ABD'li papaz Brunson'un yargılanmasına devam ediliyor
Giriş: 7.5.2018 13:52:54 - Güncelleme: 7.5.2018 17:23:53

ABD'li papaz Brunson'un yargılanmasına devam ediliyor

 

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde ikinci kez hakim karşısına çıkan Brunson'ın, "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği" iddiasıyla 15 yıla kadar, "devletin güvenliği bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek" suçlamasından da 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.


Savcının, Brunson hakkında hazırladığı iddianamede, din adamı görüntüsü altında terör örgütleri PKK ve FETÖ adına suç işlediği ve bu örgütlerin genel stratejileri kapsamında eylem birlikteliği içinde olduğu, bu örgütlerin amaçlarını bilerek ve isteyerek iş birliği yaptığı iddiası yer alıyor.

 

ABD'li papaz Brunson'ın, FETÖ'nün üst düzey mensuplarıyla kod isimlerini bilerek görüştüğü, bu kapsamda örgütün sözde eski Ege Bölgesi imamı ve firari Bekir Baz ve onun yardımcısı Murat Safa ile hakkında "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasından dava açılan tutuklu sanık Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç ile görüşmeler yaparak strateji belirlediği öne sürülüyor.

 

İzmir Protestan Diriliş Kilisesi'nde PKK ile FETÖ'yü övücü ve bölücü içerikli konuşmalar yaptığı iddia edilen Brunson'ın, özellikle Kürt vatandaşların yaşadığı bölgelerde sistematik çalışma yürüttüğü, bu amaçla İzmir'de sadece Kürt kökenli vatandaşların alındığı "Mesihin Kürdi Kilisesi"ni kurduğu da suçlamalar arasında bulunuyor.

 

Tutuklu papazla ilgili ele geçirilen çok sayıda dijital materyalde FETÖ/PDY'nin hücre evlerinde sohbet toplantısı olarak da bilinen "maklube" yemeğine katıldığına ilişkin ve bölücü terör örgütünü simgeleyen bez parçalarının olduğu fotoğraflar bulunmuş, Brunson'ın, YPG/PKK'nın yoğun faaliyetler yürüttüğü Suriye'nin Kobani kenti ve bu kente sınır Şanlıurfa'nın Suruç ilçesine PKK'nın genel stratejisi kapsamında sık sık gittiği ifade edilmişti.

 

Taksim'de 2013'teki Gezi Parkı olaylarının organizasyonunda yer aldığı ileri sürülen Brunson'ın, ABD'li bir askere gönderdiği 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasından üzüntü duyduğuna ilişkin mesaj içerikleri de iddianameye konulmuştu.

 

Brunson ile FETÖ'cü Baz'ın "GSM sinyali" çakıştı


İddianameye yansıyan ifadesinde, "Gözaltına alınana kadar FETÖ/PDY diye bir şey duymadım. Bu kavramı gazete ve haberlerden okudum. Türkiye'de FETÖ/PDY üyesi herhangi bir kişiyle diyaloğa geçmedim. Bekir Baz diye birini hatırlamıyorum." diyen Brunson'ın bu beyanını, İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin titiz çalışması çürütmüştü.

 

Teknik incelemede, FETÖ'nün sözde Ege Bölge imamı firari sanık Bekir Baz ile birbirlerine çok yakın yerde 293 kez GSM sinyali tespit edilmişti.

 

Mahkemeye sunulan HTS raporuna göre, Brunson'ın kullandığı 5 GSM hattı ile Baz'ın kullandığı 2 GSM hattının sinyal kayıtlarını karşılaştıran ekipler, 4 Nisan 2011 ila 19 Ağustos 2015 tarihlerinde GSM kullanıcılarıyla irtibat halindeyken Konak, Çankaya ve Alsancak'ta birbirlerine çok yakın yerde 293 kez sinyal saptamıştı.

 

Raporda yine firari sanık Baz'ın yardımcısı Mustafa Safa ile ABD'li papaz Brunson'ın GSM hattının aynı yerde sinyal verdiği tespiti yer almıştı.

 

Ayrıca, ABD'li papaz Brunson'ın "FETÖ silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla yargılanan avukat Taner Kılıç ile 9 kez iletişim kurduğu da HTS kayıtlarına yansımıştı.

 

ABD'li papaz Brunson'ın, "Tanımıyorum" dediği firari sanık "Ramazan" kod adlı Baz'ın, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile doğrudan görüşen ender kişilerden olduğu bilgisi, istihbarat raporları ve bazı tanık ifadelerinde geçiyor.

 

Suçlamaları kabul etmedi


İlk kez 16 Nisan'da hakim karşısına çıkan Brunson, Türkçe yaptığı savunmasında, İsa Mesih'i anlatarak ona öğrenci yetiştirmek için 1993 yılında Türkiye'ye geldiğini belirtti.

 

FETÖ'nün sözde eski Ege Bölgesi imamı ve firari sanık Bekir Baz'ı tanımadığını ve onunla irtibatı olmadığını savunan Brunson, hakkındaki suçlamaların hiçbirini kabul etmedi.

