullar sayesinde FAVÖK yüzde 13 artışla 519 milyon avroya ulaştı. Seneyi İstanbul şehir çıkışlı dış hat yolcusunda yüzde 9 büyüme ve İstanbul toplam dış hat yolcusunda yüzde 7 büyüme ile kapadık. Net karımız yüzde 37 artışla 175 milyon avroya ulaştı. Yolcu artışının beklentilerimizin üstünde gerçekleşmesi nedeniyle, kamuya açıkladığımız beklentilerimizi sene ortasında revize ettik. Yıl sonuna geldiğimizde de bütün beklentilerimize ulaştık ya da beklentilerimizden daha iyi bir performans gösterdik. Hem ülkemiz, hem havacılık sektörü hem de şirketimiz için zor geçen bir 2016 yılının ardından 2017’de hızlı bir toparlanma ve büyüme ivmesi yakaladık.

 

2018 kar beklentisi çift haneli artış


Şener, 2018'de de yolcu büyümesi açısından kuvvetli bir yıl öngördüklerini aktararak, İstanbul Atatürk Havalimanı'nın tüm sene açık kalacağını varsayarak toplam yolcu sayılarında yüzde 10-12, Atatürk Havalimanı dış hat yolcu sayısında yüzde 6-8 ve İstanbul şehir çıkışlı dış hat yolcu sayısında yüzde 9-11 arasında artış beklediklerini bildirdi.

 

Kur varsayımları dahilinde yüzde 2-4 arası ciro büyümesi, yüzde 5-7 arası FAVÖK büyümesi, çift haneli net kar artışı ve 80 milyon avro tutarında yatırım harcaması beklentilerinin olduğunu aktaran Şener, "Tüm hissedarlarımıza, çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza Türkiye'nin küresel markalarından birini yaratmak konusundaki emekleri için teşekkür ederim. Türkiye'de geliştirdiğimiz dünya standartlarındaki bilgi birikimiyle tüm dünyada gururla hizmet etmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

 

AA

Türkiye'de bir ilk: 'Tohumluk Üretim ve Pazarlama Hakkı' ihale yoluyla satışta
Okunma Sayısı : 381   
17.2.2018 12:15:46

Niğde'de, 2005 yılından bu yana yürütülen ıslah çalışmalarının ardından tescillenen tohumluk 8 yerli patates çeşidinden 4'ü ihaleyle satışa sunulacak.

 

Niğde’de yerli ve milli tohum üretilmesi amacıyla 2005 yılında başlatılan ıslah çalışmalarının sonunda "Onaran 2015", "Nam", "Nahita", "Ünlenen", "Leventbey", "Muratbey", "Çağrı" ve "Fatih" adıyla 8 adet yerli tohumluk patates çeşidi tescil edildi. Tescillenen yemeklik patateslerden "Onaran 2015", "Nam", "Nahita" ve "Ünlenen"'in 8 Mart'ta Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde düzenlenecek ihaleyle satışı yapılacak.

 

İhaleye katılacak firmaların, bir tohumluk patates türünden en 480,2 ton üretmesi isteniyor.

 

Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğüne giderek tescil edilen yerli patates çeşitlerini inceledi.

 

Enstitü Müdürü Uğur Pırlak'tan patatesler hakkında bilgi alan Şimşek, gazetecilere yaptığı açıklamada, geliştirilen yerli patates çeşitleri sayesinde üreticilerin ve ülkenin bu alanda dışa bağımlılıktan kurtulacağını söyledi.

 

Niğde'nin patates üretiminde Türkiye'de 1. sırada yer aldığını ancak en önemli sorunun yerli tohum olduğunu dile getiren Şimşek, şunları kaydetti:

 

Patates, dünyada ve ülkemizde üretimi yapılan önemli tarımsal ürünlerden birisidir. Tarım kenti Niğde'nin ekonomisine büyük bir katkı sağlayan ve çiftçilerimizin büyük çoğunluğunun geçim kaynağını oluşturan patates üretiminde en önemli girdi tohumluk. Patates tohumluğunda büyük oranda dışa bağımlı olmamız, üretimde yerli çeşitlerimizin olmaması problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sorunun çözümü için Patates Araştırma Enstitüsü Müdürlüğümüzce 2005 yılından bu yana yürütülen ıslah çalışmaları neticesinde 8 adet yerli patates çeşidi tescil edilmiştir. Tescil edilen 8 adet yerli patates çeşidinden ilk etapta 4'ü Türkiye’de bir ilk olarak 'Tohumluk Üretim ve Pazarlama Hakkı' ihale yoluyla satışa çıkartılmıştır. Satış ihalesinden sonra bu ürünlerimiz ihaleyi alan firma tarafından üretilecek daha sonra da üreticilerimizin istifadesine sunulacaktır.

