BİST
105.1
% 0,93
ALTIN
139,94
% 0,94
DOLAR
3,538
% -0,00
EURO
4,059
% 0,01
Atatürk'e hakaret eden şüphelinin emniyette sorgusu devam ediyor
Okunma Sayısı : 52   
22.7.2018 01:35:44


Anıtkabir'de çektiği provakasyon içerikli görüntüyü sosyal medyadan paylaşan ve Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan S.İ'nin emniyetteki ifade işlemleri sürüyor.

 

Alınan bilgiye göre, Anıtkabir'de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği görüntüsü sosyal medyada yer alan S.İ hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nca başlatılan soruşturmanın ardından polis ekipleri, genç kızın yakalanması için harekete geçti.

 

Erzurum'un İspir ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirlenen 23 yaşındaki S.İ, Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi ekiplerince halasının Demetevler semtindeki evinde gözaltına alındı.

 

Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürülen şüphelininin Güvenlik Şube Müdürlüğündeki ifade işlemleri devam ediyor.

 

Sosyal medyadan provakasyon içerikli görüntü paylaşan S.İ'nin, 19 Temmuz'da akrabalarını ziyaret için başkente geldiği öğrenildi.

 

HABER GALATA

PKK'ya büyük darbe! Avaşin-Basyan ve Zap bölgeleri ile Hakkari kırsalı yerle bir edildi
Okunma Sayısı : 32   
22.7.2018 01:11:03

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), hem yurt içinde hem de sınır ötesinde terör operasyonlarına kararlılıkla devam ediyor.

 

Genelkurmay Başkanlığı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Irak'ın kuzeyi Avaşin Basyan, Zap bölgeleri ve Hakkari kırsalına düzenlenen hava harekatında 8 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

 

 

 

 

Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgeleri ile  Hakkari kırsalında 8 terörist etkisiz hale getirildi. 

 

Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, 20-21 Temmuz'da  Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgeleri ile Hakkari kırsalına hava  harekatı düzenlendi.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) hava harekatı sonucunda 8 silahlı  bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi.

 

Hakkari'de 3 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi

 

Hakkari'de 3 PKK'lı terörist, hava harekatıyla etkisiz  hale getirildi. 

 

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, kent merkezine bağlı  Kavaklı ve Yoncalı bölgesinde insansız hava aracıyla (İHA) 3 terörist tespit  edildi.

 

PKK'lı teröristler, hava harekatıyla etkisiz hale getirildi.

 

Bölgede teröristlere yönelik operasyonlar aralıksız sürüyor.

 

 

HABER GALATA

 

Hollanda'nın şirin köyü Giethoorn
Okunma Sayısı : 40   
22.7.2018 00:12:58


Hollanda Giethoorn Köyü, yüzlerce yıllık tarihi evleri, İtalya Venedik'i andıran kanalları ve yemyeşil doğasıyla turistlerin ilgisini çekiyor.

 

 


"Hollanda'nın Venedik"i olarak nitelendirilen Giethoorn Köyü, Orta Çağ'dan kalma tarihi dokusu ve kanallarıyla İtalya Venedik'i andırıyor.


Overijssel eyaletinde bulunan Giethoorn son yıllarda turistlerin ilgisini çekiyor. 

 

 

Her yıl yüz binlerce turistin ziyaret ettiği belirtilen, 176 tahta köprüsü, dar kanalları, yüzlerce yıllık tarihi evleri, yemyeşil doğası ve rengarenk çiçekleriyle masalları andıran köy, 'Hobbit Köyü'nü andıran evleriyle de biliniyor.


Gün boyu turistik tekne gezintileri yapılıyor

 

Yaklaşık 2 bin 620 kişinin yaşadığı köydeki tarihi evlerin bulunduğu meydanı çevreleyen kanallarda ise gün boyu turistik tekne gezintileri yapılıyor.

 

 

Yaz aylarında en çok Çinlilerin gittiği köyde, onlarca tekne kanallarda dolaşıyor.


Birçok turistin müze zannettiği ancak içinde yerel halkın yaşadığı evlerin çoğu adalar üzerinde bulunurken, evlere, sahiplerine ait tahta köprülerden ulaşılabiliyor.

 

Arabanın girmediği ve ulaşım için çoğunlukla teknelerin kullanıldığı köyde, kuzeyden güneye sadece yaya ve aynı zamanda bisiklet yolu olan tek bir dar yoldan gidilebiliyor.


Giethoorn 'keçiboynuzu' anlamına geliyor

 

Köydeki çoğu tarihi evlerde iki kapı bulunuyor. Rutin olarak evin yan kapısı kullanılırken, ön kapısı ise sadece evlenirken içeriye girmek için ve öldükten sonra da cenazenin dışarıya çıkarılması için kullanılıyor.

 


Keçiboynuzu anlamına gelen "Giethoorn" Köyü'nün ilk yerleşimcileri, bölgeyi keşfettiklerinde yüzlerce keçiboynuzu buldukları için köylerine bu ismi vermiş.

 

Giethoorn Köyü üç yıldır "Monopoly Dünya Şehirleri" oyununda, İstanbul'un da bulunduğu 22 şehir arasında yer alıyor.

 

 

HABER GALATA

 

Huzurlu Sokaklar Uygulamasında aranan 489 zanlı yakalandı
Okunma Sayısı : 47   
21.7.2018 23:51:26

 

Ülke genelinde ikincisi gerçekleşen "Huzurlu Sokaklar Uygulaması" kapsamında aranan 489 zanlı yakalandı, 69'u Suriyeli ve yabancı uyruklu dilenci olmak üzere 550 kişiye adli veya idari işlem yapıldı.

 

Alınan bilgiye göre, yurt genelinde özellikle kavşak, park ve benzeri kamuya açık mekanlarda, başta çocuklar olmak üzere bazı kişilerin araç camı silmesi, insanları taciz ederek para vermeye zorlaması, mendil, çiçek, hediyelik eşya satışı yapması ve dilenmesi üzerine harekete geçen polis ekipleri, cami, hastane, terminal, gar, park, bahçe gibi yerlerde eş zamanlı "Huzurlu Sokaklar Uygulaması-2" gerçekleştirdi.

 

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda dün gerçekleştirilen uygulamaya, Emniyet, Jandarma, Göç İdaresi ve Belediye Başkanlıklarından 8 bin 505 karma ekipte görevli 33 bin 334 personel katıldı.

 

Uygulamada 38 dedektör köpek de kullanıldı.

 

550 kişiye adli veya idari işlem


Ekiplerce 233 bin 16 kişinin kontrol edildiği uygulamada, aranan 489 şüpheli yakalandı. 69'u Suriyeli ve yabancı uyruklu dilenci olmak üzere 550 kişiye adli veya idari işlem yapıldı, bunların 24'ü gözaltına alındı.

 

Özellikle kavşaklar ile vatandaşların yoğun olarak bulunduğu yerlerde yapılan denetimlerde, dilencilik, rahatsız etme, emre aykırı davranış, trafiği tehlikeye sokma suçlarından toplam 54 bin 875 idari para cezası kesildi.

 

Dilencilerin üzerinden çıkan bin 748 lira kamuya aktarıldı.

 

Ekiplerce yakalanan yabancı uyruklular, idari işlem yapılmak üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğüne, dilencilik yapan 17'si yabancı uyruklu olmak üzere 61 çocuk ise ailelerine teslim edildi.

 

Aranan 19 araç bulundu


Uygulama kapsamında bin 468 umuma açık iş yeri kontrol edilirken, bunlardan 5'ine kusur ve eksiklikleri bulunduğu gerekçesiyle işlem uygulandı.

 

Trafik kontrolleri sırasında 65 bin 14 araç incelenirken aranan 19 araç bulundu, eksiği tespit edilen 965 araca 422 bin 521 lira idari para cezası kesildi, 243 araç da trafikten men edildi.

 

Kişilerin üzeri, araçlar ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 4 tabanca, 6 av tüfeği, 3 kurusıkı tabanca, bin 205 mermi, 4 kesici veya delici alet, 224 gram esrar, 3,45 gram sentetik uyuşturucu, 5 uyuşturucu hap ve 591 paket kaçak sigara ele geçirildi.

 

 

AA

Resmi Gazete'de 7 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı.
Okunma Sayısı : 58   
15.7.2018 19:12:57


YAŞ yeniden düzenlendi


Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameye göre, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyeleri Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarından oluştu.

 

Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü hallerde Yüksek Askeri Şura toplantılarına katılıp başkanlık edecek. Cumhurbaşkanının katılmadığında durumlarda toplantıya görevlendireceği yardımcısı başkanlık yapacak.

 

YAŞ'ın görevleri, "Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan askeri stratejik ana fikrin (konseptin) tespiti ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi hususları ve Silahlı Kuvvetlerin ana program ve hedefleri ile ilgili konularda görüş bildirmek, Silahlı Kuvvetlerle ilgili olup önemli görülen mevzuat taslaklarını inceleyip görüş bildirmek, Cumhurbaşkanının lüzum gördüğü hallerde Silahlı Kuvvetlerle ilgili diğer konular hakkında görüş bildirmek ve mevzuatla verilen görevleri yapmak." olarak belirlendi.

 

YAŞ, Cumhurbaşkanının başkan olarak belirleyeceği Cumhurbaşkanı Yardımcısının çağrısı ile yılda en az bir kez toplanacak. Cumhurbaşkanı gerektiğinde Şura'yı toplayabilecek.

 

Kararlar, salt çoğunlukla alınacak


Şura, bütün üyelerin katılması ile toplanacak. Ancak özürü olanlar "toplantıya katılamayacaklarını" toplantı gününden önce Şura sekreteryasına bildirecek.

 

Kararlar, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınacak. Oylarda eşitlik olması halinde Başkanın katıldığı tarafın oyları geçerli sayılacak. Oylama işlemi aksine bir karar alınmadıkça açık olarak yapılacak.

 

Toplantıya katılamayan üyeler, gündemdeki konular hakkında görüşlerini yazılı olarak bildirebilecek.

 

YAŞ kararları, Cumhurbaşkanının onayı ile tekemmül edecek.

 

Toplantılar gizli yapılacak


Şura'nın sekretarya hizmetlerini, Cumhurbaşkanınca belirlenecek merci yürütecek.

 

YAŞ üyeleri, kendileri, kendilerinden kıdemli veya eşiti olan general ve amirallerin yükselme veya emeklilikleri ile ilgili konularda toplantılara katılamayacak.

 

Gizli olarak yapılacak YAŞ toplantılarında görüşmelerin ve alınan kararların açıklanması veya yayımlanması yasak olacak. Açıklanmasına Şura'nın kararıyla müsaade edilen konular, Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanacak.

 

Gizliliğin kaldırılması yönetmelikte gösterilecek


Şura'da görüşülen mevzuat taslakları ile alınan kararların gizliliğinin ne şekilde ve ne zaman kaldırılacağı yönetmelikte gösterilecek.

 

Yüksek Askeri Şura'nın yönetimi ve çalışma usulleri ile sekretarya hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek.

 

Yayımı itibarıyla yürürlüğe giren kararnamenin hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.

 

YÖK üyeliğine ve altı üniversiteye atama


YÖK üyeliğine ve altı üniversiteye atamalar yapılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yer aldı.

 

Buna göre, YÖK üyeliğine Aselsan Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik getirildi. 

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fatma Seniha Nükhet Hotar, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Akın Levent, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne Prof. Dr. Nuri Aydın, Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erol Özvar, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fatih Savaşan atandı. 

 

Savunma Sanayii Başkanlığının görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi


Kararname ile Savunma Sanayii Başkanlığının kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi. Kararnameyle Cumhurbaşkanına bağlı ve tüzel kişiliği haiz kurulan Savunma Sanayii Başkanlığı, başkan, başkan yardımcıları ve hizmet birimlerinden oluşacak. Yurt dışı ve taşra teşkilatı kurmaya yetkili olacak.

 

Başkanlığın en üst amiri olan başkan, kararnamede belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak.

 

Savunma Sanayii İcra Komitesi cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı Yardımcısı, İçişleri ve Milli Savunma bakanları, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanından oluşacak. Cumhurbaşkanının katılmadığı toplantılarda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı vekaleten Komiteye başkanlık edecek.

 

Komite Cumhurbaşkanının daveti üzerine toplanacak. Komitenin sekreterya hizmetlerini Başkanlık yürütecek. Komite toplantılarının gündemi Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

 

Komite, savunma sanayisinin geliştirilmesi için tespit edilen genel strateji ve ilkeler istikametinde kararlar alacak. Türk Silahlı Kuvvetleri için Stratejik Hedef Planına ve Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü için İçişleri Bakanlığının güvenlik önceliklerine göre temini gerekli olan modern silah, araç ve gereçlerin üretimi, yurt içinden veya gereği halinde yurt dışından tedariki hususunda karar alacak komite, kamu ve özel sektörün yabancı sermaye ve teknoloji katkısı ile savunmaya yönelik üretim tesisleri kurma imkanlarını araştıracak, yönlendirecek ve tahakkuk planlarını takip edecek, bu gibi tesislerin kuruluşuna gerektiğinde devletin iştiraki için prensip kararı alabilecek.

 

İlgili kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanacak 


Sağlanacak modern silah, araç ve gereçlerin araştırılması, geliştirilmesi, prototip imali, avans verilmesi, uzun vadeli siparişler ve diğer mali ve ekonomik teşviklerin tespiti istikametinde Başkanlığa talimat verecek. Savunma sanayisi ürünleri ihracatı ve offset ticareti ile karşılıklı ticaret konusunda kararlar alacak. Savunma sanayisi ile ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlayacak. 

 

Başkanlık, İcra Komitesinin aldığı kararları uygulayacak. Mevcut milli sanayiyi, savunma sanayisi ihtiyaçlarına göre reorganize ve entegre edecek, yeni teşebbüsleri teşvik etmek ve bu entegrasyona ve ihtiyaçlara göre yönlendirecek, yabancı sermaye ve teknoloji katkısı imkanlarını araştıracak, teşebbüsleri yönlendirecek ve bu konudaki devlet katılımını planlayacak.

 

Fon kaynaklarını dikkate alarak alım programlarını ve finansman modellerini belirleyecek. İhtiyaç duyulan modern silah, araç ve gereçlerin özel veya kamu kuruluşlarında imalatını planlayacak. Gerektiğinde özel, kamu veya karma nitelikli yeni yatırımları dışa açık olmak kaydıyla destekleyecek. 

 

Modern silah, araç ve gereçleri araştırmak, geliştirmek, prototiplerin imalini sağlamak, avans vermek, uzun vadeli siparişler ve diğer mali ve ekonomik teşvikleri tespit edecek. 

 

İşin özelliğine göre yıllar içinde yapılacak alımın şartlarını, ihtiyaç makamınca belirlenecek şartname ve standartları dikkate alarak teknik ve mali konuları kapsayan kontratları yapacak. Savunma sanayisi ürünleri ihracatı ve offset ticareti konularım koordine edecek. Fondan kredi vermek veya yurt içinden ve yurt dışından kredi almak ve gerektiğinde yerli ve yabancı sermayeli şirketler kurmak veya bu tür şirketlere iştirak edecek. Üretilen malın kontrat muhteviyatına uyup uymadığını, kalite kontrolleri ile kontrat şartlarının yerine getirilip getirilmediğini takip edecek. Uygulama aksaklıklarının ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde çözümlenmesini temin edecek. Cumhurbaşkanı tarafından verilen diğer görevleri yerine getirecek. 

 

Başkanlık, savunma sanayisi uzmanı ve uzman yardımcısı istihdam edecek 


Başkanlık, görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkisine haiz savunma sanayisi uzmanı ve uzman yardımcısı istihdam edecek. 

 

Atama usulüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirlenenler dışındaki Başkanlık personeli, Cumhurbaşkanı onayıyla atanacak. Cumhurbaşkanı bu yetkisini Başkana devredebilecek. 

 

Başkan ve her kademedeki Başkanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilecek. 

 

Mevzuatta Savunma Sanayii Müsteşarlığına yapılan atıflar, Savunma Sanayii Başkanlığına, Savunma Sanayii Müsteşarına yapılan atıflar Savunma Sanayii Başkanına, Savunma Sanayii müsteşar yardımcılarına yapılan atıflar Savunma Sanayii başkan yardımcılarına yapılmış sayılacak.

 

İçişleri Bakanlığına bağlı AFAD kuruldu


"Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" Resmi Gazete'de yayımlandı.

 

Buna göre, İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığı kuruldu.

 

Kararnamede, merkez ve taşra teşkilatlarından oluşan Başkanlık hizmet birimlerine yer verildi.

 

Başkanlık, afet ve acil durumlarla sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve risk azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması, yurt içinde ve yurt dışında insani yardım operasyonlarının yapılması ve koordine edilmesi ile bu konularda politika önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanması hususlarını yürütecek.

 

Başkanlık bünyesindeki Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu, başkan veya başkan yardımcısı başkanlığında, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Kızılay Derneğinden daire başkanı düzeyinde birer temsilci ve alanla ilgili çalışmaları bulunan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından bildirilecek en az on üniversite öğretim üyesi arasından Başkanın belirleyeceği üç üyeden oluşacak.

 

Kurul, yılda en az iki kez toplanacak. Ayrıca başkanın çağrısı üzerine olağanüstü de toplanabilecek. Kurulun görevleri arasında afet ve acil durumlardan korunmak, afet ve acil durum risklerini azaltmak, afet ve acil durum sonrası yapılacak faaliyetler hakkında öneriler sunmak, politikaları ve öncelikleri belirlemek bulunuyor.

 

İllerde de valilere bağlı il afet ve acil durum müdürlükleri kuruldu. 

 

Avrupa Birliği Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu oldu


Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre Avrupa Birliği (AB) Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu oldu.

 

Resmi Gazete'de yayımlanan "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"ne göre AB Başkanlığının görevi, "5 Mayıs 1969 tarihli 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye'nin AB üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koordinasyonunu yürütmek" olarak tanımlandı.

 

Kararnamede, merkez ve yurt dışı teşkilattan oluşan AB Başkanlığının, Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olduğu belirtildi.

 

Buna göre, başkanlığın üst amiri AB Başkanı olacak. "AB Başkanlık görevi" de bakan tarafından görevlendirilen bakan yardımcısınca yürütülecek ve başkan, AB'den sağlanan katılım öncesi mali yardımlara ilişkin "Ulusal Yardım Koordinatörü" de olacak.

 

Kararnamede, AB Başkanlığının hizmet birimleri ise şöyle sıralandı: 

 

AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü, Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü, Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği.

 

AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı


Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle ayrıca, AB Başkanlığı ile ilgili AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı da kuruldu.

 

Kararnamede, söz konusu başkanlığın görev ve yetkileri, AB'nin eğitim ve gençlik programlarını Türkiye'de duyurmak, bu programlara katılım çalışmalarını yürütmek, koordine etmek, izlemek ve Avrupa Komisyonuna rapor halinde sunmak, bu programlar hakkında Avrupa Komisyonu ile gerekli görüşmeleri yapmak ve uygulama sözleşmelerini imzalamak olarak yer aldı.

 

Başkanlığın, başkan, genel koordinatörler, program koordinatörleri, destek hizmetleri koordinatörleri ile yeterli sayıda uzman, uzman yardımcısı, mütercim, rehber, denetçi, danışman ve destek hizmetleri personelinden oluştuğu belirtildi.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığına üç yeni kuruluş bağlandı


Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkındaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'de yayımlandı. 

