Belçika Yargıtayı’ndan terör örgütü PKK aleyhinde karar
Okunma Sayısı : 1039   
13.2.2018 20:37:50

Edinilen bilgiye göre, Belçika Federal Savcılığı’nın istinaf mahkemesinin "PKK'lıların terörden yargılanamayacağı" yönündeki kararına itirazı, Yargıtay tarafından karara bağlandı.

 

Karara göre, alt mahkemenin kararı bozularak, dosya soruşturma dairesine iade edildi. Yargıtayın, savcılık itirazı üzerine vermiş olduğu karar doğrultusunda, PKK terör örgütünün Avrupa'daki üst düzey yöneticilerinden Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar'ın da aralarında bulunduğu 36 kişinin terörle mücadele kanunları çerçevesinde yargılanmasının önü açıldı.

 

Kasım ayı başında, Belçika Federal Savcılığının temyiz mahkemesine yaptığı itirazda, "silahlı mücadele ve terör örgütü" ayrımını yapan ilgili kanunun PKK'lılara uygulanamayacağı, suçlanan PKK'lıların yaptıklarının terör eylemi olduğu belirtilmişti.

 

Dava süreci

Savcılık, 2010'da başlayan soruşturmanın ardından Ekim 2015'te iddianamesini sunmuştu. İddianamede PKK üyeleri, Belçika ve diğer Batı Avrupa ülkelerinden genç ve çocuk yaştakileri ailelerinden koparttıktan sonra Belçika'nın yanı sıra Yunanistan ve Irak'taki kamplarda eğitim vermekle suçlanıyordu. Sanıklara yönelik suçlamalar arasında sahte evrak düzenlemek ve haraç toplamak da bulunuyordu.

 

Brüksel Soruşturma Dairesi, geçen sene kasım ayında bu suçlamalar kapsamında yapılanların "terör eylemi" olmadığına hükmederek davanın ceza mahkemesine sevkine yönelik talebi reddetmişti. Kararın gerekçesinde, "silahlı mücadele, terör suçlaması kapsamında değerlendirilemez" ifadeleri yer almıştı. Türkiye'nin de tepki gösterdiği karara federal savcı itiraz etmişti.

 

İstinaf mahkemesi 14 Eylül'de de Brüksel Soruşturma Dairesinin "PKK'nın terör örgütü olmadığı" yönünde geçen yıl aldığı karara yapılan itirazı reddetmişti.

Mogherini: Suriye sınırında yaşayan vatandaşlarının güvenliğini sağlamak Türkiye'nin hakkı ve görevidir
Okunma Sayısı : 512   
7.2.2018 09:57:27

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Suriye sınırındaki vatandaşlarının güvenliği sağlamasının Türkiye'nin bir hak ve görevi olduğunu, Ankara'nın kaygılarını anladıklarını söyledi.


Strazburg'da devam eden AP Genel Kurulunda, Türkiye ve Afrin konulu bir oturum düzenlendi.


Mogherini, oturumdaki konuşmasında, Suriye'de devam eden Zeytin Dalı Harekatı ve Türkiye'deki son gelişmelere değindi.


"Türkiye ile iş birliğimizde her zaman dürüst ve açık olduk. Kabul etmek lazım ki Türkiye inanılmaz sınamalardan geçiyor. Terörizm, ani bir darbe girişimi, göçmen krizi ve sınır ötesinde bir savaş. Başta sınırlarında yaşananlar olmak üzere, biz Türkiye'nin kaygılarını anlıyoruz. Türkiye'nin Suriye sınırında yaşayan vatandaşlarının güvenliğini sağlamak hakkı ve görevidir." şeklinde konuşan Mogherini, yeni bir cephenin açıldığını ve insani yardımların ulaştırılması ve sivillerin korunması konusunda önem gösterilmesi gerektiğini belirtti. 


Türkiye'nin Suriye'de askeri harekata başladığı günden itibaren gelişmeleri yakından izlediklerini kaydeden Mogherini, "Kuzey Suriye’de açılan yeni cepheden derin endişe duyuyoruz. Her şeyden önce insani nedenlerden dolayı endişeliyiz." dedi.


