Devlet Bahçel: MHP varsa özgürlük ve demokrasi vardır
Giriş: 7.6.2018 11:28:10 - Güncelleme: 7.6.2018 11:31:18

Devlet Bahçel: MHP varsa özgürlük ve demokrasi vardır

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Taha Akgül Spor Salonu'nda düzenlenen Sivas Bölge İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, MHP'yi "beka" diyenlere, çare olarak gösterdiklerini söyledi.

 

Türk milletine 24 Haziran'da her zamankinden daha fazla iş düştüğünü vurgulayan Bahçeli, "Cenab-ı Allah’a şükürler olsun ki Türkiye sevdalıları oyunları bozmak için geliyor. Mazlumların hakkını savunmak, mağdurlara tercüman olmak için geliyor.

 

Milliyetçi Hareket Partisi istiklalimizi ve istikbalimizi teminat altına almak amacıyla inanmışlıkla, sağlam ve şaşmaz bir iradeyle geliyor. Şüphesiz ki MHP’yi hedeflerine ulaştıracak, gücüne güç katacak, hak ettiği mevkilere çıkaracak sizlersiniz, aziz milletimizdir." diye konuştu. 

 

Sivas'ın Kurtuluş Mücadelesi'nin ilk duraklarından biri olduğunu hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

 

99 yıl evvel Sivas’ta Milli Mücadele’nin yol haritası çizilmişti. Kurucu kahramanlar işgalcilere taviz vermemişlerdi. Tam bağımsızlık dışında ikinci bir seçenek tanımamışlardı. Milli mukavemet canlanmış, milli ruh muazzez bir dirilişle şahlanmıştı. İmkansızlık kol geziyordu, zorluklar fazla, düşman ise faaldi. Yedi düvel üzerimize üşüşmüştü. Vatanımız istilaya uğramıştı. Milletimiz yorgun, yoksul, bitkin, bezgin, umutsuzdu.

 

Hükümet çaresiz, atıl, dağınık, güdümlü, iradesiz ve kararsızdı. Uzun savaş yılları Anadolu’yu kasıp kavurmuştu. Emperyalizm varlığımızı yok etmek için seferber olmuştu. Küresel vahşet Türk milletini tarihten silmek için karanlık oyunlarını sahneye çıkarmıştı.

 

Buna rağmen Türk milleti pes etmedi, teslim olmadı. Buna rağmen iman varsa imkan vardır, imkan varsa, inanç varsa istiklal olacaktır diyen kahramanlık ruhu devreye girdi, mücadelesiyle devleşti.

 

Sivas bu ruhun yükseldiği muazzam bir vatan köşesidir. Milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu, birbirinden ayrılamayacağı Sivas’ta kararlaştırıldı. Her türlü işgal ve müdahaleye karşı milletin birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edeceği Sivas’ta belirlendi. Manda ve himayenin kabul edilemeyeceğinin ilanı Sivas’ta yapıldı.

 

Mandacılar tekrar işbaşındadır


Bahçeli, "24 Haziran'da Sivas Kongresi'nin irade, itibar ve iffeti oylanacaktır." diyerek, yapılacak seçimin önemine değindi. 

 

Türkiye'de son yıllarda yaşanan olayların kurtuluş mücadelesinin verildiği dönemlerdeki olaylara benzerlik gösterdiğini anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:

 

Çünkü mandacılar tekrar işbaşındadır. Himaye arayanlar yeniden ileri atılmışlardır. 24 Haziran’da ya milli irade hakim olacak ve Türkiye’nin önü açılacak ya da zillet ittifakı milli hedef ve hayalleri akim bırakacak, sonuçta Türkiye kaybedecektir. Bunun başka yolu, başkaca alternatifi kalmamıştır.

 

Türkiye’nin bölünmesi, sözde Kürt sorununu tanıyarak milli ve üniter devlet yapısının çökmesi, kendilerine millet ittifakı ismi veren partilerin ortak amacı haline gelmiştir. CHP’nin seçim beyannamesi federasyona yeşil ışık, Kürdistan’a yaldızlı davetiyedir. İP ve SP’nin seçim beyannameleri emin olunuz CHP’nin beyanlarından farklı değildir. Hepsi birden aynı kirli havuzda toplanmışlardır. Bunlar Sivas Kongresi’nin karşısında mevzilenen mandacı çürüklerdir.

 

Bunlar Milli Mücadele’nin rövanşını almak için kuyruğa giren müstevli uzantıları, işgal bakiyeleridir. Bu nedenle, Türk milleti adı millet, aslı zillet olan ittifaka asla geçit vermeyecektir. Şayet verirse, hıyanet temize çıkacak, Türkiye düşmanları rahat nefes alacaklardır.

 

CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet Partisi, DP hepsinin bir ağızdan kaosa "gel gel" yaptığını ve kargaşaya sinyal yaktıklarını savunan Bahçeli, bu partilerin Türkiye’yi geriye götürmek, gerileterek düşürmek için el birliği, söz birliği, emel birliği içinde çalıştıklarını iddia etti.