 

Bu kapsamda, kamu tüzel kişiliğini haiz, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ve özel bütçeli Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Ankara merkezi ve taşra teşkilatından oluşan genel müdürlüğün görevleri arasında mazbut vakıfların vakfiyeleri ile vakfiye yerine geçen hüccet, berat, ferman gibi belgelerinde yazılı hayri, sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri yerine getirmek, yurt içi ve yurt dışındaki vakıflara ait vakıf kültür varlıklarını ihya etme, mülhak, cemaat ve yeni vakıflar ile esnaf vakıflarının denetimini yapmak sıralandı. 

 

Vakıf kültür varlıklarından oluşan koleksiyonlar meydana getirecek, müze, kütüphane ve kültür merkezleri kurma görevini de yürütecek olan genel müdürlüğün bütçesi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde hazırlanacak. Bütçe, Vakıflar Meclisinin uygun görüşünden sonra süresi içerisinde ilgili mercilere sunulacak. 

 

Genel Müdürlükçe, mazbut vakıflara ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirler ile taviz bedelleri ait olduğu vakfa taşınmaz alımında, vakfın taşınmazlarının onarım ve yapımında kullanılacak. Ayrıca Vakıflar Meclisinin kararıyla gelir getirici yatırımlarda, yurt içi ve yurt dışında bulunan ve geliri kalmayan vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının bakım ve onarımlarında da kullanılabilecek. Genel Müdürlüğe yapılan şartlı bağışlar ise bağış yapanın şartları doğrultusunda harcanacak. 

 

Vakıflar Meclisi 


Genel Müdürlüğün en üst seviyedeki karar organı Vakıflar Meclisi, genel müdür, üç genel müdür yardımcısı ve I. Hukuk Müşaviri olmak üzere beş, vakıf konusunda bilgi ve deneyim sahibi yükseköğrenim mezunları arasından Cumhurbaşkanınca atanacak beş, yeni vakıflarca seçilecek üç, mülhak ve cemaat vakıflarınca seçilecek birer üye olmak üzere toplam on beş üyeden oluşacak. Genel Müdür aynı zamanda Meclisin de başkanı olacak. 

 

Ayrıca yeni vakıflar üç, mülhak ve cemaat vakıfları ise birer yedek üye seçebilecek. Meclis, Vakıflar Kanunu ile belirlenen görevlerinin yanı sıra mazbut ve mülhak vakıflara ait akar ve hayrat taşınmazların tahsis, satış ve trampasına yönelik tasarruflarla, kamulaştırmalarda kamu yararı kararını verme, Genel Müdürlük ve işletme müdürlüklerinin bütçelerini onaylama, Genel Müdürlük ve vakıflarla ilgili yönetmelik taslaklarını karara bağlama gibi görevleri yürütecek. 

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Vakıf Hizmetleri Daire Başkanlığı, Hayır Hizmetleri Daire Başkanlığı, Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Daire Başkanlığı, Yatırım ve Emlak Daire Başkanlığı, Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı, Kültür ve Tescil Daire Başkanlığı, Dış İlişkiler Daire Başkanlığı, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı, Personel Daire Başkanlığı, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği ile Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden oluştu. Kararnamede başkanlıkların görev ve yetkileri tanımlandı. 

 

TİKA ve Yurt Dışı Türkler 


Kararnameyle iş birliğinde bulunulması hedeflenen devletler ve topluluklarla iktisadi, ticari, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarındaki ilişkileri projeler, programlar ve faaliyetler aracılığıyla geliştirmek, yapılacak katkı, yardım ve ilgili süreçleri yürütmek ve mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile yine kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak kuruldu. 

 

Her üç kuruluş da daha önce Başbakanlığa bağlı faaliyet göstermekteydi. 

 

Devlet Tiyatroları ile Opera-Bale'nin yapısı korundu 


Kararname kapsamında, Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün ana yapısı korundu. Buna göre, Ankara'da Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile aynı şekilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü kuruldu. 

 

DT'nin bir genel müdür tarafından yönetileceği, hizmet birimlerinin Bakan onayı ile yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceği, devlete ait binalardan ihtiyaç duyulanların Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca eşya ve tesisleri ile beraber Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bedelsiz tahsis edilebileceği de kararnamede yer aldı. 

 

Ayrıca, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının görev ve yetkileri, daha önce olduğu gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde tanımlandı. 

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinde 'tarihi' değişiklik


Kararnameyle 10 Temmuz'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kuvvet komutanlıklarının bağlılığı" başlıklı 338'inci maddesi, "Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları" başlığıyla yeniden düzenlendi.

 

Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının görev ve sorumluluklarında birtakım düzenlemeler yapıldı.

 

Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanına bağlılığını düzenleyen maddede değişikliğe gidilerek maddeye Genelkurmay Başkanlığı da eklendi.

 

Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanına bağlandı. Söz konusu düzenleme sonrası ilgili madde, "Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanına bağlıdır. Cumhurbaşkanı gerekli gördüğünde genelkurmay başkanı ile kuvvet komutanları ve bağlılarından doğrudan bilgi alabilir, bunlara doğrudan emir verebilir. Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir." olarak düzenlendi.

 

Bu kapsamda, Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanına ayrı ayrı bağlı ve sorumlu olacak. Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarının teşkilatı Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda gösterilecek.


MGK'nın yapısı yeniden düzenlendi


Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

 

Buna göre, Cumhurbaşkanına bağlı Genel Sekreterliğin teşkilat, görev, yetki, çalışma usul ve esasları yeniden düzenlendi.

 

İki ayda bir toplanacak MGK'nın üyeleri, gerektiğinde doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısıyla da bir araya gelebilecek. 

 

Kurul toplantıları Cumhurbaşkanı başkanlığında yapılırken, Kurula Cumhurbaşkanının katılmadığı zamanlarda Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek.

 

Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüş alınabilecek.

 

MGK kararları çoğunlukla alınacak, eşitlik halinde Kurul Başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılacak. Kurul kararları, Genel Sekreterlik tarafından Cumhurbaşkanlığına gönderilecek.

 

Kurulun gündemi Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenecek. Cumhurbaşkanı yardımcıları, kurul üyesi bakanlar ile diğer bakanlar ve Genelkurmay Başkanının gündeme girmesini istedikleri konular, Genel Sekreter vasıtasıyla Cumhurbaşkanına iletilecek.

 

Resmi Gazete'nin içeriği ve yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi


Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete’sinin içeriği ile yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen "Resmi Gazete Hakkında 10 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" yayımlandı. 

 

Kararnameye göre Resmi Gazete, internet ortamında Cumhurbaşkanlığınca yayımlanacak.

 

Gazete, gerek görüldüğü takdirde ihtiyaç duyulan sayıda basılı ortamda da yayımlanabilecek. Resmi Gazete'de yayımlanmasına lüzum görülen hususlar Cumhurbaşkanlığınca belirlenecek.

 

Kamu kurum ve kuruluşları, personel alımına ilişkin tüm ilanlarını (ihtiyacını okullara öğrenci almak suretiyle karşılayanlar dahil), Resmi Gazete ile Cumhurbaşkanınca belirlenen kurumun internet sitesi ve kendi internet sitelerinde duyuracak.

 

Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslaklar, anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden incelenecek.

 

Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler ile diğer düzenlemeler, ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemiş ise Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girecek.

 

Resmi Gazete’de yayımlanan kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, yönetmelikler, tebliğler ve diğer düzenleyici idari işlemler Mevzuat Bilgi Sisteminde tek metin haline getirilecek ve güncel olarak yayımlanacak.

 

Resmi Gazete'nin yayımlanmasına, düzenine, ilanlara ve bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan bir yönetmelikle belirlenecek.

 

Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, yayımı tarihinde yürürlüğe girecek, hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek. 

 

Devletler ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmalarda düzenleme


Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmalar Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanacak. 

 

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"ne göre, milletlerarası anlaşmaların parafe edilmesi, imzalanması, nota teatisine konu teşkil etmesi veya bu anlaşmalara katılma bildirilerinin yapılması için atanacak Türkiye Cumhuriyeti temsilcileri ve bu temsilcilerin yetkileri Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek. 

 

Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmalar Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanacak. 

 

Türk kanunlarına değişiklik getiren hükümler içeren her türlü milletlerarası anlaşmanın onaylanması veya bunlara katılım ise Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından onay veya katılımın uygun bulunmasına ilişkin bir kanun çıkarılmasına bağlı olacak.

 

TBMM tarafından onay ya da katılım konusunun uygun bulunması zorunlu olan milletlerarası anlaşmaların Cumhurbaşkanı tarafından TBMM'ye gönderilmesi kapsamındaki hazırlık çalışmaları ise Dışişleri Bakanlığınca yürütülecek.

 

Ayrıca "milletlerarası bir anlaşmaya dayanılarak yapılan uygulama anlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari veya teknik anlaşmalar" ile "ekonomik, ticari veya teknik münasebetleri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan anlaşmalardan devlet maliyesi bakımından yüklenme gerektirmeyen, kişi hallerine ve Türk vatandaşlarının yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmayan anlaşmalar" da Cumhurbaşkanınca doğrudan onaylanacak.

 

Anlaşmaların Resmi Gazete'de yayımlanması


Anlaşmaların Türkçe ve anlaşmada muteber olduğu belirtilen dil veya dillerden biriyle yazılmış metni, onaylamaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararına ekli olarak Resmi Gazete'de yayımlanacak.

 

Ayrıca anlaşmaların belli hükümlerinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe girdiği, uygulama alanının değiştiği, durdurulduğu ve sona erdiği tarihler de Cumhurbaşkanı kararı ile tespit edilerek Resmi Gazete'de yayımlanacak. Bir milletlerarası anlaşma, yürürlük tarihinin tespitine dair Cumhurbaşkanı kararında belirtilen yürürlüğe giriş tarihinde kanun hükmünü kazanacak.

 

NATO ile ilgili anlaşmalar


NATO ile ilgili anlaşmalar söz konusu olduğunda ise 18 Şubat 1952 tarihli ve 5886 sayılı kanunla onaylanmış Kuzey Atlantik Anlaşması gereği olarak, bu anlaşmaya taraf olan devletler ve NATO ile yapılan ikili veya çok taraflı anlaşmalardan Türk kanunlarına değişiklik getirmeyenler Cumhurbaşkanınca doğrudan onaylanacak. 

 

HSSGM'nin teşkilat yapısı ile görev ve yetkileri belirlendi


Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün (HSSGM) teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar belli oldu.

 

Teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının belirlendiği kararnameye göre Genel Müdürlük, uluslararası öneme sahip halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek amacıyla, uluslararası giriş noktaları ve bunların gümrüklü alanlarında gerekli her türlü sağlık tedbirini alacak veya aldıracak, halk sağlığını etkileyecek etkenlere karşı alınacak kontrol önlemlerinin standardını belirleyecek, belgelendirecek, denetlemekten sorumlu olacak. 

 

Genel Müdürlük, uluslararası giriş noktalarında hac, göç veya seyahat gibi toplu nüfus hareketlerinde gerekli sağlık tedbirlerini alacak veya aldıracak. Riskli cenazelerin yurda girişine izin verecek olan Genel Müdürlük, uluslararası nakil araçlarının ve bunlarda görevli personelin sağlık şartlarını belirleyerek sağlık raporlarıyla ilgili iş ve işlemleri düzenleyecek.

 

Görev alanıyla ilgili Dünya Sağlık Örgütü, Uluslararası Denizcilik Örgütü, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ve diğer ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği, Genel Müdürlükçe yapılacak. Uluslararası önemi olan, halk sağlığı riski olan ülkelere giden insanlara seyahat sağlığı hizmeti verecek olan Genel Müdürlük, ulusal ve uluslararası sularda seyir eden gemilere uzaktan sağlık yardımı ve desteği verecek. 

 

Genel Müdürlükçe uluslararası giriş noktalarında yapılması gereken tüm sağlık hizmetleri, sağlık denetimleri ve çevre sağlığı işlemleri yürütülecek, bunun için usul ve esaslar belirlenecek, kurum personelinin atama, nakil, özlük, ücret, emeklilik ve benzeri işlemleri yürütülecek, kurum hizmetlerinin gerektirdiği her türlü satın alma, kiralama, bakım ve onarım, arşiv, idari ve mali hizmetleri yürütülecek.

 

Genel Müdürlük, taşradaki görevlerini, Genel Müdürlüğe bağlı sağlık denetleme merkezleri aracılığıyla yerine getirecek, ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesine uygun olarak taşra teşkilatı kurmaya ve kaldırmaya yetkili olacak.

 

İhtiyaç duyulan her türlü tesis, hastane, sağlık eğitim tesisi, sağlık kampüsü, sosyal donatılar ve diğer tesisler, Genel Müdürlük tarafından yaptırılabilecek.

 

Tıbbi ürün ve hizmetlerin üretiminin teşvik edilmesi kapsamında, sağlık hizmeti sunumunda ihtiyaç duyulan tıbbi cihaz, Genel Müdürlükçe, ilaç ve diğer ürün ve hizmetlerin alımında mümkün olduğunca yurt içi sanayi imkanlarından faydalanmak amacıyla araştırma geliştirme, prototip ve seri üretim faaliyetleri yaptırılacak. İhtiyaç halinde yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerle alım garantili sözleşmeler yapılabilecek ve yedi yıla kadar, gelecek yıllara yaygın yüklenmeye girişilebilecek.

 

Yurt dışı sağlık hizmet birimleri kapsamında ise insani ve teknik yardım amacıyla yurt dışında geçici sağlık hizmet birimleri kurabilecek ya da kurdurabilecek, işletebilecek ve işlettirebilecek. Bu amaçla ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, finans ve yardım kuruluşları ile işbirliği ve ortak çalışma yapabilecek, insan ve mali kaynakları ile destek sağlanabilecek.

 

GİB ile Darphane ve Damga Matbaasının yapısında düzenleme


Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün teşkilat ve görevlerine dair esaslar düzenlendi.

 

Buna göre, GİB, gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak, vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak, mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak, saydamlık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik, etkililik ve mükellef odaklılık temel ilkelerine göre görev yapacak.

 

Gelir İdaresi Başkanı, başkanlığı mevzuat hükümlerine, politika ve stratejilere uygun olarak yönetecek.

 

Görevlerin yürütülmesinde Başkana yardımcı olmak üzere 6 başkan yardımcısı görevlendirilecek. Başkan yardımcıları, başkana karşı sorumlu olacak. 

 

Başkan yardımcıları aynı zamanda vergi dairesi başkanlıklarının koordinasyonuyla görevlendirilebilecek.

 

Bütçesi, Bakanlık bütçesi içinde yer alacak


Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü de madeni ufaklık ve hatıra para ile her türlü pul ve değerli kağıtların basımı ve dağıtımını sağlayacak.

 

Genel Müdürlük, kanunlar gereğince tedavüle çıkarılması kararlaştırılan madeni ufaklık para ve madeni hatıra paraları basacak ve dağıtacak. Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarını basacak. Resmi kuruluşlarca hatıra madalyonu mahiyetinde olmayıp belirli amaçlarla belirli kişilere dağıtılan madalyaları imal edecek.

 

Kıymetli madenlerden ve taşlardan mamul süs ve ziynet eşyalarının kontrollerini yapacak, ticaretini düzenlemek amacıyla standartları tespit edecek.

 

Resmi mühürleri imal edecek ve bunların sicilini tutarak resmi mühür beratlarını tanzim edecek. Hazinenin para, madalyon ve madalya arşivini oluşturacak. 

 

Darphane Genel Müdürü, hizmetlerin; mevzuata, plan ve yıllık programlara uygun olarak verilen direktifler doğrultusunda yönetilmesini sağlayacak.

 

Darphane Dairesi Başkanlığınca madeni ufaklık para ile madeni hatıra para, hatıra madalyonu, Cumhuriyet sikke ve ziynet altınlarını, özel kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikleri gereği devletçe verilen madalyaları, resmi mühürleri basacak ve bunların sicillerini tutacak.

 

Genel Müdürlüğün bütçesi, Bakanlık bütçesi içinde yer alacak.

 

Madeni paralar, Madeni Ufaklık ve Hatıra Para Bastırılması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tedavüle çıkarılacak ve bütçeleştirilecek.

 

Madeni paraların tedavüle çıkarılması için yapılan harcamaların takip şekli ilgili muhasebe yönetmeliğinde düzenlenecek.

 

Tedavüle çıkarılan madeni paralar hakkında düzenli bilgiler, Genel Müdürlükçe belli dönemler itibarıyla hazırlanacak ve ilgili birimlere gönderilecek. 

 

DDK TSK'yı da denetleyecek


Kararname, Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) kuruluşu, görevleri ve işleyişi, Cumhurbaşkanı adına kurul tarafından yapılacak denetleme, inceleme, araştırma ve soruşturmalarla ilgili usul ve esasları, mensuplarının nitelikleri, atanmaları ve görevlendirilmeleri, görev ve yetkileri ve diğer özlük işleri ile ilgili esasları, kamu kurum ve kuruluşlarındaki Teftiş Kurulları ile soruşturmacının faaliyet, yetki, görev ve sorumluluk esaslarını düzenliyor.

 

Kararname, yargı organları dışında tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunların bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarında, bu kuruluşların sermayelerinin en az yarısından fazlasına katılmak suretiyle oluşturulan yurt içi ve yurt dışı kuruluşlarda, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerde, vakıflarda, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, Milli Savunma Üniversitesi ile her türlü askeri okul, birlik ve birimlerde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Savunma Sanayii Destekleme Fonunun kendi aralarında veya üçüncü kişilerle birlikte veya ayrı ayrı sermayelerinin en az yarısından fazlasına katılmak suretiyle oluşturulan ortaklıklarda, mevzuatta, kurul tarafından denetleneceği belirtilen kurum, kuruluş, ajans, organizasyon, fon, kaynak, muhtelif konu, iş ve işlemlerde yapılacak denetlemeler ile ilgili düzenlemeleri kapsıyor. 

 

Cumhurbaşkanlığına bağlı üst denetleme organı olan DDK, başkan ve 8 üyeden oluşacak. Kurulun başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak. 

 

Cumhurbaşkanının emriyle çalışan DDK, idarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı demeklerle vakıflarda her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapacak. 

 

DDK, kamu kurum ve kuruluşlarının teftiş ve denetim birimleri arasında koordinasyon ve uyumlaştırma faaliyetlerini yürütecek. Kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinin sunumunda saydamlık, verimlilik, etkinlik ve iyi yönetişim alanlarında çalışmalar yapacak.

 

Yetkileri


Kurul, denetleme kapsamındaki kurum, kuruluş ve birimlerin her kademe ve rütbedeki görevlileriyle doğrudan yazışmaya, gerekli gördüğü elektronik ve fiziki ortamdaki gizli veya açık her türlü bilgi, belge, defter, kayıt, envanter, malzeme, mühimmat, taşınır ve taşınmazları işlem ve olayın her safhasında incelemeye, mahiyetleri uygun olanları gerektiğinde belirlediği yere istemeye veya getirtmeye, bilgi almak üzere her kademe, rütbe ve sınıftan ilgilileri çağırmaya, kurum ve kuruluşlardan temsilci istemeye yetkili olacak. 

 

Kurul, gizli ve açık her türlü bilgi ve belgeyi, kamu kuramları ile bankalar dahil diğer gerçek ve tüzel kişilerden isteyebilecek, bu talepler geciktirilmeksizin yerine getirilecek.

 

Kurul, denetleme faaliyetine yardımcı olmak üzere kurum ve kuruluşların her kademe ve rütbedeki personelini görevlendirebilecek, Kurul Başkanlığının bu konudaki talebi gecikmeksizin karşılanacak. 

 

Kurul başkanı ve üyeleri, yükseköğrenimlerini bitirdikten sonra en az 12 yıl devlet hizmetinde başarıyla çalışmış ve temayüz etmiş kimseler arasından Cumhurbaşkanınca atanacak. 