Mogherini, çatışmaların Suriye içerisinde dengeleri bozma riski olduğunu dile getirerek, "Şiddetin artması, çatışmalara siyasi bir çözüm bulmayı geciktirebilir. Tüm enerjimizi, Cenevre'deki müzakerelerde Birleşmiş Milletler'e (BM) destek olmaya yoğunlaştıralım. Tüm kaygılar dile getirilmeli. Suriye'deki savaş sona ermiş değil. İnsanlar ölmeye devam ediyor." dedi.


Suriye'de yeni bir cephe açmanın Türkiye'yi daha güvenli yapmayacağını iddia eden Mogherini, "Bu güvenlik, ancak müzakere edilmiş bir siyasi çözüm ile sağlanacaktır." ifadelerini kullandı.


Mogherini, tüm askeri faaliyetlerin, belirlenmiş terör gruplarını hedef alması gerektiğini vurguladı.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün İtalya'da olduğunu ve Papa Franciscus ile görüştüğünü kaydeden Mogherini, Papa'nın görüşme sonrası kamuoyuyla paylaştığı barış ve uzlaşma yönündeki açıklamaları benimsediklerini söyledi.


AB olarak artık Türkiye ile daha sık görüşeceklerinin altını çizen Mogherini, "Tüm iletişim kanalları açık olacak. Görüş ayrılıklarının üstesinden geleceğiz. Ortak bir çözüm bulmaya çalışacağız. Bunu kendimiz için olduğu kadar Türk halkı için de yapacağız." diye devam etti.


Son dönemde insan hakları alanında iyileşme gözlemlediklerini belirten Mogherini, bunun sürmesi gerektiğine dikkati çekti.


FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türk hükümeti ve Türk halkının yanında olduklarını kaydeden Mogherini, "Şunu söylemek lazım ki, bir süredir ikili ilişkilerde bir normale dönüş periyodu meydana geldi. İyi bir haber. Bunu söylüyoruz ama insan hakları ve temel haklar herkese uygulanmalıdır." diye konuştu.


Oturumda daha sonra AP'deki siyasi grupların temsilcileri ve üyeler söz alarak konuyla ilgili görüşlerini belirtti.


Genel Kurulun tartıştığı konular hakkında bir karar taslağının perşembe günü oylamaya sunulacağı öğrenildi.

 

AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tusk, Juncker ve Borisov'la bir araya gelecek
Okunma Sayısı : 577   
6.2.2018 23:35:09

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve AB Konseyi Dönem Başkanı olan Bulgaristan'ın Başbakanı Boyko Borisov, 26 Mart'ta Bulgaristan'ın Varna kentinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la bir araya gelecek.

 

AB Konseyi Sözcüsü Preben Aaman, Twitter hesabından Tusk ve Juncker'in Erdoğan'a yazdığı mektubu yayınladı.

 

 

 

Buna göre, Juncker, Tusk ve ülkesinin AB Dönem Başkanı olması nedeniye Borisov, 26 Mart'ta Varna'da Erdoğan ile görüşecek. 

 

Mektupta liderler, geçen yıl 25 Mayıs'ta Erdoğan, Tusk ve Juncker arasında Brüksel'de yapılan toplantıyı hatırlatarak, sonrasında da ulaşım, ekonomik iş birliği, terörle mücadele ve dış politika gibi konularda üst düzey görüşmeler yapıldığını anımsattı.

 

Türkiye'nin AB üyesi ülkeler ile geliştirdiği ilişkilerin memnuniyetle karşılandığına yer verilen mektupta, liderler arasındaki görüşmenin 26 Mart'ta çalışma yemeği şeklinde gerçekleştirilmesi hususunda AB Konseyi Başkanlığının mutabık kaldığı bildirildi.

 

Mektupta, söz konusu görüşmenin ortak çıkarların belirlenmesi ve Türkiye'deki son gelişmelerin ele alınması açısından iyi bir fırsat olduğuna değinilerek, görüşmenin, aynı zamanda ilişkilerin nasıl daha ileriye taşınabileceğinin belirlenmesine de hizmet edeceğine işaret edildi.

