İstanbul 100 yataklı göz hastanesine kavuşuyor
Okunma Sayısı : 465   
9.6.2018 14:38:04

 

İstanbul, hem poliklinik hem de yataklı sağlık hizmeti verecek 100 yataklı göz hastanesine kavuşacak.

 

Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, 100 yataklı olarak inşa edilecek İstanbul Beyoğlu Göz Hastanesi için 5 Nisan'da ihale gerçekleştirildi.

 

Sözleşmesi imzalanıp, ihale süreci tamamlanan ve yer teslimi gerçekleştirilen hastanenin, ruhsat çalışmalarına başlandı.

 

Modern mimarisiyle dikkati çeken hastane, son teknolojiye sahip tıbbi cihazlarla donatılacak. Hem poliklinik hem de yataklı sağlık hizmeti verilecek hastane 3 blok 9 kat şeklinde inşa edilecek.

 

Hastanede, 19 tek kişilik, 39 çift kişilik odanın yanı sıra, 10 ameliyathane, 18 genel yoğun bakım yatağı ve 56 poliklinik bulunacak. Projede, 12 araçlık açık, 161 araçlık kapalı otopark planlaması da yapıldı.

 

AA

İstanbul Valisi Vasip Şahin: 29 Mayıs 1453, Türk ve dünya tarihinin dönüm noktası olmuştur
Okunma Sayısı : 461   
29.5.2018 01:16:32

 

İstanbul Valisi Vasip Şahin, 29 Mayıs İstanbul'un Fethinin 565. yılı nedeniyle bir mesaj yayınladı.

 

Kıymetli İstanbullular,

 

Türk milleti, tarihi boyunca nice büyük zaferler kazanmış, nice galibiyetlere ulaşmıştır. İstanbul’un fethi de bu zaferlerin en şanlılarındandır. Fatih Sultan Mehmet, kimsenin hayal bile edemediklerini hayata geçirmiş, fethedilemez zannedilen bir şehri fethetmiştir.

 

Asırlar öncesinden müjdelenen İstanbul’un fethiyle yeryüzünün bu eşsiz ve paha biçilemez şehri, bu aziz millete vatan olmuş, çağlar değişmiş, karanlık bir devir bitmiş ve aydınlık bir devir başlamıştır. 29 Mayıs 1453, Türk ve dünya tarihinin dönüm noktası olmuştur.


İstanbul, fethin ardından pek çok inanç ve kültürün bir arada yaşadığı bir cihan başkenti olmuş; gerek ilim, kültür ve sanatta gerek ticarî, siyasî, diplomatik ve ekonomik sahalarda dünyaya açılmış, hatta yön vermiştir. Böylece her din ve kültürün kendi kuralları içinde, birbirine saygı duyarak yaşadığı, barış ve esenlik şehri Dersaadet kurulmuştur.

 

Fethin ardından Bizans halkına “Herkes dilinden, dininden, malından, canından müsterih olsun.” diye seslenen Fatih, İstanbul’u hoşgörü, barış ve adaletin sembolü haline getirmiştir.

 

İstanbul’un fethinde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ortaya koyduğu tavır, bu şehrin inşası ve dünya merkezine dönüşmesi için takip ettiği siyaset, sadece dün için değil; bugün için de büyük bir referans özelliğine sahiptir.

 

Fetih ruhuyla milletçe bir ve beraber oldukça, birbirimize saygı, sevgi ve hoşgörü anlayışı ile yaklaştıkça ülkemiz çok daha güçlenecek ve dünyaya yön verecek medeniyet, yine bu topraklardan yayılacaktır.

Bu düşüncelerle İstanbul’un Fethi’nin 565. yıl dönümünü tebrik ediyor, Fatih Sultan Mehmet ve onun kutlu askerlerini, kahraman ecdâdımızı ve tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

 

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan İstanbul'un Fethinin 565. yılı dolayısıyla muhteşem bir video yayınladı.

 

 

 

HABER GALATA

İstanbul Milli Eğitim Müdürü hakkında soruşturma başlatıldı
Okunma Sayısı : 499   
21.5.2018 14:06:53

 

İstanbul Valiliği izinsiz çakarlı araç kullanan ve bu yüzden polis memuru N.Ç. ile tartışan İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci’nin soruşturulmasına izin verdi.

 

Süper Vali böyle olur. İstanbul'lu Vali Vasip Şahin'i seviyor....

 

Başpolis N.Ç. Valiliğin koruma kararı olmadan, kiralık aracına çakar lambası takan İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Faruk Yelkenci’ye, çıkarılan yönetmelik gereği ceza kesmişti.

 

Odatv’nin gündeme getirdiği olayda 108 TL’lik cezanın kesilmesinin ardından Müdür Yelkenci'nin, polis müdürlerini arayarak “Benim kim olduğumu biliyor musunuz” dediği öne sürülmüştü.

 

Ve tüm bunların ardından, kanun gereği İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci’ye para cezası kesen Başpolis N.Ç. açığa alınmıştı. Odatv'nin haberi sonrasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü konuyla ilgili açıklama yapmıştı.

 

Sözcü’den Can Özçelik’in haberine göre, İstanbul Valiliği izinsiz çakarlı araç kullanan ve bu yüzden polis memuru N.Ç. ile tartışan İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci’nin soruşturulmasına izin verdi.

 

Yelkenci hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından “Görevi kötüye kullanmak” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Yelkenci’nin, soruşturma kapsamında ifadesi alınacak.

Olaydan sonra açığa alınan polis memuru N.Ç görevine iade edilmişti.

