BİST
105.1
% 0,93
ALTIN
139,94
% 0,94
DOLAR
3,538
% -0,00
EURO
4,059
% 0,01
European Parliament updates list of prohibited persons
Okunma Sayısı : 47   
23.11.2017 02:51:46

The European Parliament’s Directorate General for Security and Safety on Wednesday issued an updated list of people and groups prohibited from the legislative body premises, which included the name of the PKK terror group.

 

However, the list did not mention the names of heads of PKK’s Europe branches who frequently attended PKK rallies.

 

In a statement, the security directorate said it accepted European Parliament President Antonio Tajani’s request “to not invite persons listed in the Council Decision or individuals representing entities or groups on that list, nor to facilitate their access to parliament”.

 

The parliament also unanimously approved that “these persons, entities and groups may not be promoted through audio-visual presentations or other events on parliament’s premises”.

 

In case of a possible presence or promotion on parliament’s premises of any such persons, groups and entities, the Directorate General for Security and Safety would be contacted, the statement added.

 

Anadolu Agency

Turkey, Russia, Iran back Syria's territorial integrity
Okunma Sayısı : 39   
23.11.2017 02:36:06

Leaders of Turkey, Russia and Iran reiterated their support for Syria's territorial integrity during a summit in the Russian city of Sochi on Wednesday.

 

Turkish President Recep Tayyip Erdogan, his Russian counterpart Vladimir Putin and Iran's Hassan Rouhani met in the Russian Black Sea resort for the summit and gave messages highlighting the need for a political solution and territorial integrity of Syria.

 

In a joint statement at the summit, three guarantor countries declared that they would continue to cooperate for the sake of reducing violence in Syria.

 

In the statement, the three presidents also emphasized on their strong commitment to supporting the independence, unity and territorial integrity of Syria.

 

The guarantor countries also pointed out the need for confidence-building measures in order to speed up the search for political solutions in Syria.

 

The measures were listed as fast, secure and continuos humanitarian aid; release of detainees and identification of missing persons.

 

Measures against PKK/PYD

In the joint statement, they also agreed to hold the Syrian National Dialogue Congress, which will be attended by the Assad regime and the opposition.

 

The opposition groups who attend the congress would be “the ones that respect Syria's sovereignty, independence, unity, territorial integrity and non-divisible character”.

 

By this description,Turkey's resolute position against the terrorist organization, PKK/PYD, has been reflected.

 

Opposition groups that will be invited to the congress will be decided by the three countries.

 

 

Erdogan’s remarks

President Erdogan said: “Exclusion of terrorist elements -- that target both Syrian political union and territorial integrity and our country -- from the process, will be among Turkey's priorities.”

Ankara reiterated there is no difference between the PKK, YPG and PYD terrorist organizations.

He also warned that Turkey cannot share a platform with any terrorist organization that poses a threat to its national security.

Erdogan referred to the Geneva talks under the auspices of the UN, and said the National Dialogue Congress would contribute to the Geneva process.

About the conditions for achievement, he said that besides the attitudes of the regime and the opposition, the three guarantor countries would play a critical role in maintaining "respect and understanding of mutual sensitivity".

 

Putin’s remarks

The Russian president pointed out that the summit was a means to strengthen the territorial integrity of Syria.

Vladimir Putin said the Astana process prevents the division of Syria and moves the country towards a "new phase of political solution", with the cooperation of Turkey and Iran.

He also expressed his gratitude to the Turkish and Iranian leaders for welcoming the idea of holding the Syrian National Dialogue Congress regarding the solution of the Syrian crisis.

Putin added the countries had given necessary instructions about the congress’ date and structure.

 

Rouhani’s remarks

"We are pleased to see that the three countries have agreed on Syria's territorial integrity, independence and unity, and we are in close cooperation to ensure peace and stability in Syria,” Iranian President Hassan Rouhani said.

Recalling that the meeting in Sochi constitutes an important step for ending the Syria crisis, Rouhani noted that the solution can be achieved through joint political work, referring to the Astana process launched in January.

"There is no reason for any foreign forces to be present in the country without the consent of the legitimate government of Syria,” Rouhani said.