 

İvedi durumlar


Denetlemeler sırasında karşılaşılan ve ivedi tedbir alınmadığında onarımı güç sonuçlar doğuracağı anlaşılan olay, iş, işlem ve kararların vukuundan önce veya sonra oluşabilecek muhtemel zarar ve olumsuz hukuki sonuçların engellenmesi amacıyla incelenmesi ve araştırılması gereken hususların varlığı halinde, doğrudan kurul başkanının onayı ile ilgili denetim ve soruşturma gruplarınca çalışmalara başlanacak.

 

İvedi durumlarda denetim ve soruşturma gruplarınca hazırlanacak özet İvedi Durum Raporu, kurulda öncelikle görüşülerek kurul başkanınca Cumhurbaşkanına sunulacak. Cumhurbaşkanına sunulan İvedi Durum Raporları, Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda sonuçlandırılacak.

 

Denetim, inceleme, araştırma ve soruşturma faaliyetlerinde gizlilik esas olacak. Raporların gizlilik derecesine raporun son şeklinin verileceği kurul toplantısında karar verilecek. Raporların yayımlanıp yayımlanmayacağı kurulda kararlaştırılacak. 

 

Cumhurbaşkanınca onaylanan raporların raporda belirtilen kurum ve kuruluşlara dağıtımı Kurul Sekreterliğince yapılacak. Denetime tabi ilgili, ilişkili veya bağlı kurum ve kuruluşlar, kurul raporları üzerine hazırlayacakları cevaplarını varsa yönetim kurullarından yoksa yetkili organlarından geçirmek kaydıyla raporu aldıkları tarihten başlayarak kırk beş gün içinde ilgili bakanlığa, ilgili bakanlıklar kendi görüşlerini de ekleyecekleri cevapları on beş gün içinde kurula gönderecek. 

 

Denetlenen kurum, kuruluş ve kişilerce raporlara verilecek cevapların kurula intikali sonrasında kurul tarafından rapor saklanabilecek, genel hükümlere göre ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulabilecek. 

 

Bu kararname hükümleri çerçevesinde konuyla ilgili İvedi Durum Raporu düzenlenebilecek. Bu durumda Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda ilgililer hakkında soruşturma açılabilecek. 

 

Kurul personeli, görevlerini yaptığı sırada öğrendiği gizli bilgileri, görevinden ayrılmış olsa bile yetkili amirinin izni olmadan açıklayamayacak.

 

Kurulun denetleme ve toplantı usulleri, raporlar ve raporlama süreçleri ve diğer işleyişi Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

 

Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan başkan ve üyeler aynı unvanlı görevlerine yeniden atanmış sayılacak. 

 

 

AA

15 Temmuz inancımızın ve kararlılığımızın sembolüdür
Okunma Sayısı : 48   
15.7.2018 15:57:37


 

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü münasebetiyle şehit yakınları ve gazilerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi ve ekonomimizi geliştirerek, istiklalimize ve istikbalimize sıkı sıkıya sahip çıkarak konumumuzu daha da güçlendireceğiz. 15 Temmuz, işte bu inancımızın ve kararlılığımızın sembolüdür” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü münasebetiyle şehit yakınları ve gazilerle yemekte bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki yemekte, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma gerçekleştirdi.

 

15 Temmuz’da ve terörle mücadele operasyonlarında hayatını kaybeden tüm şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve metanet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazilere sağlık ve afiyet temennisinde bulundu.

 

FETÖ İHANET ÇETESİNİN TEK HEDEFİ ÜLKEMİZİN BİRLİĞİDİR

 

Bugünkü yemekte tüm şehit yakınları ve gazilerle birlikte olmak istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yürüttüğümüz mücadele öylesine büyük ki, bu uğurda hayatını kaybeden ve gazilikle şereflenen kardeşlerimizin sayısının çokluğu buna imkân vermedi.

 

Sadece 1984 yılından bu yana asker, polis, güvenlik korucusu, diğer kamu görevlisi olarak 9 bin, sivil vatandaşlarımızla birlikte 17 bine yakın şehidimiz vardır” dedi.

 

Şehit ve gazi sayısıyla mukayese edilemeyecek kadar çok sayıda teröristin de ortadan kaldırıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişen terörle mücadele stratejisiyle, sivrisineklerle uğraşmak yerine bataklığın kurutulduğunu kaydetti ve “15 Temmuz darbe girişiminden beri yaşadıklarımız, bu kararımızın ve kararlılığımızın ne kadar doğru olduğunu göstermiştir.

 

FETÖ ihanet çetesinin de, tıpkı PKK gibi, tıpkı DEAŞ gibi, tıpkı diğer terör örgütleri gibi tek hedefi, ülkemizin birliğidir, beraberliğidir, geleceğidir. Türkiye kendi kararlarını alıp, kendi belirlediği hedeflere doğru ilerledikçe, karşımıza çıkartılan engelleri giderek daha kolay aşmaya başladık” diye ekledi.

 

MİLLETİMİZİN VERDİĞİ MÜCADELENİN BÜYÜKLÜĞÜ, ZAMAN GEÇTİKÇE DAHA İYİ ANLAŞILACAK

 

Düşman Çanakkale’ye dayandığında toprağını işleyen, işini yapan vatandaşın koşarak savaşmaya gittiği gibi, 15 Temmuz gecesi de vatandaşların aynı irfanla tehlikeyi sezip, darbecileri püskürttüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

 

Biz ülke ve millet olarak bu mücadeleyi hep inancımızla, davamızla yürüttük. 15 Temmuz gecesi milletimizin sergilediği kahramanlığın sırrını keşfetmek isteyen, asırlardır süregelen bu büyük mücadeleye bakmalıdır. Milletimizin istiklali ve istikbali uğrunda verdiği mücadelenin büyüklüğü, zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacaktır.

 

KENDİMİZE GÜVENLİ VE AYDINLIK BİR GELECEK KURMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ

 

Bizler terör örgütlerine karşı dinî, millî ve ahlaki görevimizi yerine getirdik, asıl hükmü verecek olan milletimizin vicdanı ve tarihtir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanılan bu önemli dönüm noktasını unutmamak ve unutturmamak için 15 Temmuz’u Demokrasi ve Millî Birlik Günü ilan ettiklerini hatırlattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: Ülkemizde ve bölgemizde bir süredir yaşadığımız olaylardan çıkardığımız dersler ışığında, kendimize daha güvenli, daha güçlü, daha aydınlık bir gelecek kurmak için daha çok çalışacağız. 

 

Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz şekilde özgürlüğümüzün kıymetini daha çok bileceğiz.

 

Ezanlarımızı susturtmamak, bayrağımızı indirtmemek, vatanımızı korumak, devletimize sahip çıkmak için daha kararlı hareket edeceğiz. Milletimiz asırlardır, sahada kanıyla, canıyla, bileğinin hakkıyla kazandıklarını, masada söz oyunlarıyla, diplomasi tuzaklarıyla, gafletle ve hatta ihanetle kaybetmekten bıkıp usanmıştır.

 

Demokrasimizi ve ekonomimizi geliştirerek, istiklalimize ve istikbalimize sıkı sıkıya sahip çıkarak konumumuzu daha da güçlendireceğiz. 15 Temmuz, işte bu inancımızın ve kararlılığımızın sembolüdür” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir daha 15 Temmuz’ların yaşanmaması için, çocukların bilinçle yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinini, milliyetini, dilini, vatanını, devletini bilmeyen her çocuğun, terör örgütlerinin potansiyel hedefi olduğu uyarısı yaptı ve “Cehalet, okuma-yazma bilmemek değil, tarihini, kültürünü, medeniyetini öğrenmemektir” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

HABER GALATA

Milli Savunma Bakanı Akar şehit askerlerin mezarlarını ziyaret etti
Okunma Sayısı : 30   
15.7.2018 15:28:52


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, darbe girişimini engellemeye çalışırken şehit olan askerlerin mezarlarını ziyaret etti.

 

Akar, FETÖ'nün darbe girişiminin 2'nci yılında Karşıyaka Mezarlığı'ndaki 15 Temmuz Şehitliği'nde düzenlenen anma programının ardından Cebeci Askeri Şehitliği'ne gitti.

 

FETÖ'nün hain darbe girişimini engellemeye çalışırken şehit olan Kurmay Albay Sait Ertürk ile Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın'ın mezarını ziyaret eden Bakan Akar, mezarlara çiçek bıraktı ve dua etti.

 

Şehitlikteki diğer mezarlara da çiçek bırakan Hulusi Akar, yakınlarının mezarlarını ziyarete gelen şehit aileleriyle de bir süre sohbet etti.

 

İstanbul'da darbe girişiminin engellenmesinde kahramanca mücadele ederek önemli bir rol oynayan Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk, hain darbecilerin şehit ettiği en üst rütbeli asker olmuştu.

 

Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın'ın ismi ise Genelkurmay Karargahı'nda yaşananlara ilişkin çatı iddianamede "15 Temmuz'un ilk şehidi" olarak yer almıştı.

 

 

HABER GALATA

İstanbul Valisi Vasip Şahin'den 15 Temmuz mesajı
Okunma Sayısı : 71   
15.7.2018 15:03:39

 

İSTANBUL VALİSİ VASİP ŞAHİN'DEN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ MESAJI

 

Saygıdeğer İstanbullular,


15 Temmuz; bu devlet, bu millet için büyük bir dönüm noktası, korkunç bir ihanet vesikasıdır. Aynı zamanda milletimizin iradesine, demokrasi ve bağımsızlığına sahip çıkmak için göğsünü siper edişiyle, cesaret ve mukavemetiyle ebediyen iftihar edeceğimiz şerefli bir tarihtir.

 

Tarihimiz; vatanı, bayrağı ve istiklâli uğruna gözünü kırpmadan canını ortaya koyan şehit ve gazilerimizin imanla yoğrulmuş cesaretleri neticesinde kazanılmış nice zaferle doludur. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin bu üstün fedakârlıkları sayesinde üzerinde yaşadığımız topraklar, vatan hüviyeti kazanmıştır.

 

15 Temmuz’da necip milletimiz, istiklâl ve istikbâline gölge düşürecek en ufak bir tehdidi nasıl püskürteceğini, vatan savunmasındaki cesaretini ve idealini tüm dünyaya bir kez daha ispat etmiştir. Türk milleti 15 Temmuz’da sadece hürriyetine, inancına, demokrasisine değil; aynı zamanda onu istikbale taşıyacak hedeflerine de sahip çıkmıştır.

 

Binlerce yıllık devlet geleneğinden aldığı güçle devletimiz, terör odaklarına karşı azim ve kararlılıkla mücadeleye devam etmektedir.

Türk milleti için şehit ve gaziler; devletin nezdinde, milletin kalbinde ve Yüce Allah’ın katında en yüksek mertebededir. Bu vesileyle, 15 Temmuz’un ikinci yıl dönümünde, bir daha böyle bir ihanet yaşanmaması temennisiyle ebediyen minnetle yâd edeceğimiz 15 Temmuz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kahraman gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

 

 

Esenyurt Belediyesi zabıta müdürlüğü vatandaşlarla dalga geçiyor.
Okunma Sayısı : 125   
9.7.2018 20:26:13

Mehterçeşme Mah Ufuk Caddesi 1949 Sokak No: 2 Esenyurt İstanbul adresinde defalarca belediye ve zabıta müdürlüğüne şikayet edilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmıyor mahalle pislikten geçilmiyor. ne belediye nede zabıta müdürlüğü görevlerini yapmıyorlar.

 

Güncelleme: Ekipler gün itibarı ile gerekli çalışmayı yaparak gerekli temizliği iş makinalarıyla kaldırarak ilgili sorunu sonuçlandırdı. Vatandaş Belediyelerin daha duyarlı olmasını bekliyor. Onlarca şikayet ve talep aylardır sonuşsuz kalmıştı.

Biyoteknolojiyle ekmekleri taze tutacaklar
Okunma Sayısı : 60   
7.7.2018 19:29:17

 

Danimarka merkezli biyoteknoloji şirketi Novozymes, Türkiye'de kurduğu İnovasyon ve Teknoloji Merkezi'nde özellikle bölgesel ekmeklerin tazelik süresini uzatacak enzimler ve mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yapacak.

 

Novozymes'in Gıda ve İçecek Bölümü Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Umut Köroğlu, AA muhabirine, Ortadoğu ve Afrika genelinde tüketilen yassı ekmeklerin (flat bread) daha uzun süre taze kalmasını sağlayacak enzimlerin geliştirileceği Türkiye'deki yeni laboratuvarlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

Arjantin, Brezilya, Kanada, Çin, Danimarka, Hindistan ve ABD'de üretim yapan şirketin dünya genelinde kullanılan ürünlerinin karbon emisyonunu geçen yıl tahmini 76 milyon ton azalttığını belirten Köroğlu, hedeflerinin 2020 yılında karbon emisyonlarında 100 milyon tonluk bir düşüş sağlamak olduğunu söyledi.

 

Novozymes için gıda ve içecek endüstrisinin yanı sıra pek çok farklı sektörde biyolojik çözümlerin uygulama potansiyelinin bulunmasından dolayı Türkiye'nin heyecan verici bir yer olduğunu ifade eden Köroğlu, ülkenin aynı zamanda nitelikli iş gücünün de bulunduğunu hatırlattı.

 

Köroğlu, 6 bin 245 kişiye istihdam sağlayan ve geçen yıl 14,5 milyar Danimarka kronu (yaklaşık 2,3 milyar dolar) ciroya ulaşan şirketin büyümesinde Ortadoğu ve Afrika'nın önemli olduğuna dikkati çekerek, "İstanbul'daki İnovasyon ve Teknoloji Merkezi bölge için önemli bir yatırım.

 

Aynı zamanda Ortadoğu'da teknoloji ve uygulama geliştirme merkezi olarak türünün ilk örneği. 700 metrekarelik tesis, müşterilerinin Ortadoğu ve Afrika'da yaygın olarak kullanılan ekmek türlerini üretmeye yönelik tam donanımlı bir fırın ortamında Novozymes uzmanlarıyla çalışmasını sağlayacak." dedi.

 

Gıda israfıyla mücadele


Türkiye'deki İnovasyon ve Teknoloji Merkezi'ni sadece ekmeğin tazelik ömrünü uzatma ve gıda atıklarını en aza indirme hedefiyle kurmaya karar vermediklerini vurgulayan Köroğlu, merkezin ilk olarak fırıncılık endüstrisine odaklandığını, gelecekte süt ve et işleme gibi diğer gıda endüstrilerine de odaklanılmasının yanı sıra deterjanlar gibi temizlik ürünleriyle tekstil üretimi gibi teknik endüstrileri de merkezin becerilerine eklenmesini beklediklerini dile getirdi.

 

Köroğlu, merkezin ilk odağının fırıncılık alanındaki müşteriler olacağının altını çizerek, "Çalışmalarımızda enzim kullanımıyla müşterilerimizin gıda ve içeceklerinin kalitesini ve sürdürülebilirliğini geliştirmelerine yardımcı olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

 

Gıda israfının Ortadoğu ve Afrika dahil, tüm dünyada çok büyük önem taşıdığını anlatan Köroğlu, şöyle devam etti:

 

Batı tarzı ekmeklerde olduğu gibi, Türk somun ekmeği ve Ortadoğu'nun geleneksel pide ekmekleri belirli bir sürede tüketilmezse bayatlar, kırılganlaşır ve israf olur. Bölgede pidelerin en önemli işlevi katlanabilir olmalarından dolayı et, pilav, sebze ve soslar gibi yiyeceklerde yeme aracı olarak kullanılmasıdır.

 

Belli bir zaman geçtikten sonra ekmeğin tamamı bükülemez hale gelir ve katlanamaz. İnovasyon ve Teknoloji Merkezi'nde, özellikle bölgesel ekmekler üzerinde bayatlamayı önleme, tazeliğini koruma ve böylece israfı azaltmaya yönelik çalışacağız. Fırıncılar, daha lezzetli ve sağlıklı ekmekler üretebilecek ama en önemlisi gıda israfının ana kaynağını azaltmaya yardımcı olacağız.

 

Köroğlu, enzimlerin doğanın kendi araçları olduğunu belirterek, enzimatik çözümlerin zorlukları çözmede yardım potansiyelinin çok yüksek olduğunu, gıda ve içecek endüstrilerine satılan tüm ürünlerinin ise helal sertifikası taşıdığını bildirdi.

 

Bu yüzyıl biyoloji çağı olacak


Biyoekonominin önemine de değinen Köroğlu, biyoekonominin sosyal, ekonomik ve çevresel olarak daha sürdürülebilir bir dünya sağladığını, bu ekonomilerin daha az kimyasal, su ve enerji sarf ettiğini söyledi.

 

Köroğlu, söz konusu kavramın Türkiye'de de Avrupa Birliği (AB) ile uyum düzenlemeleriyle giderek bilinir hale geldiğine işaret ederek, "Türkiye'nin biyoekonomik gelişiminin gelecek yıllarda üstel olacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Bu yüzyılın "biyoloji çağı" olacağına inandıklarını belirten Köroğlu, doğanın kendi teknolojisini kullanarak çok çeşitli biyo bazlı içerikler, malzemeler, ilaçlar, gıdalar, yemler ve yakıtlar üretilebileceğine dikkati çekti.

 

Köroğlu, biyolojinin endüstriyel süreçlerde sert kimyasalların, yüksek sıcaklıkların ve basıncın yerini alabileceğini dile getirerek, tarımda doğadaki mikropların çiftçilerin daha az pestisit ve gübreyle aynı alandan daha fazla, daha kaliteli mahsuller yetiştirmelerine ve gıdaya erişimin artırılmasına olanak sağladığını vurguladı. Köroğlu, "Bu yüzyılda, büyük hızda değişiklikler bekliyoruz ama bu kez ilerleme petrol üzerinde olmayacak, doğa üzerine inşa edilecek." dedi.

 

 

AA

Son Haberler
Atatürk'e hakaret eden şüphelinin emniyette sorgusu devam ediyor


Anıtkabir'de çektiği provakasyon içerikli görüntüyü sosyal medyadan paylaşan ve Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan S.İ'nin emniyetteki ifade işlemleri sürüyor.

 

Alınan bilgiye göre, Anıtkabir'de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'e hakaret ettiği görüntüsü sosyal medyada yer alan S.İ hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nca başlatılan soruşturmanın ardından polis ekipleri, genç kızın yakalanması için harekete geçti.

 

Erzurum'un İspir ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirlenen 23 yaşındaki S.İ, Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi ekiplerince halasının Demetevler semtindeki evinde gözaltına alındı.

 

Ankara Emniyet Müdürlüğüne götürülen şüphelininin Güvenlik Şube Müdürlüğündeki ifade işlemleri devam ediyor.

 

Sosyal medyadan provakasyon içerikli görüntü paylaşan S.İ'nin, 19 Temmuz'da akrabalarını ziyaret için başkente geldiği öğrenildi.

 

HABER GALATA

PKK'ya büyük darbe! Avaşin-Basyan ve Zap bölgeleri ile Hakkari kırsalı yerle bir edildi

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), hem yurt içinde hem de sınır ötesinde terör operasyonlarına kararlılıkla devam ediyor.

 

Genelkurmay Başkanlığı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Irak'ın kuzeyi Avaşin Basyan, Zap bölgeleri ve Hakkari kırsalına düzenlenen hava harekatında 8 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

 

 

 

 

Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgeleri ile  Hakkari kırsalında 8 terörist etkisiz hale getirildi. 