 

28 Şubat'ta Avrasya Tüneli Avrupa girişi Yenikapı uygulama noktasında emniyet şeridiniden hızlı bir şekilde giden araç polis memuru N.Ç tarafından durduruldu. Ardından yaşanan tartışmadan sonra polis memuru araç içindeki şahıslar ve İl Emniyet Müdür Yardımcısı hakkında “Görevi kötüye kullanma” iddiasıyla suç duyurusu yaptı.

 

Polis memuru N.Ç dilekçesinde kendisini İl Milli Eğitim Müdürü olarak tanıtan kişinin kimlik vermek istemeyerek, “Sen milli eğitim müdürünün görevini biliyor musun? Seninle görüşürüz” dediğini iddia etti.

 

YAŞADIKLARINI ANLATTI

 

Polis memurunun iddiasına göre olay şöyle yaşandı: “Araç ve şahıslar olay yerindeyken asayiş şube müdürlüğüyle yaptığım telefon konuşmasında ilgili şahıslar hakkında herhangi bir işlem yapmamam istendi. Ben de ‘Kanun ve yönetmelikler ne emrediyorsa onu yapacağım dedim.

 

İL EMNİYET MÜDÜR YARDIMCISINDAN DA ŞİKAYETÇİ

 

Daha sonra uygulama noktasına İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı M.Ç. ve Fatih İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı B.B. gelerek bana ‘Sen kimsin bu araca işlem yapıyorsun? Hadi git burdan’ diyerek beni görev yerimden kovarak görevimi yapmamı engelledi. Ben de kendisine ‘Emri yazılı verin uygulayayım’ dedim.

 

ARAÇ KONTROL YAPILMADAN BIRAKILDI

 

Araç kontrol yapılmadan bırakıldı, araç olay yerinden ayrılıp Avrasya Tüneli’ne girdi. Bunun üzerine olayla ilgili tutanak tuttum. Polise karşı gelerek kimlik vermeyen, aracını aratmayan, beni görevim başında tehdit eden araçtaki iki şahıstan ve bu iki şahıs hakkında işlem yaptırmayan, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı M.Ç. hakkında kolluk kuvvetinin görevini engeleme, görevli olduğum noktadan yazılı emir olmadan beni kovması, diğer polis memurları karşısında küçük düşürülmemden dolayı davacı ve şikâyetçiyim.” 

 

ChangeOrg'ta açılan imza kampanyasında vatandaşlardan polis memuruna büyük destek gelmiş 45 bin den fazla imzayla vatandaş kampanyaya destek vermişti.

 

 

AJANSLAR

Beyoğlu'nda Sokollu Mehmet Paşa Çeşmesi ağlıyor
Okunma Sayısı : 530   
21.5.2018 12:02:11

 

İstanbul’un Beyoğlu ilçesi Yanıkkapı Sokağı’nda bulunan Sokollu Mehmet Paşa Çeşmesi’nin kitabesi çalındı ve tarihi eser virane duruma getirildi. 

 

Milli Gazete'de yer alan habere göre, ayrıca 976/1568-69 tarihli çeşmenin üzerine kaçak bir kat çıkıldığı, haznesinin de işyeri olarak Vakıflar tarafından kiraya verildiği ortaya çıktı.

 

Mimar Sinan’ın eseri olan çeşmenin çöp torbaları arasında görünmez hale gelmesi de tartışma yarattı.

 

Beyoğlu Belediyesi maalesef ilçedeki tarihi yapılala ilgilenmiyor, her ke kadar vakıfların sorumluluğunda olsada tarihi yapıların durumunu tek tek tespit edip ilgili kurumlarla tarihi yapı/çeşmelerin restorasyonu için kordineli bir çalışma yapabilirdi.

 

Vakıfların restrasyonunu yaptırdığı bir çok tarihi yapıların açılışında boy göstererek sosyal medyada kendi onarımı yaptırmış gibi gösteren belediye başkanı bu çeşme benim sorumluluğumda değildir diyemez.

 

Tarihi çeşmenin üstüne kaçak kat yapılırken Beyoğlu Belediyesi ne iş yapıyordu? Yıllardır bunlar neden görülmüyor? 

 

Beyoğlu'nda caddeler sokaklar da çöpten geçilmiyor, nereden geçseniz  çöp torpalarını görüyorsunuz, sanal hayali işlerle yapılan tanıtımlar, medyada boy gösterme çabaları, hayali projelerle kendini parlatma çabaları cadde ve sokaklardaki çöplerin toplanmasını sağlamıyor. 

 

Beyoğlu belediyesinin logosu olan ve Galata Kulesi meydanında bulanan Bereketzade Camii çeşmesinde de durum farklı değildi, yıllarca sahipsiz kalmış vatandaşların çabaları sonucu onarılmıştı.

 

Tarihe, ecdada  saygısı olmayanlar vatandaştan saygı beklemesin. Kendi ilçesinden habersiz bir yönetimle devam etmek çok mümkün gözükmüyor, ilçede bulunan tüm tarihi yapıların haritası çıkarılır ve restorasyonu yapılabilirdi tabi böyle bir istek göremiyoruz. 

 

Tarihi yapı/çeşmelerimizin onarılması için tek mücadele eden vatandaş ve gazeteciler oldu.

 

Bu sorunları takip etmesi gerekenler aldıkları maaşları ne kadar hak ediyorlar tartışılır.  

 

Ecdadın kemiklerini sızlatanlara söylenecek tek söz kalıyor, bırakın gidin....

 

 

 

 

İBB'den ilçe belediyelerine 150 milyon liralık destek
Okunma Sayısı : 488   
18.5.2018 14:19:28


İstanbul Büyükşehir Belediyesi  yol yapım, bakım, onarım ve asfalt kaplama uygulamalarında kullanılması için 39 ilçe belediyesine 150 milyon liralık yardım yaptı.