 

 

AA

Eski Hollanda Dışişleri Bakanı Bot: Ne olursa olsun Hollanda-Türkiye ilişkisi önemlidir
Okunma Sayısı : 543   
6.2.2018 00:56:34

Eski Hollanda Dışişleri Bakanı Ben Bot, Hollanda'nın, Ankara'ya dönüşü istenmeyen büyükelçisini resmen geri çekmesine ilişkin, "Avrupa Birliği'nde (AB) sadece Hollanda'nın Türkiye ile ilişkilerinin kötü olması kabul edilemez" ifadesini kullandı.

 

DIŞARIDAN BİRİSİ İKİ ÜLKEYİ MASA BAŞINA GETİRMELİ

 

Hollanda'nın De Telegraaf gazetesinde çıkan habere göre, 2003-2007 yılları arasında Hollanda Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Ben Bot, Birleşmiş Milletler (BM), NATO ya da AB gibi dışardan birisinin iki ülkeyi tekrar masa başına getirmesi gerektiğini savundu.

 

Ben Bot, "AB'de sadece Hollanda'nın Türkiye ile ilişkilerinin kötü olması kabul edilemez. Ne olursa olsun Hollanda-Türkiye ilişkisi önemlidir. Türklere ihtiyacımız var. Ruslar ve Türklerle aramız iyi değil. İngilizlerle de Brexit yüzünden iyi değiliz. Belli bir süreden sonra bu yalnızlaşmaya doğru gider" dedi.

 

Ben Bot, Hollanda'nın büyükelçiyi geri çekmesini anlayabildiğini ancak Türkiye'nin özür ısrarının kabul edilemez olduğunu iddia etti.

 

Ajanslar....

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye’nin AB üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir
Okunma Sayısı : 1034   
4.2.2018 18:03:25

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Vatikan ve İtalya’ya bugün başlayacak ziyareti öncesi La Stampa’ya verdiği özel mülakat yayınlandı. 

 

“AB, bizi içeri al” başlığıyla manşetten verilen röportaja iki sayfa yer ayrılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Papa’ya ziyareti öncesinde Avrupa’nın kapısını çaldığı ve bir yandan da Afrin başta olmak üzere Türkiye’nin düşmanlarıyla mücadelesini sürdürdüğü" yorumu yapıldı.

 

"Türkiye’nin üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir"

Röportajda Türkiye’nin AB üyeliğine halen inanıp inanmadığı sorusu yöneltilen Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Türkiye aday ülke olarak yükümlülüklerini yerine getiriyor ancak üyelik süreci bizim tek başımıza ilerletebileceğimiz bir süreç değil. AB’nin de üzerine düşeni yapması gerekir. Her şeyden önce bize verilen sözlerin tutulması lazım. AB katılım müzakerelerinde hem önümüzü tıkıyor hem de sürecin ilerlememesinin sorumlusu bizmiş gibi gösteriyor. Bu haksızlıktır. AB üyesi bazı ülkelerin Türkiye için farklı alternatifleri gündeme getirmeleri de bir haksızlıktır."

 

Tam üyeliğe vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin arzusu, AB’ye tam üyeliktir. Bunun dışındaki seçenekler, bizleri tatmin etmekten uzaktır. AB’den beklentimiz, önümüzdeki suni engellerin bir an önce kaldırılması ve yapıcı bir tutum izlenmesidir. Türkiye’nin üyeliği iç siyasi hesaplara kurban edilmemelidir." ifadesini kullandı.

 

Avrupa’ya terör tepkisi

Bulgaristan'ın AB dönem başkanlığında mart ayında Varna'da yapılacak AB Zirvesi’nden beklentilerinin sorulması üzerine Erdoğan, şöyle devam etti:

 

"Borisov (Bulgaristan Başbakanı), Juncker (AB Komisyonu Başkanı) ve Tusk (AB Konseyi Başkanı), benim eski dostlarım. AB içinde benden daha kıdemli siyasetçi yok ama beni üzen bir şey var. Avrupa’da da dünyanın geri kalanında olduğu gibi terör sorunu var. PKK örneğinde AB ve her üye ülke tarafından terör örgütü ilan edilmiştir ancak sonra bakıyorsunuz bir grup PKK paçavralarıyla Avrupa Parlamentosuna giriyor. Bunlar olmaması gereken şeyler. Bir taraftan Avrupa bu örgütü yasaklarken, diğer taraftan bunların sembollerini parlamentoya sokan parlamenterler var."