 

Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, 20-21 Temmuz'da  Irak'ın kuzeyindeki Avaşin-Basyan ve Zap bölgeleri ile Hakkari kırsalına hava  harekatı düzenlendi.

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) hava harekatı sonucunda 8 silahlı  bölücü terör örgütü mensubu etkisiz hale getirildi.

 

Hakkari'de 3 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi

 

Hakkari'de 3 PKK'lı terörist, hava harekatıyla etkisiz  hale getirildi. 

 

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, kent merkezine bağlı  Kavaklı ve Yoncalı bölgesinde insansız hava aracıyla (İHA) 3 terörist tespit  edildi.

 

PKK'lı teröristler, hava harekatıyla etkisiz hale getirildi.

 

Bölgede teröristlere yönelik operasyonlar aralıksız sürüyor.

 

 

HABER GALATA

 

Hollanda'nın şirin köyü Giethoorn


Hollanda Giethoorn Köyü, yüzlerce yıllık tarihi evleri, İtalya Venedik'i andıran kanalları ve yemyeşil doğasıyla turistlerin ilgisini çekiyor.

 

 


"Hollanda'nın Venedik"i olarak nitelendirilen Giethoorn Köyü, Orta Çağ'dan kalma tarihi dokusu ve kanallarıyla İtalya Venedik'i andırıyor.


Overijssel eyaletinde bulunan Giethoorn son yıllarda turistlerin ilgisini çekiyor. 

 

 

Her yıl yüz binlerce turistin ziyaret ettiği belirtilen, 176 tahta köprüsü, dar kanalları, yüzlerce yıllık tarihi evleri, yemyeşil doğası ve rengarenk çiçekleriyle masalları andıran köy, 'Hobbit Köyü'nü andıran evleriyle de biliniyor.


Gün boyu turistik tekne gezintileri yapılıyor

 

Yaklaşık 2 bin 620 kişinin yaşadığı köydeki tarihi evlerin bulunduğu meydanı çevreleyen kanallarda ise gün boyu turistik tekne gezintileri yapılıyor.

 

 

Yaz aylarında en çok Çinlilerin gittiği köyde, onlarca tekne kanallarda dolaşıyor.


Birçok turistin müze zannettiği ancak içinde yerel halkın yaşadığı evlerin çoğu adalar üzerinde bulunurken, evlere, sahiplerine ait tahta köprülerden ulaşılabiliyor.

 

Arabanın girmediği ve ulaşım için çoğunlukla teknelerin kullanıldığı köyde, kuzeyden güneye sadece yaya ve aynı zamanda bisiklet yolu olan tek bir dar yoldan gidilebiliyor.


Giethoorn 'keçiboynuzu' anlamına geliyor

 

Köydeki çoğu tarihi evlerde iki kapı bulunuyor. Rutin olarak evin yan kapısı kullanılırken, ön kapısı ise sadece evlenirken içeriye girmek için ve öldükten sonra da cenazenin dışarıya çıkarılması için kullanılıyor.

 


Keçiboynuzu anlamına gelen "Giethoorn" Köyü'nün ilk yerleşimcileri, bölgeyi keşfettiklerinde yüzlerce keçiboynuzu buldukları için köylerine bu ismi vermiş.

 

Giethoorn Köyü üç yıldır "Monopoly Dünya Şehirleri" oyununda, İstanbul'un da bulunduğu 22 şehir arasında yer alıyor.

 

 

HABER GALATA

 

Huzurlu Sokaklar Uygulamasında aranan 489 zanlı yakalandı

 

Ülke genelinde ikincisi gerçekleşen "Huzurlu Sokaklar Uygulaması" kapsamında aranan 489 zanlı yakalandı, 69'u Suriyeli ve yabancı uyruklu dilenci olmak üzere 550 kişiye adli veya idari işlem yapıldı.

 

Alınan bilgiye göre, yurt genelinde özellikle kavşak, park ve benzeri kamuya açık mekanlarda, başta çocuklar olmak üzere bazı kişilerin araç camı silmesi, insanları taciz ederek para vermeye zorlaması, mendil, çiçek, hediyelik eşya satışı yapması ve dilenmesi üzerine harekete geçen polis ekipleri, cami, hastane, terminal, gar, park, bahçe gibi yerlerde eş zamanlı "Huzurlu Sokaklar Uygulaması-2" gerçekleştirdi.

 

Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda dün gerçekleştirilen uygulamaya, Emniyet, Jandarma, Göç İdaresi ve Belediye Başkanlıklarından 8 bin 505 karma ekipte görevli 33 bin 334 personel katıldı.

 

Uygulamada 38 dedektör köpek de kullanıldı.

 

550 kişiye adli veya idari işlem


Ekiplerce 233 bin 16 kişinin kontrol edildiği uygulamada, aranan 489 şüpheli yakalandı. 69'u Suriyeli ve yabancı uyruklu dilenci olmak üzere 550 kişiye adli veya idari işlem yapıldı, bunların 24'ü gözaltına alındı.

 

Özellikle kavşaklar ile vatandaşların yoğun olarak bulunduğu yerlerde yapılan denetimlerde, dilencilik, rahatsız etme, emre aykırı davranış, trafiği tehlikeye sokma suçlarından toplam 54 bin 875 idari para cezası kesildi.

 

Dilencilerin üzerinden çıkan bin 748 lira kamuya aktarıldı.

 

Ekiplerce yakalanan yabancı uyruklular, idari işlem yapılmak üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğüne, dilencilik yapan 17'si yabancı uyruklu olmak üzere 61 çocuk ise ailelerine teslim edildi.

 

Aranan 19 araç bulundu


Uygulama kapsamında bin 468 umuma açık iş yeri kontrol edilirken, bunlardan 5'ine kusur ve eksiklikleri bulunduğu gerekçesiyle işlem uygulandı.

 

Trafik kontrolleri sırasında 65 bin 14 araç incelenirken aranan 19 araç bulundu, eksiği tespit edilen 965 araca 422 bin 521 lira idari para cezası kesildi, 243 araç da trafikten men edildi.

 

Kişilerin üzeri, araçlar ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, 4 tabanca, 6 av tüfeği, 3 kurusıkı tabanca, bin 205 mermi, 4 kesici veya delici alet, 224 gram esrar, 3,45 gram sentetik uyuşturucu, 5 uyuşturucu hap ve 591 paket kaçak sigara ele geçirildi.

 

 

AA

Resmi Gazete'de 7 Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlandı.


YAŞ yeniden düzenlendi


Resmi Gazete'de yayımlanan kararnameye göre, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) üyeleri Cumhurbaşkanı yardımcıları, Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı, Milli Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarından oluştu.

 

Cumhurbaşkanı gerekli gördüğü hallerde Yüksek Askeri Şura toplantılarına katılıp başkanlık edecek. Cumhurbaşkanının katılmadığında durumlarda toplantıya görevlendireceği yardımcısı başkanlık yapacak.

 

YAŞ'ın görevleri, "Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan askeri stratejik ana fikrin (konseptin) tespiti ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi hususları ve Silahlı Kuvvetlerin ana program ve hedefleri ile ilgili konularda görüş bildirmek, Silahlı Kuvvetlerle ilgili olup önemli görülen mevzuat taslaklarını inceleyip görüş bildirmek, Cumhurbaşkanının lüzum gördüğü hallerde Silahlı Kuvvetlerle ilgili diğer konular hakkında görüş bildirmek ve mevzuatla verilen görevleri yapmak." olarak belirlendi.

 

YAŞ, Cumhurbaşkanının başkan olarak belirleyeceği Cumhurbaşkanı Yardımcısının çağrısı ile yılda en az bir kez toplanacak. Cumhurbaşkanı gerektiğinde Şura'yı toplayabilecek.

 

Kararlar, salt çoğunlukla alınacak


Şura, bütün üyelerin katılması ile toplanacak. Ancak özürü olanlar "toplantıya katılamayacaklarını" toplantı gününden önce Şura sekreteryasına bildirecek.

 

Kararlar, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile alınacak. Oylarda eşitlik olması halinde Başkanın katıldığı tarafın oyları geçerli sayılacak. Oylama işlemi aksine bir karar alınmadıkça açık olarak yapılacak.

 

Toplantıya katılamayan üyeler, gündemdeki konular hakkında görüşlerini yazılı olarak bildirebilecek.

 

YAŞ kararları, Cumhurbaşkanının onayı ile tekemmül edecek.

 

Toplantılar gizli yapılacak


Şura'nın sekretarya hizmetlerini, Cumhurbaşkanınca belirlenecek merci yürütecek.

 

YAŞ üyeleri, kendileri, kendilerinden kıdemli veya eşiti olan general ve amirallerin yükselme veya emeklilikleri ile ilgili konularda toplantılara katılamayacak.

 

Gizli olarak yapılacak YAŞ toplantılarında görüşmelerin ve alınan kararların açıklanması veya yayımlanması yasak olacak. Açıklanmasına Şura'nın kararıyla müsaade edilen konular, Milli Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanacak.

 

Gizliliğin kaldırılması yönetmelikte gösterilecek


Şura'da görüşülen mevzuat taslakları ile alınan kararların gizliliğinin ne şekilde ve ne zaman kaldırılacağı yönetmelikte gösterilecek.

 

Yüksek Askeri Şura'nın yönetimi ve çalışma usulleri ile sekretarya hizmetlerine ilişkin iş ve işlemler, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenecek.

 

Yayımı itibarıyla yürürlüğe giren kararnamenin hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek.

 

YÖK üyeliğine ve altı üniversiteye atama


YÖK üyeliğine ve altı üniversiteye atamalar yapılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararları, Resmi Gazete'de yer aldı.

 

Buna göre, YÖK üyeliğine Aselsan Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çelik getirildi. 

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fatma Seniha Nükhet Hotar, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Akın Levent, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne Prof. Dr. Nuri Aydın, Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Erol Özvar, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hüseyin Çiçek, Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fatih Savaşan atandı. 

 

Savunma Sanayii Başkanlığının görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi


Kararname ile Savunma Sanayii Başkanlığının kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları belirlendi. Kararnameyle Cumhurbaşkanına bağlı ve tüzel kişiliği haiz kurulan Savunma Sanayii Başkanlığı, başkan, başkan yardımcıları ve hizmet birimlerinden oluşacak. Yurt dışı ve taşra teşkilatı kurmaya yetkili olacak.

 

Başkanlığın en üst amiri olan başkan, kararnamede belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak.

 

Savunma Sanayii İcra Komitesi cumhurbaşkanının başkanlığında, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı Yardımcısı, İçişleri ve Milli Savunma bakanları, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Sanayii Başkanından oluşacak. Cumhurbaşkanının katılmadığı toplantılarda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı vekaleten Komiteye başkanlık edecek.

 

Komite Cumhurbaşkanının daveti üzerine toplanacak. Komitenin sekreterya hizmetlerini Başkanlık yürütecek. Komite toplantılarının gündemi Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek.

 

Komite, savunma sanayisinin geliştirilmesi için tespit edilen genel strateji ve ilkeler istikametinde kararlar alacak. Türk Silahlı Kuvvetleri için Stratejik Hedef Planına ve Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü için İçişleri Bakanlığının güvenlik önceliklerine göre temini gerekli olan modern silah, araç ve gereçlerin üretimi, yurt içinden veya gereği halinde yurt dışından tedariki hususunda karar alacak komite, kamu ve özel sektörün yabancı sermaye ve teknoloji katkısı ile savunmaya yönelik üretim tesisleri kurma imkanlarını araştıracak, yönlendirecek ve tahakkuk planlarını takip edecek, bu gibi tesislerin kuruluşuna gerektiğinde devletin iştiraki için prensip kararı alabilecek.

 

İlgili kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanacak 


Sağlanacak modern silah, araç ve gereçlerin araştırılması, geliştirilmesi, prototip imali, avans verilmesi, uzun vadeli siparişler ve diğer mali ve ekonomik teşviklerin tespiti istikametinde Başkanlığa talimat verecek. Savunma sanayisi ürünleri ihracatı ve offset ticareti ile karşılıklı ticaret konusunda kararlar alacak. Savunma sanayisi ile ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlayacak. 

 

Başkanlık, İcra Komitesinin aldığı kararları uygulayacak. Mevcut milli sanayiyi, savunma sanayisi ihtiyaçlarına göre reorganize ve entegre edecek, yeni teşebbüsleri teşvik etmek ve bu entegrasyona ve ihtiyaçlara göre yönlendirecek, yabancı sermaye ve teknoloji katkısı imkanlarını araştıracak, teşebbüsleri yönlendirecek ve bu konudaki devlet katılımını planlayacak.

 

Fon kaynaklarını dikkate alarak alım programlarını ve finansman modellerini belirleyecek. İhtiyaç duyulan modern silah, araç ve gereçlerin özel veya kamu kuruluşlarında imalatını planlayacak. Gerektiğinde özel, kamu veya karma nitelikli yeni yatırımları dışa açık olmak kaydıyla destekleyecek. 

 

Modern silah, araç ve gereçleri araştırmak, geliştirmek, prototiplerin imalini sağlamak, avans vermek, uzun vadeli siparişler ve diğer mali ve ekonomik teşvikleri tespit edecek. 

 

İşin özelliğine göre yıllar içinde yapılacak alımın şartlarını, ihtiyaç makamınca belirlenecek şartname ve standartları dikkate alarak teknik ve mali konuları kapsayan kontratları yapacak. Savunma sanayisi ürünleri ihracatı ve offset ticareti konularım koordine edecek. Fondan kredi vermek veya yurt içinden ve yurt dışından kredi almak ve gerektiğinde yerli ve yabancı sermayeli şirketler kurmak veya bu tür şirketlere iştirak edecek. Üretilen malın kontrat muhteviyatına uyup uymadığını, kalite kontrolleri ile kontrat şartlarının yerine getirilip getirilmediğini takip edecek. Uygulama aksaklıklarının ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde çözümlenmesini temin edecek. Cumhurbaşkanı tarafından verilen diğer görevleri yerine getirecek. 

 

Başkanlık, savunma sanayisi uzmanı ve uzman yardımcısı istihdam edecek 


Başkanlık, görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkisine haiz savunma sanayisi uzmanı ve uzman yardımcısı istihdam edecek. 

 

Atama usulüne ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde belirlenenler dışındaki Başkanlık personeli, Cumhurbaşkanı onayıyla atanacak. Cumhurbaşkanı bu yetkisini Başkana devredebilecek. 

 

Başkan ve her kademedeki Başkanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilecek. 

 

Mevzuatta Savunma Sanayii Müsteşarlığına yapılan atıflar, Savunma Sanayii Başkanlığına, Savunma Sanayii Müsteşarına yapılan atıflar Savunma Sanayii Başkanına, Savunma Sanayii müsteşar yardımcılarına yapılan atıflar Savunma Sanayii başkan yardımcılarına yapılmış sayılacak.

 

İçişleri Bakanlığına bağlı AFAD kuruldu


"Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında 4 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" Resmi Gazete'de yayımlandı.

 

Buna göre, İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum (AFAD) Yönetimi Başkanlığı kuruldu.

 

Kararnamede, merkez ve taşra teşkilatlarından oluşan Başkanlık hizmet birimlerine yer verildi.

 

Başkanlık, afet ve acil durumlarla sivil savunmaya ilişkin hizmetlerin ülke düzeyinde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve olayların meydana gelmesinden önce hazırlık ve risk azaltma, olay sırasında yapılacak müdahale ve olay sonrasında gerçekleştirilecek iyileştirme çalışmalarını yürüten kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonun sağlanması, yurt içinde ve yurt dışında insani yardım operasyonlarının yapılması ve koordine edilmesi ile bu konularda politika önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanması hususlarını yürütecek.

 

Başkanlık bünyesindeki Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu, başkan veya başkan yardımcısı başkanlığında, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Kızılay Derneğinden daire başkanı düzeyinde birer temsilci ve alanla ilgili çalışmaları bulunan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından bildirilecek en az on üniversite öğretim üyesi arasından Başkanın belirleyeceği üç üyeden oluşacak.

 

Kurul, yılda en az iki kez toplanacak. Ayrıca başkanın çağrısı üzerine olağanüstü de toplanabilecek. Kurulun görevleri arasında afet ve acil durumlardan korunmak, afet ve acil durum risklerini azaltmak, afet ve acil durum sonrası yapılacak faaliyetler hakkında öneriler sunmak, politikaları ve öncelikleri belirlemek bulunuyor.

 

İllerde de valilere bağlı il afet ve acil durum müdürlükleri kuruldu. 

 

Avrupa Birliği Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu oldu


Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre Avrupa Birliği (AB) Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu oldu.

 

Resmi Gazete'de yayımlanan "Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"ne göre AB Başkanlığının görevi, "5 Mayıs 1969 tarihli 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Türkiye'nin AB üyeliğine hazırlanmasına yönelik yapılacak çalışmaların yönlendirilmesi, izlenmesi ve koordinasyonu ile üyelik sonrası çalışmaların koordinasyonunu yürütmek" olarak tanımlandı.

 

Kararnamede, merkez ve yurt dışı teşkilattan oluşan AB Başkanlığının, Dışişleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olduğu belirtildi.

 

Buna göre, başkanlığın üst amiri AB Başkanı olacak. "AB Başkanlık görevi" de bakan tarafından görevlendirilen bakan yardımcısınca yürütülecek ve başkan, AB'den sağlanan katılım öncesi mali yardımlara ilişkin "Ulusal Yardım Koordinatörü" de olacak.

 

Kararnamede, AB Başkanlığının hizmet birimleri ise şöyle sıralandı: 

 

AB ile İlişkiler Genel Müdürlüğü, Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürlüğü, Yönetim Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği.

 

AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı


Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle ayrıca, AB Başkanlığı ile ilgili AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı da kuruldu.

 

Kararnamede, söz konusu başkanlığın görev ve yetkileri, AB'nin eğitim ve gençlik programlarını Türkiye'de duyurmak, bu programlara katılım çalışmalarını yürütmek, koordine etmek, izlemek ve Avrupa Komisyonuna rapor halinde sunmak, bu programlar hakkında Avrupa Komisyonu ile gerekli görüşmeleri yapmak ve uygulama sözleşmelerini imzalamak olarak yer aldı.

 

Başkanlığın, başkan, genel koordinatörler, program koordinatörleri, destek hizmetleri koordinatörleri ile yeterli sayıda uzman, uzman yardımcısı, mütercim, rehber, denetçi, danışman ve destek hizmetleri personelinden oluştuğu belirtildi.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığına üç yeni kuruluş bağlandı


Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkındaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'de yayımlandı. 

 

Bu kapsamda, kamu tüzel kişiliğini haiz, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ve özel bütçeli Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu. Ankara merkezi ve taşra teşkilatından oluşan genel müdürlüğün görevleri arasında mazbut vakıfların vakfiyeleri ile vakfiye yerine geçen hüccet, berat, ferman gibi belgelerinde yazılı hayri, sosyal, kültürel ve ekonomik şart ve hizmetleri yerine getirmek, yurt içi ve yurt dışındaki vakıflara ait vakıf kültür varlıklarını ihya etme, mülhak, cemaat ve yeni vakıflar ile esnaf vakıflarının denetimini yapmak sıralandı. 

 

Vakıf kültür varlıklarından oluşan koleksiyonlar meydana getirecek, müze, kütüphane ve kültür merkezleri kurma görevini de yürütecek olan genel müdürlüğün bütçesi 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde hazırlanacak. Bütçe, Vakıflar Meclisinin uygun görüşünden sonra süresi içerisinde ilgili mercilere sunulacak. 