 

İlçe belediye başkanlıklarınca yolların yapım, bakım ve onarımı, alt-üst yapıların rehabilitasyonunda kullanılmak için İBB'den mali destek talebinde bulunuldu.

 

İBB Yol Bakım ve Onarım Altyapı Koordinasyon Daire Başkanlığı Avrupa Yakası Yol Bakım Onarım Müdürlüğü, ilçe belediyelerinin bu talebini, 14 Mayıs'ta Plan ve Bütçe Komisyonu'na iletti.

 

Komisyonun olumlu değerlendirdiği teklif, İBB Meclis toplantısında ele alındı. 39 ilçeye 150 milyon lira yardım önerisi, İBB Meclisi'nde görüşürken CHP grubu, dağılımın adil olmadığını gerekçe göstererek itiraz etti.

 

CHP Grubu adına konuşan İBB Meclis Üyesi Tarık Balyalı, en fazla yardım alan 15 ilçe belediyesinin içinde bir tek CHP'li belediyenin bulunmadığın belirterek, hakça bir dağıtımın söz konusu olmadığını ve dolayısıyla bir adaletsizlik yapıldığını savunarak, bunun düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.

 

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Erdal Yılmaz ise yardım miktarının bazı kriterler baz alınarak belirlendiğini, dolayısıyla hiçbir belediyeye haksızlık yapılmadığını anlattı.

 

Yılmaz, "Bu yardımlar yapılırken ilçedeki nüfus yoğunluğu, yüz ölçümü büyüklüğü, yolların uzunluğu ve gelişmişlik indeksi dikkate alınıyor. En fazla nüfusu olan ve en büyük ilçeye ve diğer kriterlere göre daha fazla yardım ediliyor. Bu nedenle haksızlık ve adil olmayan bir dağılım söz konusu değildir." dedi.

 

Konuşmaların ardından oylamaya geçildi. İBB'nin 39 ilçeye yapılacak 150 milyon liralık yardımı, Meclis'te oy çokluğuyla kabul edildi.

 

 

HABER GALATA

Rusya İstanbul Başkonsolosu Podelyshev “Modern dünya için tarihin tahrifi” başlıklı bir makale kaleme aldı
Okunma Sayısı : 555   
16.5.2018 18:54:24

 

Rusya İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelyshev “Modern dünya için tarihin tahrifi” başlıklı bir makale kaleme aldı.

 


Tek tek ülkeler ve bir bütün olarak ülke blokları, diğer devletlerin tarihi geçmişini ve mirasını karalayarak ve böylece günümüzde onların itibarını zayıflatmaya çalışarak, tarihi gerçekleri çarpıtma amaçlı bir politika yürütmektedir.

 

Günümüzde uzun süredir, dünya tarihinin çeşitli olaylarını revize etme eğilimi devam etmektedir. Tek tek ülkeler ve bir bütün olarak ülke blokları, diğer devletlerin tarihi geçmişini ve mirasını karalayarak ve böylece günümüzde onların itibarını zayıflatmaya çalışarak, tarihi gerçekleri çarpıtma amaçlı bir politika yürütmektedir. 

 

İkinci Dünya Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasında Sovyetler Birliği’nin rolü ile ilgili olarak Batı ülkeleri tarafından kararlı bir şekilde yürütülen bu tür girişimler, son yıllarda Rusya’ya karşı başlatılan muazzam bir bilgi savaşının parçası haline dönüşmüştür. 

 

Her yıl, özellikle Rusya Federasyonu’nda ve eski SSCB’nin birçok ülkesinde yaşayan halklar için kutsal olan Zafer Bayramı’nın kutlandığı 9 Mayıs tarihinin yaklaşmasıyla propaganda makinesi aktif olarak devreye sokulmaktadır. 

 

Tarihin tahrif edilerek kasıtlı bu çarpıtmalar her şeyden önce insanlık düşmanı (misanthropik) faşist rejime karşı mücadelenin yükünü taşımış olan tüm halklar için bir hakarettir. Aynı zamanda, Sovyetler Birliği’nin Avrupa ve Asya’nın faşizmden ve militarizmden kurtulmasına olan katkısı göz ardı edilmektedir. 

 

Tarihin tahrif edilmesine yönelik girişimler, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden sonra ortaya çıkan ve Birleşmiş Milletler Tüzüğü’nde yer alan mevcut dünya düzeninin temellerini sarsmakta olup, İslamofobi de dahil olmak üzere neonazi ve yabancı düşmanlığının çeşitli şekillerde yayılması için elverişli bir zemin oluşturmaktadır. 

 

Devam etmekte olan “Rus düşmanlığı” kampanyasının bir parçası olarak ülkemiz, İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olan suçlulardan biri olarak gösterilmeye çalışılmakta, faşist Almanya ve SSCB’nin “eşit sorumluluk taşıdığı”, Molotov- Ribbentrop Paktı’nın bir “suç unsuru” olduğu fikri empoze edilmektedir. 

 

Tüm bu suçlamalar, genel tarihsel bağlamdan ve Avrupa’nın İkinci Dünya Savaşı’na sürüklenmesi kronolojisinden tamamıyla izole edilmiş olarak yapılmaktadır. O günkü Büyük Britanya ve Fransa hükümetlerinin, faşist Almanya’nın saldırgan eylemlerinin başlangıcına hafifçe hizmet eden 1938 Münih Anlaşması hakkında ve bunun yanı sıra Avrupalı seçkin tabaka temsilcilerinin “Üçüncü Reich” ile flört etme eylemleri ve Hitler’in askeri makinesini Sovyetler Birliği’ne karşı kışkırtma arzusu konusunda tamamen sessiz kalınmakta. 

