Türkiye'de bir ilk Sadece Kadınlara Özel Women TV yayına başladı
Okunma Sayısı : 102   
30.11.2018 11:14:09

 

Türkiye’de bir ilk. Türkiye’de ilk defa Woman TV adı altında kadınlara hitap eden bir televizyon kanalı açılıyor. Baktığınız zaman Türkiye’deki kanalların büyük bir çoğunluğunun gündüzleri %100’ünün kadınlara hitap ettiğini görüyorsunuz. Fakat Woman TV içerikli kaliteli yayınlar yapmak istiyor.

 

Başına da CNN’de başarılı çalışmalar sürdüren Ali Güven geçti. Avrupalılarında ilgiyle izlediği bu kanal başarılı olacak.

 

Türkiye’de ilk defa kurulan, benzerleri yalnız İtalya ve Kanada’da bulunan Woman TV kadın ağırlıklı yayınlarına başladı. 26 Aralık 2018’de tam anlamıyla faaliyete geçecek. Woman TV, Ali Güven’in yönetiminde Türkiye’de yeni bir çığır açacak.

 

KAYNAK: brandday.net

Fransız Tarih ve Medeniyetler dergisinde Atatürk
Okunma Sayısı : 88   
30.11.2018 01:21:08

 

Avrupa basınının önemli yayın organlarından Fransız Le Monde gazetesi ile National Geographic'in birlikte hazırladığı  tarih dergisi Histoire ve Civilisations (Tarih ve Medeniyetler) Aralık sayısını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ayırdı.

 

Kapağına Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kalpaklı fotoğrafını çıkaran dergi, dosya konusuna tam 22 sayfa ayırdı.

 

Histoire ve Civilisations (Tarih ve Medeniyetler)  dergisinde yayımlanan 22 sayfalık yazı, ''Tarihçi ve Osmanlı İmparatorluğu uzmanı'' Fabrice Monnier imzasını taşıyor. Fabrice Monnier  önceki yazıları Mustafa Kemal ATATÜRK karşıtı olduğu biliniyor, bir kitabında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında gerçekleri yansıtmayan bir takım yanlış bilgiler paylaşmıştı. 

 

Histoire ve Civilisations (Tarih ve Medeniyetler) dergisi Fransa, Belçika yanısıra bir çok ülkede satışa sunuluyor. 

 

 

 

Sosyal Medya da dergi hakkında neler konuşuldu?

 

Cengiz ÖZAKINCI

 

 

 

 

 

Fransa İstanbul Başkonsolosluğu Sosyal Medya Twitter hesabından paylaşımda bulundu. 

 

Türk tarihçilerin 22 sayfada yer verilen detaylar hakkında neler söyleyeceği merakla bekleniyor. Habercilerimiz, sizler için çalışıyor. Gelişmeleri sayfamızdan sizler için yayınlamaya devam edeceğiz...

 

 

HABERCİLERİMİZ SİZLER İÇİN ÇALIŞIYOR. FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP EDEREK ONLARA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ...

 

 

 

HABER GALATA

 

27 Kasım 2018’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde yer alan kararlar
Okunma Sayısı : 126   
29.11.2018 21:06:02

 

E. General Naim Babüroğlu Gerçek Gündem'de Milli Güvenlik Kurulu Bildirisi ve iki cepheye zorlanan Türkiye adlı, son gelişmelerle ilgili önemli bir yazı kaleme aldı. Bazı başlıkları sizler için derledik.

 

27 Kasım 2018’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde yer alan kararlar, 2019 yılında Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı, özellikle ABD, Rusya ve Yunanistan’la ilişkilerin yönünü belirleyeceği, gündemden düşmeyecek konular. Türkiye’ye yönelen ana tehditleri ortaya koyması açısından önem taşıyan bir bildiri.

 

Terörle mücadelenin kesintisiz şekilde ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. 

 

Suriye’de, İdlib’te oluşturulan ağır silahlardan arındırılmış bölgenin öneminin altı çizildi. 

 

Suriye’de kalıcı barış için BM gözetiminde çalışacak Anayasa Komitesi’nin bir an önce oluşturulması konusunda ABD, Rusya ve BM’ye çağrı yapıldı. 

 

Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinden yana olduğu vurgulandı. Türkiye için en büyük tehdidin, Fırat’ın doğusu olduğunun tekrar altı çizildi. 

 

Irak’ta yeni göreve gelen hükümetle işbirliğinin geliştirileceği ve Irak’ta PKK’ya karşı yürütülen operasyonların devam edeceği vurgulandı; Gibi bazı başlıklardan derlediğimiz E. General Naim Babüroğlu'unun hiç bir yerde okuyamıyacağınız gerçek bilgilerle derlenmiş profesyonel bir bakış açısı ve objektif görüşünü..... okumak için lütfen linki tıklayınız....

 

 

HABER GALATA

CUMHURİYET SAVCISINDAN DERS GİBİ İDDİANAME
Okunma Sayısı : 83   
29.11.2018 01:29:49


İzmir’in Buca ilçesi Çaldıran Mahallesi muhtarı Murat Gökyer, sosyal medya hesabından Atatürk'e hakaret eden bir paylaşımda bulundu. Tepkiler üzerine paylaşımı kaldıran muhtar Gökyer hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

 

CUMHURİYET SAVCISINDAN DERS GİBİ İDDİANAME

 

Şikayetin üzerine Cumhuriyet Savcısı Turan Güzeloğlu, ders niteliğinde bir iddianame hazırladı. Güzeloğlu iddianamesinde şu ifadeleri kullandı:

 

“Dünya nüfusunun yedi buçuk milyarı aştığı günümüzde, dünya genelinde 186 ülkede yapılan çalışmada dünyamızın en önemli sorunlarından birinin de, dünya nimetlerinin uluslar arasında, ülkeler arasında adil dağıtılmadığı sorunu olduğu ortaya konulmuştur. Bir yüz yıl önce dünya nüfusu bir milyar civarında iken, bu adaletsizliğe başkaldırıp, dünyaya örnek olan kişi ise bu ulusun kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bugün eşitsizlikten ve bazı ülkelerin diğer ülkelere sömürü düzeni uygulamasından tüm dünya rahatsız iken, bu sömürü düzeninin zincirlerini, bu millet ile birlikte kıran ulu önderdir. Bu nedenlerle bu topraklarda yaşayan, nefes alan, bağımsızlığın keyfini süren, herkesin ulu öndere minnet ve şükran borcu bulunmaktadır. Japonya'dan, Pakistan'a birçok ulus bu minneti yürekten hissetmekte kendi kurtuluş mücadelelerine rehber edindikleri ulu önderi bağırlarına basmaktadırlar.”

 

“GİBİ OKUMAYAN, ARAŞTIRMAYAN, BİLİME KARŞI ZİHİNLERE ZİNCİR VURAN BİR KİTLEYİ…”

 

Cumhuriyet Savcısı Güzeloğlu iddianamede ayrıca şunları kaydetti:

 

“Son dönemde ise ülkemizde, okumayan, araştırmayan, kulaktan doğmalara inana bir güruh... HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...

 

KAYNAK: Odatv.com
Şehitlerimiz son yolculuklarına uğurlandı
Okunma Sayısı : 94   
27.11.2018 11:04:54

 

Sancaktepe’de dün meydana gelen askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit olan 4 askerimizin naaşı, Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenlenen törenin ardından dualarla memleketlerine uğurlandı.

 

 

Sancaktepe’de eğitim uçuşunu yapan askeri helikopterin sabah saatlerinde düşmesi sonucu şehit olan Kara Pilot Albay Göksenin Aytural Şaylan, Kara Pilot Üsteğmen Aykut Yurtsever, Teknisyen Astsubay Üstçavuş Emre Vahit Bekli ve Piyade Uzman Çavuş Şahin Aslan için İstanbul Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tören düzenlendi.

 

Törene; Vali Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, şehit aileleri ve yakınlarının yanı sıra askeri erkân katıldı.

 

Törende şehitlerimizin öz geçmişlerinin okunmasının ardından İl Müftüsü Hasan Kâmil Yılmaz dua okudu.

 

Kara Pilot Albay Göksenin Aytural Şaylan ile Teknisyen Astsubay Üstçavuş Emre Vahit Bekli'nin cenazeleri Ankara’ya, Kara Pilot Üsteğmen Aykut Yurtsever'in cenazesi Bursa'ya, Uzman Çavuş Şahin Aslan'ın cenazesi de havayolu ile Bitlis'e gönderildi. 