Avrupa Parlamentosundan terör örgütlerine yasak
Okunma Sayısı : 65   
22.11.2017 23:05:43

PKK ve DHKP-C'nin de aralarında olduğu Avrupa Birliği'nin (AB) terör örgütleri listesindeki kişi ve grupların Avrupa Parlamentosuna (AP) girişi yasaklandı.

 

AP üyelerine gönderilen genelgeye göre, AP Başkanı Antonio Tajani'nin AB terör örgütleri listesinde yer alan tüm kişi, grup ve yapıların AP'ye erişimine yasak getirilmesi yönündeki teklifi oy birliğiyle kabul edildi.

 

Bu karar çerçevesinde, AP üyeleri ve siyasi grupların AB Konseyi listesindeki grup ve yapıları temsil eden kişileri davet etmemesi veya AP binalarına erişimlerinin kolaylaştırmamaları istendi.

 

Buna ek olarak, bu tür kişi, grup ve yapıların görsel yolla veya AP sınırları içindeki diğer etkinliklerle tanıtımının yapılamayacağı da belirtildi. Genelgede, şüphe durumunda AP'nin güvenlik dairesiyle iletişime geçilmesi istendi.

 

Genelgenin ekinde yer alan listede, PKK ve DHKP-C de bulunuyor. Ancak isimler bölümünde sık sık AP'deki etkinliklere katılan PKK'nın Avrupa sorumlularına yer verilmiyor.

 

PKK'nın Avrupa'daki dernekleri üzerinden AP'de terör örgütü lehine etkinlikler düzenlemesi Türkiye'nin tepkisini çekiyor.

 

Ankara, 2016 yılında AP'deki bir sergide terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın resimlerine yer verilmesini kınamıştı.

 

A.A.

Soçi üçlü Suriye Zirvesine ilişkin ortak bildiri
Okunma Sayısı : 50   
22.11.2017 21:44:09

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin bir araya geldiği Soçi'de düzenlenen Suriye Zirvesine ilişkin ortak bildiri yayımladı.

 

Açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suriye’de BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla öngörülen çerçevede barış ve istikrarın tesis edilmesi amacıyla İran, Rusya ve Türkiye arasındaki aktif iş birliğinin sürdürülmesi hususundaki kararlılıklarını teyit etti.

 

Devlet başkanları, İran, Rusya ve Türkiye’nin garantörleri olduğu Suriye’deki ateşkes rejiminin muhafaza ve tahkim edilmesi hususundaki üçlü eş güdümün mevcut seviyesinden duydukları memnuniyeti ifade etti.

 

İş birliği sürecek

Devlet başkanları, Suriye'de BM Güvenlik Konseyi tarafından tanımlanmış terörist gruplarla mücadelede yıllar süren uluslararası çabalar sonrasında ateşkes rejiminin tesis edildiği 29 Aralık 2016 tarihinden bu yana geçen 11 aylık sürede DEAŞ, Nusra Cephesi ve BM Güvenlik Konseyi tarafından tanımlanan diğer tüm terör örgütlerinin ortadan kaldırılması hedefine yaklaşılmasında önemli ilerleme sağlandığını ve İran, Türkiye ve Rusya’nın bu örgütlerin tam anlamıyla yenilgiye uğratılmasına yönelik iş birliğini sürdüreceklerini not etti.

 

Devlet başkanları, Astana süreci sonucunda Suriye'de tesis edilen gerginliği azaltma bölgelerinin oldukça etkili olduğunu ve şiddetin azaltılmasına, insani mağduriyetlerin giderilmesine, mülteci akımının engellenmesine ve mülteciler ile yerlerinden edilmiş kişilerin güvenli şekilde geri dönüşleri için koşulların hazırlanmasına yönelik çalışmaların başlatılmasına önemli ölçüde yardımcı olduğunu vurguladı.

 

"Astana formatının" ve getirdiği kazanımların Suriye’de barış ve istikrara katkı sağlanmasında etkili bir araç haline geldiğini tespit eden devlet başkanları, İran, Rusya ve Türkiye’nin şiddetin azaltılmasında sağlanan ilerlemenin kaybedilmemesinin teminine yönelik eşgüdümlü çabalarını sürdürmeyi kararlaştırdı.