 

Genel Müdürlükçe, mazbut vakıflara ait taşınmazların satışından elde edilecek gelirler ile taviz bedelleri ait olduğu vakfa taşınmaz alımında, vakfın taşınmazlarının onarım ve yapımında kullanılacak. Ayrıca Vakıflar Meclisinin kararıyla gelir getirici yatırımlarda, yurt içi ve yurt dışında bulunan ve geliri kalmayan vakıflara ait vakıf kültür varlıklarının bakım ve onarımlarında da kullanılabilecek. Genel Müdürlüğe yapılan şartlı bağışlar ise bağış yapanın şartları doğrultusunda harcanacak. 

 

Vakıflar Meclisi 


Genel Müdürlüğün en üst seviyedeki karar organı Vakıflar Meclisi, genel müdür, üç genel müdür yardımcısı ve I. Hukuk Müşaviri olmak üzere beş, vakıf konusunda bilgi ve deneyim sahibi yükseköğrenim mezunları arasından Cumhurbaşkanınca atanacak beş, yeni vakıflarca seçilecek üç, mülhak ve cemaat vakıflarınca seçilecek birer üye olmak üzere toplam on beş üyeden oluşacak. Genel Müdür aynı zamanda Meclisin de başkanı olacak. 

 

Ayrıca yeni vakıflar üç, mülhak ve cemaat vakıfları ise birer yedek üye seçebilecek. Meclis, Vakıflar Kanunu ile belirlenen görevlerinin yanı sıra mazbut ve mülhak vakıflara ait akar ve hayrat taşınmazların tahsis, satış ve trampasına yönelik tasarruflarla, kamulaştırmalarda kamu yararı kararını verme, Genel Müdürlük ve işletme müdürlüklerinin bütçelerini onaylama, Genel Müdürlük ve vakıflarla ilgili yönetmelik taslaklarını karara bağlama gibi görevleri yürütecek. 

 

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Vakıf Hizmetleri Daire Başkanlığı, Hayır Hizmetleri Daire Başkanlığı, Sanat Eserleri ve Yapı İşleri Daire Başkanlığı, Yatırım ve Emlak Daire Başkanlığı, Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı, Kültür ve Tescil Daire Başkanlığı, Dış İlişkiler Daire Başkanlığı, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı, Personel Daire Başkanlığı, Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği ile Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden oluştu. Kararnamede başkanlıkların görev ve yetkileri tanımlandı. 

 

TİKA ve Yurt Dışı Türkler 


Kararnameyle iş birliğinde bulunulması hedeflenen devletler ve topluluklarla iktisadi, ticari, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarındaki ilişkileri projeler, programlar ve faaliyetler aracılığıyla geliştirmek, yapılacak katkı, yardım ve ilgili süreçleri yürütmek ve mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak üzere, kamu tüzel kişiliğini haiz ve özel bütçeli Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile yine kamu tüzel kişiliğini haiz, özel bütçeli, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak kuruldu. 

 

Her üç kuruluş da daha önce Başbakanlığa bağlı faaliyet göstermekteydi. 

 

Devlet Tiyatroları ile Opera-Bale'nin yapısı korundu 


Kararname kapsamında, Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü ile Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün ana yapısı korundu. Buna göre, Ankara'da Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı, tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile aynı şekilde Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü kuruldu. 

 

DT'nin bir genel müdür tarafından yönetileceği, hizmet birimlerinin Bakan onayı ile yürürlüğe konulacak yönetmelikle düzenleneceği, devlete ait binalardan ihtiyaç duyulanların Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca eşya ve tesisleri ile beraber Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne bedelsiz tahsis edilebileceği de kararnamede yer aldı. 

 

Ayrıca, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığının görev ve yetkileri, daha önce olduğu gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde tanımlandı. 

 

Türk Silahlı Kuvvetlerinde 'tarihi' değişiklik


Kararnameyle 10 Temmuz'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Kuvvet komutanlıklarının bağlılığı" başlıklı 338'inci maddesi, "Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları" başlığıyla yeniden düzenlendi.

 

Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının görev ve sorumluluklarında birtakım düzenlemeler yapıldı.

 

Kuvvet komutanlıklarının Milli Savunma Bakanına bağlılığını düzenleyen maddede değişikliğe gidilerek maddeye Genelkurmay Başkanlığı da eklendi.

 

Buna göre, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanına bağlandı. Söz konusu düzenleme sonrası ilgili madde, "Genelkurmay Başkanlığı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları Milli Savunma Bakanına bağlıdır. Cumhurbaşkanı gerekli gördüğünde genelkurmay başkanı ile kuvvet komutanları ve bağlılarından doğrudan bilgi alabilir, bunlara doğrudan emir verebilir. Verilen emir herhangi bir makamdan onay alınmaksızın derhal yerine getirilir." olarak düzenlendi.

 

Bu kapsamda, Genelkurmay Başkanı ile kuvvet komutanları Milli Savunma Bakanına ayrı ayrı bağlı ve sorumlu olacak. Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarının teşkilatı Milli Savunma Bakanlığı kadro ve kuruluşunda gösterilecek.


MGK'nın yapısı yeniden düzenlendi


Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

 

Buna göre, Cumhurbaşkanına bağlı Genel Sekreterliğin teşkilat, görev, yetki, çalışma usul ve esasları yeniden düzenlendi.

 

İki ayda bir toplanacak MGK'nın üyeleri, gerektiğinde doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısıyla da bir araya gelebilecek. 

 

Kurul toplantıları Cumhurbaşkanı başkanlığında yapılırken, Kurula Cumhurbaşkanının katılmadığı zamanlarda Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek.

 

Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüş alınabilecek.

 

MGK kararları çoğunlukla alınacak, eşitlik halinde Kurul Başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılacak. Kurul kararları, Genel Sekreterlik tarafından Cumhurbaşkanlığına gönderilecek.

 

Kurulun gündemi Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenecek. Cumhurbaşkanı yardımcıları, kurul üyesi bakanlar ile diğer bakanlar ve Genelkurmay Başkanının gündeme girmesini istedikleri konular, Genel Sekreter vasıtasıyla Cumhurbaşkanına iletilecek.

 

Resmi Gazete'nin içeriği ve yayımlanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi


Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete’sinin içeriği ile yayımlanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen "Resmi Gazete Hakkında 10 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi" yayımlandı. 

 

Kararnameye göre Resmi Gazete, internet ortamında Cumhurbaşkanlığınca yayımlanacak.

 

Gazete, gerek görüldüğü takdirde ihtiyaç duyulan sayıda basılı ortamda da yayımlanabilecek. Resmi Gazete'de yayımlanmasına lüzum görülen hususlar Cumhurbaşkanlığınca belirlenecek.

 

Kamu kurum ve kuruluşları, personel alımına ilişkin tüm ilanlarını (ihtiyacını okullara öğrenci almak suretiyle karşılayanlar dahil), Resmi Gazete ile Cumhurbaşkanınca belirlenen kurumun internet sitesi ve kendi internet sitelerinde duyuracak.

 

Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanmak üzere gönderilen yönetmelik, tebliğ ve diğer düzenleyici idari işlemlere ilişkin taslaklar, anayasaya, kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine, genel hukuk kurallarına, Cumhurbaşkanı programı ile kalkınma plan ve programlarına uygunluğu yönünden incelenecek.

 

Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler ile diğer düzenlemeler, ayrıca bir yürürlük tarihi belirtilmemiş ise Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girecek.

 

Resmi Gazete’de yayımlanan kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, yönetmelikler, tebliğler ve diğer düzenleyici idari işlemler Mevzuat Bilgi Sisteminde tek metin haline getirilecek ve güncel olarak yayımlanacak.

 

Resmi Gazete'nin yayımlanmasına, düzenine, ilanlara ve bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan bir yönetmelikle belirlenecek.

 

Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, yayımı tarihinde yürürlüğe girecek, hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek. 

 

Devletler ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmalarda düzenleme


Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmalar Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanacak. 

 

Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi"ne göre, milletlerarası anlaşmaların parafe edilmesi, imzalanması, nota teatisine konu teşkil etmesi veya bu anlaşmalara katılma bildirilerinin yapılması için atanacak Türkiye Cumhuriyeti temsilcileri ve bu temsilcilerin yetkileri Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek. 

 

Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak anlaşmalar Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanacak. 

 

Türk kanunlarına değişiklik getiren hükümler içeren her türlü milletlerarası anlaşmanın onaylanması veya bunlara katılım ise Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından onay veya katılımın uygun bulunmasına ilişkin bir kanun çıkarılmasına bağlı olacak.

 

TBMM tarafından onay ya da katılım konusunun uygun bulunması zorunlu olan milletlerarası anlaşmaların Cumhurbaşkanı tarafından TBMM'ye gönderilmesi kapsamındaki hazırlık çalışmaları ise Dışişleri Bakanlığınca yürütülecek.

 

Ayrıca "milletlerarası bir anlaşmaya dayanılarak yapılan uygulama anlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari veya teknik anlaşmalar" ile "ekonomik, ticari veya teknik münasebetleri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan anlaşmalardan devlet maliyesi bakımından yüklenme gerektirmeyen, kişi hallerine ve Türk vatandaşlarının yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmayan anlaşmalar" da Cumhurbaşkanınca doğrudan onaylanacak.

 

Anlaşmaların Resmi Gazete'de yayımlanması


Anlaşmaların Türkçe ve anlaşmada muteber olduğu belirtilen dil veya dillerden biriyle yazılmış metni, onaylamaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararına ekli olarak Resmi Gazete'de yayımlanacak.

 

Ayrıca anlaşmaların belli hükümlerinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından yürürlüğe girdiği, uygulama alanının değiştiği, durdurulduğu ve sona erdiği tarihler de Cumhurbaşkanı kararı ile tespit edilerek Resmi Gazete'de yayımlanacak. Bir milletlerarası anlaşma, yürürlük tarihinin tespitine dair Cumhurbaşkanı kararında belirtilen yürürlüğe giriş tarihinde kanun hükmünü kazanacak.

 

NATO ile ilgili anlaşmalar


NATO ile ilgili anlaşmalar söz konusu olduğunda ise 18 Şubat 1952 tarihli ve 5886 sayılı kanunla onaylanmış Kuzey Atlantik Anlaşması gereği olarak, bu anlaşmaya taraf olan devletler ve NATO ile yapılan ikili veya çok taraflı anlaşmalardan Türk kanunlarına değişiklik getirmeyenler Cumhurbaşkanınca doğrudan onaylanacak. 

 

HSSGM'nin teşkilat yapısı ile görev ve yetkileri belirlendi


Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünün (HSSGM) teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esaslar belli oldu.

 

Teşkilat, görev, yetki ve sorumluluklarının belirlendiği kararnameye göre Genel Müdürlük, uluslararası öneme sahip halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesini önlemek amacıyla, uluslararası giriş noktaları ve bunların gümrüklü alanlarında gerekli her türlü sağlık tedbirini alacak veya aldıracak, halk sağlığını etkileyecek etkenlere karşı alınacak kontrol önlemlerinin standardını belirleyecek, belgelendirecek, denetlemekten sorumlu olacak. 

 

Genel Müdürlük, uluslararası giriş noktalarında hac, göç veya seyahat gibi toplu nüfus hareketlerinde gerekli sağlık tedbirlerini alacak veya aldıracak. Riskli cenazelerin yurda girişine izin verecek olan Genel Müdürlük, uluslararası nakil araçlarının ve bunlarda görevli personelin sağlık şartlarını belirleyerek sağlık raporlarıyla ilgili iş ve işlemleri düzenleyecek.

 

Görev alanıyla ilgili Dünya Sağlık Örgütü, Uluslararası Denizcilik Örgütü, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü ve diğer ulusal ve uluslararası kuruluşlarla işbirliği, Genel Müdürlükçe yapılacak. Uluslararası önemi olan, halk sağlığı riski olan ülkelere giden insanlara seyahat sağlığı hizmeti verecek olan Genel Müdürlük, ulusal ve uluslararası sularda seyir eden gemilere uzaktan sağlık yardımı ve desteği verecek. 

 

Genel Müdürlükçe uluslararası giriş noktalarında yapılması gereken tüm sağlık hizmetleri, sağlık denetimleri ve çevre sağlığı işlemleri yürütülecek, bunun için usul ve esaslar belirlenecek, kurum personelinin atama, nakil, özlük, ücret, emeklilik ve benzeri işlemleri yürütülecek, kurum hizmetlerinin gerektirdiği her türlü satın alma, kiralama, bakım ve onarım, arşiv, idari ve mali hizmetleri yürütülecek.

 

Genel Müdürlük, taşradaki görevlerini, Genel Müdürlüğe bağlı sağlık denetleme merkezleri aracılığıyla yerine getirecek, ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesine uygun olarak taşra teşkilatı kurmaya ve kaldırmaya yetkili olacak.

 

İhtiyaç duyulan her türlü tesis, hastane, sağlık eğitim tesisi, sağlık kampüsü, sosyal donatılar ve diğer tesisler, Genel Müdürlük tarafından yaptırılabilecek.

 

Tıbbi ürün ve hizmetlerin üretiminin teşvik edilmesi kapsamında, sağlık hizmeti sunumunda ihtiyaç duyulan tıbbi cihaz, Genel Müdürlükçe, ilaç ve diğer ürün ve hizmetlerin alımında mümkün olduğunca yurt içi sanayi imkanlarından faydalanmak amacıyla araştırma geliştirme, prototip ve seri üretim faaliyetleri yaptırılacak. İhtiyaç halinde yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilerle alım garantili sözleşmeler yapılabilecek ve yedi yıla kadar, gelecek yıllara yaygın yüklenmeye girişilebilecek.

 

Yurt dışı sağlık hizmet birimleri kapsamında ise insani ve teknik yardım amacıyla yurt dışında geçici sağlık hizmet birimleri kurabilecek ya da kurdurabilecek, işletebilecek ve işlettirebilecek. Bu amaçla ulusal ve uluslararası sivil toplum kuruluşları, finans ve yardım kuruluşları ile işbirliği ve ortak çalışma yapabilecek, insan ve mali kaynakları ile destek sağlanabilecek.

 

GİB ile Darphane ve Damga Matbaasının yapısında düzenleme


Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğünün teşkilat ve görevlerine dair esaslar düzenlendi.

 

Buna göre, GİB, gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak, vergi ve diğer gelirleri en az maliyetle toplamak, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu sağlamak, mükellef haklarını gözeterek yüksek kalitede hizmet sunmak suretiyle yükümlülüklerini kolayca yerine getirmeleri için gerekli tedbirleri almak, saydamlık, hesap verebilirlik, katılımcılık, verimlilik, etkililik ve mükellef odaklılık temel ilkelerine göre görev yapacak.

 

Gelir İdaresi Başkanı, başkanlığı mevzuat hükümlerine, politika ve stratejilere uygun olarak yönetecek.

 

Görevlerin yürütülmesinde Başkana yardımcı olmak üzere 6 başkan yardımcısı görevlendirilecek. Başkan yardımcıları, başkana karşı sorumlu olacak. 

 

Başkan yardımcıları aynı zamanda vergi dairesi başkanlıklarının koordinasyonuyla görevlendirilebilecek.

 

Bütçesi, Bakanlık bütçesi içinde yer alacak


Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü de madeni ufaklık ve hatıra para ile her türlü pul ve değerli kağıtların basımı ve dağıtımını sağlayacak.

 

Genel Müdürlük, kanunlar gereğince tedavüle çıkarılması kararlaştırılan madeni ufaklık para ve madeni hatıra paraları basacak ve dağıtacak. Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarını basacak. Resmi kuruluşlarca hatıra madalyonu mahiyetinde olmayıp belirli amaçlarla belirli kişilere dağıtılan madalyaları imal edecek.

 

Kıymetli madenlerden ve taşlardan mamul süs ve ziynet eşyalarının kontrollerini yapacak, ticaretini düzenlemek amacıyla standartları tespit edecek.

 

Resmi mühürleri imal edecek ve bunların sicilini tutarak resmi mühür beratlarını tanzim edecek. Hazinenin para, madalyon ve madalya arşivini oluşturacak. 

 

Darphane Genel Müdürü, hizmetlerin; mevzuata, plan ve yıllık programlara uygun olarak verilen direktifler doğrultusunda yönetilmesini sağlayacak.

 

Darphane Dairesi Başkanlığınca madeni ufaklık para ile madeni hatıra para, hatıra madalyonu, Cumhuriyet sikke ve ziynet altınlarını, özel kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikleri gereği devletçe verilen madalyaları, resmi mühürleri basacak ve bunların sicillerini tutacak.

 

Genel Müdürlüğün bütçesi, Bakanlık bütçesi içinde yer alacak.

 

Madeni paralar, Madeni Ufaklık ve Hatıra Para Bastırılması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde tedavüle çıkarılacak ve bütçeleştirilecek.

 

Madeni paraların tedavüle çıkarılması için yapılan harcamaların takip şekli ilgili muhasebe yönetmeliğinde düzenlenecek.

 

Tedavüle çıkarılan madeni paralar hakkında düzenli bilgiler, Genel Müdürlükçe belli dönemler itibarıyla hazırlanacak ve ilgili birimlere gönderilecek. 

 

DDK TSK'yı da denetleyecek


Kararname, Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) kuruluşu, görevleri ve işleyişi, Cumhurbaşkanı adına kurul tarafından yapılacak denetleme, inceleme, araştırma ve soruşturmalarla ilgili usul ve esasları, mensuplarının nitelikleri, atanmaları ve görevlendirilmeleri, görev ve yetkileri ve diğer özlük işleri ile ilgili esasları, kamu kurum ve kuruluşlarındaki Teftiş Kurulları ile soruşturmacının faaliyet, yetki, görev ve sorumluluk esaslarını düzenliyor.

 

Kararname, yargı organları dışında tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunların bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarında, bu kuruluşların sermayelerinin en az yarısından fazlasına katılmak suretiyle oluşturulan yurt içi ve yurt dışı kuruluşlarda, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerde, vakıflarda, Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları, Milli Savunma Üniversitesi ile her türlü askeri okul, birlik ve birimlerde, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Savunma Sanayii Destekleme Fonunun kendi aralarında veya üçüncü kişilerle birlikte veya ayrı ayrı sermayelerinin en az yarısından fazlasına katılmak suretiyle oluşturulan ortaklıklarda, mevzuatta, kurul tarafından denetleneceği belirtilen kurum, kuruluş, ajans, organizasyon, fon, kaynak, muhtelif konu, iş ve işlemlerde yapılacak denetlemeler ile ilgili düzenlemeleri kapsıyor. 

 

Cumhurbaşkanlığına bağlı üst denetleme organı olan DDK, başkan ve 8 üyeden oluşacak. Kurulun başkan ve üyeleri Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak. 

 

Cumhurbaşkanının emriyle çalışan DDK, idarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı demeklerle vakıflarda her türlü idari soruşturma, inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapacak. 

 

DDK, kamu kurum ve kuruluşlarının teftiş ve denetim birimleri arasında koordinasyon ve uyumlaştırma faaliyetlerini yürütecek. Kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinin sunumunda saydamlık, verimlilik, etkinlik ve iyi yönetişim alanlarında çalışmalar yapacak.

 

Yetkileri


Kurul, denetleme kapsamındaki kurum, kuruluş ve birimlerin her kademe ve rütbedeki görevlileriyle doğrudan yazışmaya, gerekli gördüğü elektronik ve fiziki ortamdaki gizli veya açık her türlü bilgi, belge, defter, kayıt, envanter, malzeme, mühimmat, taşınır ve taşınmazları işlem ve olayın her safhasında incelemeye, mahiyetleri uygun olanları gerektiğinde belirlediği yere istemeye veya getirtmeye, bilgi almak üzere her kademe, rütbe ve sınıftan ilgilileri çağırmaya, kurum ve kuruluşlardan temsilci istemeye yetkili olacak. 

