Prof. Şen: Türk ve Alman İlişkileri Cumhurbaşkanlığı Düzeyinde Görüşmelerle Onarılması Mümkün Olabilecek
Giriş: 31.7.2017 00:00:00 - Güncelleme:

Prof. Şen: Türk ve Alman İlişkileri Cumhurbaşkanlığı Düzeyinde Görüşmelerle Onarılması Mümkün Olabilecek

 

Türkiye ile Almanya arasında yaşanan gerginliğin ne bu iki ülkeye ne de Avrupa'ya hiçbir yararının olmayacağını söyleyen Türk Alman Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Faruk Şen, Avrupa'nın iki devi olarak nitelendirdiği Türkiye ve Almanya'nın çekişmeyi bir yana bırakıp uzlaşmalarının her ikisinin de çıkarına olacağını belirtti.

 

 

Türk-Alman ilişkileri denilince akla gelen ilk isimlerden olan TAVAK Başkanı Faruk Şen, iki ülke arasında yaşanan sorunun çok ciddi olduğunu anlattı: "Ben eskiden hep şunu derdim. Türkiye ve Almanya o kadar iç içe ki eğer sınırdaş olsaydık hakikaten bir konfederasyon kurabilirdik. Fakat iyi ki sınırdaş değiliz. Şimdi sınırdaş olsaydık herhalde bir savaşa girerdik."


'ALMANYA'NIN TAVRININ ÜÇ ÖNEMLİ SONUCU OLACAK'


Almanya'nın tavrının Akdeniz ülkeleri dışında kalan bütün AB ülkeleri tarafından destekleneceğini belirten Faruk Şen şu andaki durumu, "AB bütçesinin yüzde 43'ünü ödeyen Almanya Türkiye'ye tavır aldı" sözleriyle özetledi.

 

"Almanya'nın bu tavır alışta üç önemli açıklaması var" diyen Şen, bu üç unsuru şöyle açıkladı:

 

"Bir ben turistlerin Türkiye'ye gelmesine artık sınır getireceğim. Bunu şöyle yapacaklar, vatandaşlarına diyecekler ki; 'Türkiye'ye gittiğinizde başınıza bir şey gelirse biz sizin sorumluluğunuzu almıyoruz'. Burada Alman tur operatörlerinin seyahat edenlere bir sigortası var.

 

Bu açıklamadan sonra Türkiye'ye yapılacak seyahatlerde bu sigorta çok artacak. Türkiye'ye 2015'de 5.4 milyon Alman turist gelmişti, bu sayı 2016'da 3.4 milyona düştü. Ben inanıyorum ki Almanya Dışişleri Bakanı'nın bu açıklamasından sonra 2017 yılında Türkiye'ye gelen Alman turist sayısı 2 milyon civarında kalacaktır.

 


İkinci önemli gelişme Alman firmalarının Türkiye'ye karşı uyarılması. Bu uyarı, Alman firmalarına 'Türkiye'ye yatırım yapmayın' demek anlamına geliyor. Almanya'nın Türkiye'de irili ufaklı 4 bin 500 firması var. Önemli firmalar yatırımlarını azaltır. Fakat çok sayıda çapulcu firma da var. Bunlar bu açıklamadan etkilenmez çünkü Türkiye'den korkunç para kazanıyorlar. Bunlar devam eder ama azalmayı bekleyelim.

 


Üç; Türkiye, AB ülkeleriyle gümrük birliğinin yenileştirilmesi, iyileştirilmesi anlaşmasını yapacak ve bu en geç eylül ayında uygulamaya sokulacak ve 2019'un ortalarına kadar devam edecekti. Almanya'nın bu çıkışından sonra Avrupa Parlamentosu'nda da AB Komisyonu'nda da böyle bir iyileştirmenin olmayacağından hareket edebiliriz."

 

Almanya'nın enerji kalemleri dışında hem ithalat hem de ihracatta Türkiye'nin bir numaralı partneri olduğunu hatırlatan Faruk Şen, "Türkiye Almanya'dan yaptığı ithalatı gerçekleştiremedikçe buradaki sanayi firmaları gelişemez, Almanya'ya yaptığı ihracatın kesilmesi de Türk ekonomisine büyük darbe vurur" dedi.


'ALMANYA KENDİ KAMUOYUNU TATMİN ETMEK İÇİN BU TAVRI ALMAK ZORUNDAYDI'


Bugün gelinen noktayı, "Şimdi bir inatlaşma var, iki taraf da birbirine tabiri caizse dayılanıyor" diye açıklayan Şen sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Almanya çok geri adım attı. İncirlik konusunda epey bir zaman bekledikten sonra baktı ki çözüm olanağı yok ses çıkarmadan Ürdün'e gitti. Fakat Alman Dışişleri Bakanı Gabriel Türkiye'ye geldiğinde bir söz almıştı. Alman parlamenterler Konya'daki askeri üssü ziyaret edebilecekti. Onun iptali ve insan hakları savunucusu Alman'ın da tutuklanması bardağı taşıran son damla oldu. Ve Almanya kendi kamuoyuna karşı ben Tayyip Erdoğan'ın her dediğine evet demiyorum, tepkimi göstereceğim diye bu adımı attı. Ki bu adımı atan Dışişleri Bakanı ve partisi Türkiye'ye olumlu bakan bir gruptu."

 

TAVAK Başkanı Faruk Şen yaklaşık  80 milyonluk  nüfuslarıyla Avrupa'nın iki devi  olan Türkiye ve Almanya'nın ilişkilerini onarmalarının artık Cumhurbaşkanları düzeyinde görüşmelerle mümkün olabileceğini vurguladı.

 

Kaynak: Sputnik

Haber Videosu
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?