 

Serbest ve adil seçim düzenlenmesine yardımcı olunacak

Suriyelilere, ülkelerinin birliğini yeniden tesis etmelerinde, Suriye halkının desteğini alacak bir anayasayla sonuçlanmak üzere, Suriyelilerin öncülüğünde ve sahipliğinde yürütülecek kapsayıcı, özgür, adil ve şeffaf bir süreç ve katılmaya ehil tüm Suriyelilerin BM'nin uygun şekilde gözetimi altında oy kullanacağı serbest ve adil seçimler vasıtasıyla ihtilafa siyasi çözüm bulmalarında yardımcı olmak hususunda mutabık kalındı.

 

Devlet başkanları, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini teyit etmiş, bahsi geçen gerginliği azaltma bölgelerinin tesis edilmesinin ve Suriye ihtilafının çözümüne yönelik hiçbir siyasi girişimin Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne hiçbir suretle halel getiremeyeceğini vurguladı.

 

Suriye Ulusal Diyalog Kongresi'ne katılım çağrısı

Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti temsilcilerini ve Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine, toprak bütünlüğüne ve parçalanamaz karakterine bağlı olan muhalefeti yakın gelecekte Soçi’de düzenlenecek Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’ne yapıcı şekilde katılım sağlamaya çağıran devlet başkanları, Kongrenin başarısı için aktif katkıda bulunmak hususunda mutabık kaldı.

 

İran, Rusya ve Türkiye, Kongre’nin katılımcılarını aralarında istişare ederek kararlaştıracak.

Devlet başkanları, hızlı, güvenli ve kesintisiz insani yardım erişimine olan ihtiyacın altını çizmiş; siyasi süreç ve kalıcı ateşkes için daha iyi koşulların tesis edilmesi amacıyla, tutukluların/alıkonulmuş kimselerin serbest bırakılması, cenazelerin iadesi ve kayıp kişilerin kimliklerinin tespiti de dahil olmak üzere, Suriye’deki tarafların güven arttırıcı önlemler alması gerektiğini vurguladı.

 

Uluslararası toplumun ilgili üyelerine, Suriye halkına ilave yardımlar göndermek, insani mayın temizliği faaliyetlerini kolaylaştırmak, tarihi mirası korumak ve sosyal ve ekonomik tesisler de dahil olmak üzere temel altyapıyı yeniden tesis etmek vb. suretiyle Suriye’deki gerginliğin azaltılması ve istikrarın sağlanması sürecine destek vermeleri çağrısında bulunan devlet başkanları, Suriye’deki ihtilafın çözümünde İran, Rusya ve Türkiye arasındaki işbirliği sayesinde sağlanan ilerlemenin bölgedeki genel duruma olumlu bir etki yapacağını ve etnik ve mezhepsel ayrışma riskini azaltacağını umduklarını ifade etti.

 

Devlet başkanları, gerektiğinde yeniden bir araya gelmeyi kararlaştırdı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Soçi'ye gitti
Okunma Sayısı : 31   
22.11.2017 12:01:55

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davetlisi olarak özel uçak "TUR" ile saat 13.15'te Rusya'nın Soçi kentine gitti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İl Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı İlker Aycı ve bazı ilgililer uğurladı.

 

Resmi aracından inen Erdoğan, apronda bulunan askeri tören kıtasını selamladı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da Soçi'ye gitti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanatoryum Rus'ta İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya gelecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ruhani'nin katılımıyla gerçekleştirilecek üçlü zirvenin ardından ortak basın toplantısı düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Ruhani daha sonra akşam yemeğinde bir araya gelecek.

İstanbul'da bu terörist aranıyor
Okunma Sayısı : 71   
19.11.2017 16:56:05

Alınan bilgiye göre, emniyet ve istihbarat birimleri, terör örgütü PKK'nın kırsal kadrosunda yer alan "Baver" kod adlı Yunus Sanamalı'nın sansasyonel eylem için kısa süre önce İstanbul'a geldiğini belirledi.

 

Yakalanmamak için sahte kimlik kullandığı ve sürekli yer değiştirdiği kaydedilen teröristin fotoğrafları basınla paylaşıldı.