 

Sovyetler Birliği, ülkemizde o zamanki mevcut sistemin tüm eksikliklerine rağmen, asla kendi ulusal ya da başka bir üstünlüğü bilinciyle hareket etmemiş, bir bütün olarak halkları yok etmeyi hedeflememiştir. 

 

22 Haziran 1941 tarihinde Nazi Almanyası, savaş ilan etmeksizin hain bir şekilde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) topraklarını işgal etmiştir. Birkaç hafta içinde Rusya’nın 13 bölgesi (RSFSR), Belarus, Ukrayna, Litvanya, Letonya, Estonya, Moldova toprakları dahil olmak üzere Sovyet topraklarının önemli bir bölümü faşistlerin ve müttefiklerinin işgaline maruz kalmıştır. Ekim ayında düşman Moskova’ya ulaşmıştır. 

 

Sovyet birlikleri, kahramanca direniş ve 1942 baharında arka cephede sağlanan askeri ürün üretimi sayesinde, Moskova’ya karşı saldırıyı durdurmayı başarmış ve 1941-1942’nin kış aylarında taarruza geçmiştir. 

 

Bunun, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın stratejik açıdan ilk büyük yenilgisidir. 

 

Moskova yakınlarında yürütülen savaşın seyrini SSCB lehine çevirmeyi başaran diğer kanlı ve acımasız savaşlar takip etmiştir. Bunlar arasından en ünlüleri - Kuzey Kafkasya’daki savaş, Stalingrad Savaşı (altı aydan fazla süren), Kursk Bölge Savaşı. 

 

1943 yılının sonlarına doğru Kızıl Ordu, kalıcı bir niteliksel ve niceliksel üstünlük kazanmıştır. 1944 yılının başlarında, faşistlerin işgal ettiği toprakların üçte ikisi kurtarılmıştır. SSCB’ye hiçbir zaman sempati duymasa bile Winston Churchill, Ağustos 1944’te “Rus ordusu ana rol oynamış ve Alman ordusunun cesaretini tüketmeyi başarmıştır”, diye yazmıştır. 

 

Almanları takip eden Sovyet birlikleri, kısa süre sonra Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya, Polonya, Macaristan, Avusturya ve Çekoslovakya’yı özgürlüğe kavuşturmuştur. 8 Mayıs’ta ise Alman komutası kayıtsız şartsız teslimiyet protokolünü imzalamıştır. 

 

1941-1942’de tüm Alman birliklerinin dörtte üçten (3/4) fazlası SSCB’ye karşı savaş halindeydi. Sovyet-Alman cephesinde yürütülen savaşta Alman silahlı kuvvetlerinin toplam kaybı yüzde 73 civarındaydı. 

 

Son yıllarda sadece Batı’da değil, Sovyet dönemi sonrası ülkelerde dahi, bu savaşı yalnızca büyük fedakârlıklar (can kaybı) pahasına kazanmayı başardığımız yönünde bir fikir yayılmakta. Gerçekten de, Sovyet halkının savaştan kaynaklanan can kayıpları, müttefiklerimizin kayıplarıyla kıyaslanamaz. 

 

Resmi verilere göre İkinci Dünya Savaşı’nda 26.6 milyon Sovyet vatandaşı dahil olmak üzere, 55 milyon insan ölmüştür. Ani saldırı nedeniyle savaşın ilk yıllarında en büyük kayıplar vermiştir. Ülkemizin sivil nüfusu savaştan büyük zarar görmüş olup, 17.5 milyondan fazla kişi ölmüştür. 

 

Böylesine büyük kayıplara bombardımanlar, yerleşim yerlerinin bombalanması, sivillere yönelik kitlesel idamlar, sivillerin zorla kaçırılması, toplama kamplarındaki imhalarla uygulanmakta olan dönemin faşist Almanya’sının politikası neden olmuştur. 

 

Hitler karşıtı koalisyonun her üye ülkesi zafere katkıda bulunmuştur. Fakat ülkemizin payına düşen, en ağır sınavlardan geçmek olmuştur. Ruslar, eski SSCB’nin diğer halkları ile birlikte manevi ve fiziksel tüm gücüyle, yoğun irade, dayanıklılık ve dirençle anavatanlarının ve diğer birçok devletin bağımsızlığını savunmuşlardır. 

 

20. yüzyılda yaşanan olaylar, dünyanın kaderinin herhangi bir devlet veya grup ülke tarafından belirlenemeyeceğinin açık bir kanıtı olmuştur. Kendi görüş ve iradesini, demokrasi modelini ve diğer manevi değerleri başka ülkelere empoze etmenin yanı sıra, her ne pahasına olursa olsun küresel hâkimiyet elde etme girişimleri trajik sonuçlara yol açabilir. 

 

Bugün bizim, tüm insanlığın, barışın, istikrar ve güvenliğin ortak çıkarları için eşitlik ve saygınlık içinde Rusya ile ilişkiler kurmak yerine, jeopolitik hedefleri uğruna kışkırtıcı politikalarını sürdürmeye devam eden bir dizi Batı ülkesine aktarmaya çalıştığımız şey budur.  

 


Andrey Podelyshev


Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu

 

HABER GALATA...

İstanbul Valisi Vasip Şahin: Çok daha ileriye gitmemiz gerekiyor
Okunma Sayısı : 550   
11.5.2018 02:25:03

 

İstanbul Valisi Vasip Şahin, Türkiye Dergiler Birliği (TÜRDEB) ve Dünya Dergiler Birliği (World Periodical Union - WPU) tarafından düzenlenen "9. Uluslararası Dergi Fuarı"nı ziyaret etti.