 

Kurul, gizli ve açık her türlü bilgi ve belgeyi, kamu kuramları ile bankalar dahil diğer gerçek ve tüzel kişilerden isteyebilecek, bu talepler geciktirilmeksizin yerine getirilecek.

 

Kurul, denetleme faaliyetine yardımcı olmak üzere kurum ve kuruluşların her kademe ve rütbedeki personelini görevlendirebilecek, Kurul Başkanlığının bu konudaki talebi gecikmeksizin karşılanacak. 

 

Kurul başkanı ve üyeleri, yükseköğrenimlerini bitirdikten sonra en az 12 yıl devlet hizmetinde başarıyla çalışmış ve temayüz etmiş kimseler arasından Cumhurbaşkanınca atanacak. 

 

İvedi durumlar


Denetlemeler sırasında karşılaşılan ve ivedi tedbir alınmadığında onarımı güç sonuçlar doğuracağı anlaşılan olay, iş, işlem ve kararların vukuundan önce veya sonra oluşabilecek muhtemel zarar ve olumsuz hukuki sonuçların engellenmesi amacıyla incelenmesi ve araştırılması gereken hususların varlığı halinde, doğrudan kurul başkanının onayı ile ilgili denetim ve soruşturma gruplarınca çalışmalara başlanacak.

 

İvedi durumlarda denetim ve soruşturma gruplarınca hazırlanacak özet İvedi Durum Raporu, kurulda öncelikle görüşülerek kurul başkanınca Cumhurbaşkanına sunulacak. Cumhurbaşkanına sunulan İvedi Durum Raporları, Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda sonuçlandırılacak.

 

Denetim, inceleme, araştırma ve soruşturma faaliyetlerinde gizlilik esas olacak. Raporların gizlilik derecesine raporun son şeklinin verileceği kurul toplantısında karar verilecek. Raporların yayımlanıp yayımlanmayacağı kurulda kararlaştırılacak. 

 

Cumhurbaşkanınca onaylanan raporların raporda belirtilen kurum ve kuruluşlara dağıtımı Kurul Sekreterliğince yapılacak. Denetime tabi ilgili, ilişkili veya bağlı kurum ve kuruluşlar, kurul raporları üzerine hazırlayacakları cevaplarını varsa yönetim kurullarından yoksa yetkili organlarından geçirmek kaydıyla raporu aldıkları tarihten başlayarak kırk beş gün içinde ilgili bakanlığa, ilgili bakanlıklar kendi görüşlerini de ekleyecekleri cevapları on beş gün içinde kurula gönderecek. 

 

Denetlenen kurum, kuruluş ve kişilerce raporlara verilecek cevapların kurula intikali sonrasında kurul tarafından rapor saklanabilecek, genel hükümlere göre ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulabilecek. 

 

Bu kararname hükümleri çerçevesinde konuyla ilgili İvedi Durum Raporu düzenlenebilecek. Bu durumda Cumhurbaşkanının talimatı doğrultusunda ilgililer hakkında soruşturma açılabilecek. 

 

Kurul personeli, görevlerini yaptığı sırada öğrendiği gizli bilgileri, görevinden ayrılmış olsa bile yetkili amirinin izni olmadan açıklayamayacak.

 

Kurulun denetleme ve toplantı usulleri, raporlar ve raporlama süreçleri ve diğer işleyişi Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.

 

Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan başkan ve üyeler aynı unvanlı görevlerine yeniden atanmış sayılacak. 

 

 

AA

15 Temmuz inancımızın ve kararlılığımızın sembolüdür


 

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü münasebetiyle şehit yakınları ve gazilerle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, “Demokrasimizi ve ekonomimizi geliştirerek, istiklalimize ve istikbalimize sıkı sıkıya sahip çıkarak konumumuzu daha da güçlendireceğiz. 15 Temmuz, işte bu inancımızın ve kararlılığımızın sembolüdür” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü münasebetiyle şehit yakınları ve gazilerle yemekte bir araya geldi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki yemekte, Cumhurbaşkanı Erdoğan bir konuşma gerçekleştirdi.

 

15 Temmuz’da ve terörle mücadele operasyonlarında hayatını kaybeden tüm şehitlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve metanet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazilere sağlık ve afiyet temennisinde bulundu.

 

FETÖ İHANET ÇETESİNİN TEK HEDEFİ ÜLKEMİZİN BİRLİĞİDİR

 

Bugünkü yemekte tüm şehit yakınları ve gazilerle birlikte olmak istediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yürüttüğümüz mücadele öylesine büyük ki, bu uğurda hayatını kaybeden ve gazilikle şereflenen kardeşlerimizin sayısının çokluğu buna imkân vermedi.

 

Sadece 1984 yılından bu yana asker, polis, güvenlik korucusu, diğer kamu görevlisi olarak 9 bin, sivil vatandaşlarımızla birlikte 17 bine yakın şehidimiz vardır” dedi.

 

Şehit ve gazi sayısıyla mukayese edilemeyecek kadar çok sayıda teröristin de ortadan kaldırıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, değişen terörle mücadele stratejisiyle, sivrisineklerle uğraşmak yerine bataklığın kurutulduğunu kaydetti ve “15 Temmuz darbe girişiminden beri yaşadıklarımız, bu kararımızın ve kararlılığımızın ne kadar doğru olduğunu göstermiştir.

 

FETÖ ihanet çetesinin de, tıpkı PKK gibi, tıpkı DEAŞ gibi, tıpkı diğer terör örgütleri gibi tek hedefi, ülkemizin birliğidir, beraberliğidir, geleceğidir. Türkiye kendi kararlarını alıp, kendi belirlediği hedeflere doğru ilerledikçe, karşımıza çıkartılan engelleri giderek daha kolay aşmaya başladık” diye ekledi.

 

MİLLETİMİZİN VERDİĞİ MÜCADELENİN BÜYÜKLÜĞÜ, ZAMAN GEÇTİKÇE DAHA İYİ ANLAŞILACAK

 

Düşman Çanakkale’ye dayandığında toprağını işleyen, işini yapan vatandaşın koşarak savaşmaya gittiği gibi, 15 Temmuz gecesi de vatandaşların aynı irfanla tehlikeyi sezip, darbecileri püskürttüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

 

Biz ülke ve millet olarak bu mücadeleyi hep inancımızla, davamızla yürüttük. 15 Temmuz gecesi milletimizin sergilediği kahramanlığın sırrını keşfetmek isteyen, asırlardır süregelen bu büyük mücadeleye bakmalıdır. Milletimizin istiklali ve istikbali uğrunda verdiği mücadelenin büyüklüğü, zaman geçtikçe daha iyi anlaşılacaktır.

 

KENDİMİZE GÜVENLİ VE AYDINLIK BİR GELECEK KURMAK İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞACAĞIZ

 

Bizler terör örgütlerine karşı dinî, millî ve ahlaki görevimizi yerine getirdik, asıl hükmü verecek olan milletimizin vicdanı ve tarihtir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanılan bu önemli dönüm noktasını unutmamak ve unutturmamak için 15 Temmuz’u Demokrasi ve Millî Birlik Günü ilan ettiklerini hatırlattı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: Ülkemizde ve bölgemizde bir süredir yaşadığımız olaylardan çıkardığımız dersler ışığında, kendimize daha güvenli, daha güçlü, daha aydınlık bir gelecek kurmak için daha çok çalışacağız. 

 

Ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz şekilde özgürlüğümüzün kıymetini daha çok bileceğiz.

 

Ezanlarımızı susturtmamak, bayrağımızı indirtmemek, vatanımızı korumak, devletimize sahip çıkmak için daha kararlı hareket edeceğiz. Milletimiz asırlardır, sahada kanıyla, canıyla, bileğinin hakkıyla kazandıklarını, masada söz oyunlarıyla, diplomasi tuzaklarıyla, gafletle ve hatta ihanetle kaybetmekten bıkıp usanmıştır.

 

Demokrasimizi ve ekonomimizi geliştirerek, istiklalimize ve istikbalimize sıkı sıkıya sahip çıkarak konumumuzu daha da güçlendireceğiz. 15 Temmuz, işte bu inancımızın ve kararlılığımızın sembolüdür” vurgusunda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir daha 15 Temmuz’ların yaşanmaması için, çocukların bilinçle yetiştirilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dinini, milliyetini, dilini, vatanını, devletini bilmeyen her çocuğun, terör örgütlerinin potansiyel hedefi olduğu uyarısı yaptı ve “Cehalet, okuma-yazma bilmemek değil, tarihini, kültürünü, medeniyetini öğrenmemektir” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

HABER GALATA

Milli Savunma Bakanı Akar şehit askerlerin mezarlarını ziyaret etti


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, darbe girişimini engellemeye çalışırken şehit olan askerlerin mezarlarını ziyaret etti.

 

Akar, FETÖ'nün darbe girişiminin 2'nci yılında Karşıyaka Mezarlığı'ndaki 15 Temmuz Şehitliği'nde düzenlenen anma programının ardından Cebeci Askeri Şehitliği'ne gitti.

 

FETÖ'nün hain darbe girişimini engellemeye çalışırken şehit olan Kurmay Albay Sait Ertürk ile Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın'ın mezarını ziyaret eden Bakan Akar, mezarlara çiçek bıraktı ve dua etti.

 

Şehitlikteki diğer mezarlara da çiçek bırakan Hulusi Akar, yakınlarının mezarlarını ziyarete gelen şehit aileleriyle de bir süre sohbet etti.

 

İstanbul'da darbe girişiminin engellenmesinde kahramanca mücadele ederek önemli bir rol oynayan Piyade Kurmay Albay Sait Ertürk, hain darbecilerin şehit ettiği en üst rütbeli asker olmuştu.

 

Topçu Astsubay Kıdemli Başçavuş Bülent Aydın'ın ismi ise Genelkurmay Karargahı'nda yaşananlara ilişkin çatı iddianamede "15 Temmuz'un ilk şehidi" olarak yer almıştı.

 

 

HABER GALATA

İstanbul Valisi Vasip Şahin'den 15 Temmuz mesajı

 

İSTANBUL VALİSİ VASİP ŞAHİN'DEN 15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE MİLLÎ BİRLİK GÜNÜ MESAJI

 

Saygıdeğer İstanbullular,


15 Temmuz; bu devlet, bu millet için büyük bir dönüm noktası, korkunç bir ihanet vesikasıdır. Aynı zamanda milletimizin iradesine, demokrasi ve bağımsızlığına sahip çıkmak için göğsünü siper edişiyle, cesaret ve mukavemetiyle ebediyen iftihar edeceğimiz şerefli bir tarihtir.

 

Tarihimiz; vatanı, bayrağı ve istiklâli uğruna gözünü kırpmadan canını ortaya koyan şehit ve gazilerimizin imanla yoğrulmuş cesaretleri neticesinde kazanılmış nice zaferle doludur. Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin bu üstün fedakârlıkları sayesinde üzerinde yaşadığımız topraklar, vatan hüviyeti kazanmıştır.

 

15 Temmuz’da necip milletimiz, istiklâl ve istikbâline gölge düşürecek en ufak bir tehdidi nasıl püskürteceğini, vatan savunmasındaki cesaretini ve idealini tüm dünyaya bir kez daha ispat etmiştir. Türk milleti 15 Temmuz’da sadece hürriyetine, inancına, demokrasisine değil; aynı zamanda onu istikbale taşıyacak hedeflerine de sahip çıkmıştır.

 

Binlerce yıllık devlet geleneğinden aldığı güçle devletimiz, terör odaklarına karşı azim ve kararlılıkla mücadeleye devam etmektedir.

Türk milleti için şehit ve gaziler; devletin nezdinde, milletin kalbinde ve Yüce Allah’ın katında en yüksek mertebededir. Bu vesileyle, 15 Temmuz’un ikinci yıl dönümünde, bir daha böyle bir ihanet yaşanmaması temennisiyle ebediyen minnetle yâd edeceğimiz 15 Temmuz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, kahraman gazilerimize bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.

 

 

Esenyurt Belediyesi zabıta müdürlüğü vatandaşlarla dalga geçiyor.

Mehterçeşme Mah Ufuk Caddesi 1949 Sokak No: 2 Esenyurt İstanbul adresinde defalarca belediye ve zabıta müdürlüğüne şikayet edilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmıyor mahalle pislikten geçilmiyor. ne belediye nede zabıta müdürlüğü görevlerini yapmıyorlar.

 

Güncelleme: Ekipler gün itibarı ile gerekli çalışmayı yaparak gerekli temizliği iş makinalarıyla kaldırarak ilgili sorunu sonuçlandırdı. Vatandaş Belediyelerin daha duyarlı olmasını bekliyor. Onlarca şikayet ve talep aylardır sonuşsuz kalmıştı.

Biyoteknolojiyle ekmekleri taze tutacaklar

 

Danimarka merkezli biyoteknoloji şirketi Novozymes, Türkiye'de kurduğu İnovasyon ve Teknoloji Merkezi'nde özellikle bölgesel ekmeklerin tazelik süresini uzatacak enzimler ve mikroorganizmalar üzerinde çalışmalar yapacak.

 

Novozymes'in Gıda ve İçecek Bölümü Ortadoğu ve Afrika Bölge Direktörü Umut Köroğlu, AA muhabirine, Ortadoğu ve Afrika genelinde tüketilen yassı ekmeklerin (flat bread) daha uzun süre taze kalmasını sağlayacak enzimlerin geliştirileceği Türkiye'deki yeni laboratuvarlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

Arjantin, Brezilya, Kanada, Çin, Danimarka, Hindistan ve ABD'de üretim yapan şirketin dünya genelinde kullanılan ürünlerinin karbon emisyonunu geçen yıl tahmini 76 milyon ton azalttığını belirten Köroğlu, hedeflerinin 2020 yılında karbon emisyonlarında 100 milyon tonluk bir düşüş sağlamak olduğunu söyledi.

 

Novozymes için gıda ve içecek endüstrisinin yanı sıra pek çok farklı sektörde biyolojik çözümlerin uygulama potansiyelinin bulunmasından dolayı Türkiye'nin heyecan verici bir yer olduğunu ifade eden Köroğlu, ülkenin aynı zamanda nitelikli iş gücünün de bulunduğunu hatırlattı.

 

Köroğlu, 6 bin 245 kişiye istihdam sağlayan ve geçen yıl 14,5 milyar Danimarka kronu (yaklaşık 2,3 milyar dolar) ciroya ulaşan şirketin büyümesinde Ortadoğu ve Afrika'nın önemli olduğuna dikkati çekerek, "İstanbul'daki İnovasyon ve Teknoloji Merkezi bölge için önemli bir yatırım.

 

Aynı zamanda Ortadoğu'da teknoloji ve uygulama geliştirme merkezi olarak türünün ilk örneği. 700 metrekarelik tesis, müşterilerinin Ortadoğu ve Afrika'da yaygın olarak kullanılan ekmek türlerini üretmeye yönelik tam donanımlı bir fırın ortamında Novozymes uzmanlarıyla çalışmasını sağlayacak." dedi.

 

Gıda israfıyla mücadele


Türkiye'deki İnovasyon ve Teknoloji Merkezi'ni sadece ekmeğin tazelik ömrünü uzatma ve gıda atıklarını en aza indirme hedefiyle kurmaya karar vermediklerini vurgulayan Köroğlu, merkezin ilk olarak fırıncılık endüstrisine odaklandığını, gelecekte süt ve et işleme gibi diğer gıda endüstrilerine de odaklanılmasının yanı sıra deterjanlar gibi temizlik ürünleriyle tekstil üretimi gibi teknik endüstrileri de merkezin becerilerine eklenmesini beklediklerini dile getirdi.

 

Köroğlu, merkezin ilk odağının fırıncılık alanındaki müşteriler olacağının altını çizerek, "Çalışmalarımızda enzim kullanımıyla müşterilerimizin gıda ve içeceklerinin kalitesini ve sürdürülebilirliğini geliştirmelerine yardımcı olduğuna inanıyoruz." diye konuştu.

 

Gıda israfının Ortadoğu ve Afrika dahil, tüm dünyada çok büyük önem taşıdığını anlatan Köroğlu, şöyle devam etti:

 

Batı tarzı ekmeklerde olduğu gibi, Türk somun ekmeği ve Ortadoğu'nun geleneksel pide ekmekleri belirli bir sürede tüketilmezse bayatlar, kırılganlaşır ve israf olur. Bölgede pidelerin en önemli işlevi katlanabilir olmalarından dolayı et, pilav, sebze ve soslar gibi yiyeceklerde yeme aracı olarak kullanılmasıdır.

 

Belli bir zaman geçtikten sonra ekmeğin tamamı bükülemez hale gelir ve katlanamaz. İnovasyon ve Teknoloji Merkezi'nde, özellikle bölgesel ekmekler üzerinde bayatlamayı önleme, tazeliğini koruma ve böylece israfı azaltmaya yönelik çalışacağız. Fırıncılar, daha lezzetli ve sağlıklı ekmekler üretebilecek ama en önemlisi gıda israfının ana kaynağını azaltmaya yardımcı olacağız.

 

Köroğlu, enzimlerin doğanın kendi araçları olduğunu belirterek, enzimatik çözümlerin zorlukları çözmede yardım potansiyelinin çok yüksek olduğunu, gıda ve içecek endüstrilerine satılan tüm ürünlerinin ise helal sertifikası taşıdığını bildirdi.

 

Bu yüzyıl biyoloji çağı olacak


Biyoekonominin önemine de değinen Köroğlu, biyoekonominin sosyal, ekonomik ve çevresel olarak daha sürdürülebilir bir dünya sağladığını, bu ekonomilerin daha az kimyasal, su ve enerji sarf ettiğini söyledi.

 

Köroğlu, söz konusu kavramın Türkiye'de de Avrupa Birliği (AB) ile uyum düzenlemeleriyle giderek bilinir hale geldiğine işaret ederek, "Türkiye'nin biyoekonomik gelişiminin gelecek yıllarda üstel olacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Bu yüzyılın "biyoloji çağı" olacağına inandıklarını belirten Köroğlu, doğanın kendi teknolojisini kullanarak çok çeşitli biyo bazlı içerikler, malzemeler, ilaçlar, gıdalar, yemler ve yakıtlar üretilebileceğine dikkati çekti.

 

Köroğlu, biyolojinin endüstriyel süreçlerde sert kimyasalların, yüksek sıcaklıkların ve basıncın yerini alabileceğini dile getirerek, tarımda doğadaki mikropların çiftçilerin daha az pestisit ve gübreyle aynı alandan daha fazla, daha kaliteli mahsuller yetiştirmelerine ve gıdaya erişimin artırılmasına olanak sağladığını vurguladı. Köroğlu, "Bu yüzyılda, büyük hızda değişiklikler bekliyoruz ama bu kez ilerleme petrol üzerinde olmayacak, doğa üzerine inşa edilecek." dedi.

 

 

AA

Partili olmayan bakanlarımızla bir kabine oluşturuyoruz

 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda partililere hitap etti.

 

Erdoğan, kesin sonuçlara göre cumhurbaşkanlığında yurt içinde 25 milyon 436 bin 238 vatandaşın, yurt dışında 807 bin 974 ve gümrüklerde ise 9 bin 293 olmak üzere toplam 26 milyon 303 bin 823 oy aldıklarını hatırlattı.

 

Böylece, yüzde 52,59 oy oranıyla milletin teveccühüne mazhar olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Seçimlere katılma oranı yüzde 86,24 gibi gerçekten çok yüksek bir düzeyde gerçekleşti. Buradan cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanan 50 milyon 68 bin 627 vatandaşımızın her birine şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum." diye konuştu.