 

Bu sürecin yaklaşık 3 yıl süreceğini aktaran Şimşek, "Bu şekilde üreticilerimiz yerli ve milli tohumlara kavuşmuş olacak. Üreticilerimiz ve ülkemiz dışa bağımlılıktan kurtulmuş olacak. Geliştirilen yerli patates çeşitlerimizin ülkemiz tarımına ve tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Ayrıca yaptıkları çalışmalardan dolayı enstitümüzdeki tüm personelimize emek ve gayretleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu.

 

AA

Ekonomistler, ocak ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu
Okunma Sayısı : 406   
5.2.2018 14:03:48

Enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, ocak ayında TÜFE'nin yüzde 1,02 artışla yüzde 1,28 artış yönündeki piyasa beklentisinin altında gerçekleştiğini kaydetti.

 

Bürümcekçi, "Geçen yıl ocakta yüzde 2,46 artış olurken, 2003 yılı bazlı endeksin ocak ayları tarihsel ortalaması ise yüzde 1,13 artışla bu yıl için lehte baz etkisi olduğuna işaret ediyordu. Enflasyonun geçen yıla göre düşük gelmesinde ise gıda fiyatlarının bu yıl sınırlı artmasının etkisi belirgin oldu. Gıda ve enerji dışı diğer gruplarda ise fiyat artışlarının devam ettiği izlendi." ifadelerini kullandı.

 

Enerji grubunda artışın yüzde 2,4 ile geçen yılın altında gerçekleştiğini kaydeden Bürümcekçi, mobilya ve ev aletleri ile kurlara hassas olan diğer gruplarda fiyat artışlarının devam etmesinin ise düşüşü sınırladığını söyledi.

 

Manşet enflasyon nisan sonuna kadar gerileyecek

Haluk Bürümcekçi, gelecek dönemin seyri açısından gıda fiyatlarının belirsizliği ve oynaklığı dışında ham petrol ve diğer emtia fiyatlarının görünümü, döviz kuru hareketleri ve kamu fiyat/vergi ayarlamalarının enflasyon üzerindeki risklerin yönünü belirleyeceğini ancak enflasyonun seyri açısından döviz kurlarının daha önemli belirleyici olmaya devam edeceğini düşündüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

 

"Ocak ayı ortalamasında kur sepeti bazında yüzde 0,4 civarı gerileme olması ve son durum itibarıyla bir yıllık dönemde değer kaybının yüzde 8 düzeyine yavaşlaması, kurlardan fiyatlara geçiş riskinin azalmaya başladığı anlamına gelmektedir. Ayrıca, manşet enflasyonda baz etkisi nisan sonuna kadar olan dönemde lehte olacaktır. Söz konusu dönemde 2017 yılı aylık gerçekleşmelerinin uzun dönem ortalamalarının çok üzerinde olması potansiyel olarak ocak sonuna göre 1 puan daha düşüş imkanı vermektedir. Ancak bu potansiyelin ne ölçüde realize olacağı büyük ölçüde kurlar ve gıda fiyatlarının seyrine bağlı olacaktır."

 

Kalıcı tek hane için biraz daha zaman var


Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı da , çekirdek enflasyonda yıllık bazda sınırlı düşüş yaşansa da bunun olumlu olduğuna işaret ederek, "Ancak manşet enflasyonda yıllık orandaki düşüş önümüzdeki dönemde ivme kaybedecek. Kalıcı tek hane için biraz daha zaman var. Son dönemde artan normalleşme baskısının seyri de özellikle kur etkisi açısından belirleyici olacak." diye konuştu.

 

Yıl sonu tahminimiz yüzde 10 seviyesinde

İş Yatırım Araştırma Bölüm Yönetmeni Muammer Kömürcüoğlu ise, çekirdek enflasyonda henüz bir düzeltme olmadığını ve yıllık çekirdek enflasyonun manşet enflasyonun üzerinde kalmaya devam ettiğini, burada kur geçişkenliğinin gecikmeli etkisi ve iç talepteki güçlü seyrin etkisinin görüldüğünü belirterek, şunları kaydetti:

 

Beklentilerin altında gelen enflasyon sonrasında kur ve tahvil piyasasında olumlu bir tepki olsa da çekirdek göstergelerde görünümün halen olumsuz olması, piyasa tepkisinin kısa soluklu ve sınırlı olmasına neden olacaktır. İç talepteki güçlü seyrin devam etmesi ve son dönemde yağışların mevsim normallerinin altında kalması sebebiyle artan kuraklık riski ve petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle yılın kalanında enflasyonun çift hanede seyretmesini bekliyoruz. Yıl sonu tahminimiz yüzde 10 seviyesinde.