 

Muhalefet partilerinin fitne ve dedikodu yaydıklarını, milli bekayla ilgili hiçbir kaygı taşımadıklarını, milli ülkülerle ilgili hiçbir samimiyet ifade etmediklerini ileri süren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

Varsa yoksa kriz siyasetini canlı tutmak için çabalıyorlar. Sundukları bir şey yok. Söyledikleri bir şey yok. Yaptıkları, yapacakları bir şey de yok. Ancak yalanları, dolanları, uydu ve uyduruk lafları pek çok. Zillet ittifakının cumhurbaşkanı adaylarına bakınız, tam bir garabet, tam bir felaket.

 

Birisi çıkıyor, 'Parlamenter sisteme geri döneceğiz.' diyor, diğeri çıkıyor '2.Ordu Komutanının, terörle mücadelede üstün başarılara imza atmış saygın bir generalin apoletlerini sökeceğim.' iddiasında bulunuyor.

 

Allah bunlara fırsat vermesin, milletimiz eyvallah etmesin. Düşünebiliyor musunuz, 2.Ordu Komutanı, Cumhurbaşkanımızın iftar programına katıldığından dolayı ince ince bozgun siyaseti yapan şahsın Nevşehir’de hedef tahtasına oturuyor.

 

Neymiş, Cumhurbaşkanını alkışlamış.

 

Ne yapacaktı, yuh mu çekecekti?

 

Ültimatom mu verecekti?

 

Muhtıra mı hazırlayacaktı?

 

Ne yapacaktı, Cumhurbaşkanını protesto mu edecekti?

 

Düşman mı sevindirecekti? İnceldikçe esneyen, esnedikçe kopma noktasına gelen siyasi meddah ve bezirgana, şerefli bir Türk komutanının apoletlerini sökme fikrini kim ya da kimler vermiştir?

 

Apoletlerini sökecek müptezel henüz anasından doğmamıştır


Muharrem incenin kullandığı dilin yerli olmadığını savunan Bahçeli, şöyle devam etti:

 

Bu dil Kandil dilidir. Bu ağız FETÖ ağzıdır. Bu üslup PYD/YPG üslubudur. Köhne fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak güçtür. CHP’nin icazetli cumhurbaşkanı adayı sökmeye çok merak duyuyorsa, gitsin köhnemiş, kangrene dönüşmüş fikirlerini söksün. Bu yetmiyorsa, gevşeyen akıl vidalarını söksün. Bu da olmuyorsa kararmış kalbini, kapanan vicdanını söksün, fırlatıp atsın. 2. Ordu Komutanının hedef yapılması boşuna değildir.

 

Çünkü, CHP’de Afrin başarısının karın ağrısı vardır. Zeytin Dalı Harekatı’nın acısı ve açmazı egemendir. CHP Genel Başkanının 'Afrin’e girilmesin.' çağrısını ayakları altına alan ve teröristleri saklandıkları delik ve tünellerde imha eden inanmış ve kahraman evlatlarımızın komutasını yapan kişi 2. Ordunun başındaki değerli generalimizdir.

 

Bu komutanımızın apoletlerini sökecek müptezel henüz anasından doğmamıştır. İnce işçilikle apolet sökmenin hevesine kapılan edep ve terbiye yoksunu siyasi duruşa Sivas, Yozgat, Tokat, Adıyaman, Amasya, kısaca büyük milletimiz doğudan batıya, kuzeyden güneye haddini bildirecek karardadır, kökünü kurutacak güçtedir.

 

İttifak sağlam esaslara bağlanmıştır

 

Bahçeli, 24 Haziran'ın yeni bir doğuş olduğunu, gelecek asırların kilidini emniyetle açacağını belirtti.

 

Sistemsel arızaların yeni hükümet sistemiyle son bulacağını dile getiren Bahçeli, siyasi kutuplaşmaların 24 Haziran'dan sonra en aza ineceğini savundu.

 

Bahçeli, çiftçiyi, işçiyi, memuru, esnafı, emekliyi, mağduru, mazlumu, işsizi, garibanı dert eden, tamamen bunlara odaklanan bir hükümet sistemi tesis ve bina edileceğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

Türkiye yeni bir döneme, Cumhuriyet'in üçüncü evresine geçmektedir. Beka sorunları güçlü bir iradeyle göğüslenecektir. Birliğimize ve dirliğimize saldıran çevrelere cumhurun ittifak ruhuyla karşılık verilecektir.

 

Şu hususu bilhassa belirtmek isterim ki 24 Haziran'dan sonraki beş yıl boyunca, yani cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kurum ve kurallarıyla yerleşesiye kadar Cumhur İttifakı devam etmelidir, bizim açımızdan da devam edecektir.

 

Cumhur İttifakı üzerinde polemik yapanlar, 24 Haziran'dan sonra ittifakın biteceğini iddia edenler, hayal ve niyetlerini gerçekmiş gibi sunmaya çalışan siyasi hazımsızlardır. Boş laflara karnımız toktur. İttifak sağlam esaslara bağlanmıştır. Konu vatandır, konu millettir, konu Türkiye'dir. Siyasi çıkar hesabı yapamayız. Siyasi çetele tutamayız.