 

Ne çok sustuk, en derin yaralarımıza.

 

HABER  GALATA

Akil Adamlar"dan dikkat çeken paylaşımlar Neyin Çözümü?
Okunma Sayısı : 138   
27.11.2018 01:13:44

 

Akil İnsanlar heyetinde yer alan isimler, Norveç'in başkenti Oslo'da bir araya geldi. Dikkat çeken buluşmaya ilişkin fotoğraflar da sosyal medyada paylaşıldı.

 

Democratic Progress Institute (DPI) ya da Türkçe adıyla Demokratik Gelişim Enstitüsü Başkanı Kerim Yıldız, geçen aylarda yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümü için umutlu olduğunu vurgularken, yeniden inşaya girilebileceğini ifade etmişti.


Yıldız, "Süreç başlamak zorunda birileri istediği için değil, Türkiye ve bölgenin içinde bulunduğu durumdan dolayı, bir süreç başlamak zorunda. Kim başlatır? Tabi ki çatışmada yer alanlar, özellikle hükümet kesimi. Mevcut durumda ise hala umudumu koruyorum çünkü bir temel var ve üzerinde gelişebilir. Yeter ki isteyelim" diye belirtmişti.

 

Dikkat Çekene Paylaşımlar

 

Odatv'de yer alan habere göre, Kerim Yıldız'ın bu açıklamalarının yanında, Barzani yönetimine yakınlığıyla bilinen Rudaw'da çalışan gazeteci Ayser Çınar, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir fotoğraf paylaştı.

 

Yeni Çözüm Süreci mi Başlıyor?

 

Paylaşımında, Kürt sorununun çözümüne yönelik oluşturulan, "Akil İnsanlar" heyetinde yer alan isimlerin, Norveç'in başkenti Oslo'da "çözüm sürecinin" artılarını ve eksilerini masaya yatırdığını ifade eden Çınar, "Yeni bir süreç mümkün mü peki" diye sordu.

 

 

Fotoğrafta, ünlü oyuncu Kadir İnanır, eski İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, eski Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur gibi isimler yer aldı.

 

 

Ufuk Uras'ın önünde DPI logolu kağıtların olması ise dikkat çekti. Uras ise, Oslo'dan ayrılışını sosyal medya hesabından, "Oslo'ya veda" şeklinde duyurdu.

 

 

 

 

Ajanslar Sosyal medya Hesaplarından paylaşımlarla haberi böyle duyurdu;

 

 

 

 

Kaynak: Ajanslar....

 

 

 

Beyoğlu'unda sorunları görme zamanı
Okunma Sayısı : 204   
26.11.2018 16:04:36

 

Beyoğlu'nda çöp sorununa bir çözüm bulunmasının zamanı geldide geçiyor.

 

İstiklal Caddesi'ne 15 milyon lira harcanarak Cadde yenilendi, neredeyse günün her saati Cadde üzerinde onlarca çöp torbası görülüyor. Belediye personeli (temizlik işleri) özverili çalışıyor, kar kış insanlarımızı sürekli çöp toplatarakda üzüyoruz, bu insanlara da yazık, neredeyse her saat araçlar çöp topluyor ancak bunun bir çözüm olmadığını yetkililer ve çöp atan işletmeler iyi anlamalı.

 

Yenilenen İstiklal Caddesine, Taksim Meydanına artık çöp atılmaması gerekir. Bu sorunları neden göremiyoruz?

 

Fatih ilçesine baktığımızda Meydan, Cadde ve Sokaklar da bir çöp torbası görülmüyor, Fatih Belediyesi bu sorunu yer altı çöp konteyneri kullanarak çözüm bulmuş ve Beyoğlu'nda da bazı Caddeler de yer altı çöp konteyneri kullanılıyor. 

 

Neden Beyoğlu'nda çevremizde ki gelişmeleri göremiyoruz? Araç ve gereçleri yenilemekle, teknolojik uygulamalarla bu sorunun çözülmesinin mümkün olmadığını ne zaman anlayacağız? Çöpleri robotlarınmı topladığı sanılıyor?

 

Taksim Meydanı, İstikala Caddesi, Cihangir, Tophane, Karaköy, Galata Meydanı ve Taksim Meydanından Karaköy'e yürüme istikametinde her yer çöp torbalarıyla dolu, onlarca çöp torbası günün her saati Caddeler de ve Sokaklar da görülüyor. 

 

Beyoğlu'na bu görüntüler yakışmıyor. İyi bir planlamayla, uygun yerlere ''yer altı çöp konteynerleri'' konulması, ilçenin geneline uygulayarak çöp sorununu çözülmesi ilçenin ve ilçe insanını rahatlatacak ve ilçenin gelişimini sağlayacaktır. 

 

Bir sorunda işletmelerin mal indirme ve yükleme saatleri. Bu soruna da bir çözüm bulunması gerekiyor, günün her saati kamyonlar ilçe merkezinde, olucak iş değil. Yükleme indirme/bindirme saatlari gece 00.02 - 08.00 arası yapılmalı, bu saatleri bir çok ilçe uyguluyor ve başarılı olundu. İşletmeler bu yönde bilgilendirilirse her kes kurallara uyacaktır. 

 

Bir diğer sorunda ailelerin yaşadığı apartmanlara işyeri/ofis açılması. Hanlar/işyerleri boşalıyor, ailelerin yaşadığı bilindiği halde apartmanlar ofis/işyeri doluyor. Apartman sakinleri muvafakatnamede vermemiş, varolduğu söylenenlerin bir çoğuda doğru değil, şikayetlere duyarsız kalınıyor. Bunların iş yeri açma ruhsatıda yok, bilindiği halde denetim yapılmıyor, muvafakatname olmadığından zaten ruhsat almalarıda mümkün değil, han/işmerkezleri boş dururken bunlara izin veriliyor, devlette zarara uğratılıyor ruhsat bedeli ödemiyorlar tamamen illegal. 

 

Beyoğlu'nda ''Mahalle Kültürü'' kaldımı? Neden Aileler yaşanamaz bulduğu için ilçeden göç ediyor? Bu sorunlar düşünülüyormu? Cumhurbaşkanımızın canlı yayında defalarca tüm kurumlara ''Mahalle Kültürü''nün önemi dikkat çekerek uyarılarda bulunduğunu neden göremiyoruz?  Her soruna hazır cevabımız var, artık bu yanlış düşünceden kurtulmak lazımdır. İnsanların bebekleri var, okula gidecek çocukları var, öğrencilerin sınavları var ders çalışacaklar, insanlar işlerine sabah erken gidiyor.

 

2+1 dairede 14-15 kişi çalışıyor, kargoları, gelen gidenleri sürekli gürültü, birde kafalarına estiklerinde ofis partisi (yüksek sesle müzik) düzenliyorlar. Bunlar görülüyormu? Bunları ilgili kurumda herkes biliyor ancak görmek istemiyor, bunların nedenlerinide çok iyi biliyoruz. Kimin kimi neden idare ettiği yasaların neden uygulanmadığı gibi. 

 

Vatandaş bunları söylemekten korkar çekinir olmuş, dilekçelerimiz şikayet ettiğimiz kişilerin eline geçiyor onlarda bizi tehdit ediyor diyor. Kim sızdırıyor şikayet dilekçelerini ve isimleri buda ayrı bir önlem alınması ve ararştırılması gereken bir konudur. 

 

İlçede Turizmden bahsediyoruz, tabi ki turizm önemli ancak önce ve önce  kendi insanımızdır önemli olan. İstanbul'un kendi insanı ilçeye yeterde artar bile, maalesef bunu göremiyoruz. İlçenin hafta sonlar bir milyonun üstünde ziyaretçisi olduğu biliniyor. Oteller ve gürültülü işletmeler aile yaşamının, ibadethanelerin, okulların ve hastanelerin yakınında olmuyor. Turist sadece uyumak için oteli kullanıyor, diğer saatlerin tamamını gezerek tatilini yapıyor. İlçe merkezlerinde uzak otel projeleri düşünülmeli. 