 

Şahin, "Çocuk Dergiciliği" temasıyla Sirkeci Tren Garı'nda gerçekleştirilen fuarda, farklı alanlarda yayın yapan dergilerin stantlarında incelemelerde bulundu.

 

Türkiye Dergiler Birliği Başkanı Asım Gültekin ve fuarın onur konuğu dergisi "İtibar"ın genel yayın yönetmeni İbrahim Tenekeci ile fuarı gezen Vali Şahin, uğradığı stantlardan dergi satın aldı.

 

Katılımcılarla bir süre sohbet eden İstanbul Valisi Şahin, ziyaretçilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

 

 


Çok daha ileriye gitmemiz gerekiyor

Ziyaret sonrası AA muhabirine açıklama yapan Şahin, şunları kaydetti:

 

Türkiye ve yurt dışından gelen birbirinden farklı ve değerli dergileri gölmüş olduk. İbrahim Tenekeci Bey ile gezmek de ayrıca öğretici oldu. Sağ olsun bize mihmandarlık yaptı. Bilmediğimiz, tanımadığımız dergiler vardı ama fuar geldiği nokta itibarıyla sevindirici. Bayağı bir gelişme sağlanmış, yalnız yeterli değil. Hem dergicilik hem yazın hayatı konusunda çok daha ileriye gitmemiz gerekiyor.

 

Fuara bu yıl kültür, sanat, çocuk, mizah, tarih, edebiyat, ekonomi, gençlik gibi alanlarda Türkiye'den yaklaşık 500, yurt dışından ise 25 ülkeden 150'den fazla dergi katılıyor.

 

Dünyanın "ilk ve tek" dergi fuarı olma özelliğini taşıyan "9. Uluslararası Dergi Fuarı", 13 Mayıs'ta sona erecek.

 

 

AA

İstanbul Kültür Çalıştayı düzenleniyor
Okunma Sayısı : 561   
9.5.2018 16:22:47

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul'un tarihi, sosyal ve kültürel birikiminin tüm yönleriyle ele alınacağı ve yeni bir yol haritasının oluşturulacağı İstanbul Kültür Çalıştayı'nı düzenleyecek.

 

Bakanlık tarafından ilgili tüm tarafların katılımıyla düzenlenecek çalıştay ile İstanbul'un sosyal, kültürel değerlerinin, estetik mimarinin en önemli örneklerini oluşturan tarihi yapılarının durumunun sil baştan masaya yatırılması amaçlanıyor.

 

Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda 11-12 Mayıs'ta gerçekleştirilecek çalıştayın açılışını, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş yapacak.

 

Çalıştay kapsamında kurulan 11 ayrı komisyonda Türkiye'nin önde gelen 215 ilim, fikir, kültür ve düşünce insanı, İstanbul'un dünü, bugünü ve geleceğini konuşacak.

 

İstanbul'un 11 farklı yönü ele alınacak


İstanbul Kültür Çalıştayı'nda kurulan komisyonlar, "yedi tepeli şehir" olarak anılan, doğal ve mimari güzellikleriyle dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlayan mega kentin farklı yönlerini ele alacak.

 

Çalıştayda tartışılacak ana konu başlıkları ise şunlar olacak:

 

İstanbullu Olmak: Şehir, Kimlik, Şuur", "İstanbul: Mimari Miras", "İstanbul'un Kültürel Ortak Yönetimi: Yerel, Ulusal, Küresel", "İstanbul'u Tasarlamak: 2023'ten 2053'e", "İstanbul: Kültür ve Diplomasi", "İstanbul: İnsanlar", "İstanbul: Edebiyat", "İstanbul: Sanat", "İstanbul: Gündelik Yaşam", "İstanbul: Kültürel Mekanlar", "İstanbul: Yayıncılık Kültürü

 

 

Yeni yol haritası hazırlanacak


Bakanlık, 2 gün sürecek çalıştayın sonunda 11 komisyondan çıkan önerileri "İstanbul Kültür Çalıştayı Sonuç Raporu"nda toplayacak.

 

Kamuoyuyla da paylaşılacak rapor, İstanbul için oluşturulacak yeni yol haritasına da ışık tutacak. Şehrin sosyal, kültürel ve sanatsal açıdan geleceği için atılacak yeni adımlar, raporda yer alan öneriler dikkate alınarak belirlenecek.

 

Çalıştayda ayrıca, kültürel mekanlar ve yayıncılık kültürü bağlamında İstanbul'un geleneksel ve güncel haritaları da çıkarılacak.

 

AA

İstanbul'a ikinci sürücüsüz metro hattı geliyor
Okunma Sayısı : 551   
7.5.2018 13:39:15

 

İstanbul'da Üsküdar-Ümraniye sürücüsüz metro hattının ardından Yenikapı-Halkalı metrosu da bu teknolojiye sahip olacak.

 

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Yenikapı ve Kirazlı arasında çalışan M1B hattının Halkalı'ya uzatılması çalışmalarında sona geliniyor.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Üsküdar-Ümraniye sürücüsüz metro hattı gibi Yenikapı-Halkalı arasındaki metronun sürücüsüz olması için çalışmalarını sürdürüyor.

 

13 istasyonu bulunan Kirazlı-Yenikapı metrosu Halkalı'ya uzatılınca 8 durak daha eklenecek. Metronun toplam hat uzunluğu 24 kilometreye ulaşacak. Bağcılar-Kirazlı-Küçükçekmece-Halkalı metro hattı güzergahı Barbaros, Malazgirt, Mimar Sinan Caddesi, Fatih, Halkalı Merkez, Hastane, Yarımburgaz, Halkalı istasyonlarından oluşacak.