 

Erdoğan, kendisini bu göreve layık gören her bir kişiye ayrıca şükranlarını sunarak, milletin güvenine layık olabilmek için ellerinden geleni bundan sonra da yapacaklarına işaret etti.

 

Selam vermeyecek olanlar, her nasılsa karşımızda birleştiler


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gibi bir ihanetin ardından MHP ile ülke tarihinin en önemli yönetim değişikliğinin alt yapısını oluşturduklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

Yaptığımız anayasa değişikliğinin 16 Nisan'da milletimiz tarafından kabul edilmesiyle ülkemizi köşeye sıkıştırmaya çalışanları bir kez daha hüsrana uğrattık. Son umut olarak 24 Haziran seçimlerine sarıldılar. Normal şartlarda birbirlerini yolda görse selam vermeyecek olanlar, her nasılsa karşımızda birleştiler. Öyle ki CHP, bölücü terör örgütünün güdümündeki partiyi barajın üzerine taşımak için kendisine oy verenlerin bir kısmını oraya gönderdi.

 

Gerçi bunlar 1991'deki seçimde de benzer bir yola başvurmuşlardı. Bölücü örgütün güdümündeki siyasetçiler ilk defa o zaman Meclise ayak bastılar. Bugün de CHP sayesinde, bölücü örgütün belirlediği isimler, Mecliste milletvekili olarak yerlerini alacaklar. Ülkesini, milletini, cumhuriyetini, devletini seven her CHP'li vatandaşımızı, bu utanç için partisinin yönetiminden hesap sormaya davet ediyorum.

 

Millet ve tarih açık ve net hesabı soracaktır


Şayet, CHP'nin bu hesaplaşmayı kendi içinde yapmadığı takdirde, bölücü örgütle ana muhalefet partisi arasındaki bağın taktik olmaktan çıkıp, esas haline dönüşeceğini belirten Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti:

 

Bir şeyin aslı varken kopyasına gerek yoktur. Böyle bir durumda CHP'nin varlığının da anlamı kalmayacaktır. Türkiye'nin en eski partisinin, batıdaki bir avuç marjinalin ve yurt dışındaki bir avuç terör örgütü yöneticisinin oyuncağı haline getirenlerden hem bu millet ve tarih açık ve net hesabı soracaktır. 

 

Biz bu ikazı CHP'nin içişlerine karışmak için değil, milletimizin tüm fertleri gibi, ana muhalefet partisine oy veren kardeşlerimize karşı da sorumluluğumuzun gereği olarak yapıyoruz. Sonuçta karar, bu partinin kendi mensuplarına, seçmenlerine aittir.

 

Pazartesi günü 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınlanacak


"Pazartesi günü cumhurbaşkanı olarak yemin edip inşallah yeni sisteme göre göreve başlıyoruz. " diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

 

Artık yürütme görevini Meclis tarafından yetkilendirilen Bakanlar Kurulu değil, doğrudan cumhurbaşkanı ifa edecek. Anayasa değişikliğine uyum çerçevesinde kanunlarımızda yer alan 'Başbakan'a ve 'Bakanlar Kuruluna yapılan tüm atıflar 'Cumhurbaşkanı' olarak değiştirildi. Yine anayasa değişikliğine uygun şekilde cumhurbaşkanının uhdesine verilen bakanlıkların ve kurumların kuruluş kanunları da ilga edildi.

 

Pazartesi günü yemin törenimizin hemen ardından yayınlayacağımız 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden organize edilmiş haliyle bakanlıkları kuruyor, aynı akşam kabinemizi de inşallah açıklıyoruz.

 

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ilkesini tamamen hayata geçirene kadar reformları sürdüreceklerini anlatan Erdoğan, "Bunun için yeri gelecek yeni kanunlara veya kanun değişikliklerine, yeri gelecek anayasa değişikliklerine ihtiyaç duyacağız." dedi.

 

Cumhur İttifakı'nı Mecliste devam ettireceğiz


Erdoğan, MHP ile AK Parti'nin oluşturduğu Cumhur İttifakı'na ilişkin, "Milletvekili dağılımı ve ülkemizin içinden geçtiği durum sebebiyle Cumhur İttifakı'nı Meclis'te devam ettireceğiz. MHP'nin de aynı anlayışa sahip olduğunu görmekten ayrıca memnuniyet duyuyorum.

 

İttifaklarını pazara kadar bile sürdüremeyenlerin aksine biz, ülkemize ve milletimize hayırlı hizmetlere vesile olmaya devam etme inancıyla bu birlikteliğe sahip çıkacağız." değerlendirmesini yaptı.

 

24 Haziran seçimlerine değinen Erdoğan, şu görüşlerini paylaştı:

 

Seçim sonuçlarını değerlendirirken cumhurbaşkanlığında aldığımız oy ile milletvekili seçiminde elde ettiğimiz netice arasındaki farkı çok iyi analiz etmeliyiz. AK Parti'nin 2007, 2011, 2015 Kasım seçimlerinde, 2007, 2010 ve 2017 halk oylamalarında aldığı sonuçlar ortadadır. Buna karşılık 2015 Haziranında ve son seçimlerde üzerinde uzun uzun durmamız gereken sonuçlarla karşılaştık.

 

Biz seçimlerden sadece birinci çıkmakla yetinebilecek, bunu başarılı sayabilecek bir siyasi parti değiliz. AK Parti, Türkiye'ye kazandırdığı hizmetler ve daha önemlisi 2023 hedefleriyle çok daha büyük seçim başarılarına ihtiyacı olan bir partidir. Hedeflerimize ulaşabilmemiz için yürütme görevini üstlenmemiz elbette şarttır ama bunun yanında mutlaka Meclis'te de güçlü olmamız gerekiyor.

 

Erdoğan, AK Parti hükümetlerinin, Türkiye'yi 16 yıldır kesintisiz reformlarla yönettiğini, gelecek dönemde de bu reformları devam ettirmek zorunda olduklarını vurguladı.

 

24 Haziran'ın muhasebesini yapıp gereken adımları atmak durumundayız


Reform" kavramının bir tarafının zihniyeti değiştirmek olduğunu diğer tarafının ise anayasadan yasalara kadar buna uygun şekilde mevzuatı düzenlemek olduğunu bildiren Erdoğan, şunları söyledi:

Mevzuatı düzeltmeden zihniyet değişikliğinde istediğimiz mesafeyi katedemeyiz. Dolayısıyla yeni dönemde Meclise çok önemli görevler düşüyor. AK Parti Grubu, MHP'nin de desteğiyle komisyonların ve Genel Kurulun lokomotifi olmayı sürdürecektir. Önümüzde mahalli seçimler var, bu seçimlere kadar 24 Haziranın muhasebesini yapıp gereken adımları atmak durumundayız.

 

Nerede bir yanlış yaptık, nerede hatamız var, bunları değerlendirip süratle düzeltmek ve mart yerel seçimlerine de böylece girmek durumundayız. Ancak bu şekilde milletimizin karşısına, mesajını aldığımızın ve gereğini yaptığımızın huzuruyla güveniyle cesaretiyle çıkabiliriz.

 

Erdoğan, gelecek ay AK Parti'nin 6. Olağan Büyük Kongresi'nin yapılacağına işaret ederek, "Milletimize bu yöndeki ilk mesajımızı orada vereceğiz, ardından her seviyede bunu devam ettireceğiz." dedi.

 

Millete yanlış yapan hiç kimsenin AK Parti'de yeri olamaz


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçimlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

 

Siyasi hayatımızın her döneminde girdiğimiz tüm seçimlerin ardından hedefimize ister ulaşmış isterse ulaşmamış olalım, milletimizle aramızdaki münasebetin muhasebesini yapmadan yolumuza devam etmedik. Hedefimize ulaşmışsak çıtayı daha yukarıya çıkardık. Hedefimize ulaşamamışsak sebeplerini tespit edip, mümkünse tamir, değilse yeniden inşa yoluna gittik. AK Parti'yi diğer partilerden farklı kılan ve 16 yıldır iktidarda tutan işte bu anlayıştır.

 

Şayet 24 Haziran'ı doğru analiz edemez ve gereğini yerine getiremezsek her şeyden önce kendi ilkelerimizle kendi geçmişimizle çelişmiş oluruz. Bugüne kadar böyle bir yanlışa hiç düşmedik, bugün de düşmeyeceğiz.

 

Seçim sonuçlarını bu anlayış içinde değerlendirmek yerine kişisel kariyeriyle irtibatlandırarak eğip büken herkes her şeyden önce milletimize yanlış yapar. Millete yanlış yapan hiç kimsenin de AK Parti'de yeri olamaz. Çünkü partimiz, milletin bizatihi kendi partisidir.

 

Gönül belediyeciliği seferberliği


Erdoğan, "Bizi yücelten tevazumuz olmuştur. Eğer biz bu tevazuyu kaybettiysek işte bu açık net puan kaybına da neden olmuştur." ifadesini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2019 Mart'ına kadar belediyeciliğin adını 'gönül belediyeciliği seferberliği' olarak koyuyorum." dedi.

 

Kongremizle birlikte yeni bir oluşum olacak

 

Şüphesiz ki MKYK'mizden tutun da MYK'mize varıncaya kadar bir değişim, dönüşüm orada da azda olsa yapacağız ama ondan sonra çok yoğun bir maraton başlıyor. Yerel seçimlerin startını vereceğiz ve bu startı verirken de kaşına gözüne değil, hem iş bitirme potansiyeline hem halkla uyumuna bakarak adım atmak durumundayız.

 

Erdoğan, "Gönüllere girmiyor da vatandaşa eğer tepeden bakıyorsak, bir gurur abidesi olarak bakıyorsak, kusura bakmayın bu millet şamar oğlanı değil. Bir oy verir, iki oy verir ondan sonra kenara koyar. Zaten demokrasinin güzelliği de burasıdır." dedi.

 

Mevcutları korumak bir yana bugüne kadar istediğimiz neticeye ulaşamadığımız nice belediyeyi partimizin saflarına katacağımıza inanıyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, "Bugün dünden daha güçlüyüz ama bu gücümüzü tevazu üzerinde yükseltmeliyiz.diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi artık partili olmayan bakanlarımızla bir kabine oluşturuyoruz." dedi.

 

 

HABER  GALATA

Milli biyoteknolojik ilaç teknolojisi için ilk adım "Lale"

 


Milli biyoteknolojik ilaç teknolojisi için ilk adımı "Lale" ismini verdikleri hücre besinini geliştirerek atan Türk bilim insanları, ilk yerli biyoteknolojik hücre için de son aşamaya geldi.

 

Türkiye'deki lise eğitiminin ardından lisans için gittiği Almanya'da biyoteknoloji eğitimi alan Dr. Aziz Çaylı, bu ülkede kurduğu Celca firmasıyla 70'e yakın biyoteknolojik hücre ve 90'ın üzerinde ilaç üretim projesi geliştirdi.

 

Dünyada biyoteknolojik ilaç geliştirme konusunda en fazla kullanılan besiyeri (hücre besini) olan Acticho'yu bulan Çaylı, Celca firmasındaki hisselerini devretmesi sonrası Türkiye'ye "kesin dönüş" kararı aldı.

 

Türkiye'nin her yıl milyarlarca lira ödeyerek ithalat yaptığı biyoteknolojik ilaçları tamamen yerli üretebilmesi için İYTE İzmir Teknopark'ta yeni bir laboratuvar tesisi kuran Çaylı, bu alanda ülkeyi geleceğe taşıyacak altyapıyı oluşturmak üzere laboratuvara girdi.

 


Tüm üretim süreçlerinin yerli ve milli olarak gerçekleşeceği projenin ilk adımını atan Çaylı, besiyeri adı verilen ve hücrenin beslenmesini sağlayan iki mikroorganizmayı geliştirerek birine kızının adı olan "Lale" ismini verdi.

 

Yerli biyoteknolojik ilaç için ikinci adım olan canlı hücre geliştirme konusunda bir Türk ilaç şirketiyle hareket eden Çaylı, yaklaşık 2 ay sonra çalışmalarının son aşamasına geçecek.

 

Flora Bio Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Çaylı, biyoteknolojik ilaçların canlı hücrelerin genetiksel olarak programlanması yoluyla üretilebildiğini, hücrenin hastalığı yenmek için geliştirdiği yolun ilacın ham maddesini oluşturduğunu belirtti.

 

Tüm ilaçların geliştirilebileceği tamamen yerli bir platform oluşturmayı amaçladığını aktaran Çaylı, "Henüz açıklayamayacağımız bir kanser türü için çalıştığımız projeyi tamamladığımızda istediğimiz her ilacı dışa bağımlı olmadan üretebileceğimiz bir platformu kurmuş olacağız." dedi.

 

İlacı hücreler geliştiriyor


Biyoteknolojik ilacı aslında hücrelerin bulduğunu, kendilerinin ise hücreye uygun ortam sağladığını aktaran Çaylı, şöyle konuştu:

 

Hücreyi bir hayvan gibi düşünün. Hayvana nasıl yem veriyorsak canlı hücreye de öyle yem veriyoruz. Besiyeri adı verilen bu yemin tamamı ithal ediliyordu. İlk adımda üç besiyeri geliştirdik. Bunlar sayesinde hücreler dünyadaki muadillerinden çok daha yüksek verim ve konsantrasyon sağladı. Ancak bunu Türkiye’de üretebilen bir kurum yok. Bu nedenle yurt dışına vermek zorunda kaldık. Almanya'daki bir firmaya lisansları verdik, Belçika'da üretip tüm dünyaya satacaklar. Bu besiyeriyi Türkiye'de üretmek istiyoruz. Bir proje planı yaptık, üretim tesisi kurmak istiyoruz. Bunun için ortaklar arıyoruz. Yurt dışından oldukça yoğun ilgi var, bu işi bizimle birlikte yapmak istiyorlar. Ancak konu milli olduğu için Türkiye'deki şirketlerle ve devletle bu işi yürütmek istiyoruz.


Çaylı, yerli ilaç için ikinci etap olan canlı hücre konusunda da son aşamaya geldiklerini vurguladı.

 

Canlı hücre geliştirmenin bu işin en önemli kısmı olduğunu anlatan Çaylı, hücreyi genetiksel olarak programlama ve hücreye ilacı üretmeyi öğretme sürecine ilişkin projeye de 8 ay önce başladıklarını söyledi.

 

Bu projenin de 2 ay içinde bitmiş olacağını kaydeden Çaylı, şöyle devam etti:

 

Böylece Türkiye'de geliştirilen ilk biyoteknolojik ilaç üreten hücre olacak. Biyoteknolojik ilacı bir bina olarak görürsek biz temelini büyük oranda bitirdik. Biyoreaktör proses geliştirme açısından da dışa bağımlılığı tamamen kırdık. Bundan sonraki aşama saflaştırma ve kalite kontrolü. Bu temeli kullanarak diğer ilaçlara geçeceğiz. Hızla ilaçlar gelmeye başlayacak.

 

Firma olarak buraya kadar 11 milyon lira harcadık. Tamamı bizim sermayemizdi. Ancak yeni kaynak lazım. Bu kaynağı almak için diğer şirketlerle konuşuyoruz. Türkiye'deki ilgi çok yüksek değil. Yurt dışından daha fazla ilgi görüyoruz. Biz buraya milli ilaç geliştirmek, Türkiye'yi bağımsız hale getirmek için geldik. Benim gönlümden geçen devletle ve diğer ilaç şirketleriyle el ele verip bunu gerçekten milli olarak bırakmak, başkalarına ihtiyaç duymamak.

 

İlk ilaç kanser için


Biyoteknolojik ilaç geliştirirken model olarak bir kanser ilacını seçtiklerini, kansere karşı bir antikor kullandıklarını anlatan Çaylı, çalışma sonucu hem kansere karşı biyoteknolojik ilaç üretilmiş olacağını hem de diğer ilaçların üretimi için kullanılacak altyapının oluşturulmuş olacağını belirtti.

 

İlacı geliştirdikten sonra klinik çalışmalar ve Avrupa kalitesinde üretebilmek için daha büyük bütçelere ihtiyaç duyulacağına işaret eden Çaylı, şunları kaydetti:

 

Bunun için kesinlikle bir iş birliğine ihtiyacımız var. İnşallah Türk şirketleriyle ve devletle beraber yapacağız. Umarım yurt dışından gelecek kaynakları kullanmak zorunda kalmayız. Benim Türkiye'ye gelme amacım, bu ülkeye aşık olmam. Daha önce Almanya'da da firma kurdum. Bu firma orada çok başarılı şekilde devam ediyor. Ama ben orada büyümek değil Türkiye'ye bir şey verebilmek için geldim. Eminim bunu bir şekilde başarabileceğiz.

 

AA

Kültür
25.'si düzenlenen İstanbul Caz Festivali başladı

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 25.'si düzenlenen İstanbul Caz Festivali'nin "25. Yılda Nesiller Boyu Türkiye Cazı" başlıklı açılış konseri Zorlu PSM Ana Tiyatro'da gerçekleştirildi.

 

Konserden önce, festivalin 2002 yılından bugüne caz üstadlarına verdiği Yaşam Boyu Başarı Ödülü, bu yılki sahiplerine takdim edildi.

 

Kontrbasçı Nezih Yeşilnil, piyanist ve yorumcu Şevket Uğurluer ve "Balarısı Ahmet" olarak bilinen ağız armonikası sanatçısı Ahmet Faik Şener, ödüllerini İKSV Genel Müdürü Görgün Taner'in elinden aldı.

 

Taner, törende yaptığı konuşmada, ilk yıldan bu yana çok güzel festivaller hazırladıklarını söyledi.

 

İstanbul Caz Festivali'nin uzun bir seyahat olduğunu belirten Taner, "25'ten sonra bu 50'ye kadar gidecek. İstanbul Caz Festvali'yle iki kuşak büyüdü, daha çok kuşaklar büyüyecek. bu müzikler, janrlar, disiplinler zenginleşecek, çok çeşitli gruplar gelecek." dedi.

 

Konserde Türkiye'deki caz tarihi anlatıldı


Taner, her yıl büyük bir özveriyle hazırladıkları festival kapsamında gençlere kapı açmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

 

Festival Direktörü Pelin Opcin de caz müziğinin doğallığının, canlılığının ve kucaklayıcılığının festival tarafından içselleştirildiğini dile getirdi.

 

Farklı ülke ve geleneklerden gelen sanatçıların festival kapsamında sahne aldığını aktaran Opcin, "İzleyicileri cazın yeni ufuklarını keşfetmeye teşvik etmek, şehrin farklı mekanlarını cazla başka bir şekilde tecrübe etmemizi sağlamak, bu müziğin coşkusunu kentin belki hiçbir zaman akla gelmeyecek alanlarına taşımak gibi gayelerimiz oldu hep." diye konuştu.

 

Ödül töreninin ardından başlayan konserde ise festivalin 25 yılına ışık tutan, Türkiye caz sahnesinin en önemli solist ve toplulukları performans sergiledi.

 

Hülya Tunçağ ve Yekta Kopan'ın, yer yer Türkiye'deki caz tarihini anlattığı konserde sanatçılar, Kamil Özler şefliğindeki TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası eşliğinde çeşitli yapıtlardan oluşan bir repertuvarı cazseverler için seslendirdi.

 

17 Temmuz'a kadar 50'nin üzerinde konser


Konserde Ali Perret, Ateş Tezer, Ayşe Gencer, Ayşegül Yeşilnil, Ayşe Tütüncü, Deniz Dündar, Emin Fındıkoğlu, Kerem Görsev, İlham Gencer, Neşet Ruacan, Nezih Yeşilnil, Nilüfer Verdi, Okay Temiz, Önder Focan, Sibel Köse, Şenova Ülker, Tuna Ötenel, Volkan Hürsever ve Yahya Dai gibi usta isimler sahne aldı.