 

Yetkililer, şüpheliyi gören vatandaşları, polise ihbarda bulunmaları konusunda uyardı. Terör İhbar: 140 veya 155 arayarak ihbarda bulununuz. 

 

Bu arada, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda, Sanamalı'ya keşif, barınma, ulaşım ve lojistik destek sağladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 14 şüpheliden 6'sı tutuklanmıştı.

 

 

Sanamalı ile kendisine yardım ve yataklık yaptığı belirtilen 3 kişinin yakalanması için başlatılan çalışmalar sürüyor.

 

A.A

Fatih Altaylı: AK Parti, Cumhurbaşkanı’nı dinlemiyor mu?
Okunma Sayısı : 48   
19.11.2017 15:48:03

Fatih Altaylı'nınn HaberTürk'teki köşesinde , AK Parti, Cumhurbaşkanı’nı dinlemiyor mu? başlıklı bir yazı kaleme aldı. Altaylı doğru bir tespitte bulunmuş, bu soruya bir cevap verilecekse evet dinlemiyorlar. Altaylı'nın yazı şöyle;

 

EN yetkili ve hatta tek yetkili kişi, “İstanbul’u el birliğiyle mahvettik. Dikine dikine binalar yaptık, bundan sonra böyle bir şey olmayacak” dedi.

 

Biz de sevindik.

Ohhh be” dedik, “Sonunda İstanbul daha fazla katledilmeyecek.

 

Aradan iki gün geçti geçmedi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden bir karar:

 

Haliç kıyısında 4 kat olan sınır meclis kararıyla 10 kata çıkarıldı.

 

Haberi görünce dedim ki: Herhalde CHP ve MHP’li üyelerin oyuyla geçti bu karar. AK Partili üyelerin Cumhurbaşkanı’nın sözleri henüz kulaklarda çınlarken bu haltı yiyecek halleri yok ya!

 

Yanılmışım.

 

Haliç kıyısındaki 10 katlı yapılaşmaya olanak tanıyan düzenleme, CHP ve MHP’li üyelerin muhalefetine rağmen AK Partili meclis üyelerinin firesiz oybirliğiyle geçmiş.

 

Bu durumda iki seçenek var.

 

Ya İstanbul Belediye Meclisi’ndeki AK Partililerin gözünü öylesine rant bürümüş ki artık Cumhurbaşkanı, genel başkan falan dinlemiyorlar.

 

Kimbilir belki de “Nasılsa bir kez tecavüz ettik, bundan sonrasının önemi yok” diye mi düşünüyorlar acaba.

 

Sonuç olarak şurası net ki, Cumhurbaşkanı bize başka bir şey söylüyor, belediyedeki partililere başka bir şey.

 

Eğer bu karar danışıklı bir dövüş değilse, eğer Cumhurbaşkanı İstanbul’daki yapılaşmayla söylediklerinde samimi ise, ki samimi olduğunu düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum.

 

O nedenle bu rezil karara birisi “Dur” demeli.

 

Cam filminde, yabancı futbolcu meselesinde olduğu gibi olsa da razıyım.

 

Not: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yüksekliğin 5 kattan fazla olmayacağına ilişkin açıklaması sevindirici olmakla birlikte bu yasa durdukça yarın öbür gün 10 kat yapılmasına imkân sağlar.  Haberin devamı okuyun....

 

 

Belediye başkanının evindeki '1 dolar'lar...
Okunma Sayısı : 65   
18.11.2017 23:17:45

 

Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan ile eşi ve 2 eski belediye başkan yardımcısı hakkında hazırlanan iddianamede, Erdoğan'ın evinde 1 dolarlık 5 banknot bulunduğu belirtildi.

 

Uşak Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Cumhuriyet Savcısı Umut Emek Aşılıpınar tarafından hazırlanan ve 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 76 sayfalık iddianamede, "terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istenen eski Uşak Belediye Başkanı Ali Erdoğan'ın evindeki aramalarda ele geçirilen suç unsurlarıyla ilgili bilgilere yer verildi.