 

Metronun Halkalı'ya uzatılmasıyla mevcut Kirazlı-Yenikapı hattı rehabilite edilerek teknolojik hale getirilecek. Mevcut hatta kullanılan tren setleri yerine insansız sürüş kabiliyetine sahip 272 vagona sahip 45 tren seti alınacak. Yeni hattaki trenler birbirlerine körüklerle bağlı altılı vagonlar halinde çalışacak.

 

Bir merkezden ve sürücüsüz olarak kontrol edilebilen tren setleri saatte 90 kilometre hız yapabilecek, kendi kendine park alanına gidebilecek. Tren setlerinde cep telefonları için şarj üniteleri de yer alacak.

 

Gelecek yıl hizmete alınması planlanan hat ile Halkalı ile Bağcılar Kirazlı arası 14 dakikaya inecek. Halkalı-Yenikapı hattında ulaşım 39 dakika olacak.

 

 

AA

 

İstanbul'da eylem hazırlığındaki teröristlere operasyon
Okunma Sayısı : 599   
11.4.2018 12:11:57


İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, DEAŞ adına faaliyette bulunan ve eylem hazırlığında olduğu belirlenen zanlıların yakalanması için çalışma başlattı.

 

Söz konusu soruşturma kapsamında, 8 ilçede 10 adrese eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, yabancı uyruklu 15 örgüt üyesini gözaltına aldı.

 

Adreslerde yapılan aramalarda, çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzeme ele geçirildi.

 

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

 

AA

İstanbul Boğazı'nda tanker yalıya çarptı
Okunma Sayısı : 606   
7.4.2018 18:08:09

Malta bandıralı, 225 metre boyunda, 32 metre enindeki 38 bin 732 grostonluk "Vitaspirit" adlı gemi, kazanın ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait römorkörler tarafından çekilerek götürüldü.


Kaza sonucu, geminin çarptığı Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'nda büyük çapta hasar oluştu. Ayrıca yan taraftaki restoranda da hasar meydana geldi.


Olay yerinde yetkililerce inceleme yapılırken, kaza sırasında yalının boş olduğu bildirildi.


Kazanın nedeninin araştırıldığı belirtildi.


Öte yandan, kaza dolayısıyla İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatıldı.

İstanbul Valiliğinden talimat: Çakarları sökün
Okunma Sayısı : 658   
7.4.2018 14:41:36

 

İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına, 39 ilçe kaymakamlığına, İl Emniyet Müdürlüğüne, İl Jandarma Komutanlığına, tüm kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yazıyla geçiş üstünlüğüne sahip olmayan araçlardaki ışıklı ve sesli uyarı cihazların söktürülmesini istedi.

 

Vali Vasip Şahin imzasıyla gönderilen yazıda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 71. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 141. maddesi ile geçiş üstünlüğüne sahip araçlar ve bu hakkın hangi hallerde ve ne şekilde kullanılacağının hükme bağlandığı hatırlatıldı.

 

Yoğun araç trafiğine sahip İstanbul'da geçiş üstünlüğü hakkına sahip olmadığı halde bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait araçlara mevzuata aykırı olarak ışıklı ve sesli uyarı cihazlarının takıldığı ve başta emniyet şeridi ihlalinde bulunularak, trafik seyrinin tehlikeye düşürüldüğü, bu hakkı kullanmak durumunda olan ambulans, itfaiye, polis araçları gibi araçların zamanında gidecekleri yere ulaşamamaları sonucunda da yine can ve mal kayıplarına neden olduklarının, vatandaşlardan valiliğe intikal eden şikayetlerden ve yapılan denetimlerden tespit edildiği aktarıldı.

 

Yazıda,

Trafik güvenliğine yönelik can ve mal emniyetinin sağlanması amacıyla kurumunuza ait geçiş üstünlüğüne sahip olmayan araçlarda varsa bulunan ışıklı ve sesli uyarı cihazların bir an önce söktürülmesini, geçiş üstünlüğüne sahip araçlardaki ışıklı ve sesli uyarı işaretlerinin mevzuata uygun hale getirilmesi ve görev hali dışında bu işaretlerin kullanılmamasına özen gösterilmesi, emniyet birimlerince denetim yapılarak titizlikle takip edilmesini, gerekli tedbirleri almayan, ihmal ve suistimali tespit edilen görevliler hakkında idari ve adli işlemlerin kararlılıkla yapılacağının bilinmesini ve herhangi bir aksaklığa mahal verilmemesini önemle rica ederim.

 

AA

İstanbul Polisi terör örgütlerine göz açtırmıyor: 14 gözaltı
Okunma Sayısı : 655   
23.3.2018 10:39:18


İstanbul'da, terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyonda, 13'ü yabancı uyruklu 14 kişi gözaltına alındı.

 

Alınan bilgiye göre, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, DEAŞ adına faaliyette bulunduğu ve eylem hazırlığında olduğu tespit edilen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

 

Ekiplerin 9 ilçede, 9 adrese düzenlendiği eş zamanlı operasyonda, 13'ü yabancı uyruklu 14 şüpheli yakalandı.

 

Adreslerde yapılan aramalarda, çok sayıda örgütsel doküman ve dijital malzeme gele geçirildi.

 

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

 

AA

Taksim çiçekçileri yeni yerine taşınıyor
Okunma Sayısı : 323   
22.3.2018 10:34:09

İstanbul'da çiçekçiler için daha önce tarihi Maksem'in Taksim Meydanı'na bakan tarafına yapılan dükkanlar, yeni belirlenen alana kurulması için sökülmeye başlandı.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından çiçekçiler için daha önce tarihi Maksem'in Taksim Meydanı'na bakan tarafına yapılan dükkanlar, yeni belirlenen alana kurulması için sökülmeye başlandı.