 

Bazı Cadde ve Sokaklar da yol yenileme çalışmaları yapılıyor, parke taşları sökülerek (Arnavut Kaldırımı), uygulanan baskı beton, resmen sokaklara beton dökülüyor, bu tarihi Sokaklara ve ve yerleşim yerlerine yakışmıyor Tarihi dokuya ve doğaya zarar veriliyor, suyun toprağa  kavuşması engelleniyor, aşırı sıcaklarda ısı artışı yaşanıyor, yıllar önce yolları sokakları İtalya gibi yapacağız denmişti, ne çabuk unutuldu. Parke taşları (Arnavut Kaldırımı) sağlam bir zeminde yüzlerce yıl dayanır, ayrıca yol tamiratlarında da kırmak yerine taşları yerinden çıkarıp tekrar takmak çok kolaydır. Yağmur yağdığında yolda su birikmez, su hemen toprağa kavuşur ve su birikintiside oluşmaz. Bugüne kadar yapılanlar yapıldı bunda sonra yapılmasına izin verilmemelidir. Tarihi dokuyu kaybediyor, doğaya zarar veriliyor.

 

Cahiliye devrinde benzeri görülmemiş uygulamaları ilçede görüyoruz, dünya doğaya uygun akıllı yollar yaparken, birileri yollara BETON döküyor.

 

Kültürden, medeniyetten bahsediliyor, bazılarının kültür ve medeniyet anlayışı bizmle ve Beyoğlu kültürü ve medeniyetiyle örtüşmüyor. 

 

Beyoğlu'nda emir komuta Beyoğlu Kaymakamımızda olmalı, ilçede tüm kurumlar Kaymakamımıza saygı göstermeli destek vermelidir, yasal olarakda buna mecburlar, ilçede vatandaşlarımızda Kaymakamımıza destek olmalı sahip çıkmalı, yoksa Beyoğlu'nu kaybedeceğiz. 

 

Beyoğlu Kaymakamlığının öncülüğünde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediyesinin ortak planlaması neticesinde bu sorunların kısa sürede aşılacağına inanıyoruz. Yeter ki istekli olalım. 

 

NOT: Eski kadrolarla bu sorunları aşamayız, bazı müdürlüklerde değişim şart....

 

Uygar dünyada artık kentler, ilçeler marka değerleri yeşil dokusu,kültürel aktiviteleri doğal ve kültürel miraslarına saygılarıyla değerlendiriliyor.

 

Bilim ve Sanat takdir edilmediği yerden göçer.

 

Ne çok sustuk, en derin yaralarımıza. 

 

HABER GALATA

 

Avrupa Adalet Divanından terör örgütü PKK kararı
Okunma Sayısı : 77   
16.11.2018 00:01:56

 

Merkezi Lüksemburg'da bulunan Avrupa Adalet Divanının alt mahkemesi, terör örgütü PKK'nın AB Konseyi'ne karşı açtığı davayı karara bağladı.

 

Mahkeme, terör örgütü PKK'nın 2014-2017 yılları arasında terör örgütleri listesinde tutulmasında usul hataları olduğuna ancak yeni kararlar uyarınca terör örgütü PKK'nın AB Konseyi'nin terör örgütü listesinde tutulması gerektiğine hükmetti.

 

Terör örgütü PKK, AB Konseyi'nin terör eylemleri nedeniyle uyguladığı kısıtlayıcı tedbirleri kaldırması için Mayıs 2014'te Avrupa Adalet Divanı'na başvurmuştu.

 

AB Konseyi, 2002'de terör örgütü PKK'yı terör örgütleri listesine almıştı. 

 

KAYNAK: AJANSLAR

Son Haberler
Türkiye'de bir ilk Sadece Kadınlara Özel Women TV yayına başladı

 

Türkiye’de bir ilk. Türkiye’de ilk defa Woman TV adı altında kadınlara hitap eden bir televizyon kanalı açılıyor. Baktığınız zaman Türkiye’deki kanalların büyük bir çoğunluğunun gündüzleri %100’ünün kadınlara hitap ettiğini görüyorsunuz. Fakat Woman TV içerikli kaliteli yayınlar yapmak istiyor.

 

Başına da CNN’de başarılı çalışmalar sürdüren Ali Güven geçti. Avrupalılarında ilgiyle izlediği bu kanal başarılı olacak.

 

Türkiye’de ilk defa kurulan, benzerleri yalnız İtalya ve Kanada’da bulunan Woman TV kadın ağırlıklı yayınlarına başladı. 26 Aralık 2018’de tam anlamıyla faaliyete geçecek. Woman TV, Ali Güven’in yönetiminde Türkiye’de yeni bir çığır açacak.

 

KAYNAK: brandday.net

Fransız Tarih ve Medeniyetler dergisinde Atatürk

 

Avrupa basınının önemli yayın organlarından Fransız Le Monde gazetesi ile National Geographic'in birlikte hazırladığı  tarih dergisi Histoire ve Civilisations (Tarih ve Medeniyetler) Aralık sayısını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e ayırdı.

 

Kapağına Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kalpaklı fotoğrafını çıkaran dergi, dosya konusuna tam 22 sayfa ayırdı.

 

Histoire ve Civilisations (Tarih ve Medeniyetler)  dergisinde yayımlanan 22 sayfalık yazı, ''Tarihçi ve Osmanlı İmparatorluğu uzmanı'' Fabrice Monnier imzasını taşıyor. Fabrice Monnier  önceki yazıları Mustafa Kemal ATATÜRK karşıtı olduğu biliniyor, bir kitabında Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında gerçekleri yansıtmayan bir takım yanlış bilgiler paylaşmıştı. 

 

Histoire ve Civilisations (Tarih ve Medeniyetler) dergisi Fransa, Belçika yanısıra bir çok ülkede satışa sunuluyor. 

 

 

 

Sosyal Medya da dergi hakkında neler konuşuldu?

 

Cengiz ÖZAKINCI

 

 

 

 

 

Fransa İstanbul Başkonsolosluğu Sosyal Medya Twitter hesabından paylaşımda bulundu. 

 

Türk tarihçilerin 22 sayfada yer verilen detaylar hakkında neler söyleyeceği merakla bekleniyor. Habercilerimiz, sizler için çalışıyor. Gelişmeleri sayfamızdan sizler için yayınlamaya devam edeceğiz...

 

 

HABERCİLERİMİZ SİZLER İÇİN ÇALIŞIYOR. FACEBOOK SAYFAMIZI TAKİP EDEREK ONLARA DESTEK VEREBİLİRSİNİZ...

 

 

 

HABER GALATA

 

27 Kasım 2018’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde yer alan kararlar

 

E. General Naim Babüroğlu Gerçek Gündem'de Milli Güvenlik Kurulu Bildirisi ve iki cepheye zorlanan Türkiye adlı, son gelişmelerle ilgili önemli bir yazı kaleme aldı. Bazı başlıkları sizler için derledik.

 

27 Kasım 2018’de toplanan Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde yer alan kararlar, 2019 yılında Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı, özellikle ABD, Rusya ve Yunanistan’la ilişkilerin yönünü belirleyeceği, gündemden düşmeyecek konular. Türkiye’ye yönelen ana tehditleri ortaya koyması açısından önem taşıyan bir bildiri.

 

Terörle mücadelenin kesintisiz şekilde ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. 

 

Suriye’de, İdlib’te oluşturulan ağır silahlardan arındırılmış bölgenin öneminin altı çizildi. 

 

Suriye’de kalıcı barış için BM gözetiminde çalışacak Anayasa Komitesi’nin bir an önce oluşturulması konusunda ABD, Rusya ve BM’ye çağrı yapıldı. 

 

Türkiye’nin, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinden yana olduğu vurgulandı. Türkiye için en büyük tehdidin, Fırat’ın doğusu olduğunun tekrar altı çizildi. 

 

Irak’ta yeni göreve gelen hükümetle işbirliğinin geliştirileceği ve Irak’ta PKK’ya karşı yürütülen operasyonların devam edeceği vurgulandı; Gibi bazı başlıklardan derlediğimiz E. General Naim Babüroğlu'unun hiç bir yerde okuyamıyacağınız gerçek bilgilerle derlenmiş profesyonel bir bakış açısı ve objektif görüşünü..... okumak için lütfen linki tıklayınız....