 

İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince Erdoğan'ın evinde 16 Ağustos 2016'da arama yapıldığı kaydedilen iddianamede, aramada örgüt mensuplarının birbirlerini tanıma amacıyla bulundurdukları iddia edilen 1 dolarlık 5 banknot ile 2'si yeşil olmak üzere 3 pasaport ele geçirildiği bildirildi. İddianamede, pasaportlardaki incelemede örgütün yurt dışında faaliyet gösteren okullarına fiziki yollardan finans aktarılması faaliyetinde yer aldığının teyidi mahiyetinde Uşak'ın bir dönem finanse edilmesi maksadıyla sorumlu olduğu Kazakistan'a ait giriş mühürlerinin bulunduğu belirtildi.

 

Örgüte finans aktardığı iddiası

İddianamede, Erdoğan'ın belediye başkanlığı ve milletvekili adaylığının terör örgütü tarafından desteklendiği, FETÖ'nün emir ve talimatlarıyla aday olmasının sağlandığı ifade edildi.

 

Erdoğan'ın başkanlığı döneminde örgütsel faaliyetlerde bulunduğu, kamu kaynaklarından FETÖ ve mensubu olduğu belirlenen zanlılara ait kuruluşlara finans aktardığının vurgulandığı iddianamede, örgütsel faaliyetler için kamuya ait bina ve salonların tahsis edildiği, belediye başkanlığı yetki ve imkanlarının da örgütün amaç ve ideolojileri doğrultusunda kullanıldığına ilişkin iddialara yer verildi.

 

İddianamede ayrıca eski belediye başkan yardımcısı Tuncay Yılmaz'ın örgütün haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu, Yılmaz ve Ömer Oktay Akarca'nın evlerinde 1 dolarlık 12 banknot bulunduğu bildirildi.

 

Ali Erdoğan, 1999 ve 2009 yıllarında 2 kez MHP'den Uşak Belediye başkanı seçilmiş, 2001'de partisinden ayrılarak belediye başkanlığı görevini bağımsız sürdürmüştü. Erdoğan, 1 Kasım 2015 seçimlerinde ise CHP'de ikinci sıra milletvekili adayı olmuş ancak seçilememişti. Erdoğan, daha sonra CHP'den de istifa etmişti.

 

Ali Erdoğan, eşi Aysun Erdoğan, eski belediye başkan yardımcıları Ömer Oktay Akarca ve Tuncay Yılmaz FETÖ/PDY soruşturması kapsamında 16 Ağustos 2016'da gözaltına alınmıştı. Ali Erdoğan ve eşi Aysun Erdoğan ile Tuncay Yılmaz, "terör örgütü üyesi olmak" suçundan 23 Ağustos'ta tutuklanmış, Ömer Oktay Akarca ise sağlık sorunlarından dolayı adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

 

A.A

Turkey, NATO alliance should not be 'undermined'
Okunma Sayısı : 79   
18.11.2017 21:16:01

Turkey’s alliance with NATO should not be undermined, Turkish military chief Gen. Hulusi Akar said on Saturday.

 

Speaking at the Halifax International Security Forum in Nova Scotia in Canada, Chief of General Staff Gen. Akar said: “NATO is the most successful and most effective military organization that has existed throughout history.

 

Recently, in one of the NATO exercises we had an unpleasant and unacceptable event, reportedly committed by an individual who may be backed by [Fetullah Terrorist Organization] FETO members.

 

NATO administrators responded timely and appropriately. We should not allow anyone to undermine our alliance and our solidarity.

 

Turkey withdrew its troops from a NATO military drill in Norway after President Recep Tayyip Erdogan said Friday that his name and the picture of Turkish Republic’s founder Mustafa Kemal Ataturk were used in an "enemy chart”.

 

Following the incident, NATO Secretary-General Jens Stoltenberg apologized to Turkey in a written statement as well as to Gen. Akar during a face-to-face meeting in Canada.

 

Gen. Akar said Turkey is one of the countries with the highest number of troops in NATO and the country has supported 14 missions of the alliance in 11 different countries.

 

The general also criticized Turkey’s allies who were providing weapons to PKK/PYD terror group.