 

 

Daha önce İstiklal Caddesi’nin hemen başlangıcındaki bölüme inşa edilen 9 dükkanın yeni belirlenen alana taşınması için söküm çalışmaları yapılıyor.

 

Ana taşıyıcıları çelik konstrüksiyon olan ve etrafı ile tavanı camlardan oluşan dükkanlar işçiler tarafından sökülüyor.

 

Çiçekçiler için yapılacak kalıcı 9 mekan, Taksim Meydanı'nın Tarlabaşı Bulvarı'nda kurulacak.  

 

 

 

İstanbul'da 8 ilçede terör örgütü PKK'ya yönelik operasyon
Okunma Sayısı : 691   
20.3.2018 02:44:14

İstanbul'da, terör örgütü PKK'ya yönelik nevruz öncesi kent genelinde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda şüpheliler yakalandı.

 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, nevruz öncesi terör örgütüne yönelik kent genelinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Özel harekat polisinin de destek verdiği operasyon kapsamında 8 ilçede önceden belirlenen 19 adrese baskın yapıldı.

 

Operasyonda, terör örgütüne destek verdiği öne sürülen şüpheliler gözaltına alındı.

 

Zanlılar, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. 

 

AA

Türkiye'nin En Pahalı Şehirlerini TÜİK açıkladı
Okunma Sayısı : 758   
19.3.2018 13:29:12


 

Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi'ne göre, geçen yıl fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölge İstanbul oldu.

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi (BSGP) 2017 Araştırması"nın sonuçlarını açıkladı. Endeksler, Türkiye genelinde 100 lira karşılığı satın alınan belirli bir mal ve hizmet sepetinin çeşitli bölgelerdeki lira cinsinden satış tutarlarının göstergesi olarak tanımlanıyor.

 

Buna göre, geçen yıl Türkiye'nin fiyat düzeyi endeksi en yüksek bölgesi 114,8 ile İstanbul, en düşük bölgesi ise 93,5 ile Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan oldu. Bu değerler, İstanbul'un Türkiye ortalamasına göre yüzde 14,8 pahalı, Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan'ın ise yüzde 6,5 daha ucuz olduğunu gösterdi.

 

Gıda ve alkolsüz içeceklerde en pahalı bölge İstanbul


Gıda ve alkolsüz içecekler ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 111 ile İstanbul'da gerçekleşti. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge, 94,9 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır oldu.

 

Giyim ve ayakkabı ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi, 110,6 ile İzmir olarak kayıtlara geçti. Araştırmaya göre, aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge 84,1 ile Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan olarak belirlendi.

 

Dağılım genişliği en yüksek ana grup olan konut ana grubunda da en yüksek fiyat düzeyi endeksi 150,1 ile İstanbul'da gerçekleşti. Bu ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge, 84,5 ile Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt olarak kayıtlarda yer aldı.

 

Ulaştırma ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 107,1 ile İzmir'de görülürken, bu grupta en düşük endeks 93,5 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır'da gerçekleşti.

 

Lokanta ve oteller ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi, 118,3 ile Ankara'da kaydedildi. Fiyat düzeyi endeksi en düşük bölge ise 91,7 ile Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye olarak belirlendi.

 

Diğer ana gruplarda endeks değerleri


Dağılım genişliği en az olan ana gruplardan alkollü içecekler ve tütünde en yüksek fiyat düzeyi endeksi, 100,2 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır'da gerçekleşti. En düşük fiyat düzeyi endeksi, 99,8 ile Aydın, Denizli ve Muğla'da kaydedildi.

 

Ev eşyası ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 108,7 ile İzmir'de belirlenirken, aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük bölge 89,5 ile Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye oldu.

 

Sağlık ana grubunda fiyat düzey endeksi en yüksek bölge 145,3 ile Ankara, en düşük bölge 73,8 ile Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt olarak kayıtlara geçti.

 

Eğlence ve kültür ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 106,6 ile İstanbul'da gerçekleşti. Bu ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük bölge 94,9 ile Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt olarak belirlendi.

 

Eğitim ana grubunda en yüksek fiyat düzeyi endeksi 141,7 ile İstanbul'da kaydedildi. Aynı ana grup için fiyat düzeyi endeksi en düşük olan bölge, 76,9 ile Şanlıurfa ve Diyarbakır oldu.

 

Çeşitli mal ve hizmetler ana grubunda da fiyat düzeyi endeksinin en yüksek olduğu bölge 110,1 ile İstanbul olarak dikkati çekerken, endeksin en düşük olduğu bölge 91,1 ile Ağrı, Kars, Iğdır ve Ardahan olarak öne çıktı.

 

Haberleşme ana grubunda ise değişim gözlenmedi. Bunun nedeni olarak gruptaki telefon görüşme ve internet abonelik ücreti gibi tüm madde çeşidi fiyatlarının bütün bölgelerde aynı olması gösterildi.

 

AA

Karaköy İskelesinde sona doğru
Okunma Sayısı : 697   
12.3.2018 22:51:14

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yaptırılan Karaköy'ün yeni yüzer iskelesi, Tuzla Tersanesi'nden alınarak, Kartal açıklarına getirildi.

 

2008 yılındaki şiddetli lodosta batan Karaköy'ün yüzer iskelesinin yerine yenisi, Tuzla Tersanesi'nde inşa edildi. Deniz üzerinde yüzer olarak tasarlanan iskele 81 metre boyunda, 27,6 metre genişliğinde yapıldı. Yüksekliği 3,5 metre olan yeni yüzer iskelenin ana güverteden çatıya yüksekliği ise 7,5 metre olarak inşa edildi.