 

 

HABER GALATA

CUMHURİYET SAVCISINDAN DERS GİBİ İDDİANAME


İzmir’in Buca ilçesi Çaldıran Mahallesi muhtarı Murat Gökyer, sosyal medya hesabından Atatürk'e hakaret eden bir paylaşımda bulundu. Tepkiler üzerine paylaşımı kaldıran muhtar Gökyer hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

 

CUMHURİYET SAVCISINDAN DERS GİBİ İDDİANAME

 

Şikayetin üzerine Cumhuriyet Savcısı Turan Güzeloğlu, ders niteliğinde bir iddianame hazırladı. Güzeloğlu iddianamesinde şu ifadeleri kullandı:

 

“Dünya nüfusunun yedi buçuk milyarı aştığı günümüzde, dünya genelinde 186 ülkede yapılan çalışmada dünyamızın en önemli sorunlarından birinin de, dünya nimetlerinin uluslar arasında, ülkeler arasında adil dağıtılmadığı sorunu olduğu ortaya konulmuştur. Bir yüz yıl önce dünya nüfusu bir milyar civarında iken, bu adaletsizliğe başkaldırıp, dünyaya örnek olan kişi ise bu ulusun kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bugün eşitsizlikten ve bazı ülkelerin diğer ülkelere sömürü düzeni uygulamasından tüm dünya rahatsız iken, bu sömürü düzeninin zincirlerini, bu millet ile birlikte kıran ulu önderdir. Bu nedenlerle bu topraklarda yaşayan, nefes alan, bağımsızlığın keyfini süren, herkesin ulu öndere minnet ve şükran borcu bulunmaktadır. Japonya'dan, Pakistan'a birçok ulus bu minneti yürekten hissetmekte kendi kurtuluş mücadelelerine rehber edindikleri ulu önderi bağırlarına basmaktadırlar.”

 

“GİBİ OKUMAYAN, ARAŞTIRMAYAN, BİLİME KARŞI ZİHİNLERE ZİNCİR VURAN BİR KİTLEYİ…”

 

Cumhuriyet Savcısı Güzeloğlu iddianamede ayrıca şunları kaydetti:

 

“Son dönemde ise ülkemizde, okumayan, araştırmayan, kulaktan doğmalara inana bir güruh... HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN...

 

KAYNAK: Odatv.com
Şehitlerimiz son yolculuklarına uğurlandı

 

Sancaktepe’de dün meydana gelen askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit olan 4 askerimizin naaşı, Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde düzenlenen törenin ardından dualarla memleketlerine uğurlandı.

 

 

Sancaktepe’de eğitim uçuşunu yapan askeri helikopterin sabah saatlerinde düşmesi sonucu şehit olan Kara Pilot Albay Göksenin Aytural Şaylan, Kara Pilot Üsteğmen Aykut Yurtsever, Teknisyen Astsubay Üstçavuş Emre Vahit Bekli ve Piyade Uzman Çavuş Şahin Aslan için İstanbul Sultan Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tören düzenlendi.

 

Törene; Vali Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever, şehit aileleri ve yakınlarının yanı sıra askeri erkân katıldı.

 

Törende şehitlerimizin öz geçmişlerinin okunmasının ardından İl Müftüsü Hasan Kâmil Yılmaz dua okudu.

 

Kara Pilot Albay Göksenin Aytural Şaylan ile Teknisyen Astsubay Üstçavuş Emre Vahit Bekli'nin cenazeleri Ankara’ya, Kara Pilot Üsteğmen Aykut Yurtsever'in cenazesi Bursa'ya, Uzman Çavuş Şahin Aslan'ın cenazesi de havayolu ile Bitlis'e gönderildi. 

 

Ne çok sustuk, en derin yaralarımıza.

 

HABER  GALATA

Akil Adamlar"dan dikkat çeken paylaşımlar Neyin Çözümü?

 

Akil İnsanlar heyetinde yer alan isimler, Norveç'in başkenti Oslo'da bir araya geldi. Dikkat çeken buluşmaya ilişkin fotoğraflar da sosyal medyada paylaşıldı.

 

Democratic Progress Institute (DPI) ya da Türkçe adıyla Demokratik Gelişim Enstitüsü Başkanı Kerim Yıldız, geçen aylarda yaptığı açıklamada, Kürt sorununun çözümü için umutlu olduğunu vurgularken, yeniden inşaya girilebileceğini ifade etmişti.


Yıldız, "Süreç başlamak zorunda birileri istediği için değil, Türkiye ve bölgenin içinde bulunduğu durumdan dolayı, bir süreç başlamak zorunda. Kim başlatır? Tabi ki çatışmada yer alanlar, özellikle hükümet kesimi. Mevcut durumda ise hala umudumu koruyorum çünkü bir temel var ve üzerinde gelişebilir. Yeter ki isteyelim" diye belirtmişti.

 

Dikkat Çekene Paylaşımlar

 

Odatv'de yer alan habere göre, Kerim Yıldız'ın bu açıklamalarının yanında, Barzani yönetimine yakınlığıyla bilinen Rudaw'da çalışan gazeteci Ayser Çınar, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir fotoğraf paylaştı.

 

Yeni Çözüm Süreci mi Başlıyor?

 

Paylaşımında, Kürt sorununun çözümüne yönelik oluşturulan, "Akil İnsanlar" heyetinde yer alan isimlerin, Norveç'in başkenti Oslo'da "çözüm sürecinin" artılarını ve eksilerini masaya yatırdığını ifade eden Çınar, "Yeni bir süreç mümkün mü peki" diye sordu.

 

 

Fotoğrafta, ünlü oyuncu Kadir İnanır, eski İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, eski Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu, Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur gibi isimler yer aldı.

 

 

Ufuk Uras'ın önünde DPI logolu kağıtların olması ise dikkat çekti. Uras ise, Oslo'dan ayrılışını sosyal medya hesabından, "Oslo'ya veda" şeklinde duyurdu.

 

 

 

 

Ajanslar Sosyal medya Hesaplarından paylaşımlarla haberi böyle duyurdu;

 

 

 

 

Kaynak: Ajanslar....

 

 

 

Beyoğlu'unda sorunları görme zamanı

 

Beyoğlu'nda çöp sorununa bir çözüm bulunmasının zamanı geldide geçiyor.

 

İstiklal Caddesi'ne 15 milyon lira harcanarak Cadde yenilendi, neredeyse günün her saati Cadde üzerinde onlarca çöp torbası görülüyor. Belediye personeli (temizlik işleri) özverili çalışıyor, kar kış insanlarımızı sürekli çöp toplatarakda üzüyoruz, bu insanlara da yazık, neredeyse her saat araçlar çöp topluyor ancak bunun bir çözüm olmadığını yetkililer ve çöp atan işletmeler iyi anlamalı.

 

Yenilenen İstiklal Caddesine, Taksim Meydanına artık çöp atılmaması gerekir. Bu sorunları neden göremiyoruz?

 

Fatih ilçesine baktığımızda Meydan, Cadde ve Sokaklar da bir çöp torbası görülmüyor, Fatih Belediyesi bu sorunu yer altı çöp konteyneri kullanarak çözüm bulmuş ve Beyoğlu'nda da bazı Caddeler de yer altı çöp konteyneri kullanılıyor. 

 

Neden Beyoğlu'nda çevremizde ki gelişmeleri göremiyoruz? Araç ve gereçleri yenilemekle, teknolojik uygulamalarla bu sorunun çözülmesinin mümkün olmadığını ne zaman anlayacağız? Çöpleri robotlarınmı topladığı sanılıyor?

 

Taksim Meydanı, İstikala Caddesi, Cihangir, Tophane, Karaköy, Galata Meydanı ve Taksim Meydanından Karaköy'e yürüme istikametinde her yer çöp torbalarıyla dolu, onlarca çöp torbası günün her saati Caddeler de ve Sokaklar da görülüyor. 

 

Beyoğlu'na bu görüntüler yakışmıyor. İyi bir planlamayla, uygun yerlere ''yer altı çöp konteynerleri'' konulması, ilçenin geneline uygulayarak çöp sorununu çözülmesi ilçenin ve ilçe insanını rahatlatacak ve ilçenin gelişimini sağlayacaktır. 

 

Bir sorunda işletmelerin mal indirme ve yükleme saatleri. Bu soruna da bir çözüm bulunması gerekiyor, günün her saati kamyonlar ilçe merkezinde, olucak iş değil. Yükleme indirme/bindirme saatlari gece 00.02 - 08.00 arası yapılmalı, bu saatleri bir çok ilçe uyguluyor ve başarılı olundu. İşletmeler bu yönde bilgilendirilirse her kes kurallara uyacaktır. 

 

Bir diğer sorunda ailelerin yaşadığı apartmanlara işyeri/ofis açılması. Hanlar/işyerleri boşalıyor, ailelerin yaşadığı bilindiği halde apartmanlar ofis/işyeri doluyor. Apartman sakinleri muvafakatnamede vermemiş, varolduğu söylenenlerin bir çoğuda doğru değil, şikayetlere duyarsız kalınıyor. Bunların iş yeri açma ruhsatıda yok, bilindiği halde denetim yapılmıyor, muvafakatname olmadığından zaten ruhsat almalarıda mümkün değil, han/işmerkezleri boş dururken bunlara izin veriliyor, devlette zarara uğratılıyor ruhsat bedeli ödemiyorlar tamamen illegal. 