 


 

Andrew Craig Brunson, 9 Aralık 2016'da terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanmıştı.


İzmir'de terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklu bulunan ABD'li din adamı Andrew Craig Brunson hakkında hazırlanan iddianamede, FETÖ ile PKK arasındaki bazı benzer öğeler ile Brunson'un iki örgütle nasıl planlı ve koordineli bir şekilde çalıştığına ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.

 

 

İzmir Cumhuriyet Savcısı Berkant Karakaya tarafından hazırlanan ve İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, Brunson hakkında "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği" gerekçesiyle 15, "devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek" suçlamasıyla 20 yıla kadar olmak üzere 35 yıl hapis cezası isteniyor.

 

Misyonerlik faaliyeti görüntüsü altında illegal faaliyette bulunan yabancı kaynaklı bazı oluşumlar ile FETÖ/PDY arasındaki benzerlikler mukayese edilen iddianamede, örgüt mensuplarının diğer yabancı unsurlarda olduğu gibi kendilerini "hizmet hareketi" olarak adlandırarak, kazançlarının yüzde 10'unu "himmet parası" adı altında sorgusuzca ödemelerine, yapılanma içerisinde değişik ülkelerde okullar açmalarına, örgüt üyelerinin örgüte ve okullara ekonomik destek vermesine, okullardaki öğretmenlerin az bir maaş karşılığında çalıştırılmalarına dikkati çekildi.

 

İddianamede, FETÖ'nün "dinlerarası diyalog" adı altında karşılaştığı her türlü problemi illegal bu oluşumlar vasıtasıyla, illegal bu oluşumların da Türkiye'de yaşadığı problemleri FETÖ vasıtasıyla çözdükleri, kuruluş, amaç, işleyiş ve hiyerarşik yapılarını aynı güçlere bağlı olarak oluşturdukları ve yürüttükleri belirtildi.

 

PKK ile FETÖ'yü birleştiren hedef


FETÖ ile PKK'nın benzer bir şekilde hareket ettikleri vurgulanan iddianamede, şu ifadeler kullanıldı:

 

"PKK'nın nihai amacının da toplumda kaos ve tedirginlik oluşturacak, devlet otoritesine olan güveni sarsacak, kamu düzenini, toplum barışını bozarak devletin ülkesi, milleti ve egemenliği bakımından somut tehlike meydana getirecek yoğunluk ve ciddiyette eylemler icra etmeyi planlayarak, Türkiye'nin hakimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını silahlı mücadele vererek, devlet idaresinden ayırıp bu bölgede Marksist-Leninist ilkelere dayalı bir etnik yapıya dayanan devlet kurmak olduğu anlaşılmıştır."

 

İddianamede, Brunson'un bu amaçları bilerek, FETÖ ve PKK ile aynı eksende, nihai amacı ülkeyi karıştırmak, kaosa götürmek ve bölmek olan ayrıştırma planı üzerinde çalışarak bu amacı gerçekleştirecek bilgileri toplamaya, özellikle belli bir etnik kökene sahip vatandaşları bu amaç doğrultusunda yönlendirmeye ve bu tür eylemleri organize etmeye yönelik aktif olarak faaliyet yürüttüğüne de değinildi.

 

"Brunson FETÖ ve PKK ile koordineli hareket etmiştir"


İddianamede, Brunson'un FETÖ ve PKK ile aynı paralelde ve koordineli bir şekilde hareket ettiği, Türkiye'nin birkaç parçaya bölünmesini, bir kısmının PKK idaresine, bir kısmının ise FETÖ idaresine verilmesini, uzun vadede belli etnik kökene sahip olanların Hristiyanlaştırılmasını araç kılmak suretiyle bölmeyi ve ayrıştırmayı amaçlayan bir yapılanma içinde faaliyet gösterdiği iddiasında bulunularak, şunlar aktarıldı:

 

"Brunson, Evangelist kilise pastörü maskesi altında daha çok istihbarat ve psikolojik savaş doktrini ile gayri nizami harp elemanı gibi hareket etmiştir. Brunson'un İzmir Protestan Diriliş Kilisesi pastörü olarak, çoğu özel eğitim almış asker ve istihbarat geçmişi olan kişilerden oluşan, özel teknikler ile faaliyet gösteren bir oluşum içerisinde PKK ve FETÖ ile koordineli bir şekilde ve bu örgütlerin amaçları doğrultusunda insani yardım, eğitim ve kurs gibi maskeler altında etnik köken, dini inanış ve mezhep farklılıklarını suistimal ederek ülkemizin bölünmesi, parçalanması, iç karışıklık çıkartılmak suretiyle halkın birbirine karşı kışkırtılması yönünde faaliyette bulunduğu anlaşılmıştır."

 

Andrew Craig Brunson, 9 Aralık 2016'da terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanmıştı.

 

AA 

Haber Videosu
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?