 

 

Yaklaşık 2 bin ton ağırlığındaki iskele, toplamda 2 bin 236 metrekarelik bir alana sahip bulunuyor. İçinde kafeterya ve kütüphane yer alacak iskele, aynı anda 10 geminin bağlanabileceği şekilde tasarlandı.

 

Akşam saatlerinde Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait bot yardımıyla Tuzla'da inşa edildiği tersaneden alınarak, Kartal açıklarında bekletilmeye başlanan yüzer iskele, bugün Haliç tersanesine getirilecek.

 

Yüzer iskelenin, burada iç dizaynı tamamlandıktan sonra, bir ay içinde hizmete alınması planlanıyor.

 

 

AA

İstanbul Polisi hırsızlara göz açtırmadı: 2423 tutuklama
Okunma Sayısı : 1016   
11.3.2018 12:02:24

İstanbul'da, 1 Ocak 2010 ile 31 Aralık 2017 arasında gerçekleştirilen 6 bin 222 hırsızlık operasyonunda yakalanan 5 bin 620 kişiden 2 bin 423'ü tutuklandı.

 

Anadolu Ajansı  muhabirinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün istatistik verilerinden derlediği bilgiye göre, kentte polis sorumluluk bölgesinde ev, iş yeri ve araçtan hırsızlık yapan kişilerin yakalanması amacıyla 2010'da 564, 2011'de 533, 2012'de 563, 2013'te 598, 2014'te 732, 2015'te bin 392, 2016'da 896 ve 2017'de 944 operasyon yapıldı.

 

Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı operasyonlar sonucunda, 2010'da yakalanan 818 şüpheliden 342'si, 2011'de yakalanan 859 şüpheliden 366'sı, 2012'de yakalanan 875 şüpheliden 290'ı, 2013'te yakalanan 728 şüpheliden 334'ü, 2014'te yakalanan 598 şüpheliden 267'si, 2015'ye yakalanan 914 şüpheliden 393'ü, 2016'da yakalanan 365 şüpheliden 209'u, 2017'de yakalanan 463 kişiden 281'i tutuklandı.

 

2 bin 423 şüpheli tutuklandı


Bu verilere göre, 1 Ocak 2010 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasında İstanbul'da polis sorumluluk bölgesinde gerçekleştirilen 6 bin 222 hırsızlık operasyonunda, 5 bin 620 kişi gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2 bin 423'ü tutuklandı.

 

AA

 

 

Prof. Dr. Ercan: Deprem olabilir diyorlar ama hiçbirinde kanıt yok
Okunma Sayısı : 468   
5.3.2018 21:16:39

İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan, "Yaptığım araştırmalara göre İstanbul'da deprem 2045'ten önce olamaz. Deprem bilimciler her an deprem olabilir diyorlar ama hiçbirinde kanıt yok." dedi.

 

Karabük İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından Deprem Haftası etkinlikleri kapsamında Hamit Çepni Konferans Salonu'nda düzenlenen, "Türkiye'nin Deprem Gerçeği" konferansında konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, depremin yerin biçimini değiştiren, yeraltı kaynaklarıyla enerjiyi oluşturan yararlı bir doğa olayı olduğunu söyledi.

 

"Deprem olmasa Marmara, Sapanca, Karasu olmazdı"


Her depremin bir atom santralinden daha fazla enerji ürettiğini ifade eden Ercan, "Bu, yerin altında şu anda beklemektedir. Depremler olmasa kömür yatakları olmaz. Mesela Düzce'nin bulunduğu yer birinci sınıf tarım alanı ve sulak bir kesimdir. Bunu yapan altından geçen kırıklardır. Deprem olmasa Marmara Denizi, Sapanca Gölü, Karasu olmazdı. Depremler aslında Allah'ın sevdiği ülkelere bir bağışıdır. Olaya böyle bakmak lazım. Depremden ölmemek için eğitimin artması ve yoksulluğun kalkması gerekiyor." diye konuştu.

 

"İstanbul'da deprem 2045'ten önce olamaz"


Türkiye'deki depremlerin yüzde 57'sinin Kuzey Anadolu fayında gerçekleştiğini vurgulayan Ercan, şöyle konuştu:

 

"Türkiye'deki depremlerin yüzde 33'ü göçüntü türü olan Batı Anadolu'dadır. Yüzde 13'ü de Doğu Anadolu kırığı üzerindedir. Türkiye'de deprem açısından en sakıncalı olan yer Kuzey Anadolu kırığıdır. Karabük, Kuzey Anadolu kırığının sadece 55 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Bu yüzden depremden etkilenecek illerden biridir. En çok deprem olan şehirler ise Erzincan, Bingöl, Denizli, Gönen, Manyas, Erdek, Bolu, Adapazarı, Düzce, Adana, Van, Çorum, Amasya, Kars, Erzurum, İzmir, Kütahya Gediz, Manisa Demirci, Muğla Fethiye ve Marmaris."

 

Kuzey Marmara'da iki büyük deprem beklenildiğini anlatan Ercan, "Kuzey Marmara'da 6,4 ile 6,7 arasında ve 7,0 ile 7,2 arasında deprem olacaktır. Yaptığım araştırmalara göre İstanbul'da deprem 2045'ten önce olamaz. Deprem bilimciler her an deprem olabilir diyorlar ama hiçbirinde kanıt yok." değerlendirmesinde bulundu.

 

AA


158 tane Haberden 1 - 20 arası gösteriliyor
Sayfalar :1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8Geri · İleri
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?