 

Beyoğlu'nda ''Mahalle Kültürü'' kaldımı? Neden Aileler yaşanamaz bulduğu için ilçeden göç ediyor? Bu sorunlar düşünülüyormu? Cumhurbaşkanımızın canlı yayında defalarca tüm kurumlara ''Mahalle Kültürü''nün önemi dikkat çekerek uyarılarda bulunduğunu neden göremiyoruz?  Her soruna hazır cevabımız var, artık bu yanlış düşünceden kurtulmak lazımdır. İnsanların bebekleri var, okula gidecek çocukları var, öğrencilerin sınavları var ders çalışacaklar, insanlar işlerine sabah erken gidiyor.

 

2+1 dairede 14-15 kişi çalışıyor, kargoları, gelen gidenleri sürekli gürültü, birde kafalarına estiklerinde ofis partisi (yüksek sesle müzik) düzenliyorlar. Bunlar görülüyormu? Bunları ilgili kurumda herkes biliyor ancak görmek istemiyor, bunların nedenlerinide çok iyi biliyoruz. Kimin kimi neden idare ettiği yasaların neden uygulanmadığı gibi. 

 

Vatandaş bunları söylemekten korkar çekinir olmuş, dilekçelerimiz şikayet ettiğimiz kişilerin eline geçiyor onlarda bizi tehdit ediyor diyor. Kim sızdırıyor şikayet dilekçelerini ve isimleri buda ayrı bir önlem alınması ve ararştırılması gereken bir konudur. 

 

İlçede Turizmden bahsediyoruz, tabi ki turizm önemli ancak önce ve önce  kendi insanımızdır önemli olan. İstanbul'un kendi insanı ilçeye yeterde artar bile, maalesef bunu göremiyoruz. İlçenin hafta sonlar bir milyonun üstünde ziyaretçisi olduğu biliniyor. Oteller ve gürültülü işletmeler aile yaşamının, ibadethanelerin, okulların ve hastanelerin yakınında olmuyor. Turist sadece uyumak için oteli kullanıyor, diğer saatlerin tamamını gezerek tatilini yapıyor. İlçe merkezlerinde uzak otel projeleri düşünülmeli. 

 

Bazı Cadde ve Sokaklar da yol yenileme çalışmaları yapılıyor, parke taşları sökülerek (Arnavut Kaldırımı), uygulanan baskı beton, resmen sokaklara beton dökülüyor, bu tarihi Sokaklara ve ve yerleşim yerlerine yakışmıyor Tarihi dokuya ve doğaya zarar veriliyor, suyun toprağa  kavuşması engelleniyor, aşırı sıcaklarda ısı artışı yaşanıyor, yıllar önce yolları sokakları İtalya gibi yapacağız denmişti, ne çabuk unutuldu. Parke taşları (Arnavut Kaldırımı) sağlam bir zeminde yüzlerce yıl dayanır, ayrıca yol tamiratlarında da kırmak yerine taşları yerinden çıkarıp tekrar takmak çok kolaydır. Yağmur yağdığında yolda su birikmez, su hemen toprağa kavuşur ve su birikintiside oluşmaz. Bugüne kadar yapılanlar yapıldı bunda sonra yapılmasına izin verilmemelidir. Tarihi dokuyu kaybediyor, doğaya zarar veriliyor.

 

Cahiliye devrinde benzeri görülmemiş uygulamaları ilçede görüyoruz, dünya doğaya uygun akıllı yollar yaparken, birileri yollara BETON döküyor.

 

Kültürden, medeniyetten bahsediliyor, bazılarının kültür ve medeniyet anlayışı bizmle ve Beyoğlu kültürü ve medeniyetiyle örtüşmüyor. 

 

Beyoğlu'nda emir komuta Beyoğlu Kaymakamımızda olmalı, ilçede tüm kurumlar Kaymakamımıza saygı göstermeli destek vermelidir, yasal olarakda buna mecburlar, ilçede vatandaşlarımızda Kaymakamımıza destek olmalı sahip çıkmalı, yoksa Beyoğlu'nu kaybedeceğiz. 

 

Beyoğlu Kaymakamlığının öncülüğünde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediyesinin ortak planlaması neticesinde bu sorunların kısa sürede aşılacağına inanıyoruz. Yeter ki istekli olalım. 

 

NOT: Eski kadrolarla bu sorunları aşamayız, bazı müdürlüklerde değişim şart....

 

Uygar dünyada artık kentler, ilçeler marka değerleri yeşil dokusu,kültürel aktiviteleri doğal ve kültürel miraslarına saygılarıyla değerlendiriliyor.

 

Bilim ve Sanat takdir edilmediği yerden göçer.

 

Ne çok sustuk, en derin yaralarımıza. 

 

HABER GALATA

 

Avrupa Adalet Divanından terör örgütü PKK kararı

 

Merkezi Lüksemburg'da bulunan Avrupa Adalet Divanının alt mahkemesi, terör örgütü PKK'nın AB Konseyi'ne karşı açtığı davayı karara bağladı.

 

Mahkeme, terör örgütü PKK'nın 2014-2017 yılları arasında terör örgütleri listesinde tutulmasında usul hataları olduğuna ancak yeni kararlar uyarınca terör örgütü PKK'nın AB Konseyi'nin terör örgütü listesinde tutulması gerektiğine hükmetti.

 

Terör örgütü PKK, AB Konseyi'nin terör eylemleri nedeniyle uyguladığı kısıtlayıcı tedbirleri kaldırması için Mayıs 2014'te Avrupa Adalet Divanı'na başvurmuştu.

 

AB Konseyi, 2002'de terör örgütü PKK'yı terör örgütleri listesine almıştı. 

 

KAYNAK: AJANSLAR

MEB onları görevden aldı

 

Milli Eğitim Bakanlığı, "Öğrenci Andı"na ilişkin Danıştay'a sunulan temyiz dilekçesi metninde kusuru bulunan Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ve iki avukatı görevden aldı.

 

Milli Eğitim Bakanlığın ayrıca, medyaya yansıyan konulara ilişkin gerekli düzeltici açıklamaları "ek beyan" şeklinde Danıştay'a vereceği açıklandı.

 

Danıştay 8. Dairesi ''Öğrenci Andı'' kararında Anayasaya bağlı kalınarak verilmişti. Öğrenci Andının kaldıran yönetmelik iptal edilmişti. 

 

Öğrenci Andı üzerinden başlatılan kimlik tartışması toplumda sert tepkilere yol açmıştı. Vatandaş Türk Milleti adına karar veren Danıştay 8. Dairesinin ''Öğrenci Andı'' kararının uygulanmasını bekliyor. 

 

 

HABER GALATA

Isparta Belediye Başkanı'ndan Öğrenci Andı'na pankartlı destek

Isparta'nın MHP'li Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, Danıştay'ın "Öğrenci Andı" kararına belediye hizmet binasına astığı pankartla destek verdi.

 

 

Danıştay'ın "Öğrenci Andı" kararının ardından Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın'ın talimatıyla belediye hizmet binasına üzerinde Atatürk'ün fotoğrafı ve Öğrenci Andı'nın yer aldığı bir pankart asıldı. Başkan Günaydın, yaptığı açıklamada, "Türk'üm, doğruyum, çalışkanım, ilkem küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak demenin ne suçu var. Bu bizim kendi milli özümüzü çocuklarımıza ilkokul çağında yön veren bir andımız.

 

 

Çok şükür ki, bundan sonra bu andımızı daha kuvvetli bir şekilde, gür bir sesle millet ve bu milletin çocukları sahip çıkacaktır. Bu konunun şu ana kadar yasaklanmış olması bile üzücüdür ve esef verici bir konudur. Bu tartışma konusu değildir. Bu biziz, Türk milletidir bu andımız.

 

İnşallah bundan sonra ülkemize ve milletimize çocuklarımızın her sabah okuyacağı bu andımıza tekrar kavuştuğumuza, tekrar buluştuğumuza çok seviniyorum. Ülkemize, milletimize hayırlı olması temennisinde bulunuyorum" dedi.