 

Vatikan ziyaretinin gündemi: Kudüs

Vatikan ziyaretinin ana gündem maddesini "Kudüs’ün durumu" olarak açıklayan Erdoğan, Papa ile ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’e dair uluslararası hukuka aykırı açıklaması sonrasında görüştüklerini hatırlattı.

 

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kendisine Kudüs konusundaki görüşmemiz dolayısıyla teşekkür etmek istiyorum. Papa Franciscus, Kudüs konusunda zaman kaybetmedi ve Hristiyan alemine doğru mesajı iletti çünkü Kudüs sadece Müslümanların bir sorunu değildir. Her ikimiz de Kudüs’ün statüsünü savunuyoruz ve onu koruma iradesine sahibiz. Hiçbir ulus, tek yanlı adımlar atma ve milyarlarca insanı ilgilendiren bir konuda uluslararası hukuku göz ardı etme hakkına sahip değildir. 21 Aralık 2017 tarihinde BM Genel Kurulu’nda kabul edilen karar da ABD’nin kararının hukuk dışı olduğu teyit etmiştir. Bu karara İtalya’nın da olumlu oy kullanmasından memnuniyet duydum. Gördüğünüz gibi büyük Amerika’nın yanında sadece İsrail ve 5-6 küçük ülke yer aldı."

 

PKK-PYD/YPG arasında bir fark yoktur

"Avrupa ve ABD’nin PYD/YPG’yi terör örgütü olarak görmediği" şeklindeki görüş noktasında Erdoğan, “Yanlış yapıyorlar çünkü PKK-PYD/YPG arasında bir fark yoktur. Terör örgütleri arasında ayrım yapılması son derece yanlıştır. Suriye’deki durum, bir terör örgütünün bir başka terör örgütüyle bertaraf edilemeyeceğini göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

 

DEAŞ, en çok Müslümanlara zarar vermiştir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’tan en çok Müslümanların zarar gördüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Ortadoğu, farklı dinlerin mensuplarının yüzyıllardır yan yana ve barış içinde yaşadıkları bir coğrafyadır. Bu barış ortamının bozulması, dış müdahalelerden, dışardan beslenen radikal ideolojilerden, DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütlerinin yol açtığı çatışmalardan kaynaklanıyor. Ortadoğu’da terör, sadece Hristiyanlara değil, Müslümanlara da zarar veriyor. DEAŞ, en çok Müslümanlara zarar vermiş, en çok Müslümanları katletmiştir. İnsan haklarını ve dini özgürlükleri savunurken tek bir tarafın haklarına ve özgürlüklerine odaklanmak doğru olmaz. Ortadoğu’da ve tüm dünyada insan haklarına eşit şekilde değer vermemiz gerekir. Sayın Papa’nın Rohingya Müslümanlarının acılarına dikkat çekmiş olması tüm dünyaya örnek olmalıdır." 

 

Zeytin Dalı Harekatı

"Türk Silahlı Kuvvetleri, Afrin’e silahlı Kürt gruplarla mücadele etmek için girdi. Askeri hedef nedir?” şeklindeki soruya itiraz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Öncelikle sorunuzdaki şu hatalı cümleyi düzeltmek isterim. Türk Silahlı Kuvvetleri Afrin’e ‘silahlı Kürt gruplarla’ savaşmak için girmemiştir. Bizim Suriyeli Kürtlerle bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Türkiye’nin mücadelesi Kürtlerle değil silahlı terör örgütleriyledir. Türkiye’nin terör saldırılarına ve tacizlerine karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan kendini savunma hakkı vardır. Zeytin Dalı Harekatı’nın amacı, ülkemiz sınırlarının güvenliğini sağlamak, Hatay ve Kilis illerimize bugüne kadar 700’e yakın taciz ve saldırının yapıldığı Afrin bölgesindeki teröristleri etkisiz hale getirmektir."