 

 

Cazın farklı türlerinin sergilendiği konserin, ilerleyen yıllarda gelenekselleşecek özel projelere öncülük etmesi planlanıyor. 

 

25. İstanbul Caz Festivali'nde, 17 Temmuz'a kadar 27 mekanda, 250'yi aşkın yerli ve yabancı sanatçının ağırlanacağı 50'nin üzerinde konser gerçekleştirilecek.

 

Festivalde, Nick Cave, Robert Plant, Benjamin Clementine, Melody Gardot, Caro Emerald, Dave Holland, Zakir Hussain gibi efsane isimler ve "BADBADNOTGOOD", "R+R=Now", Avishai Cohen ve Omar Sosa gibi merakla beklenen güncel müzisyenler müzikseverlerle buluşacak.

 

 

HABER GALATA

Türk-İslam bilim insanlarını balmumu heykellerle tanıtıyorlar

Eskişehir'de Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi'nde Türk-İslam bilim dünyasından 40 kişinin balmumu heykeli sergileniyor.

 

Eskişehir'de "Farabi, Piri Reis, Mimar Sinan, İbn-i Sina, Ömer Hayyam" gibi Türk-İslam bilim dünyasından 40 kişinin balmumu heykelinin sergilendiği Anadolu Üniversitesi Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi, bilim adamları ve eserleri hakkında bilgi vererek, geçmişe kapı aralıyor.

 

 

Türk Dünyası Bilim Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mehmet Topal, 15 bin metrekarelik kapalı alana sahip merkezin 5 bin metrekarelik alanının bilim dünyası, sergi ve fuaye alanı ile anfi tiyatrodan oluştuğunu belirti.

 

Topal, merkezin alt katında bulunan 10 bin metrekarelik bir alanında ise bilim, kültür ve sanat okulu, kütüphane ve musiki tarihi salonunun yer aldığını söyledi.

 

Merkezin tamamen bir kültür kompleksi olduğunu ifade eden Topal, şunları dedi:

 

"Merkezin üst katındaki bilim dünyasında 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisi, Selçuklu dönemine ait eyvanlı medreseler üslubu, Anadolu taş mimarisi ve Osmanlı klasik dönemine uygun yapılmış dört farklı birimimiz var. Bu dört birimde Türk-İslam dünyamızın matematik, astronomi, tıp, fizik gibi alanlardan öne çıkmış bilim insanlarının balmumundan 40 heykeli bulunuyor.

 

 

Aralarında Farabi, Zehravi, Sabuncuoğlu Şerafettin, Piri Reis, Mimar Sinan, İbn-i Sina, Ömer Hayyam, Matrakçı Nasuh, Uluğ Bey gibi Türk-İslam dünyasının bilim insanlarının bulunduğu heykellerimiz Selçuk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Mutluhan Taş ve ekibi tarafından hazırlandı.

 

 

Heykellerin sanatsal değerinin çok yüksek olduğunu söyleyen Topal, "Heykellerle Türk-İslam dünyasının medeniyet olma aşamalarını anlatıyoruz. Balmumu heykellerimizi canlı sananlar oluyor. Ziyaretçileri çok beğenip fotoğraf çektiriyor" dedi.

 

Her bilim insanı için belgesel hazırlandı

 

Birimlerde heykellerin yanı sıra çeşitli tanıtım özelliklerinin de bulunduğunu anlatan Topal, "Ziyaretçiler heykellerin yanı sıra Türk-İslam dönemi bilim adamlarımızın o dönemde kullandığı aletleri de görme imkanına kavuşuyor.

 

 

Heykellerimizin yanında birer televizyon var. Bu ekranlarda TRT stüdyolarında hazırlanmış bal mumu heykellerin ait olduğu bilim insanlarının bilgilerini içeren belgeseller bulunuyor. Bilgilendirme panolarının yanı sıra rehberlerimiz de Türk-İslam büyükleri hakkında bilgiler veriyor" şeklinde konuştu.

 

 

Topal, ücretsiz gezilebilen merkezi, kurulduğu günden bu yana 150 bin kişinin ziyaret ettiğini söyledi.

 

HABER GALATA

Gezginler Türkiye'nin güzelliklerini gökyüzünden keşfetti

 

Rallye Aero France Sportif Havacılık Rallisi kapsamında 18 uçakla Fransa'dan havalanan pilot ve 45 gezgin, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesini ziyaret etti.

 

Fransa Cuers'da bir araya geldikten sonra yolculuğa bağlayan ve aralarında çeşitli ülkelerin yanı sıra Türkiye'den de katılımın olduğu Cessna tipi 18 uçaktan oluşan ralli ekibi, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye'ye geldi.

 

 

Üç gün İstanbul'da konaklayan ekip Kapadokya bölgesinin doğal ve kültürel zenginliklerini yakından görmek için Kapadokya Tuzköy Havalimanı'na iniş yaptı.

 

Burada, havalimanı yetkilileri gezginleri karşıladı. Daha sonra gezginler uçaklarını görevlilerin yardımıyla kendileri için ayrılan alana park etti. Daha sonra tur otobüsü ile Göreme beldesine geçen heyet, Paşabağı mevkisi ve Derbent vadisinde peribacaları arasında gezinti yaptı.

 

Türkiye'ye ilk seyahat

 

Rallye Aero France Koordinatörü Jean Michel Collineau, 1995 yılından beri her yıl bir araya gelen pilotlarla farklı ülkelere seyahat düzenlediklerini, Türkiye'ye yönelik seyahatin ilk kez organize edildiğini söyledi.

 

Havacılık rallisinin gönüllü gezginler ile gerçekleştirilen bir organizasyon olduğunu belirten Collineau, programın pilotların başka ülkelerdeki uçuş meraklıları ile tanışmasını sağlandığını vurguladı:

 

23 yıldır sürdürdüğümüz havacılık rallisi ile pilotları bulundukları yerden dışarıya seyahat etmelerini sağlıyoruz. Diğer ülkelerdeki pilot ve uçma meraklıları ile tanıştırıyoruz. Ülkelerin politik, ekonomik, çevresel gündem ve durumlarını takip etmek amacıyla seyahatler düzenliyoruz.

 

 

Güzergahın bu yıl Türkiye ve Gürcistan olarak belirlendiğini anlatan Collineau, İstanbul'u ve Kapadokya'yı ilk kez gördüğünü ve hayran kaldığını belirterek, şöyle konuştu:

 

Bu yıl Türkiye ve Gürcistan ziyareti planladık. Bu organizasyonun Türkiye'ye ilk seyahati gerçekleşmiş oldu. İstanbul ve Kapadokya çok güzel. Her ikisini de ilk kez gördüm. İstanbul'dan buraya kadar olan uçuşta da havadan tarımsal alanlar ve diğer yerler çok güzel görünüyor. Türkiye çok güzel bir ülke.

 

İstanbul Boğazı ve Kapadokya'yı görmek istediler

 

Türk pilot Turgut Kulaçoğlu ise uçaklarıyla farklı ülkelere seyahat etmelerine imkan sağlayan organizasyonda yer almaktan dolayı mutluluk duyduğunu söyledi.

 

Organizasyonun Türkiye ayağındaki ikinci durak olan Kapadokya’nın doğal yapısının kendilerini ve konukları etkilendiğini belirten Kulaçoğlu, Konuklarımız Türkiye'de olmaktan büyük keyif alıyorlar.

 

Gelmeden önce Türkiye'yi araştırmışlar, havadan görmek istedikleri iki yer vardı İstanbul Boğazı ve Kapadokya. Gökyüzünden iki manzarayı da görme imkanları oldu, çok beğendiler. Daha önce fotoğraflarını gördükleri yerlerde geziyor olmaktan dolayı çok mutlular" dedi.


Heyetin Türkiye'deki gezisinde rehberlik yapan Levent Kınır, 18 Haziran'da başlayan yolculuğun Türkiye'den sonra yapılacak Gürcistan seyahati ile devam edeceğini ve daha sonra başlangıç noktasına dönüş için yola çıkılacağını vurguladı.

 

İki gün süreyle bölgedeki farklı turistik merkezleri ziyaret edecek konuklar, daha sonra Gürcistan'ın Batum şehrine ulaşmak üzere yeniden uçaklarıyla gökyüzüne yükselecek.

 

 

HABER GALATA

Kadıköy Sahaf Günleri başladı

 

Kadıköy Belediyesi ve Beyoğlu Sahaflar Derneği iş birliğiyle yapılan Kadıköy 1. Sahaf Günleri, kitapseverlerle buluştu.

 

Sanatçılar Sokağı olarak bilinen Ali Suavi Sokak'ta başlayan etkinlikte, nadir bulunan kitap, dergi ve plaklar, eski belge, evrak ve haritalar, Osmanlıca kitap ve mecmualar, imzalı, birinci baskı kitaplar ve her bütçeye uygun ikinci el kitaplar satışa sunuldu.

 

Beyoğlu Sahaflar Derneği Başkanı ve Hermes Sahaf'ın sahibi Ümit Nar, Ankara ve İstanbul'dan 42 sahafın etkinliğe katıldığını söyledi.

 

Etkinlik 9 gün sürecek

 

Etkinliğin, bayramın son günü de dahil 9 gün açık kalacağını belirten ümit Nar, her gün 10.00-22.00 arasında ziyaret edilebileceğini ifade etti.

 

Ümit Nar, internet ile çeşitli diğer etkenler dolayısıyla kitap satışlarının düştüğüne işaret ederek, "Yaz döneminde kitap satışları hepten zayıflıyor. Bunları biraz engelleyebilmek ya da göğüsleyebilmek için bu tip etkinlikleri yapıyoruz. Yayınevleri de aynı kaygıdadır eminim. Bu tür, dışarı çıktığımız etkinlikler, bizim için nefes aldığımız alanlar oluyor" dedi.

 

Bu işi hakkıyla yapmalı ve iyi okumalısınız

 

10 yıldır sahaflık yaptığını dile getiren Nar, şunları anlattı:

 

Ben de iyi bir okurum. Zaten hep de bunu savunuyorum. İyi bir sahafın öncelikle çok iyi bir okur olması gerekiyor. Çünkü buraya gelen insanların bir kitabevine giden insanlardan edebiyat okuru anlamında bir farkı var. 

 

Bizim okur kitlemizin içinde ağırlıklı olarak üniversitede ödev hazırlayandan yüksek lisans ve doktora yapanlara kadar geniş bir yelpaze söz konusu. Dolayısıyla bu insanlara hakkıyla hitap edebilmek için bu işi hakkıyla yapmalı ve iyi okumalısınız. İyi bir okur olmak ilk şart.

 

Nar, sahaflarda son derece değerli kitapların da bulunabileceğinin altını çizerek, "Bu aralar benim elimde yaklaşık 200 yıllık Platon'un Diyaloglar'ının bir kısmı var. Almanya'da, Yunanca basılmış. Dip notları da Latince. Güzel bir kitap. Elimdeki en kıymetli ve en eski kitaplardan biri" dedi.

 

Sahafın Osmanlıca bilmesi gerekiyor

 

İngilizce ve Osmanlıca bildiğini dile getiren Nar, şunları söyledi:

 

Sahafın Osmanlıca bilmesi zaten gerekiyor. Aldığı kitabın ne olduğunu bilmesi için yabancı dillere hakimiyetinin de az çok olması gerekiyor. Bir de bizim toprağımızda yaşayan halkların dillerini bilmek gerek. Karamanlıca diye özel bir alfabe var. Niğde civarında yaşayan Hristiyan Türklerin yazdığı kitaplar var. 

 

Karşınıza geldiğinde bunların ne olduğunu az çok anlayabilmeniz için okuyamasanız bile azıcık bilmeniz gerekiyor. Karamanlıcayı ben az çok okuyabiliyorum. Latince için de bir niyetim var çünkü gerekiyor. Gelen kitabın dilini fark etmeniz gerekiyor. Kiril alfabesi mi yoksa Arap Alfabesi midir? Arap alfabesiyse Farsça mı yoksa Osmanlıca mıdır? Bunu anlayabilmeniz gerekiyor.

 

Sahte eser satmaya çalışanlar var

 

Ümit Nar, bazen sahte eserleri satmaya çalışan kişilerle de karşılaştıklarına dikkat çekerek, "Mesela 3 bin yıllık dini bir kitap var diye insanlar zaman zaman geliyor. Ama bunlarla muhatap olmuyoruz çünkü her şeyden önce yapılan yanlış ve yasal olarak suç. Bir de muhtemelen sahte olması çok mümkün. Her halükarda ustalarımıza danışıyoruz" değerlendirmesini yaptı.

 

3 sergi ziyaret edilebilecek

 

Edebiyat, tarih, kültür söyleşileri ile sergilere de ev sahipliği yapan etkinlikte ayrıca "Osmanlı'dan Günümüze Kitapçı Etiketleri ve Exlibrisler", "Nazım Hikmet 116 Yaşında: Kendi Eliyle İlk Baskı Kitapları", "Ali Suavi ve Jön Türkler" adlı 3 sergi ziyaret edilebilecek.

 

Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu'nun da ziyaret ettiği etkinlik, 17 Haziran'a kadar açık olacak.

 

AA

39 Müze ''Müzeler Günü''nde gece 23.00’e kadar açık olacak

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş Müzeler Günü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Bakan Kurtulmuş,  “Türkiye en erken dönemlerden günümüze değin bu topraklarda var olan sayısız uygarlıkla yoğrulmuş binlerce yıllık tarihin anavatanıdır. Müzelerimiz bu tarihin kültürel hafızasını nesilden nesile aktaran en önemli kurumlardır.”

 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 18 Mayıs Müzeler Günü'nde Türkiye'nin birçok yerinde müzeler geceye kadar açık olacak. 

 

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 

 

Bakan Numan Kurtulmuş, mesajında Türkiye’nin en erken dönemlerden günümüze değin bu topraklarda var olan sayısız uygarlıkla yoğrulmuş binlerce yıllık tarihin anavatanı olduğunu, müzelerin de bu tarihin kültürel hafızasını nesilden nesile aktaran en önemli kurumlar olduğunu vurguladı.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 198 müze, 125 türbe ve 139 ören yeri ve yine Bakanlık denetiminde faaliyet gösteren 240 özel müzenin gelişim sürecini hızlandırmak ve modern sunum teknikleri kullanılarak yeniden düzenlenmek üzere bakım, onarım ve teşhir-tanzim işlemlerinin sürdüğünü aktaran Bakan Numan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

 

Türkiye en erken dönemlerden günümüze değin bu topraklarda var olan sayısız uygarlıkla yoğrulmuş binlerce yıllık tarihin anavatanıdır. Müzelerimiz bu tarihin kültürel hafızasını nesilden nesile aktaran en önemli kurumlardır. Bakanlığımızca çağdaş müzecilik hizmetini sunmak üzere tasarlanan ve yaşayan müze tanımına uygun yeni müzelerin inşası için de çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmektedir.

 

Gün vesilesiyle bu topraklara ait kültür varlıklarının evlerine dönmesi için uluslararası hukuk ve diplomasi çerçevesinde her türlü gayreti göstereceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim. Çabamız yalnızca ülkemiz adına değil dünya geleceği adınadır.

 

Bu topraklardaki dünya mirasının korunması ve sağlıklı şekilde geleceğe taşınmasında ülkemize ve tüm insanlığa hizmette bulunan müze çalışanlarının ve bu alanda emeği geçen herkesin 'Müzeler Günü'nü en içten dileklerimle kutluyorum.

 

Müzeler Gecesi Etkinliği

 

Kültür varlıklarının tanıtılması, eserlerin korunması ve sağlıklı şekilde gelecek kuşaklara aktarılabilmesi konusunda bilinçli bir kamuoyu oluşturulması amacıyla her yıl 18-24 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Müzeler Haftası bu yıl da dopdolu geçecek.

 

Konferansların, müze gezilerinin, atölye çalışmalarının düzenleneceği haftada ayrıca 18 Mayıs Cuma günü ‘Müzeler Gecesi’ etkinliği gerçekleştirilecek. Etkinlikle birçok müze gece 23.00’e kadar açık olacak ve normal kapanış saati sonrasında da ücretsiz gezilebilecek.

 

Müzeler Gecesi etkinliğinin gerçekleştirileceği müzelerin listesi, şöyle:


1- Adana Müzesi
2- Amasya Müzesi
3- Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi
4- Ankara Etnografya Müzesi
5- Antalya Müzesi
6- Alanya Müzesi
7- Side Müzesi
8- Demre Likya Uygarlıkları Müzesi
9- Aydın Müzesi
10- Burdur Müzesi
11- Bartın Amasra Müzesi
12- Çorum Müzesi
13- Edirne Müzesi
14- Edirne Türk-İslam Eserleri Müzesi
15- Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi
16- Gaziantep Arkeoloji Müzesi
17- Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi
18- Hatay Arkeoloji Müzesi
19- İstanbul Arkeoloji Müzeleri
20- İstanbul Ayasofya Müzesi
21- İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi
22- İzmir Arkeoloji Müzesi
23- İzmir Atatürk Müzesi
24- İzmir Efes Müzesi
25- İzmir Ödemiş Müzesi
26- Kahramanmaraş Müzesi
27- Kastamonu Müzesi
28- Kocaeli Müzesi
29- Konya Mevlana Müzesi
30- Konya Karatay Çini Eserler Müzesi
31- Mardin Müzesi
32 -Mersin Müzesi
33- Muğla Fethiye Müzesi
34- Muğla Marmaris Müzesi
35- Niğde Müzesi
36- Sivas Müzesi
37- Sinop Müzesi
38- Şanlıurfa Müzesi
39- Şanlıurfa Haleplibahçe Mozaik Müzesi

 

HABER GALATA

"İçinde İstanbul Olsun" 9 Mayıs'ta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde

 

"İçinde İstanbul Olsun" 9 Mayıs'ta Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde sahnelenecek.

 

Oyunun konsept-koreografisini Özgür Kaymak ve Arda Alpkıray hazırladı.

 

Dramaturgisini Sinem Özlek, sahne uygulamasını Cihan Aşar, müzik direktörlüğünü Hüseyin Tuncel'in üstlendiği oyunun kostümlerini Onur Uğurlu hazırladı. Oyunun ışık uygulamasını Osman Aktan yaparken, efektleri Çağrıhan Ordu, suflörlüğünü Abdullah Topal gerçekleştirdi.

 

 

Oyunda, Nilgün Kasapbaşoğlu, Metin Çoban, Gül Akelli, Zeki Yıldırım, Vildan Gürelman, Rıdvan Çelebi, Selma Kutluğ, Aslı Menaz, Aslı Şahin, Aybar Taştekin, Ayşecan Tatari, Bahar Çebi, Berfu Aydoğan, Berk Samur, Cafer Alp Solay, Dolunay Pircioğlu, Emre Çağrı Akbaba, Emre Şen, Ertan Kılıç, Esen Koçer, Eylül Soğukçay, Lale Kabul, Müslüm Tamer, Neşe Ceren Aktay, Nilay Bağ, Oğuzhan Oğuz, Onur Şirin, Özgün Akakça, Pelin Abay, Seda Çavdar, Şenay Bağ, Şirin Kılavuz, Volkan Öztürk, Yağmur Damcıoğlu ve Zeynep Özyağcılar rol alıyor.

 

Oyun, Şehir Tiyatroları'nın usta-çırak temeline dayanarak 104 yıllık geleneğini yansıtan bir İstanbul hikayesini anlatıyor.

 

 

 

HABER GALATA

Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?