 

AJANSLAR

Kültür
Yurdum İnsanı: Bu kafe müşteri değil 'misafir' ağırlıyor


Eskişehir'in tarihi Odunpazarı bölgesindeki iki katlı binada faaliyet gösteren kafeye girmek isteyenler, ev ziyareti yapar gibi zile basıyor. Kapıyı ev sahibi gibi açan işletmeci de müşterilere "misafir" gibi davranıyor.

 

Masa sayısının 30 olduğu işletmede yer olmadığı takdirde gelenlere "Bugün müsait değiliz, başka zaman bekleriz." deniliyor.

 

"Serpme" yerine "seçme kahvaltı" adı verilen menü ile müşterilerin dilediğini yeme imkanı bulduğu işletmede, 3-63 liraya kahvaltı edilebiliyor. 

 

İşletmenin sahibi okul öncesi öğretmeni Emine Erdoğan (33),  yaptığı açıklamada, kendisi ve ailesi için oluşturduğu mekanı sonradan işletmeye çevirerek, "misafir" ağırlamaya başladığını söyledi.

 

Erdoğan, geniş bir aileye sahip olduğu için çocukluktan bu yana misafir ağırlamayı sevdiğini dile getirerek, "Hizmet etmek, insanları mutlu etmek zaten genlerimizde var. Dışarıdan gelen tanımadığımız, çoğu işletmenin 'müşteri', bizim ise 'misafir' dediğimiz kişiler gerçekten ortamı gördüğünde çok garipsiyor. Kendilerini evlerinde gibi hissediyorlar." dedi.

 

 


Zile basılması fikri benimdir


Kafeye gelenlerin zile basıp "Evde misiniz, gelebilir miyiz?" diye konuşmalarını çok sevdiğini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

 

Zile basılması benim fikrimdir. Eşimden dolayı bir ayağım İstanbul'da, diğer ayağım Eskişehir'de. Sık sık gidip geldiğimiz için de aslında kafede rahat etmek istemiştik. Gelelim, dinlenelim, huzur bulalım diye.

 

Neden 'Müsait misiniz?' denilebilen bir yer olmasın diye düşündüm ve bunu gerçekleştirdim.

 

Burada misafirime hizmet eder gibi hizmet ediyorum zaten. Kışın soğuk olduğunda kendime ıhlamur demlemişsem, kimseye sormadan onlara da ikram ediyorum. Kafemize geldiyseniz, bir çay içip saatlerce oturabilirsiniz çünkü burada kendinizi evinizde gibi hissetmeniz öncelikli kural.

 

Erdoğan, işletmede kredi kartıyla ödeme yapılamadığının altını çizerek, "Siz evde kredi kartı kullanıyor musunuz? Burada da geçerli değil. Yer sofranızı kuruyoruz örneğin. Ailenizle gelip size ait bir odada kahvaltı edebiliyorsunuz. Sanırım kalabalık kentler, yoğunluklar beni biraz da bu işe yönlendirdi. Eski samimiyetleri, bir arada olmayı özlediğim için bu yola başvurdum." ifadelerini kullandı.

 

 

Kestaneni alıp gelebilirsin


Bahçe içine dizayn ettikleri kuzinede yaz kış çay demlediklerini aktaran Erdoğan, "Bizim kestanemizi beğenmemiş olabilirsin. O halde kestaneni alıp gelebilirsin. Yanında bir şeyler getirmene bozulmuyoruz. Aslında gerçekten olması gerekeni yapıyoruz. Elimize bir büyük bardak kahve tutuşturuyorlar.

 

Parasını da peşin alıyorlar, sonra da bir daha ilgilenmiyorlar. Buna çok bozuluyorum. İşletmemizde bazen misafirlerimiz 'Abla bir ayağımız yıkamadığın, sırtımıza minder koymadığın kaldı.' diyorlar. Bunu duymak bile çok güzel. Sonuçta çocuk yetiştiriyorum. Bir eğitimciyim. Geleceğe kültürümüzü, güzelliklerimizi bırakmak en önemli hedefim." değerlendirmesinde bulundu.

 

Kafeye kızı ile gelen 53 yaşındaki Abdil Keskiner ise ortamı çok sıcak bulduğunu aktararak, "Beş yıl önce yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yaptım. Tarihi bir mahallede böyle bir kafe görmek çok güzel. Bize gerçekten misafirmişiz gibi davrandılar. Avrupa'da böyle samimi, ziline basılarak girilen kafeye hiç rastlamadım. Çalışanlar güler yüzlü ve samimi." diye konuştu.

 

 

25.'si düzenlenen İstanbul Caz Festivali başladı

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 25.'si düzenlenen İstanbul Caz Festivali'nin "25. Yılda Nesiller Boyu Türkiye Cazı" başlıklı açılış konseri Zorlu PSM Ana Tiyatro'da gerçekleştirildi.

 

Konserden önce, festivalin 2002 yılından bugüne caz üstadlarına verdiği Yaşam Boyu Başarı Ödülü, bu yılki sahiplerine takdim edildi.

 

Kontrbasçı Nezih Yeşilnil, piyanist ve yorumcu Şevket Uğurluer ve "Balarısı Ahmet" olarak bilinen ağız armonikası sanatçısı Ahmet Faik Şener, ödüllerini İKSV Genel Müdürü Görgün Taner'in elinden aldı.

 

Taner, törende yaptığı konuşmada, ilk yıldan bu yana çok güzel festivaller hazırladıklarını söyledi.

 

İstanbul Caz Festivali'nin uzun bir seyahat olduğunu belirten Taner, "25'ten sonra bu 50'ye kadar gidecek. İstanbul Caz Festvali'yle iki kuşak büyüdü, daha çok kuşaklar büyüyecek. bu müzikler, janrlar, disiplinler zenginleşecek, çok çeşitli gruplar gelecek." dedi.

 

Konserde Türkiye'deki caz tarihi anlatıldı


Taner, her yıl büyük bir özveriyle hazırladıkları festival kapsamında gençlere kapı açmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

 

Festival Direktörü Pelin Opcin de caz müziğinin doğallığının, canlılığının ve kucaklayıcılığının festival tarafından içselleştirildiğini dile getirdi.

 

Farklı ülke ve geleneklerden gelen sanatçıların festival kapsamında sahne aldığını aktaran Opcin, "İzleyicileri cazın yeni ufuklarını keşfetmeye teşvik etmek, şehrin farklı mekanlarını cazla başka bir şekilde tecrübe etmemizi sağlamak, bu müziğin coşkusunu kentin belki hiçbir zaman akla gelmeyecek alanlarına taşımak gibi gayelerimiz oldu hep." diye konuştu.

 

Ödül töreninin ardından başlayan konserde ise festivalin 25 yılına ışık tutan, Türkiye caz sahnesinin en önemli solist ve toplulukları performans sergiledi.

 

Hülya Tunçağ ve Yekta Kopan'ın, yer yer Türkiye'deki caz tarihini anlattığı konserde sanatçılar, Kamil Özler şefliğindeki TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası eşliğinde çeşitli yapıtlardan oluşan bir repertuvarı cazseverler için seslendirdi.

 

17 Temmuz'a kadar 50'nin üzerinde konser


Konserde Ali Perret, Ateş Tezer, Ayşe Gencer, Ayşegül Yeşilnil, Ayşe Tütüncü, Deniz Dündar, Emin Fındıkoğlu, Kerem Görsev, İlham Gencer, Neşet Ruacan, Nezih Yeşilnil, Nilüfer Verdi, Okay Temiz, Önder Focan, Sibel Köse, Şenova Ülker, Tuna Ötenel, Volkan Hürsever ve Yahya Dai gibi usta isimler sahne aldı.

 

 

Cazın farklı türlerinin sergilendiği konserin, ilerleyen yıllarda gelenekselleşecek özel projelere öncülük etmesi planlanıyor. 

 

25. İstanbul Caz Festivali'nde, 17 Temmuz'a kadar 27 mekanda, 250'yi aşkın yerli ve yabancı sanatçının ağırlanacağı 50'nin üzerinde konser gerçekleştirilecek.

 

Festivalde, Nick Cave, Robert Plant, Benjamin Clementine, Melody Gardot, Caro Emerald, Dave Holland, Zakir Hussain gibi efsane isimler ve "BADBADNOTGOOD", "R+R=Now", Avishai Cohen ve Omar Sosa gibi merakla beklenen güncel müzisyenler müzikseverlerle buluşacak.