 

"Afrin’de sivillerin öldüğüne" yönelik iddiaların sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, suçlamaların asılsız olduğunu vurguladı.

Erdoğan, "Harekat başladığından bu yana çok sayıda roket saldırısı neticesinde Hatay ve Kilis illerimizde bulunan 4 vatandaşımız şehit olmuş, 90 kişi de yaralanmıştır. ‘Siviller öldürülüyor’ şeklinde bizi suçlayan YPG terör örgütü birçok bölgede sivilleri canlı kalkan olarak kullanmaktadır." ifadesini kullandı.

 

Suriye’nin toprak bütünlüğüne işaret eden Erdoğan, röportajda, “Şunu açıkça söylüyorum: Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yoktur." ifadesine yer verdi.

 

"(S-400) Bu anlaşmanın NATO ile irtibatlandırılması yanlıştır"


Türkiye’nin, Suriye’de Rusya ile iş birliğinin son olarak S-400 hava savunma bataryaları alımına uzandığı ve bu durumun Kuzey Atlantik ittifakında ciddi korkulara yol açtığı yorumuna karşı çıkan Erdoğan, şunları kaydetti:

 

“Suriye kaynaklı saldırılar özellikle hava savunma sistemlerimizi güçlendirmemiz ve modernize etmemiz gerektiğini ortaya koydu. Bir süredir bu amaçla farklı devletlerle görüşüyorduk. Fiyatla beraber önceliğimiz muhataplarımızın teknoloji transferine de açık olmasıdır. Ayrıca süreç içinde bize problem çıkarılmamalıdır. S400’ler meselesinde Rusya Federasyonu hem fiyat hem teslimat hem de ortak üretim ve teknoloji transferi noktasında ülkemizin beklentilerine cevap vermiştir. Bu anlaşmanın NATO ile irtibatlandırılması yanlıştır, Nitekim NATO üyesi Yunanistan da bu sistemlerin bir alt modeli olan S300’leri envanterine katmıştır.”

 

Libya’daki gelişmeler

Gazetenin, Libya’nın İtalya için büyük önem arz ettiğini hatırlatması ve bu ülkeye dönük bir İtalyan-Türk ortak eyleminin olma ihtimalini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, Libya’nın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini güçlü şekilde desteklediğini belirtti.

 

Erdoğan, "Libyalı dostlarımızın 2014 yılından itibaren ortaya koydukları diyalog arzusunu teşvik ediyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame’yi samimi çaba içinde görüyoruz. Onun da desteğiyle sürdürülen bölgesel ve ulusal uzlaşı sağlanması, yeni anayasanın kabul edilmesi ve nihayet seçimlerin düzenlenmesine yönelik süreci destekliyoruz." ifadelerini kullandı. 

 

Erdoğan’ın Türkiye’ye dair gelecek öngörüsü

Erdoğan, "Roma’daki temasları sırasında inanç insanı olan Papa ile görüşeceğinin hatırlatılması ve kendisi için inancın öneminin" sorulması üzerine, “Dindar olmak ve inanç benim için her şeydir. Bu, benim vazgeçebileceğim bir şey değildir. Dinimin bana emrettiği her şey benim önceliğimdir." yorumunu yaptı.

 

Türkiye’yi gelecekte nasıl hayal ettiği sorusuna ise Erdoğan, “Türkiye’yi, dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasında düşlüyorum. Şu anda Avrupa’da 5’inci, dünyada 16’ncı sıradayız. Hedefimiz, ilk 10’a girmek.” yanıtını verdi.

 

 

AA

Polonya'da pazar günü alışveriş yasağı onaylandı
Okunma Sayısı : 566   
31.1.2018 18:15:55

Polonya'da büyük marketleri vuracak şekilde pazar günleri alışveriş ve ticareti büyük oranda kısıtlayan yasayı onaylayan Cumhurbaşkanı Duda, market emekçilerinin dinlenme imkanına kavuşacağını ve çocukların anne babalarıyla daha fazla vakit geçirebileceğini söyledi.