 

Allies' cooperation with PKK/PYD

PKK, PYD and YPG are equals of each other. The PKK is listed as a terrorist organization by numerous countries.

 

They may have different names but they all have the same goal.

 

It was unfortunate to witness the utilization of terrorist organizations as proxies during this conflict. This has further complicated the situation.

 

Some of our allies have been cooperating with the PKK-affiliated YPG in a similar fashion. They have been supporting PKK and YPG in almost all demands despite news of such acts amounting to war crimes.

 

He said it was disappointing to see that some allies provided weapons and ammunition to the PKK/PYD.

 

I would like to underline that PKK/YPG uses these weapons against Turkish citizens and soldiers.

 

Additionally, we are having a hard time to understand the ethics in fight against terrorist organization with another one. It seems a simple name change has been enough for some states.

 

Referring to reports about the U.S. backing the deal allowing Daesh to leave their Syrian stronghold of Raqqah that paved the way for PKK/PYD to then takeover the city, Gen. Akar said: ''Some of our allies disregarded the dirty deal that YPG brokered with Daesh in Raqqah.

 

Unbelievable' Raqqah deal


Evacuation of Daesh terrorists from Raqqah even with their weapons, it’s unbelievable.

 

The general also said that Daesh had nothing to do with Islam. “Please do not forget that Daesh is also attacking Islamic countries and killing innocent Muslims without hesitation.

 

Do not mix Muslims with terrorists. The key must be zero tolerance for terrorists.

 

For instance, we have witnessed tragic attacks in Myanmar against Rohingya Muslims recently.

 

The attackers were Buddhists; however, no one referred to them as Buddhist terrorists.

 

At the end of his speech, Akar quoted Erdogan’s famous words about the world being bigger than a few countries.

 

As our President Erdogan has said while referring to the UN Security Council, we should remember that the world is bigger than five.

 

The UN’s priority must be global safety and security.

 

Anadolu Agency

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den NATO’ya çok sert tepki
Okunma Sayısı : 77   
18.11.2017 20:59:05

Miliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NATO’ya sosyal medya hesabı Twitter'dan çok sert tepki gösterdi. 

 

 

Türk milleti, onyıllardır, yüzyıllardır koyu bir tehdit dalgasının hedefine koyulmuş; bitmeyen düşmanlıkların, dinmeyen saldırganlıkların, eksilmeyen komploların kaynak ve odağında yer almıştır.

 

Üzerinde yaşadığımız topraklara Türk mührü vuruldu vurulalı, fetihlerimiz, fatihlerimiz, fütuhat ruhumuz beşeriyetin hem hayranlığını hem de husumetini kazandı kazanalı tehlikelerin cesametinde azalma şöyle dursun, hızla artış yaşanmıştır.

 

Fütüvvetsiz fütuhat, fütuhatsız mürüvvet olmaz” inancı doğrultusunda, Türk milleti bileğinin hakkıyla, milli şuurunun şanıyla, birlik ve beraberliğinin görkemli anılarıyla zalimlerin iradesini söndürmüş, zulmün izini ve kirini kanıyla silmiştir.

 

Şer cephesi her devirde faaliyet, şirk mevzii her dönemde faal halde bulunarak karanlık senaryoları aleyhimize kurgulamış, şiddet ve dehşet saçan oyunları direkt üzerimize yönlendirmiştir.

 

Türkiye’nin üyesi olduğu uluslararası ittifaklar, ne hazin, ne yazık ki, bir tarafta yüzümüze gülerken diğer tarafta sırtımıza hançeri saplamak, ayağımıza ve bahtımıza pranga vurmak için çalışmış, çabalamış ve oyun içinde oyun planlamışlardır.

 

Açıkça ifade etmem gerekirse NATO bunlardan birisidir. 1950 yılının 17 Eylül’ünde Kore’ye asker göndererek 724 şehit vermemiz üzerine kapılarını açan NATO yıllardır altımızı oymuş, hassasiyetlerimizi kaşımış, siyasal ve toplumsal kaosların kışkırtıcısı, azmettiricisi olmuştur.