 

 

HABER GALATA

Türk-İslam bilim insanlarını balmumu heykellerle tanıtıyorlar

Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi'nde Türk-İslam bilim dünyasından 40 kişinin balmumu heykeli sergileniyor.

 

Eskişehir'de "Farabi, Piri Reis, Mimar Sinan, İbn-i Sina, Ömer Hayyam" gibi Türk-İslam bilim dünyasından 40 kişinin balmumu heykelinin sergilendiği Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi, bilim adamları ve eserleri hakkında bilgi vererek, geçmişe kapı aralıyor.

 

 

Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Topal, 15 bin metrekarelik kapalı alana sahip merkezin 5 bin metrekarelik alanının bilim dünyası, sergi ve fuaye alanı ile anfi tiyatrodan oluştuğunu belirti.

 

Topal, merkezin alt katında bulunan 10 bin metrekarelik bir alanında ise bilim, kültür ve sanat okulu, kütüphane ve musiki tarihi salonunun yer aldığını söyledi.

 

Merkezin tamamen bir kültür kompleksi olduğunu ifade eden Topal, şunları dedi:

 

"Merkezin üst katındaki bilim dünyasında 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisi, Selçuklu dönemine ait eyvanlı medreseler üslubu, Anadolu taş mimarisi ve Osmanlı klasik dönemine uygun yapılmış dört farklı birimimiz var. Bu dört birimde Türk-İslam dünyamızın matematik, astronomi, tıp, fizik gibi alanlardan öne çıkmış bilim insanlarının balmumundan 40 heykeli bulunuyor.

 

 

Aralarında Farabi, Zehravi, Sabuncuoğlu Şerafettin, Piri Reis, Mimar Sinan, İbn-i Sina, Ömer Hayyam, Matrakçı Nasuh, Uluğ Bey gibi Türk-İslam dünyasının bilim insanlarının bulunduğu heykellerimiz Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Mutluhan Taş ve ekibi tarafından hazırlandı.

 

 

Heykellerin sanatsal değerinin çok yüksek olduğunu söyleyen Topal, "Heykellerle Türk-İslam dünyasının medeniyet olma aşamalarını anlatıyoruz. Balmumu heykellerimizi canlı sananlar oluyor. Ziyaretçileri çok beğenip fotoğraf çektiriyor" dedi.

 

Her bilim insanı için belgesel hazırlandı

 

Birimlerde heykellerin yanı sıra çeşitli tanıtım özelliklerinin de bulunduğunu anlatan Topal, "Ziyaretçiler heykellerin yanı sıra Türk-İslam dönemi bilim adamlarımızın o dönemde kullandığı aletleri de görme imkanına kavuşuyor.

 

 

Heykellerimizin yanında birer televizyon var. Bu ekranlarda TRT stüdyolarında hazırlanmış bal mumu heykellerin ait olduğu bilim insanlarının bilgilerini içeren belgeseller bulunuyor. Bilgilendirme panolarının yanı sıra rehberlerimiz de Türk-İslam büyükleri hakkında bilgiler veriyor" şeklinde konuştu.

 

 

Topal, ücretsiz gezilebilen merkezi, kurulduğu günden bu yana 150 bin kişinin ziyaret ettiğini söyledi.

 

HABER GALATA

Gezginler Türkiye'nin güzelliklerini gökyüzünden keşfetti

 

Rallye Aero France Sportif Havacılık Rallisi kapsamında 18 uçakla Fransa'dan havalanan pilot ve 45 gezgin, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesini ziyaret etti.

 

Fransa Cuers'da bir araya geldikten sonra yolculuğa bağlayan ve aralarında çeşitli ülkelerin yanı sıra Türkiye'den de katılımın olduğu Cessna tipi 18 uçaktan oluşan ralli ekibi, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye'ye geldi.

 

 

Üç gün İstanbul'da konaklayan ekip Kapadokya bölgesinin doğal ve kültürel zenginliklerini yakından görmek için Kapadokya Tuzköy Havalimanı'na iniş yaptı.

 

Burada, havalimanı yetkilileri gezginleri karşıladı. Daha sonra gezginler uçaklarını görevlilerin yardımıyla kendileri için ayrılan alana park etti. Daha sonra tur otobüsü ile Göreme beldesine geçen heyet, Paşabağı mevkisi ve Derbent vadisinde peribacaları arasında gezinti yaptı.

 

Türkiye'ye ilk seyahat

 

Rallye Aero France Koordinatörü Jean Michel Collineau, 1995 yılından beri her yıl bir araya gelen pilotlarla farklı ülkelere seyahat düzenlediklerini, Türkiye'ye yönelik seyahatin ilk kez organize edildiğini söyledi.

 

Havacılık rallisinin gönüllü gezginler ile gerçekleştirilen bir organizasyon olduğunu belirten Collineau, programın pilotların başka ülkelerdeki uçuş meraklıları ile tanışmasını sağlandığını vurguladı:

 

23 yıldır sürdürdüğümüz havacılık rallisi ile pilotları bulundukları yerden dışarıya seyahat etmelerini sağlıyoruz. Diğer ülkelerdeki pilot ve uçma meraklıları ile tanıştırıyoruz. Ülkelerin politik, ekonomik, çevresel gündem ve durumlarını takip etmek amacıyla seyahatler düzenliyoruz.

 

 

Güzergahın bu yıl Türkiye ve Gürcistan olarak belirlendiğini anlatan Collineau, İstanbul'u ve Kapadokya'yı ilk kez gördüğünü ve hayran kaldığını belirterek, şöyle konuştu:

 

Bu yıl Türkiye ve Gürcistan ziyareti planladık. Bu organizasyonun Türkiye'ye ilk seyahati gerçekleşmiş oldu. İstanbul ve Kapadokya çok güzel. Her ikisini de ilk kez gördüm. İstanbul'dan buraya kadar olan uçuşta da havadan tarımsal alanlar ve diğer yerler çok güzel görünüyor. Türkiye çok güzel bir ülke.

 

İstanbul Boğazı ve Kapadokya'yı görmek istediler

 

Türk pilot Turgut Kulaçoğlu ise uçaklarıyla farklı ülkelere seyahat etmelerine imkan sağlayan organizasyonda yer almaktan dolayı mutluluk duyduğunu söyledi.

 

Organizasyonun Türkiye ayağındaki ikinci durak olan Kapadokya’nın doğal yapısının kendilerini ve konukları etkilendiğini belirten Kulaçoğlu, Konuklarımız Türkiye'de olmaktan büyük keyif alıyorlar.

 

Gelmeden önce Türkiye'yi araştırmışlar, havadan görmek istedikleri iki yer vardı İstanbul Boğazı ve Kapadokya. Gökyüzünden iki manzarayı da görme imkanları oldu, çok beğendiler. Daha önce fotoğraflarını gördükleri yerlerde geziyor olmaktan dolayı çok mutlular" dedi.


Heyetin Türkiye'deki gezisinde rehberlik yapan Levent Kınır, 18 Haziran'da başlayan yolculuğun Türkiye'den sonra yapılacak Gürcistan seyahati ile devam edeceğini ve daha sonra başlangıç noktasına dönüş için yola çıkılacağını vurguladı.

 

İki gün süreyle bölgedeki farklı turistik merkezleri ziyaret edecek konuklar, daha sonra Gürcistan'ın Batum şehrine ulaşmak üzere yeniden uçaklarıyla gökyüzüne yükselecek.

 

 

HABER GALATA

Kadıköy Sahaf Günleri başladı

 

Kadıköy Belediyesi ve Beyoğlu Sahaflar Derneği iş birliğiyle yapılan Kadıköy 1. Sahaf Günleri, kitapseverlerle buluştu.

 

Sanatçılar Sokağı olarak bilinen Ali Suavi Sokak'ta başlayan etkinlikte, nadir bulunan kitap, dergi ve plaklar, eski belge, evrak ve haritalar, Osmanlıca kitap ve mecmualar, imzalı, birinci baskı kitaplar ve her bütçeye uygun ikinci el kitaplar satışa sunuldu.

 

Beyoğlu Sahaflar Derneği Başkanı ve Hermes Sahaf'ın sahibi Ümit Nar, Ankara ve İstanbul'dan 42 sahafın etkinliğe katıldığını söyledi.

 

Etkinlik 9 gün sürecek

 

Etkinliğin, bayramın son günü de dahil 9 gün açık kalacağını belirten ümit Nar, her gün 10.00-22.00 arasında ziyaret edilebileceğini ifade etti.