 


AB üyesi Polonya, iktidardaki muhafazakar eğilimli Hukuk ve Adalet Partisi'nin (PiS) tartışmalı icraatlarıyla gündemden düşmezken bu kez Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, pazar günleri alışveriş ve ticareti büyük oranda kısıtlayan bir yasayı onayladı.

 

 

BATILI SÜPER MARKET ZİNCİRLERİ HEDEF

Hükümet, Dayanışma Sendikası ve Katolik Kilisesi'nin birlikte hazırladığı yasayı imzalayan Duda, bunun çalışanların aile hayatına yardımcı olacağını söyledi. Ancak yasanın asıl hedef aldığı kesim olan Batılı süper market zincirlerinin, en büyük geliri pazar günü elde ettikleri için tepki göstermelerine kesin gözüyle bakılıyor.

 


UZUN SAATLER DÜŞÜK ÜCRETE ÇALIŞTIRIYORLAR

Polonya halkının çok çalışan kesimleri, genellikle pazar günlerini toplu alışveriş yapmaya ayırıyor. Bunun için de Batılı süper market zincirlerine yöneliyor. Ancak marketler, haftasonu çalışanları yok pahasına ücretlerle uzun saatler boyu çalıştırmakla eleştiriliyor.

 

HERKESİN RAHAT BİR PAZAR GÜNÜ GEÇİRMEYE HAKKI VAR

İmza töreninde, yasa sayesinde pazar günü market emekçilerinin dinlenme imkanına kavuşacağını ve çocukların anne babalarıyla daha fazla vakit geçirebileceğini söyleyen Duda, "Bu, pazar günleri dükkanlarını kapatanlar ile pazar günü dahi çalışarak tatil yapamayan kişilerin dayanışması. Pazar gününü çocukları, aileleri ile geçirmek herkesin hakkı. Herkesin rahat bir pazar günü geçirmeye hakkı vardır'' dedi.

 

ALMANYA VE AVUSTURYA'DA DA BÖYLE

Ne zaman bir dükkana girse bu yüzden çalışanların kendisine teşekkür ettiğini anlatan Polonya Cumhurbaşkanı, büyük perakandecilerden 'anlayış' talep ederken uygulamalarını yeni yasaya uyarlamaları gerektiğini belirtti. Almanya ve Avusturya gibi AB ülkelerinde de benzer yasaların uygulandığını söyledi.

 

2020'DE PAZAR GÜNLERİ TÜMÜYLE KAPALI OLACAK

Küçük prekendeciler, fırınlar, benzin istasyonları, çiçekçiler, otellerdeki dükkanlar ve sanatsal etkinlikleri için istisnalar getiren yasaya göre 1 Mart 2018'den itibaren ayda iki pazar dükkanlar ve marketler kapalı kalacak. 2019'da ayda sadece bir pazar günü açılabilecek dükkanlar ve marketler, 2020'de ise milli bayramlar haricinde pazar günleri hiç açılmayacak. Ancak bunun ekonomiyi olumsuz etkileyebileceği tartışması da başladı.

 

SPUTNİK

Avrupa Birliğinden İsrail'e: Uluslararası hukuk çerçevesinde yasa dışıdır
Okunma Sayısı : 1050   
11.1.2018 22:07:51

Avrupa Birliğince (AB), İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki bazı bölgelerde yer alan Yahudi yerleşim birimlerine yüzlerce ek konut ekleme planına tepki gösterilerek, bunun uygulanması durumunda Filistin devletinin tehlike altına gireceği açıklandı.

 


AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrailli yetkililerin bu hafta Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim birimlerine 800'den fazla ek konut eklenmesi için ihale açtığı anımsatıldı.

 


AB'nin, İsrail'in yerleşim yerleri ve benzer faaliyetlerine ilişkin tutumunun çok açık olduğu ve değişmediği vurgulanan açıklamada,

 

Yerleşim yerlerine ilişkin tüm faaliyetler uluslararası hukuk çerçevesinde yasa dışıdır, iki devletli çözüm ve kalıcı barış ihtimalini zayıflatmaktadır.

 

AB, İsrailli yetkililerin bu kararlarını gözden geçirmesi ve iptal etmesini bekliyor." ifadeleri kullanıldı.