 

Norveç’te 8-17 Kasım 2017 tarihleri arasında NATO Müşterek Harp Merkezi’nde düzenlenmekte olan “Trident Javelin 2017 (Üç Uçlu Mızrak)” isimli masa üstü tatbikatta gizli ve gizil Türkiye hazımsızlığı, Türklük husumeti yüzeye çıkmıştır.

 

Bu tatbikat görünümlü provokasyon kapsamında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafının kurgusal hasım ülkelerin liderleri arasında gösterilmesi, ilaveten Sayın Erdoğan’ın alenen karalanması tamir ve telafisi olmayan bir rezilliktir.

 

NATO’yu doğrudan bağlayan bu alçalmanın, bu aşağılık tertibin birkaç ucube ve alçak görevlinin suçu diye geçiştirilmesi, özür dilemekle durumun kurtarılma gayretleri beyhude ve boş bir arayıştır.

 

Artık ve vakit kaybetmeksizin NATO’nun sorgulanması, dünden bugüne emel ve hedeflerinin masaya yatırılması Türkiye için aciliyeti olan bir mecburiyettir. Ya hep ya hiç diyeceğimiz bir sınıra yaklaşıldığı bir gerçektir.

 

Özürmüş, ne özrü, neyin özrü?

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı’yla şu anda görevinin başında bulunan Cumhurbaşkanı’nı psikolojik harp taktikleriyle yıpratma, tartışmaya açma, suçlama teşebbüsü su katılmamış bir düşmanlık emaresidir.

 

NATO, Türkiye’den ne istiyor? Neyi bekliyor? Nereye varmayı ümit ediyor? Hepsini geçtik, Türkiye’nin bekasını yıkmak, tarihi varlık ve vakur duruşunu yok etmek isteyen çevrelerle aynı çizgiye nasıl, hangi hak ve gerekçeyle savruluyor?


Aziz Atatürk diyordu ki: “Bir milletin büyüklüğü coğrafi yüzölçümü ile değil; yüreğinin asaleti, ülküsünün yüksekliğiyle ölçülür.” Bu yürek, bu ülkü Türk milletinde vardır. Sabrımızı test edenler, sağduyumuzu yanlışa yoranlar milli mukavemet karşısında mağlup olacaklardır.

 

Düşman kim ve hangi milletten olursa olsun; saklandığı oluşum ve örgütün ismi neyi işaret ederse etsin birdir, aynıdır, ahlaksız ve alçaktır.

 


NATO’nun hata yapma lüksü yoktur. Skandallara kuluçka işlevi görmesi, sakat ve sancılı niyetlere yataklık yapması kabulü mümkün olmayan kepazeliktir.

 


Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin ilk ve ardından 12’nci Cumhurbaşkanı’na yapılan hakaretamiz ve mütecaviz fiilleri, bu fiillerin kararmış faillerinin asıl maksadının ülkemiz ve Türk milleti olduğunu görmektedir.

 


Allah’a şükürler olsun biriz, beraberiz, hep birlikte güçlüyüz, düşmemizi bekleyenlerin, birbirimize girmemizi projelendirenlerin melanet oyunlarını bozacak gürbüzlükteyiz.

 

Ne Atatürk, ne de Recep Tayyip Erdoğan üzerinden yürütülen Türkiye düşmanlığının hedefine asla ulaşamayacağını, hiçbir batıl ve müstevli hevesin milli değer ve mirasımıza zarar veremeyeceğini cümle aleme ilan ediyorum.

 

NATO’nun, maksatlı ve marazi çürümüşlerin eylemlerini pardonla örtemeyeceği bellidir, yanlış anladınız, sorumluları işten attık ucuz yaklaşımlarıyla dibe oturmuş art niyetliliğini tedavi ve telafi edemeyeceği nettir.

 

Yarım asrı geçen süreden beri ayağımıza dolaşan, faydasından çok zararını çektiğimiz askeri veya sivil küresel organizasyonların milli gerçeklere uygun, milletimizin beklentilerine müzahir şekilde tekrar yorumlanması kaçınılmazdır.

 

NATO yokken biz vardık, şayet ve gerekirse biz bu yapının içinde olmazsak da dünyanın sonu değildir. diyerek sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

 

Yazarlar
Sayfalar
Anketler
Turizm'de sorunlarımız nelerdir?