 

Ümit Nar, internet ile çeşitli diğer etkenler dolayısıyla kitap satışlarının düştüğüne işaret ederek, "Yaz döneminde kitap satışları hepten zayıflıyor. Bunları biraz engelleyebilmek ya da göğüsleyebilmek için bu tip etkinlikleri yapıyoruz. Yayınevleri de aynı kaygıdadır eminim. Bu tür, dışarı çıktığımız etkinlikler, bizim için nefes aldığımız alanlar oluyor" dedi.

 

Bu işi hakkıyla yapmalı ve iyi okumalısınız

 

10 yıldır sahaflık yaptığını dile getiren Nar, şunları anlattı:

 

Ben de iyi bir okurum. Zaten hep de bunu savunuyorum. İyi bir sahafın öncelikle çok iyi bir okur olması gerekiyor. Çünkü buraya gelen insanların bir kitabevine giden insanlardan edebiyat okuru anlamında bir farkı var. 

 

Bizim okur kitlemizin içinde ağırlıklı olarak üniversitede ödev hazırlayandan yüksek lisans ve doktora yapanlara kadar geniş bir yelpaze söz konusu. Dolayısıyla bu insanlara hakkıyla hitap edebilmek için bu işi hakkıyla yapmalı ve iyi okumalısınız. İyi bir okur olmak ilk şart.

 

Nar, sahaflarda son derece değerli kitapların da bulunabileceğinin altını çizerek, "Bu aralar benim elimde yaklaşık 200 yıllık Platon'un Diyaloglar'ının bir kısmı var. Almanya'da, Yunanca basılmış. Dip notları da Latince. Güzel bir kitap. Elimdeki en kıymetli ve en eski kitaplardan biri" dedi.

 

Sahafın Osmanlıca bilmesi gerekiyor

 

İngilizce ve Osmanlıca bildiğini dile getiren Nar, şunları söyledi:

 

Sahafın Osmanlıca bilmesi zaten gerekiyor. Aldığı kitabın ne olduğunu bilmesi için yabancı dillere hakimiyetinin de az çok olması gerekiyor. Bir de bizim toprağımızda yaşayan halkların dillerini bilmek gerek. Karamanlıca diye özel bir alfabe var. Niğde civarında yaşayan Hristiyan Türklerin yazdığı kitaplar var. 

 

Karşınıza geldiğinde bunların ne olduğunu az çok anlayabilmeniz için okuyamasanız bile azıcık bilmeniz gerekiyor. Karamanlıcayı ben az çok okuyabiliyorum. Latince için de bir niyetim var çünkü gerekiyor. Gelen kitabın dilini fark etmeniz gerekiyor. Kiril alfabesi mi yoksa Arap Alfabesi midir? Arap alfabesiyse Farsça mı yoksa Osmanlıca mıdır? Bunu anlayabilmeniz gerekiyor.

 

Sahte eser satmaya çalışanlar var

 

Ümit Nar, bazen sahte eserleri satmaya çalışan kişilerle de karşılaştıklarına dikkat çekerek, "Mesela 3 bin yıllık dini bir kitap var diye insanlar zaman zaman geliyor. Ama bunlarla muhatap olmuyoruz çünkü her şeyden önce yapılan yanlış ve yasal olarak suç. Bir de muhtemelen sahte olması çok mümkün. Her halükarda ustalarımıza danışıyoruz" değerlendirmesini yaptı.

 

3 sergi ziyaret edilebilecek

 

Edebiyat, tarih, kültür söyleşileri ile sergilere de ev sahipliği yapan etkinlikte ayrıca "Osmanlı'dan Günümüze Kitapçı Etiketleri ve Exlibrisler", "Nazım Hikmet 116 Yaşında: Kendi Eliyle İlk Baskı Kitapları", "Ali Suavi ve Jön Türkler" adlı 3 sergi ziyaret edilebilecek.

 

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu'nun da ziyaret ettiği etkinlik, 17 Haziran'a kadar açık olacak.

 

AA

39 Müze ''Müzeler Günü''nde gece 23.00’e kadar açık olacak

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Müzeler Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Bakan Kurtulmuş,  “Türkiye en erken dönemlerden günümüze değin bu topraklarda var olan sayısız uygarlıkla yoğrulmuş binlerce yıllık tarihin anavatanıdır. Müzelerimiz bu tarihin kültürel hafızasını nesilden nesile aktaran en önemli kurumlardır.”

 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 18 Mayıs Müzeler Günü'nde Türkiye'nin birçok yerinde müzeler geceye kadar açık olacak. 

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 

 

Bakan Numan Kurtulmuş, mesajında Türkiye’nin en erken dönemlerden günümüze değin bu topraklarda var olan sayısız uygarlıkla yoğrulmuş binlerce yıllık tarihin anavatanı olduğunu, müzelerin de bu tarihin kültürel hafızasını nesilden nesile aktaran en önemli kurumlar olduğunu vurguladı.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 198 müze, 125 türbe ve 139 ören yeri ve yine Bakanlık denetiminde faaliyet gösteren 240 özel müzenin gelişim sürecini hızlandırmak ve modern sunum teknikleri kullanılarak yeniden düzenlenmek üzere bakım, onarım ve teşhir-tanzim işlemlerinin sürdüğünü aktaran Bakan Numan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

 

Türkiye en erken dönemlerden günümüze değin bu topraklarda var olan sayısız uygarlıkla yoğrulmuş binlerce yıllık tarihin anavatanıdır. Müzelerimiz bu tarihin kültürel hafızasını nesilden nesile aktaran en önemli kurumlardır. Bakanlığımızca çağdaş müzecilik hizmetini sunmak üzere tasarlanan ve yaşayan müze tanımına uygun yeni müzelerin inşası için de çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir.

 

Gün vesilesiyle bu topraklara ait kültür varlıklarının evlerine dönmesi için uluslararası hukuk ve diplomasi çerçevesinde her türlü gayreti göstereceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim. Çabamız yalnızca ülkemiz adına değil dünya geleceği adınadır.

 

Bu topraklardaki dünya mirasının korunması ve sağlıklı şekilde geleceğe taşınmasında ülkemize ve tüm insanlığa hizmette bulunan müze çalışanlarının ve bu alanda emeği geçen herkesin 'Müzeler Günü'nü en içten dileklerimle kutluyorum.

 

Müzeler Gecesi Etkinliği

 

Kültür varlıklarının tanıtılması, eserlerin korunması ve sağlıklı şekilde gelecek kuşaklara aktarılabilmesi konusunda bilinçli bir kamuoyu oluşturulması amacıyla her yıl 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası bu yıl da dopdolu geçecek.

 

Konferansların, müze gezilerinin, atölye çalışmalarının düzenleneceği haftada ayrıca 18 Mayıs Cuma günü ‘Müzeler Gecesi’ etkinliği gerçekleştirilecek. Etkinlikle birçok müze gece 23.00’e kadar açık olacak ve normal kapanış saati sonrasında da ücretsiz gezilebilecek.

 

Müzeler Gecesi etkinliğinin gerçekleştirileceği müzelerin listesi, şöyle:


1- Adana Müzesi
2- Amasya Müzesi
3- Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi
4- Ankara Etnografya Müzesi
5- Antalya Müzesi
6- Alanya Müzesi
7- Side Müzesi
8- Demre Likya Uygarlıkları Müzesi
9- Aydın Müzesi
10- Burdur Müzesi
11- Bartın Amasra Müzesi
12- Çorum Müzesi
13- Edirne Müzesi
14- Edirne Türk-İslam Eserleri Müzesi
15- Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi
16- Gaziantep Arkeoloji Müzesi
17- Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi
18- Hatay Arkeoloji Müzesi
19- İstanbul Arkeoloji Müzeleri
20- İstanbul Ayasofya Müzesi
21- İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi
22- İzmir Arkeoloji Müzesi
23- İzmir Atatürk Müzesi
24- İzmir Efes Müzesi
25- İzmir Ödemiş Müzesi
26- Kahramanmaraş Müzesi
27- Kastamonu Müzesi
28- Kocaeli Müzesi
29- Konya Mevlana Müzesi
30- Konya Karatay Çini Eserler Müzesi
31- Mardin Müzesi
32 -Mersin Müzesi
33- Muğla Fethiye Müzesi
34- Muğla Marmaris Müzesi
35- Niğde Müzesi
36- Sivas Müzesi
37- Sinop Müzesi
38- Şanlıurfa Müzesi
39- Şanlıurfa Haleplibahçe Mozaik Müzesi

 

HABER GALATA

Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?