Açıklamada, İsrail'in yerleşim birimlerine ek konut ekleme planını uygulaması durumunda Filistin devletinin tehlike altına gireceğinin altı çizildi.

 


AB'nin iki devletli çözüm çerçevesinde müzakerelerin tekrar başlatılması için İsrail ve Filistin'in yanı sıra tüm uluslararası ve bölgesel ortaklarıyla irtibatta olacağı vurgulanan açıklamada, İsrail-Filistin sorununun çözümü için tek gerçek seçeneğin iki devletli çözüm olduğuna işaret edildi. 

 

AA / eeas.europa.eu

Avrupa Birliği Trump'a meydan okudu: Nükleer Anlaşmaya uy
Okunma Sayısı : 616   
11.1.2018 16:48:57

ABD Başkanı Donald Trump'ın ağır darbe indirdiği İran'la nükleer anlaşmaya Avrupa Birliği bir kez daha tam destek açıkladı. Brüksel'de İranlı mevkidaşlarıyla biraraya gelen Almanya, Fransa, İngiltere Dışişleri Bakanları, nükleer anlaşmaya İran'ın uyduğunu teyit edip Trump'ın onayını talep etti.

 

Trump: İran’a karşı yaptırımları genişletmek için AB’nin desteğine ihtiyacımız yok


Brüksel'de İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile biraraya gelen AB Dış Politika Temsilcisi Federica Mogherini ve Almanya, Fransa, İngiltere Dışişleri Bakanları Sigmar Gabriel, Jean-Yves Le Drian, Boris Johnson, Tahran'ın 2015 tarihli nükleer anlaşmaya uyduğunu teyit etti. Avrupa Birliği'nin (AB) ağır topları, Trump'ın anlaşmaya onay vermesini talep etti.

 

ABD'de  Saygı Göstermeli

'İran'ın anlaşmaya saygı duymasına şüphe düşüren bir işaret yok, diyen Fransız bakan Le Drian, tüm taraflara anlaşmaya sadık kalma çağrısında bulundu. 'Amerikalı müttefiklerimiz de saygı göstermeli. Sekteye uğramasını gerektiren bir neden yok'' vurgusu yaptı.

 

Herkeze Karşı Korumaya Kararlıyız

Alman bakan Gabriel, 'Avrupa'nın anlaşmayı olası her türlü zarar veren karara karşı koruma kararlılığını' dile getirdi. ''Nükleer silahlanmayı engelleyen tek bir anlaşma var; ona darbe indirmek, dünyaya çok tehlikeli bir işaret vermek olur'' uyarısı yaptı.

 


Daha İyisini Bilen Söylesin

İngiliz bakan Johnson, İran'ın nükleer programını dizginlemek için bugüne dek kimsenin bundan daha etkili bir plan sunmadığını söyleyip ''Karşı çıkanlar daha iyi bir çözüm önerisiyle gelsin, biz bugüne dek böyle bir şey görmedik'' dedi. Johnson, 'İran halkının bu anlaşmanın ekonomik getirilerinden faydalanması gerektiğini' söyleyerek de İran'a yaptırımların kalkmasına desteğini sundu.

 

 

Dünyayı Daha Güvenli Kılıyor

Mogherini, ''İşleyen ve bölgede nükleer silahlanma yarışını engelleyerek dünyayı daha güvenli hale getiren anlaşmayı korumak için birlik olmamız elzem'' diye konuştu. Zarif, Twitter hesabından, AB'li muhataplarının ortaya koyduğu 'güçlü görüş birliğinden' memnuniyetini ifade etti.

 

 

Trump'ın Ekim'deki Hamlesi

ABD Başkanı bu anlaşmayla ilgili 90 günde bir Kongre'ye bildirimde bulunuyor. Trump, Ekim 2017'de İran'ın nükleer anlaşmaya 'uymadığı' açıklamasını yapmış, ama anlaşmanın sonlandırılması ya da yeniden müzakere edilmesi çağrısında bulunmamıştı. Böylece ABD'nin anlaşmaya taraf olmaya devam edip etmeyeceğiyle ilgili kararı Kongre'ye bırakmıştı.