 

 

AA

Devlet desteğiyle kurulan tesiste ihracat başarısı
Okunma Sayısı : 533   
30.1.2018 05:03:12

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme AB projesi doğrultusunda yüzde 50'lik hibe alınarak açılışı gerçekleştirilen su ürünleri işletme, depolama ve soğuk hava tesisi fabrikasının bölge genelinde en önemli balık dondurma, işleme ve ihracat merkezi haline geldiği ifade edilirken, işletme sayesinde şimdilerde yaklaşık olarak 5 milyon lira değerinde ihracat yapıldığı belirlendi.

 

Bu Yıl Hedef 10 Milyon Lira İhracat


Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Avrupa Birliği Projesi sayesinde Mersin'de kurulan su ürünleri işletme, depolama ve soğuk hava tesisi fabrikası Çukurovalıların yüzünü güldürürken fabrika müdürü Murat Şeker açıklamasında, bu sene içerisinde belirlenen hedefler doğrultusunda en az 10 milyon liralık ihracat yapmak istediklerini söyledi.

 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) üyesi Kainat Su Ürünleri İşletme, Depolama ve Soğuk Hava Tesisi Fabrikası bölge halkının başlıca geçim kaynakları arasına girerken bir işleme ve ihracat merkezi halini de aldı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Avrupa Birliği Projesi kapsamında fabrikanın yapımı ile beraber ekipman giderlerinin yüzde 50'lik bölümü hibe ile karşılanmış ve 3 sene gibi bir zaman zarfı içerisinde buradan 5 milyon liralık ihracat rakamlarına ulaşılmıştı. 

 

15 Kişi İstihdam Ediliyor

 


Proje ile birlikte fabrikanın işleyişi konusunda bilgiler aktaran şirket ortaklarından Bekir Barıcı, fabrikanın 4 bin metrekarelik alan üstünde 2 bin 100 metrelik kapalı alanı bulunduğu belirtti. Bakırcı fabrikanın geniş bir alana hitap ettiğini belirterek iç piyasa, ihracat ve transit faaliyetlerini sürdürmelerinin yanı sıra istihdam sağladıklarını da sözlerine ekledi.

 

Fabrika Müdürü Murat Şeker de bu sene hedeflerini yeniden çizdiklerini ifade ederek transit ticaret olarak bu rakamların 20 milyon lira civarında olabileceğine dikkat çekti.

 

 

TCMB Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım ihaleleri
Okunma Sayısı : 427   
29.1.2018 23:59:02

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB), Türk lirası (TL) uzlaşmalı vadeli döviz satım ihaleleri sonuçlandı.

 

TL uzlaşmalı 1 ay vadeli döviz satım ihalesine 314 milyon dolar teklif geldi. İhalede gerçekleşen tutar 150 milyon dolar olurken, ortalama fiyat 3,80289, en düşük fiyat 3,80190, en yüksek fiyat 3,80440 oldu. Teklif edilen ortalama fiyat ise 3,79734 olarak gerçekleşti.

 

TL uzlaşmalı 3 ay vadeli döviz satım ihalesine gelen teklif 187 milyon dolar oldu. İhalede gerçekleşen tutar 100 milyon dolar olurken, ortalama fiyat 3,87152, en düşük fiyat 3,86960, en yüksek fiyat 3,87320 oldu. Teklif edilen ortalama fiyat 3,86650 olarak gerçekleşti.

 

TL uzlaşmalı 6 ay vadeli döviz satım ihalesine ise 194 milyon dolar teklif geldi. İhalede gerçekleşen tutar 100 milyon dolar olurken, ortalama fiyat 3,97642, en düşük fiyat 3,97360, en yüksek fiyat 3,97830 oldu. Teklif edilen ortalama fiyat 3,97100 olarak gerçekleşti.

 

AA


92 tane Haberden 1 - 20 arası gösteriliyor
Sayfalar :1 - 2 - 3 - 4 - 5Geri · İleri
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?