 

Ne kazanırız ne kaybederiz heves ve derdinde olamayız. 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' anlayışımıza uygun hareket etmeyi görev ve vicdan ödevi sayarız.

 

Cumhur İttifakı, Cumhuriyet'in hem yüzüncü yıl dönümünü hem de iki yüzüncü yıl dönümünü planlayıp gerekli ve tarihi adımları atacak muazzam bir şuurun özet ve özel halidir.

 

Üzerimize düşen görevi yerine getirdik


Türkiye'nin içinde bulunduğu vahim iç ve dış tehditlerin, bölgede cereyan eden kaos ve istikrarsızlık ortamının giderek artmasının, küresel güçlerin Türkiye üzerinde kurduğu baskılara karşı yönetim sisteminden kaynaklanan aksaklıkların giderilmesinin cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişin önemli gerekçeleri arasında olduğunu belirten Bahçeli, "Ülkemiz beka sorunu yaşarken yönetim sisteminden kaynaklanan sorun ve açmazlar geleceğimizin aleyhineydi.

 

Biz, Türkiye’nin yeni bir anayasa değişikliği ve hükümet sistemine ihtiyacı olduğu gerçeğiyle üzerimize düşen görevi yerine getirdik." ifadelerini kullandı. 

 

Bahçeli, 16 Nisan halk oylamasından çıkan sonuçları tanımayan, millet iradesini hor gören ve sandıktan çıkan iradeye riayet etmeyen çarpık siyasi zihniyetlerin milletin kararlı duruşu karşısında çaresiz kaldığını dile getirdi.

 

MHP başından sonuna yeni hükümet sisteminin paydaşıdır


Milli iradenin 16 Nisan 2017'de cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi onayladığını anımsatan Bahçeli, şöyle devam etti:

 

Parlamenter sistemi tekrar yürürlüğe koyma vaatleri ise beyhude bir çabadır. Türkiye'nin siyasi kargaşa ve dış kaynaklı müdahalelere kapı aralayan yönetim sistemi yerini güçlü ve istikrarlı bir hükümet sistemine bırakmış, Türkiye'nin ufkunu gölgeleyen önemli bir sorun uzlaşma kültürüyle ortadan kaldırılmıştır.

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelecektir, gelecek bizimle birlikte gelecektir. MHP başından sonuna yeni hükümet sisteminin paydaşıdır.

 

Hedefimiz, TBMM'de sayısal ve siyasal olarak güçlü bir MHP'nin varlığıdır. Hedefimiz, TBMM'nin denge ve denetleme görevini eksiksiz yerine getirmektir. Hedefimiz, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni bütün kurum ve kurallarıyla hakim kılmaktır.

 

Beşinci kol faaliyetiyle partimizi küçültmeye, küçük göstermeye, eritmeye, itibarsızlaştırmaya yönelik şerefsiz bir kumpasın aracı olan kiralık anket şirketleri ne söylerse söylesin, MHP sizin desteğinizle, milletimizin teveccüh ve takdiriyle değil barajları, okyanusları aşa aşa geliyor, her geçen gün yükseliyor.

 

MHP Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olmak için günden güne büyüyor, milyonlar üç hilale umut bağlıyor.

 

MHP varsa özgürlük ve demokrasi vardır


MHP'den rahatsız olanların, FETÖ’nün değirmenine su taşıyan kripto iş birlikçiler olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bizden gocunanlar, PKK’nın ekmeğine yağ süren omurgasızlar ve onursuzlardır. Bizi çekemeyenler, bizi kabullenemeyenler Müslüman Türk milletine düşman kesilenlerdir.

 

Bunlar 24 Haziran'a kadar konuşsunlar. Her gün yalanlarına yalan ekleyip müfteriliğin çamuruna batsınlar. Ancak sonları yakındır, hesap verecekleri günler yaklaşmaktadır." diye konuştu. 

 

MHP varsa Türkiye vardır. MHP varsa Türklük vardır. MHP varsa özgürlük ve demokrasi vardır. MHP varsa bin yıllık kardeşliğe hiçbir mihrak yan gözle dahi bakamayacaktır." ifadelerini kullanan Bahçeli, TBMM’de güçlü bir şekilde yer alıp, sosyal, ekonomik ve siyasal politikalar üzerinde etkili olarak, söz ve vaatlerin gerçekleşmesi için yeni sistemin içinde kararlıkla mücadele edeceklerini vurguladı.

 

MHP'nin seçim beyannamesi hakkında da bilgi veren Bahçeli, "Cumhur İttifakı millet aklı, huzurlu Türkiye. 24 Haziran seçimleri, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

 

24 Haziran’ı zafere çevirmek için olağanüstü bir mücadele azmi sergilemenizi bekliyorum. Milletvekili adaylarımızı TBMM’de görmek istiyor, hepinize başarılar diliyorum." dedi.

 

 

AA

 

Haber Videosu
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?