 

Yaptırımlar için gözler Trupm'ta

ABD yönetiminden üst düzey yetkililer, Trump'ın, yeniden cuma günü yapacağı açıklamada, anlaşma karşılığı kalkan İran'a yaptırımların tekrar yürürlüğe girmesi yönünde karar bildirmesini 'beklemediklerini' söyledi. Ancak Trump, BM Güvenlik Konseyi onaylı anlaşmayla kalkan yaptırımları tekrar yürürlüğe sokmasa bile İran'a karşı yeni yaptırımlar açıklayabilir.

 

 

AJANSLAR...

Erdoğan ve Macron'dan Avrupa Birliği açıklamaları
Okunma Sayısı : 572   
6.1.2018 11:30:48


Cumhubaşkanı Erdoğan,

Türkiye, Avrupa Birliği’nin kapısında 54 yıldır bekletilen bir ülke. AB bize gerekçe sunamıyor. 


İlk zamanlar 15 fasıl üzerinden bizi engellerken daha sonra bu 35'e çıktı. Kapatılması da olmadı. Tabi bu bizi ciddi manada yorduğu gibi milletimi de yoruyor. 
Belki de bizi bir karara doğru sürükleyecektir. 


Zira sürekli olarak 'ne olur artık bizi de alıverin' diyecek halimiz de pek yok. Bakın bunu Fransa'dan söylüyorum, buradan dillendiriyorum, sesleniyorum.

 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron: 

Türkiye-AB ilişkilerinde iki yüzlülükten çıkmak gerekiyor. Yani kendiliğinden yeni başlıkların açılması gibi bir şey mümkün olmayacaktır.

 

AB Türkiye'ye aslında çok iyi davranmadı. Ben ikili ilişkilerimize yoğunlaşıyorum. Açık net konuşulsa zaman kazanılır. Blokaj yaratan konuları açıkça konuşsak, yeni başlıkların açılmasına imkan vermeyecek durumları konuşsak zaman kazanılır.

 

Burada amaç Türk halkının Avrupa'nın içinde kalmasını muhafaza etmek. Avrupa'da bir gelecek istiyoruz Türkiye için. Bu sürecin bir ikiyüzlülüğü oldu. Türkiye'de AB yanlısı Türk'leri yordu,ifadelerini kullandı.

 

Fransa - Paris

AB'den Küba'ya müttefiklik açıklaması
Okunma Sayısı : 671   
6.1.2018 11:03:09

Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Küba'ya yaptığı 2 günlük ziyaret sırasında Devlet Başkanı Raul Castro ile görüştü.

 

Görüşme öncesi basın toplantısı düzenleyen AB Yüksek Temsilcisi, birliğin Küba'nın siyasi dönüşümünü yönetmesine yardım eden öngörülebilir ve sağlam bir müttefik olduğunu söyledi.

 

Tutarlıyız ve politikalarımızda öngörülemez, ani değişimler de göstermiyoruz." diyen Mogherini, AB ülkelerinin Küba'nın en önemli ekonomik ortağı olduğunu ifade etti.

 

Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Küba'nın birliğin güvenilir bir ortağı olmak istediğini belirtti.

 

ABD'deki Donald Trump yönetiminin, Küba'ya yönelik ambargosunun Havana ile Washington arasındaki sorunları çözmeyeceğini vurgulayan Mogherini, "Avrupa, Amerikalılara çok defa söyledi, Birleşmiş Milletler'e de götürdü. Ambargonun tek etkisi insanların yaşam kalitesini düşürmek. Ambargo, tamamen hükümsüz ve kanun dışı." ifadelerini kullandı. Mogherini, AB ile Havana'nın yakın gelecekte yenilenebilir enerji, tarım ve kültürel değişim alanlarında anlaşmalar imzalayacağını dile getirdi.

 

ABD Başkanı Donald Trump, selefi Barack Obama’nın ilişkileri normalleştirme girişimlerinin sadece Küba hükümetinin menfaatine olduğunu savunarak normalleşme sürecini iptal etmişti.

 

AA


50 tane Haberden 41 - 50 arası gösteriliyor
Sayfalar :1 - 2 - 3Geri · İleri
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?